bölüm için teşekkürler
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
63. Bölüm Erkek olursa Zend
''HEY! BURADA KİMSE YOK MU?! LANET OLASI QOUEN, BENİ BURAYA KAPATTI!'' imparator seviyesindeki karanlık elementi, bir bilince sahipti. Zaten bu şekilde Gfandor'a baskın gelerek onun aklını çelebilmişti.
''Merhaba, ben de buradayım.'' Eski Gfandor yaşlı, ağır bir ses duydu.
''SEN KİMSİN LAN?!'' etrafına bakınarak kükredi. Burası gece olmuş bir tarla gibiydi, sonsuza kadar uzanan yeşil çimler ve yıldızlı bir gökyüzü vardı. Eski Gfandor şu anda birinin içinde olduğunu anlamıştı, ama burası o Qouen'in değildi ve kilidi de eskisine göre daha gevşekti. Yani şu an vücudun sahibinin zihnini ele geçirme olasılığı yüksekti.
''Dostum, sakin ol, bağırmasan da birbirimizi duyabiliriz. Ayrıca bağıranları sevmem. Öncelikle benim adım Ranon, tanıştığıma memnun oldum. Seninki nedir?''
''Tch, senin gibi bir eziğin bana ne yapacağımı söylemesini pek sevmedim, ama yine de bağırsam da bir şey değişmeyecek.'' eski Gfandor söylendi. ''Eskiden adım Gfandor idi, ama şimdi bir ismim yok. En iyisi kendime güzel bir isim seçeyim. Bana Üstün diyebilirsin, sonuçta burada sadece ikimiz varız ve ben senden üstünüm. Bence çok güzel bir isim oldu, ne dersin?''
''Demek öyle, anladım, şu an nerede olduğumuzu biliyor musun Üstün?''
Üstün, şu an Gfandor'un görünümündeydi. Son ele geçirdiği kişi olan Gfandor'un görüntüsü ona yapışmıştı. Başka birini ele geçirmediği sürece görünüşü değişmeyecekti. Kendini Ranon diye tanıtan yaşlı sesin geldiği yere, onu görmek için baktı. Ama sesin geldiği yerde kimse yoktu, sadece biraz siyahlık vardı. "Öncelikle kendini göstermen gerektiğini düşünmüyor musun? Merak etme, küçüklüğünle ya da çirkinliğinle dalga geçemeyeceğim. Sonuçta sen kimin üstün olduğunu anlayarak bana uygun bir isim buldun, aynı yerde olduğumuza göre kâhyam olabilirsin."
"Kusura bakma, ama şimdilik böyle iyi. Dediğim gibi, nerede olduğumuzu biliyor musun?" Ranon kendini tekrarladı.
"En son Qouen'in içinde mühürlüydüm," Üstün eğilip ayağına bağlı olan zincire baktı, zincir bir delikten yerin altına gidiyordu. Beyaz bir zincirdi, bunu Qouen oluşturmuştu. "görünüşe göre hala mühürlüyüm, ama kimin içindeyim tam olarak bilmiyorum." Üstün derin bir nefes aldı. "Öncelikle, ben bir karanlık elementiyim. Daha doğrusu elementiydim. Kullanıcımın ruhunu ele geçirdim ve vücudunun kontrolünü aldım. Ama lanet olası bir büyücü beni kadim bir büyüyle kullanıcımdan ayırdı ve kendi içine mühürledi. O çok güçlü biriydi, iradesi çok güçlüydü ve onu dürtmeyi bile zar zor başardım." Üstün elini çimene vurdu. "Ama sanırım yeni bir kullanıcım var."
"Anladım." Ranon'un yavaş sesi duyuldu. Derin bir nefes alış sesi duyuldu, Ranon konuşmaya devam etti. "Şu anda Zend adlı bir çocuğun içindeyiz, bu yıl üç yaşına girdi ve bir sokak çocuğu."
"Sokak çocuğu mu? Qouen beni neden bir sokak çocuğunun içine mühürledi ki? Sanırım benim üstün gücümden korktu, HAHAHA! Qouen gibi bir adamı bile ele geçirecek kadar güçlüyüm!" Üstün bağırdı ve kahkaha attı. "Şu an çok mutlu oldum ve senin kesin olarak kişisel kâhyam yapıyorum!" Üstün için bir çocuğun içinden kaçmak zor olmamalıydı, bu onun için bir lütuf gibiydi. Son derece şanslıydı.
"Ranon, hadi efendinin zinciri kırmasına yardım et, sonra seni de buradan çıkarıp özgür olabiliriz!" Üstün sevinçle haykırdı.
"Üstün, benim buradan kaçmak gibi bir amacım yok. Ayrıca, senin kaçmana da yardım edemem. Bence buraya alışmaya çalış." Ranon yine ağır ağır konuştu.
Üstün kaşlarını çattı. "Ne demek kaçmak gibi bir amacın yok! Hayatın boyunca burada kapana kısılmış bir halde mi kalmak istiyorsun?!"
"Yanlış anladın, ben zaten kilitli değilim ve kapana kısılmadım. Aksine, buraya beni sokan zaten benim." Ranon hep sakindi. Sesinde bir dalgalanma bile yoktu.
"NE DİYORSUN LAN! BEN SENDEN İSTİYORSAM, İTAAT ETMEMEN GİBİ BİR OLASILIK YOK! SADECE ÖLMEN VE EMRİMDE OLMAN GİBİ İKİ OLASILIK VAR! SANIRIM FARK ETMEDİN, BEN İMPARATOR SEVİYESİNDE BİR BÜYÜCÜ ENERJİSİYİM!" Üstün yine gelişine bağırmaya başladı, zaten onu burada Ranon'dan başka duyan kimse yoktu. İstediği gibi bağırabilirdi.
"Üstün, sana sadece bir kere daha söyleyeceğim. Bağırma. Bağıranlardan hoşlanmam." Ranon'un sesi bu sefer biraz daha yoğundu, ama Üstün ona aldırmadı.
"BAĞIRIRSAM N'OLUR LAN?!" o kendinden güçsüz birini dinlemeyecek biriydi. Gfandor'un vücudunda bunu gizlese de şimdi sonuna kadar tüm duygularını açmıştı.
Karanlık.
Üstün, Gfandor doğduğundan beri onunla birlikteydi. Daha kendisi de ne olduğunu bilmediği zamanlar karanlıktan korkmuştu. En son korktuğu zaman ise, Gfandor dokuz yaşındayken alt ranzada Qouen'den yardım aldığı zamandı. O zamandan sonra asla karanlıktan korkmamış, onu evi ve dostu gibi görmüştü. Ama şimdi hatırlamıştı. O devasa kanatları gördüğünde hatırlamıştı. Karanlıktan korktuğu zamanı hatırlamıştı. Kafasını istemsizce yukarı kaldırdı. Biraz önce yıldızlardan gelen ışıklar da şu an kesilmişti, kafasının üzerindeki kocaman bir vücut ona gelen tüm ışığı kapatmıştı. Tüm ışık kaybolunca Üstün'ün gözü seğirdi, etrafını sınırsız bir korku sardı. Artık gökyüzünü göremiyordu, simsiyah gövde onun görüşünde hiçbir şey bırakmamıştı. Üstün'ün bacakları artık onu taşıyamadı, Üstün onların titremeye başladıklarını bile hissetmemişti ama, şimdi kıvrılıp birbirlerine karışmış, sonra da yere yığılmışlardı. O gerçekten devasaydı, Üstün emindi ki onun sadece ayağı bile on yetişkin adam boyundaydı. Bu sefer Ranon'un öfkeli sesi duyuldu, birkaç kelime bile Üstün'ün dişlerinin zangır zangır titremesini ve konuşmamasına sebep oldu.
"Velet, laftan anlamayanlara ne yaparlar biliyor musun?!"
***
Yaşlı Dilenci ölmeden altı yıl önce, Fungyuo malikanesi.
Genç Efendi doğmak üzereydi, herkeste bir telaş vardı.
"Koşun, Genç Efendi doğmak üzere!" bir hizmetçi koşarak birkaç kişinin yanına koştu.
"En iyi tıp uzmanları burada efendim, korkuya gerek yok. Genç Efendi sorunsuz doğacak.'' Fungyuo Ailesi'nin lideri, yani ailenin en güçlü üyesi karısının elini tutarak konuştu.
"Biliyorum, ben hala isim kısmındayım. Kız olmasını istiyordum, bu yüzden ismini hazırlamıştım bile. İsmi Yinza olacaktı, ama erkek olacağı için ona koyamayız. Koyarsak arkadaşları onunla dalga geçecektir." kadın endişeli ve korkulu da olsa çocuğunun ismini düşünerek kendini korkusundan uzaklaştırmaya ve onu unutarak iyi hissetmeye çalıştı.
Ailenin başı, eşine cevap verdi. "Hayatım, bu sefer erkek olursa Zend olacak diye anlaşmadık mı? Bence bu gayet güzel bir isi-"
"AAAAH!" kadın bir çığlık attı, bebek doğmak üzereydi.
"Biraz hızlı olun!" eşinin elini tutarken, şu an onunla ilgilenen doktorlara bağırdı adam.
"Biliyoruz efendim, neredeyse bitti bile!" doktorların başında olan adam hızlıca konuştu ve bir ağlama sesi duyuldu.
***
969
Magnec