İşte böyle sağ göseterie sol vururlar. Bölüm için teşekkürler ?
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
330. Bölüm Birleşen Teknikler
''Mesela, şu teknik gibi... İkinci sırada olan.'' Ranon'un konuşması Zend'in kalp atışlarını hızlandırmıştı bir anda.
''Hangisi?'' diyerek dünyaya geri döndü genç adam, Ranon'un verdiği bilgileri dinlerken dalıp gitmişti. Gözlerini birkaç kere kırpıştırdı, daha sonra da biraz önce dizmiş olduğu tekniklerde göz gezdirdi, baştan ikinciyi seçti ve kapağına baktı hemen...
'Ama bu...' diye geçirmişti içinden istemsizce... 'Olabilecek en kötü senaryo!' diye sitem etse içten içe, Ranon'a belli etmemişti bir şeyi. Derin bir nefes aldı, daha sonra da konuşmaya başladı. ''Gecenin Parıltısı bununla mı birleşmiş yani?'' diye sordu, tekniğin ilk sayfasını aralamıştı, cevap almayı beklemeden gördüğü yazıları okumaya başladı.
''Bu teknik, bir fiziksel temasta bulunduğun kişiye karşı avantaj kazanmanı sağlar. Birisine dokunduktan sonra tekniği kullanmak için on saniyeye sahipsin, eğer bu süreyi değerlendiremezsen tekrar dokunman gerekir. Geçmekte olan on saniyenin içerisinde dokunduğun birine tekrar dokunursan süreyi aynı şekilde uzatırsın ve temastan sonra tekrardan on saniye kazanırsın.'' dedi, bu tekniği daha önce okumuştu... Bunu Jongtham'dan aldığı zaman okuma yazmayı sökememişti henüz, bu yüzden oradaki bir peri Zend'e yardım etmişti, ancak elbette daha sonradan Zend, bu tekniği defalarca kez okuyup değerlendirmişti. Tam olarak bir hayal kırıklığı idi bu, yararı neredeyse sıfırdı ve Zend onun öğrenmeye dahi değmeyeceğini düşünmüştü, bu yüzden üzerine bir dakikasını bile harcamamıştı geçmişte. Zaten onu aldığı zamanda da, Fun'a ayıp olmaması için tekniği bırakamayacağını düşünmüş ve bu yüzden onun da yüzükte durabileceğine karar vermişti. Daha sonra da bırakmasına gerek olmamıştı, bu tip düşük seviyeli tekniklerin, sürekli olarak kopyası üretiliyorduBeyaz Taç'ta. Çöpe atmaya da kıyamamıştı, bu teknik bir nevi ona Beyaz Taç'tan kalmış olan bir hatıra gibiydi. Teknik olarak değerli olmasa da, Jongtham'dan gelmiş bir nesne olarak değerliydi Zend için.
Bir nefes verdi Zend. ''Bu nasıl tekniktir arkadaş...'' Çünkü bu tekniği en son birkaç yıl önce okumuştu, gereksizliğini görünce kapatmış ve bir daha da okumamıştı. Ancak şimdi onun kötülüğü tekrar gün yüzüne çıkıyordu, bu da Zend'in iyice karamsarlaşmasını sağlamıştı... Ranon da bunu fark etmiş olacaktı ki, Zend'i azarlamıştı birkaç saniyeliğine. ''Zend, sızlanmayı bırak da tekniği oku, onun ileride yapabildiği şeyleri gördüğün zaman şok içinde kalacaksın, istemiyorsan Gecenin Parıltısı'nı direkt geri alayım, boşuna üzülmemiş ol.''
''Hayır hayır, anladım zaten, sadece diğerleriyle oranlıyordum... Sakin olalım lütfen...'' dedi Zend, Ranon'un aksi yönüne denk gelmek istemiyordu, Ranon'un tersi fenaydı çünkü, onunla yıllarca yaşamış, savaşçılık hayatından beri onu devamlı olarak yanında görmüş birisi olarak bunu rahatça söyleyebilirdi Zend, Ranon genellikle sakın ve uyumlu olurdu ancak huysuzlaştığı zamanda da çekilemeyecek bir hale girerdi... Zend o çileli anlarını tekrar yaşamak istemiyordu, bu yüzden direkt olarak alttan almıştı.
''İyi o halde, sorun yok.'' dedi mutlu bir şekilde Ranon. 'Salak.' dedi içinden. 'Ne kadar güçleneceğinin hiç mi hiç farkında değil, eğer ona gelecekten bir dövüşünü gösterebilecek imkanım olsa, bu tekniği kullandığı, yemeden içmeden bunun için uğraşır. Ama şimdi beğenmemezlik yapıyor, hmph, acemi işte...'
''Evet, sorun yok...'' diye mırıldandı Zend, tekniği okumaya devam etmişti. ''Birinci seviyede, fiziksel temasta bulunduğunuz kişinin hareketlerini yarım saniyeliğine, yaklaşık yüzde beş kısıtlayabilirsiniz.'' dedi, ancak kusmak istemişti adeta. Birinin hareketlerini yarım saniyeliğine yüzde beş kısıtlamak mı? Bu, Zend'e ufak bir yarar bile sağlayamazdı ki, nasıl bir fark oluşturabilirdi, düşmanın hareketini bir saniyeye bile varamayan bir sürede yüzde beş kısıtlamak? Elbette küçük farkların sonucu belirleyebileceği savaşların sayısı çok fazla oluyordu, ancak o zamanlarda da Zend enerjisini bu tekniğe ayırmaktan daha iyi şeyler için kullanabilirdi, öyle bir fayda sağlamak için bu tekniği kullanarak enerjisini tüketeceğine, bir sonraki saldırısının gücünü artırmaya çalışırdı vücudundaki enerjiyi daha iyi odaklayarak.
''İkinci seviyede ise süre aynı kalıyor, ancak etki artıyormuş bir miktar. Yani yarım saniyeliğine yüzde on kısıtlamaya başlayabiliyormuşuz, çok bir şey değişmiyor ancak tabii ki, ilk seviyeye göre daha kazançlı...'' dedi, tam olarak memnun değildi ancak bunu belli etmemeye çalışıyordu. ''Üçüncü seviyede ise süre ikiye katlanıyor, etki ayı kalıyormuş. Toplamda beş seviyesi var ama diğerlerinde ne olduğu yazılmamış bile.''
''Heh, rezalet bir teknik gibi geliyor, değil mi?'' Ranon güldü, daha sonra da bir süre sessiz kaldı ve sessizliğin ardından tekrar seslendi Zend'e. ''Şimdi onun kapağını kapat.''
''Kapağını mı?'' Zend'in kaşları yukarı kalkmıştı şaşkın bir şekilde. ''Tamam.'' diyerek onayladı ve Ranon'un dediği şekilde, kitabı kapattı. ''Şimdi ne yapayım?'' diye sormuştu ki, kitabın kapağındaki siyah, uzun ve geniş bir kapı bir anda dikkatini çekmişti... Daha doğrusu bu bir kapı resmiydi, gerçek bir kapı değildi elbette. Gri renkte iki adet kolu vardı kapının, hafifçe aralanmıştı ve arka tarafından, beyaz bir ışık usulca dışarıya doğru süzülmeye başlamıştı, bu biraz önce yoktu, Zend doğal olarak tekniği açmadan önce kapağına bir göz atmıştı. ''Ranon, bu da ne?'' diyerek Ranon'a seslenmişti şaşkınlıkla. Bu Ranon'un işi miydi ki? Yoksa Gecenin Parıltısı mı etki etmişti tekniğe?
''Heh, şaşırmaya başlamış gibi görünüyorsun, hahahaha...'' Ranon yavaşça gülmüştü Zend'in şaşkın sesini duyduğu zaman, daha sonra da bir nefes almış, ''Daha da çok şaşırmak istiyorsan içini aç, oku. O zaman Gecenin Parıltısı'nın etkisini anlayacaksın.''
Zend'in içinde bir şeyler kıpırdamaya başlamıştı bir anda, biraz önce umutsuz ve karamsar olan genç, kapaktaki kapıyı görmesiyle birlikte ani bir şekilde duygu değişimi yaşamış gibiydi. Şimdi meraklı ve heyecanlıydı, biraz öncekinin aksine. ''Tamam.'' diyerek onayladı ve yutkunarak, kitabın kapağını araladı. Gözlerinin önündeki yazılar biraz öncekilere göre, tekniğin gerçekleştirilebilme koşulu dışında farklıydı, Zend, bunu görmesiyle birlikte daha da çok şaşırmıştı tabii...
''Bu teknik, bir fiziksel temasta bulunduğun kişiye karşı avantaj kazanmanı sağlar. Birisine dokunduktan sonra tekniği kullanmak için on saniyeye sahipsin, eğer bu süreyi değerlendiremezsen tekrar dokunman gerekir.'' Baştaki, biraz öncekiyle aynı kısmı okudu, zaten bir tek buradaki yazıların rengi aynı kalmıştı. En başta, sayfadaki yazıların tamamının gri olduğunu görmüştü. Kitabın sayfaları sarı renkliydi, bu yüzden gri renkli yazılar rahat bir şekilde okunabiliyordu. Şimdi de okunabiliyordu zaten gri olmayanlar, olay bu değildi... Gri renkli yazıların içinden, siyaha dönüşenler olmuştu. Hatta neredeyse tamamı bu şekilde dönüşmüştü, Zend, gözlerinin önünde parıldayan siyah renkli yazıları okumaya devam etmişti kısa bir süre içerisinde.
''Birinci seviyede, fiziksel bir temasta bulunduğunuz bir kişinin hareketlerini üç saniyeliğine yüzde otuz düşürür,'' dedi ve teninden kanının çekildiğini hissetti, çünkü bu teknik, şu an adeta inanılmaz bir seviyeye geçiş yapmıştı! Gözlerinin inançsızlıkla açılmasına engel olamamıştı genç adam. Birisinin hareketlerini yüzde otuz kısıtlamak da ne demekti ki?! Yani Zend, birinci seviyedeyken bile dokunduğu birinin gücünü, hızını ve her çeşit hareket kabiliyetinin yüzde otuzunu yok edebilecek miydi bununla? Bu düpedüz saçmaydı! Eğer Ağır Kılıç kullanan bir rakibe karşı bunu kullanırsa Zend, karşısındakinin gücünün yarısından birazcık daha azını yok edecekti ve böylece, rakibi kılıcını kaldıramayacak bir hale gelecek ve belki de kılıcının altında ezilecekti! Yani bu, bir savaşçı ile karşı karşıyayken kullanabileceğiniz en iyi teknik sayılırdı belki de... Birinin gücünü, hızını ve fiziksel özelliklerini yüzde yetmişe ,ndiriyordu... Hem de üç saniye boyunca bunu yapabiliyordu. Üstüne üstlük sadece ilk seviyedeydi! Zend, ikinci seviyede nasıl bir şeyin olduğunu görmek için hızlı bir şekilde gözlerini aşağıya kaydırdı, şu an son derece heyecanlıydı, kendisini dizginlemeyi başaramamıştı bile. Biraz önceki o rezil teknikten böylesine bir tekniğin çıkabilmiş olması... Gerçekten de akıl sır ermezdi buna.
''İkinci seviyede süre ikiye katlanıyor, yani altı saniye boyunca birisinin fiziksel kabiliyetlerini yarıdan birazcık aşağıya kadar düşürmüş oluyormuş...'' dedi, son seviyede ne olduğunu tahmin bile edememeye başlamıştı artık Zend, eğer ikinci seviyeden bile bu kadar güçlü bir hale gelmişse Gecenin Parıltısı ile birleşmiş olan bu kısıtlama tekniği, beşinci seviyede direkt rakibinin bir daha hareket etmesini falan engelleyebilirdi herhalde... Şaka bir yana, Zend böyle bir şeyle karşılaşsa gerçekten şaşırmazdı. Bu teknikte öyle bir potansiyel görmüştü çünkü, biraz önceki ön yargılı hareketlerinden, şimdi adeta utanç duymaya başlamıştı, Gecenin Parıltısı'nın çok değerli ve kaliteli bir teknik olduğunun farkındaydı. Ancak onun, böylesine bir değişim oluşturabileceğini tahmin edememişti. Gecenin Parıltısı ne kadar da muazzam bir teknikti böyle!
''Üçüncü seviyede ise etki artıyor, ama süre sabit kalıyor, yani rakibin hareketlerini daha da fazla engelleyebiliyorsun... '' dedi Zend, gözleri iyice büyümüştü bunu okurken... ''Altı saniye boyunca üstelik... Rakibin kabiliyetlerini yarı yarıya engellemiş oluyorsun!''
''Hmph, biraz önceki memnun olmamış tavırların nerede?'' Ranon Zend'e seslendi, onun yüzündeki şaşkınlığı rahat bir şekilde tahmin edebiliyordu şu anda. Zend, daha önceden aklına bu tekniğin kötü olduğunu kazımıştı ve Gecenin Parıltısı'nın nasıl bir etki oluşturabileceğini hiç düşünmemişti bile, bu tekniğin, böylesine değişebileceği aklının ucundan bile geçmemişti.
''Ranon, Gecenin Parıltısı'nı oluşturduğun için sana son derece minnettarım...'' dedi Zend, tekniğin dördüncü seviyesini okumak için arkasını çevirmişti. ''Ah, dördüncü seviye niye yok?'' diye sordu, arka sayfanın boş olduğunu görmesiyle birlikte. Teknik beş kademeli değil miydi yoksa? Gecenin Parıltısı'nın değiştirmesi, tekniğin son iki seviyesini yok etmiş filan olabilir miydi?
''Bilmem.'' diyerek kısaca cevap verdi Ranon. ''Orasını da senin düşünmen gerekiyor, hahahaha...'' dedi ve dışarıya doğru süzüldü, siyah bir duman olarak. ''Zend, bu tekniğin ileri seviyelerini keşfetmek senin elinde, insanlar ilk üç seviyeyi yazmıştı, bu yüzden Gecenin Parıltısı da ilk üç seviyeyi belirledi. Eğer yeterince becerikli olabilirsen, diğer iki seviyeyi kendin şekillendirebilirsin. Bu tekniği seçmemin nedeni buydu, onunla sen ilgilenebilecektin gelecekte... Gecenin Parıltısı onu öylece kabul mu etti sanıyorsun? Sen o tekniği aldıktan sonra, ben de onu seninle birlikte pek çok kez kontrol ettim. Bu şekilde, onun Gecenin Parıltısı ile geliştirilmeye son derece uygun olduğunu gördüm, bu yüzden de ileride Gecenin Parıltısı'nı öğreneceğini düşündüğüm için, onu erkenden işaretleyip senin enerjin ile birleşmesine izin verdim, şu kapaktaki kapıyı görüyorsun, değil mi? Onun oluşmasının nedeni, sen Chibui'de Zehirli Güneş Akrebi'ne saldırmak için hazırlanıyorken vücudundaki kanımın aktifleşmiş ve o teknik kitabına ilerlemiş olmasıdır, bu sayede de Gecenin Parıltısı direkt olarak onu seçti. Böylece sen de zorlanmış olmadın, onu kullanmaya çalışırken... Hızlı bir şekilde güçlendin yani, normalde Gecenin Parıltısı'nın bir tekniği kabul etmesi yeterince fazla vakit alıyordu, bununla uğraşmanı istemedim açıkçası.'' dedi Ranon, Zend'e doğru yaklaştı ince, dikey ve siyah renkli bir bulut şeklindeyken.
''Her neyse... Teknikteki son seviyeyi de keşfedip öğrendiğin zaman o kapı tamamen açılmış olacak, şimdi ilk seviyeyi bile bilmediğin için, neredeyse hiç açık değil. Son iki seviyeyi kendin bile yazabilirsin, senin elinde. O kapının tamamen açıldığını gördüğün anda, Gecenin Parıltısı'nda ustalık kazanmayı başarmışsın demektir, bunun ne kadar süreceği ise yine sana kalmış. Ancak unutma, eğer ki tekniğini kendin şekillendirebilirsen, o, senin için en uyumlu olabileceği hale girmeyi başarabilir. Yani seni tamamlayan bir parça olur... Bu yönden bakıldığı zaman, Gecenin Parıltısı'nın bu tekniği seçmesinden daha da fazla memnun kalacaksın, çünkü bu sana özgürlük vermiş oluyor.''
''Eğer tamamen ustalaşmayı başaramazsam ne olacak Ranon?'' Zend, hızlı bir şekilde sormuştu, şaşkınlığı da silinmişti şimdi yüzünden. Bilgi isteği ile doluydu, bu tekniği tamamıyla kavramak ve bu şekilde gücünü epey yükseltmek istiyordu...
''Bir şey olmayacak elbette, zaten sorun da bu.'' dedi Ranon, cevap olarak. ''Hiçbir şey olmayacak, eğer ustalaşmayı başarırsan ise Gecenin Parıltısı'nı kullandığın zaman, enerji bile harcamayacaksın. O senin bir parçan olacak artık... Benim ustalaşmam bile yaklaşık elli yılımı almıştı, ne diyorsun? Sen kaç yılda ustalaşırsın?''
''Eh, bunu nasıl bilebilirim?'' diye sordu Zend. Gecenin Parıltısı'nı kullanabilmek için hiç uğraşmasına gerek kalmamıştı, direkt olarak hallolmuştu bu mesele. Bu yüzden de epey keyifli olduğu söylenebilirdi... ''Ustalaştığım zaman cevabı almış oluruz.''
***
1805
Magnec