Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

175. Bölüm Yama Ailesi (6)

Çevirmen: Tomato / Editor: Tomato

 

''Baba, bu çok acımasızca. Ah, sen aslında onun gibi biriyle uğraşmak istemiyorsun değil mi? Öyleyse tamam, onu senin için hızlıca yeneceğim.'' Zend arkasındaki kızın konuşmalarını tekrar duydu. Bu kız gerçekten de susmak nedir bilmiyordu! Zend'in sinirini öyle bozmuştu ki, Zend gerçekten de tüm gücünü toplayıp ona saldırmamak için kendini zor tuttu. Görünüşe göre, biraz önce babasının ona söylediği, ''Ben yabancılarla konuşurken ben sana konuş demeden konuşma.'' lafını unutmuş gibiydi.

''Kızım, kendini bu kadar büyütme, gece o gencin bir yumruğuyla gelen suikastçilerden birinin muhtemelen el ve göğüs kemiklerinin kırıldığını, üstüne kalbinin durduğunu ve böylece öldüğünü söyleyen sen değil miydin? Üstelik bir insan bedenine vurup onu bir duvara atarak duvarı parçalamak için gereken kas gücü fazlasıyla yüksektir, bunu Yama Ailesi'nin liderinin kızı olarak en iyi sen bilmelisin. Onu küçümseme.'' Emerantaos'un ciddiyeti üst seviyedeydi. 

''Kızını mı mağlup edeyim?'' Zend sessizce konuştu. Birkaç saniyeliğine durup dinledi ve kızın enerji seviyesini ölçtü. Onun enerjisi apaçık ortada olduğu için seviyesini anlamak Zend için hiç de zor olmamıştı. ''Ama o çoktan Dünya Seviyesi'ne girmiş ve ben sadece yedinci seviyedeyim. Onu yensem bile bu bana enerjiye mal olacak ve sizinle yapacağım karşılaşmada tüm gücümü kullanamayacağım.'' 

''Hmm, doğru söylüyorsun.'' Emerantaos henüz yeni indirmiş olduğu elini tekrar çenesine götürdü. ''Öyleyse sadece iradelerinizi ve enerji dalgalarınızı kullanın. Bu size çok enerji kaybettirmez, genç, kazanıp da benim karşıma çıkmak için hak kazanırsan, karşılaşmamız başladığında zerre kadar bile eksik enerjiye sahip olmayacaksın, sana enerjini toplaman için iksirler ve haplar veririm. Zaten enerji dalgaları kullanılarak yapılan bir savaşta ne kadar enerjini kaybedebilirsin ki? Ne dersin, uygun mu?'' 

''Baba gerçekten çok merhametlisin...'' Kız Zend'in arkasından ilerleyerek yanına geldi ve Emerantaos'a baktı. ''Senin sayende o çok büyük bir dayak yemeyecek... Eğer kılıçlarımızla savaşsaydık ona bana uyurken bağlama büyüsü yapmanın ne demek olduğunu öğretecektim...'' 

'İnanılmaz derecede gereksiz biri bu kız,' Zend içinden geçirdi. O Yama Ailesi'nin liderinin kızıydı, bu yüzden onu herhangi bir savaşta henüz ezici olarak yenemezdi. Eğer bunu yaparsa Emerantaos'u kızdırabilirdi çünkü, bunu göze alabilecek konumda değildi daha. 'ama katlanacağız artık. Her neyse, yirmili yaşlarda görünüyor. Bu yüzden zayıf olmadığına şüphe yok, kesin en kaliteli ustalarla yürümeye başladığından beri çalışıp en kaliteli verim artırıcı iksir ve hapları kullanıyordur. Ama bir enerji yarışında beni yenebileceğini sanmıyorum, burada yıllar boyu kollarından, bacaklarından olup, türlü türlü işkenceler görüp, onlarca büyülü yaratığın önüne atılmış, silahsız bir şekilde bir büyülü yaratık ordusuyla savaşmak zorunda bırakılıp da ayakta kalmış kişi benim sonuçta. Ayrıca enerji dalgalarım, yıllardır yaptığım meditasyonlar sayesinde oldukça kararlı hale geldi ve etkililer. Burada avantajlı olan taraf ben olmalıyım.' Yana doğru dönüp kıza baktı. 

''Hey sen, fazla karamsar olmana gerek yok çünkü yedinci seviyedeyken Dünya Seviyesi'ne geçmeyi başarmış biri tarafından yenilmek senin için üzücü ya da onur kırıcı olmamalı, sonuçta bu oldukça doğal. Burada üzülmesi gereken kişi benim, ne yazık ki Dünya Seviyesi'ndeki biri olarak bir yedinci seviyeyi yenmek zorunda bırakılıyorum... Baba, ne kadar da acımasızsın...'' Kız da ona doğru dönmüş ve konuşmaya başlamıştı, sözlerinden özgüven akıyordu ve yüzündeki kibir Zend'i aşağılarcasına fazlasıyla yüksekti.

''Bakıyorum da kendine aşırı fazla güveniyorsun.'' Zend onu yendiği zaman kızın yüzündeki ifadeyi görmek için sabırsızlanıyordu, bu maç kesinlikle onundu, irade savaşında kaybetmesi olanaklı mıydı? 

''Bir fareye karşı bir kaplan her zaman kendine güvenir.'' Kız gülerek konuştu.

'Bak bak, laflara bak.' Zend gülümsemekle yetinirken geçirdi içinden. 'Dünyanın en güçlü ailelerinden birinin liderinin çocuğu olmayacaktın da öyle konuşacaktık...'

''O halde hadi başlayın! Kaçınmayacaksınız ve sadece birer saldırı olmak üzere saldırıları göğüsleyeceksiniz. Bir enerji saldırısı beş saniye sürecek ve bu sürenin bitiminde saldırı hakkı son saldırıda saldırılmış kişiye geçecek. Enerji dalgalarınız sadece karşıya acı çektirme amaçlı olacak ve bir taraf pes etmezse, iki taraftan biri acıdan bayılana kadar devam edecek. Herhangi bir fiziksel hasar oluşturmak yasak. Şimdi ikiniz de kendi vücudunuza 5 saniyede toplayabildiğiniz enerjiyle kalkan oluşturun. Enerjinizi kullanmaya başladığınız zaman süre sayılmaya başlanacak. Saldırı yapmadan önce iki dakika bekleme imkanına sahipsiniz.'' Emerantaos kollarını göğsünde birleştirdi. ''Hakeminiz ben olacağım, herhangi birine haksızlık yapmayacağıma yemin ederim!'' 

''Pekala,'' Zend bir elini omzuna attı ve kızı inceleyen Era'nın gövdesini iki parmağıyla bir iki kere okşadı. ''ortak, hadi sen kenara çekil.'' Büyülü yaratık ortağıyla bu savaşa giremezdi sonuçta, özellikle Kutsal Seviye bir büyülü yaratık ortağıyla hiç olmazdı. Enerjisini etrafında topladı ve derisinin etrafında onunla bir katman oluşturdu.

''Tamam, dikkat et, o zayıf biri değil. Çenesinin kuvvetine yaklaşabilecek kadar kuvvetli bir iradesi olmasa da seni zorlayacaktır.'' diye konuştu Eralkavender, ''Çok enerji harcama da geri toparlaması zor olmasın, başarılar.'' dedi ve Zend'in omzundan atlayarak bariyerin kenarına doğru ilerledi. Zend'in iradesinden ve gücünden haberdar olduğu için onun bu karşılaşmayı kazanacağından herhangi bir şekilde şüphe duymuyordu. Eğer fiziksel bir savaş olsaydı henüz son birkaç yılını ayırdığı Ağır Kılıç'a hakim olduğunu söyleyemeyeceği Zend'in büyüyü kullanamdan kazanabileceğinden emin olmazdı ama sadece enerji savaşı olacaksa bu, Zend açık ara farkla üstün çıkardı. Birkaç yıldır hiç gelişme göstermeyip sırf enerjisini eğiten kişi oydu, o kız değil.

Zend, o kıza daha önce sinirlenmemiş, hatta onu hiç umursamamış Era, ''Çenesinin kuvvetine yaklaşabilecek kadar kuvvetli bir iradesi olmasa da,'' dediğinde, istemsizce güldü ve küçük bir kahkaha patlattı. 

''Sen başla o zaman, yedinci seviye birine karşı ilk hamleyi yapacak kadar acımasız değilim ben.'' dedi kız Zend'in karşısına geçmiş haldeyken, kendine olan güveni hiç mi hiç azalmamıştı.

''Emin misin?'' Zend hafifçe gülümsedi ve sordu, kız ona cevap verdiği anda saldırıya geçecekti. Enerji savaşında bir teknik kullanmasına gerek kalmadığı için herhangi bir tekniğini aktifleştirmemişti, sadece içeri girerken açtığı Kral Modu hala açıktı ama onu birkaç saat boyunca açık tutabildiği için sorun değildi.

''Tabii ki, hadi başla.'' diyerek onay verdi kız. Belki de, o gün yaptığı en büyük hatayı yaptı ve ilk hamleyi karşısındaki genç adama verdi. 

Zend'in ise ağzı kulaklarına ulaşmıştı bunu duyunca, daha sona ciddileşti ve tüm enerjisini birden toplayıp, karşıya yollamaya başladı.

''Bekliy--'' Kız kibrini sürdürerek Zend'e başla dedikten sonra konuşmaya başlamıştı ki, Zend ilk kelimesini bile bitirmesine izin vermemişti. Enerji dalgası odada görünür bir şekilde ona doğru ilerledi ve hızlıca ona çarptı, enerji dalgası vücudunun içine giren kız, ne yapacağını bilememişti, yüzündeki soru sorarmışçasına beliren ifade bunu Zend'e fazlasıyla açıklamıştı. Zend enerji dalgasının çarpmasından sonra gücü hiç azaltmamıştı ve sahip olduğu tüm enerjiyi ortaya koyarak dalgayı güçlendiriyordu. Aura dalgasının geçtiği yerde bıraktığı enerji izi üzerinden Zend hala baskıyı artırabiliyor ve ortaya daha fazla enerji koyabiliyordu, o dalga kıza çarptığında aralarında enerjiden bir yol oluşmuştu ve bu yolun tüm hakimiyeti, zaten bu yolu oluşturan kişi olan Zend'e aitti. 

Enerjisini sürekli olarak yollamaya devam ederek beş saniye boyunca devamlı olarak baskıyı yükseltti. ''Süre bitti!'' Emerantaos beş saniyenin bittiğini belli ederek konuştu, Zend bunu duyar duymaz salınım yaptığı enerjisini geri çekti.

Babasının konuşmasıyla birlikte enerji geri çekilince derince bir nefes aldı kız, çünkü biraz önceki beş saniye, sanki beş gün gibi gelmişti ona. Karşısındaki, sadece yedinci seviye olan gencin enerjisi öylesine baskıcıydı ki, onun kendini savunmak amaçlı yaptığı vücudunun etrafındaki enerji duvarını umursamadan bir anda yok etmiş, geçmişti. Normalde bu enerji duvarının beş saniye dayanacağını düşünüyordu o, ama gencin enerji dalgası ona çarpar çarpmaz kırılmış ve tüm enerjinin, onun bedenine çarpmasına olanak vermişti!

Darbeyle mücadele ederek acı içinde kıvranıp, dışarıya belli etmemeye çalışırken hafifçe aşağı eğdiği başını tekrar kaldırıp gencin yüzüne baktığında, onun bu saldırıda hiç ter bile dökmemiş olduğunu fark etti. Bir şeytanınkine benzeyen karanlık gözlerinin içi gülüyordu, yüzünde küçük, alaycı, bu sonucu her zaman biliyormuşçasına takındığı bir gülümseme vardı ve aşağılayıcılığı ona acımasızca yollamıştı. Sanki çektiği acı onun gözünde hiçbir değere sahip değildi, hatta bundan zevk bile alıyordu.

''Biraz önceki saldırıda enerjisinin yarısından fazlasını kullanmış olmalı. Yoksa bana bu kadar baskı uygulayabileceği bir saldırı gerçekleştiremezdi, bir dahaki saldırıdan başka bir saldırı yapamayacak olmalı. Hadi kötü ihtimalleri düşüneyim, en fazla bunun gibi iki saldırı daha gerçekleştirebilecektir. Daha sonra enerjisi bitecek ve ben kazanacağım. Hah, enerjisinin büyük bir kısmını bir saldırıda harcamanın bedelini fena ödeyecek.'' Emerantaos'un kızı içinden geçirirken saldırıya hazırlanıyordu. ''Öyleyse tüm enerjimi kendimi savunmak için kullanacağım ve onun enerjisi bittiği zaman direkt olarak yenilmiş sayılacak. Boşa kendimi yormama bile gerek olmayacak.'' Vücudu hafifçe acıyla sızlasa da umursamamaya çalışarak mücadelesine odaklandı.

''Sıra saldırıyı karşılayan tarafta.'' Yama Ailesi'nin liderinin gür sesi odada yankılandı.

Kız yavaşça kafasını salladı ve alnında, geçtiği, beş gün gibi süren beş saniyede birikmiş olan terleri alnından sildi. Daha sonra tüm enerjisiyle birlikte, saldırı yapmak yerine kendisine enerjiden bir kalkan oluşturdu. Böylece sonraki saldırıya karşı dayanıklı olacaktı. Normalde zaman geniş olsaydı enerjisinin büyük bir kısmını toplayıp gerçekten güçlü bir kalkan oluşturabilirdi, ama sadece beş saniyesi olduğu için fazla enerji toplayamıyordu. Bu yüzden az enerji harcanıyordu zaten enerji maçlarında, Ranon ve Gri Engerek de böyle yaparak enerjilerini fazla harcamamışlardı. Tabii onlarınki biraz daha farklıydı. 

''Demek enerjisini sadece kendisini korumak için harcıyor...'' Zend gelecek enerji dalgasını karşılamak için hazırlandığı zaman karşılaştığı şeylerle mırıldandı. ''Biraz önceki saldırıda enerjimin fazlaca bir kısmını harcadığımı falan sandı herhalde, hahaha...'' 

''Süre bitti!'' Emerantaos tekrar konuştu. ''Sıra diğer tarafa geçti.'' 

Zend biraz önceki saldırısında kullandığı enerjinin daha fazlasını toplamak için odaklanarak bir saniye kadar bekledi ve kalan dört saniyede daha fazla bir etki oluşturacak şekilde enerjisini yolladı.

Zend'in enerji dalgası, kızın beş saniyede topladığı enerjiyle oluşturduğu kalkanı maksimum bir saniyede yırtarak geçmiş ve onun vücuduna sertçe çarpmıştı. Enerji dalgasının çarpmasıyla birlikte bacakları titrek bir şekilde geriye doğru bir adım atmıştı onun, bunu hiç beklemediği, seğiren gözlerinden anlaşılabiliyordu. 

'O kadar topladığım enerjimi nasıl hızlıca açıp geçebildi ki bu...' diyerek dişlerini sıktı, dayandı, yenilmeyi düşünemezdi bile. Gözlerini tekrar karşısındaki gence diktiğinde, onun hiç de enerji olarak azalmış gibi görünmediğini düşünmüştü. Çünkü yüzündeki gülümseme hala yerli yerindeydi ve en ufak bir zorlanma belirtisi göstermiyordu, o yedinci seviyede olsa da enerjisi gerçekten çok güçlüydü. Uzun süre eğitilmiş gibiydi sanki. Kuvvetlendirilmişti; Dünya Seviyesi'ndeki bir enerjiye baskın gelmeyi başarabilmesini sağlayan ancak bu olabilirdi. Bu genç, uzun süre boyunca enerjisine hakim olmak için çaba sarf etmiş olmalıydı. Üstelik, zaman da bir türlü geçmek bilmiyordu. Bu kadar beklemesine rağmen, hala devam eden bir saldırı vardı ve babası sürenin bittiğini söylememek için ısrar ediyormuşçasına bekliyordu. 

''Süre bitti!'' Sonunda kızın beklediği ses geldi. ''Sıra diğer tarafta.'' 

''Bu sefer saldırmam gerekiyor.'' diye içinden geçirdi kız, çünkü yaptığı savunma çok kısa bir süre için etkili kalabiliyordu. ''O saldırı yönünden kendini çok geliştirmiş, savunma yönünden zayıftır. Görünüşüne aldanmamalıyım, enerjisi azalmamış gibi görünse de rol yapıyor olmalı. Bir süre sonra bu rolünü devam ettiremeyecek seviyeye gelecek.'' 

Biraz bekledi ve dinlendi. Birkaç dakikaya kadar dinlenme hakkı vardı, vücudunda kalan enerjiden alabildiği kadar yüksek miktar enerjiyi alarak çok güçlü bir saldırı yapmak için odakladı, daha sonra da Zend'e doğru yolladı. 

''Hahaha, doğru tahmin etmişim.'' Zend'in herhangi bir savunma yapmadığını görmesiyle birlikte, kız rahat bir şekilde gülümsedi. 'Ya enerjisi çoktan bitmiş ya da kazanamayacağını anlayıp maçı bırakmış olmalı. Rol yapmak sonuna kadar işe yaramıyor... Ama enerjisi bitmişse ve sadece birkaç beş saniyede topladığı zaman bitecek kadar enerjiye sahipse gerçekten de çok az enerjiye sahipmiş. Hah, ezik!' diye düşündü ve yüzüne bir gülümseme yerleştirdi. Tabii bir sorun vardı. 

'N-Neden bir tepki vermiyor?! Şu anda acı çekiyor olması lazım, neden yüzünde bir ifade yok?!'' 

***

1765