Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

1. Bölüm Giriş

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

[Yerle yeksan olmuş bir dünyada hayatta kalmanın üç yolu vardır. Şimdi, bazılarını unuttum ama bir şeyden eminim. Bunu okuyan kişi olan sen sağ kalacaksın.

-Yerle yeksan olmuş bir dünyada hayatta kalmanın üç yolu]

Eski akıllı telefonumun ekranını bir web roman platformu kaplıyordu. Aşağı kaydırdım ve yine yukarı çıktım. Kim bilir bunu kaç kez yapmıştım?

“Sen ciddi misin? Bu mu yani sonu?”

Yine baktım ama ‘tamamlandı’ kelimesi orada duruyordu.

Hikaye sona ermişti.

+

[Yerle Yeksan Olmuş Bir Dünyada Hayatta Kalmanın Üç Yolu]

Yazar: tls123

3.149 Bölüm.

+

“Yerle yeksan olmuş bir dünyada hayatta kalmanın üç yolu” 3.149 bölüme sahip uzun mu uzun bir internet romanıydı. Kısa adı “Hayatta Kalmanın Yolları”ydı.

Ortaokul üçten beri düzenli olarak bu romanı okuyordum.

Çeteler tarafından zorbalığa uğradığım zamanlarda, giriş sınavlarında başarısız olduğum ve yerel bir üniversiteye girmek zorunda kaldığım dönemlerde, o kahrolası atamalarda en ön saflardaki ordu birliğine gönderildiğim vakitlerde, durmaksızın iş değiştirdiğim ve şimdi büyük bir şirket için çalıştığım zamanlarda…. Sıçayım. Neyse, bırakalım bunlardan bahsetmeyi.

Ardından şöyle bir baktım…

[Yazarın Notu: Bugüne kadar “Hayatta Kalmanın Yolları”nı takip ettiğiniz için teşekkür ederim. Güzel bir son bölümle sahalara tekrar döneceğim!]

“Ah… Son bölüm hala yayınlanmadı. O zaman bir sonraki bölüm cidden son.”

Çocukluğumdan yetişkinliğe kadar hayatımın 10 yılını bu romanla geçirmiştim. Böyle bir şeyi bitirdiğim için mutlu olduğum kadar içimde bir kasvet, bir bunaltı da vardı.

Son mesajın yorum sekmesini açtım ve aynı cümleyi tekrar tekrar yazdım.

-Kim Dokja: Yazar, bugüne kadar yaptığın her şey için teşekkür ederim. Son bölümü merakla bekliyorum.

Bunlar kalbimden gelen samimi sözcüklerdi. Hayatta Kalmanın Yolları hayatımın romanıydı. Belki çok popüler değildi ama benim için bundan iyisi yoktu.

Söylemek istediğim başka şeyler de vardı ama onları yazacak yüreğim yoktu. Yanlış bir şey söyleyip yazarın canını sıkmaktan çekiniyordum.

-Bölüm başı ortalama 1.9 tıklama.

-Bölüm başı ortalama 1.08 yorum.

“Hayatta Kalmanın Yolları”nın ortalama popülaritesi buydu işte.

İlk bölüm 1.200 kez okunmuştu ama onuncu bölümde bu sayı 120’ye, ellinci bölümde ise 12’ye kadar düşüyordu. Yüzüncü bölümden sonra tıklanlamaların sayısı aşağıdaydı:

Tıklanmalar: 1

Alt alta sıralanmış bölümlerin yanında gördüğüm “1” sayılarına baktım. Bazen arada bir “2” rakamı vardı ama muhtemelen bu yanlışlıkla bölüme tıklayan birinin eseriydi.

‘Teşekkür ederim.’

Yazar 3.000'i aşkın bölümü sadece 1 okuyucusu olmasına rağmen 10 yıl boyunca hiç durmadan yayınlamıştı. Bu hikaye gerçekten bana ait gibiydi.

‘Öneri Kısmı’na bastım ve hemen klavyeye yazmaya başladım – Bu müthiş romanı herkese tavsiye ediyorum.

Yazar bana koca bir romanı bedavaya yazmıştı. Dolayısıyla bu iyiliğinin karşılığını ona vermem gerekirdi. ‘Yayınla’ kısmına bastım ve çabucak yorumlar geldi.

-Yazarın diğer hesabı falan herhalde. Üyeliğine baktım, aynı romanı tekrar tekrar önermiş.

-Bunun önerileri banlanmamış mıydı? Hiç utanması yok herhalde.

O anda hatırladım ki benzer bir öneriyi aylar önce yine yazmıştım. Bir anda düzinelerce insan üyeliğimin ‘incelenmesi’ gerektiğine dair yorumlar yazdı altına. Suratım utançtan kıpkırmızı kesildi.

Yazarın bunu okuyacağına emindim. Bu yüzden alelacele mesajı silmeye çalıştım ama raporlanmış mesajlar silinemiyordu.

“Ah…”

Tüm samimiyetimle yazdığım bir yorumun böyle bir duruma sebep olması can sıkıcıydı.

Biraz zaman ayırıp bakmak yerine neden böyle yapıyorlardı? Neden bu ilginç romana bir şans vermiyorlardı? Yazara bağış yapmak istiyordum ama kendi karnını bile zar zor doyuran biri olduğum için ona verecek param yoktu.

Sonra bir bildirim geldi.

‘Bir adet mesaj alındı.’

-tls123: Teşekkür ederim.

Ansızın gelen bir mesajdı bu. Durumu anlamam biraz zaman aldı.

-Kim Dokja: Yazar?

Tls123 – “Hayatta Kalmanın Yolları”nın yazarıydı.

-tls123: Bu romanı sayende bitirebildim. Ayrıca yarışmayı kazandım.

Gözlerime inanamıyordum.

Hayatta Kalmanın Yolları bir yarışma mı kazanmıştı?

-Kim Dokja: Tebrikler! Hangi yarışmaydı bu?

-tls123: Özel bir yarışmaydı. Biliyor olamazsın.

Acaba utandığı için bana yalan mı söylüyordu? Yine de gerçek olduğuna inanmak istiyordum. Belki de gerçekten bilmediğim, özel bir yarışmaydı. Kim bilir, belki bu roman farklı bir sitede çok popüler olabilirdi. Bunu düşünmek beni biraz üzse de böyle güzel bir romanın başkaları tarafından okunması aynı zamanda beni mutlu ederdi.

-tls123: Teşekkür mahiyetinde sana özel bir hediye göndermek istiyorum.

-Kim Dokja: Hediye mi?

-tls123: Sevgili okuyucum sayesinde bu roman dünyaya gelebildi.

Sorduktan sonra yazara e-posta adresimi verdim.

-tls123: Ah, doğru ya. Satışların başlangıcı için program geldi.

-Kim Dokja: Ah, cidden mi? Ne zaman başlayacak? Zaten bu şaheserin en başından beri ücretli olması gerekirdi…

Yalandı. Hayatta Kalmanın Yolları günlük yayınlanan bir seriydi; bu da demek oluyordu ki sadece onu okumak aylık bana 3.000 won’a patlardı. 3.000 won benim için bir öğlen yemeği anlamına geliyordu.

-tls123: Satışlar yarın başlıyor.

-Kim Dokja: O zaman yayınlanacak son bölüm paralı mı olacak?

-tls123: Evet, korkarım ki okumak için satın alman gerekecek.

-Kim Dokja: Elbette, öyle gerekmeli zaten! Kesin alacağım!

Sonrasında yazardan bir cevap gelmedi. Siteden çıktım. Can sıkıntısı daha sonraları üstüme çöktü.

Yazar güya başarılı olduğunu söyledikten sonra bir şey yazmamıştı. Ona duyduğum saygı garip bir kıskançlığa dönüştü. Ne diye o kadar heyecanlanmıştım ki? Hem zaten roman sadece bana ait falan da değildi.

“Hediye çeki falan mı verecek acaba? 50.000 wonluk bir şey verse ne güzel olur.”

Şimdi bakıyorum da o zamanlar ne kadar safmışım. Ertesi gün başıma neler geleceğine dair en ufak bir fikrim bile yokmuş.

…….