Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

154. Bölüm Ran Wei’nin Temin Emri

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

“Neyi açıklayacak mışım?!”

 Ellerimi birleştiğim gibi doğrulmuş ve konuşmaya başlamıştım: ‘’Millet uyurgezer olduğumu size söylememiştim sanırım, neyse herkes yatağına geri dönebilir artık. Yarın Matcha’yı 40’a kasacağınızı unutmayın.’’

  Matcha yatağa yatmış ve söylenmişti: ‘’Patron, uyurgezersin anladık da, gecenin ortasında benim odama kadar geldin mi yani?’’

 Ran Min gülümsemişti: ‘’Cidden inanıyor musun buna Matcha? Buraya gelme sebebini hepimiz biliyoruz sanırım… Hmph, güzel bir kadına yaklaşacağım diye söylediği şeylere bak. Ayrıca kendi odasını sana vermesinin de nedenini anlamış olduk!’’

  ‘’İstediğinizi söyleyin… hadi yataklara…’’

  Başını hafifçe kaldıran Song Han yatağın altından az da olsa seçilebilen siyah kutuya bakıyordu: ‘’Ah, senin de erkenden yatman lazım. Ayrıca ayakkabıların çamura batmış, ne yapıyordun gecenin ortasında?’’

  Onlardan bir şeyi saklamaya uğraşacak halim yoktu: ‘’İşim vardı, o kadar.’’

  Fox şok olmuştu: ‘’Xiao Yao, polise geri mi döndün?’’
 

 Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, sanırım kaderim böyle… Yine de kimseye söylemeyin, meselenin gizli kalması gerekiyor. Matcha buna sen de dahilsin, anlaştık mı…’’

  Matcha duyduklarından sebep koluma yapışmıştı: ‘’Patron, cidden polis misin? O zaman gelecekte başım belaya girerse… bana yardımcı olur musun?’’

  Gülümsemeden edememiştim, hafifçe omzuna dokundum: ‘’Merak etme, Zhan Long’a katıldığına göre, gelecekte basin ne tür bir belaya girerse girsin seni hayatım pahasına koruyacağım. Şimdi uykuna geri dön, yarın sabahın 7’sinde kalkıp, seviye kasacaksın. Ben biraz geçe kalabilirim; lakin öğleden sonra girdiğimde, çoktan 38.seviyeye ulaşmanı bekliyorum!’’

   Başını öne doğu salladı: ‘’Tamamdır!’’

 Fox gülümsedi: ‘’Merak etme, RMB savaşçımız Cang Lei’nin yardımı sayesinde seviye kasmak bizim için sorun olmayacaktır. Öyle bir adama sahip olduğumuz sürece… Herifin hareketlerini görmen lazım, tereddüt bile etmeden yaratıklara atılıyor. Şans bu ki, Sevgili Duck sayesinde canını toparlayabiliyor. Ona kıyasla Yavru Kurt’la biz saldırı puanı konusunda yetersiz kalıyoruz. Cidden böyle bir şeyi izlemek adamın sinirini bozuyor…’’

  Ayakkabılarımdaki çamurları silkeledikten sonra söylendim: ‘’Tamamdır, siz uyumaya devam edin, ben de kaçıyorum.’’

  ‘’Patron, kendine dikkat et.’’ Matcha gülümsemişti.

  Song Han burnunu kaşıdı: ‘’Hmph, günün her saati birlikteyiz; ancak bir kez bile Matcha’nın bizim için bu kadar endişelendiğini görmedik, yalnızca Xiao Yao’ya torpil geçiyor….’’

 Yaşlı K iç geçirdi: ‘’Şunu hatırlatmasana, yakışıklı değilsek ne olmuş yani? Xiao Yao, sorarım sana, o kadar kızı peşine nasıl takabiliyorsun? Dong Cheng Yue, Yue Qing Qian ve hatta Matcha bile senden hoşlanıyor… sırrını söyle artık oğlum bize.’’

  Suratıma gururlu bir ifade takındıktan sonra Yaşlı K’ya baktım: ‘’Eğer yakışıklıysan, kız kaldırırsın. Sırrım bu! Üzgünüm Yaşlı K; ancak seninki gibi bir surata sahip olsaydım, benim de hiç şansım olmazdı. Güney Kore’nin plastik cerrahları bile sana yardımcı olamaz…’’

  Yaşlı K: ‘’Siktir git!’’

  Matcha gülümsemeden edememişti.

  Çok geçmeden duvardan atlayıp, Liu Hua Üniversitesi’ne girmiştim. Her ne kadar geceleri erkek yurdunun kapıları kilitleniyor olsa da, bu durum beni ilgilendirmiyordu. İkinci kata uzanan ağaca tırmandıktan sonra içeriye girdim. Kıyafetlerimi çıkarıp, daha rahat bir şeyler giymiş ve yatağa uzanmıştım.
……

 Güneş ışıklarının eşliğinde uyandım. Telefonu elime aldıktan sonra ayılmaya çalışmıştım. Vay arkadaş, saat çoktan 12:20’ydi!

 “Beep beep…”

 Telefonum çalmaya başladı. Arayan Wan Er’di.

  ‘’Merhabalar hanımefendi.’’ Biraz utanmıştım.

  Wan Er’in sesi tatlı geliyordu: ‘’Söyle bakalım… sabah niye derse gelmedin?’’

  ‘’Uyuya kalmışım, dün gece halletmem gereken birkaç işim vardı da.’’

  ‘’Sabah professor seni çağırdı, dediğine göre dersi geçmeyi unutacakmışsın…’’

  ‘’Haa?’’ Suratım mosmor kesilmişti.

  Wan Er’in kahkahası kulaklarıma ulaştı: ‘’Haha, şaka yapıyorum. Yerine başka bir erkek öğrenci bulduğumdan sorun olmadı. Biz çok acıktık, aşağı in de yemek yiyelim, tamam mı?’’

  ‘’Ah, tamamdır, geliyorum hemen!’’

  ‘’Tamam!’’
……

  Yataktan fırladıktan sonra yıkanmış ve hemen dışarı fırlamıştım.

  Kız yurdunun girişine ulaştığımda, Wan Er ve Dong Cheng Yue’nin beni beklediğini gördüm. Zarif kıyafetleri bütün kampüsü etkiliyordu. Dong Cheng Yue bana tatlı bir bakış attı: ‘’Xiao Yao, geç kaldın.’’

  Sesimde pişmanlık izlerine rastlamak mümkündü: ‘’Üzgünüm, işim vardı, heheh. Ne yemek istiyorsunuz bugün?’’

  ‘’Hunan Kültürü’nden yiyelim?’’

  ‘’Tamamdır, kim ödeyecek?’’

  Dong Cheng Yue cevapladı: ‘’Güzeller güzeli Wan Er ödeyecek tabii!’’

  Cevapladım: ‘’Güzel…’’

Wan Er, “…”
……

 Hunan Restoranı; yemekleri söyledikten sonra masaya kurulduk.

 Siparişi verir vermez başımı kaldırıp, Wan Er’in tatlı figürüne bakmaya başladım. Ona baktığımı anlayınca başını çevirip bana bakmış ve hemen bakışlarımı kaçırmıştım. Ne diiyeceğini bilemiyordu.

  ‘’Wan Er, nasıl gidiyor?’’ diye sordum.

  Wan Er: ‘’Normal, niye sordun?’’

  ‘’Geçtiğimiz iki günde neler yaptınız bakayım?’’

   ‘’Dong Cheng’le birlikte farklı haritaları geziyoruz. Arada sırada altın ekipman avlıyoruz diyebilirsin. Fan Shu Şehri son zamanlarda kurulan klanlardan sebep patlama yaşıyor. [Kahramanın Heybeti] 2 günde 5 mor ekipman ele geçirdiği için şansımız gayet iyi sayılır. Onun duşında, diğer klanlar yalnızca 1 mor ekipman bulabilmş, hehe…’’

 Kaşlarımı kaldırarak dinlemiştim: ‘’5 mor ekipman derken, neymiş bunlar?’’

  Wan Er: ‘’50.seviye mor deri ayaklıkları bana verdiler. 48.seviye mor zırh botlarını Q-Kılıcı aldı ve 49.seviye mor kolye de kendisine gitti. 46.seviye mor baltayı klanın 1 numaralı savaşçısına verdiler ve son olarak 50.seviye mor pelerine için de büyücüler kura çekti.’’

  Dong Cheng Yue dilini çıkarmıştı: ‘’Ne yazık ama, boss konularında o kadar yardım ediyorum ama elime tek bir şey bile geçmiyor. Bir de bana [Kahramanın Heybeti]’nin 1 numaralı büyücüsü diyorlar, hmph!’’

  Ellerimi havaya savurdum: ‘’O zaman Zhan Long’a gelip, bir sürü ekipman ayrıcalığına kavuşabilirsiniz!’’

  Dong Cheng şaşırmıştı: ‘’Ciddi misin? Hemen gelebilir miyim?’’

   Wan Er Dong Cheng’e fısıldadı: ‘’Dong Cheng böyle yapmasana, daha fazla sürdüremeyeceğim…’’

  Dong Cheng gülümsedi: ‘’Xiao Yao, görünüşe göre henüz Zhan Long’a katılamayacağım; zira Q-Kılıcı’yla sözleşmemiz var. En azından [Kahramanın Heybeti]’ne 1 ay daha yardımcı olmamı lazım; lakin sakın endişeleneyim deme, çünkü Wan Er’le ben, sana aidiz!’’ Dedikten sonra omzuma hafifçe dokundu.

  Suratım kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Ne demek sana aidiz?’’

  Wan Er’in suratı da kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Dong Cheng lütfen… lütfen sözlerine biraz dikkat eder misin?’’

 Dong Cheng göz kırptı: ‘’Yemekler neden gelmedi?’’

  Wan Er: ‘’Daha üç dakika önce söyledik de ondan…’’
……

  Sıkılınca etrafı izlemeye başlamıştım; tabii asıl odağım önümde oturan iki güzellikti. Wan Er’in elleri çenesine yapışmış ve güzel gözleri bana odaklanmıştım. Manzaradan etkilenmemek elde değildi. Beyaz ceketinin içine giydiği bluz aklımı başımdan almıştı! Hemen burnunmu kontrol ettim, şans bu ki burnum kanamamıştı…

 Wan Er hareketimi görünce gülümsemiş; lakin herhangi bir şey söylemeden bana bakmaya devam etmişti.

  Yemekler geldikten sonra hemen yemiş ve mekanı terk edip, odalarımıza dönmüştük. Artık oyuna girip, bizimkilerin ne halde olduğunu öğrenmemin zamanı gelmişti.
……

“Shua!”

 Oyuna girer girmez şehre gidip ekipmanlarımı tamir ettirdim. Ardından envanterimi boşaltmıştım. Seviye kasmak için acele etmeme gerek olmadığından gereksiz eşyaları satmayı düşünmüştüm.

  20 dakika geçmeden Wan Er’den mesaj geldi: ‘’Li Xiao Yao, şunu görmen lazım!’’

  ‘’Oh? Neyi?’’

  Wan Er bana bir kitap resmi yollamıştı.

  [Ran Wei’nin Temin Emri]: Kadim zamanlarda, Ran Min adlı bir karakter bu emir vermiş; lakin geçen zamanın ardından bu emir yalnızca bir hikaye olarak kalmıştır. Zaman artık eskiyi yaşatma zamanıdır! Bu simgenin sahibi SS-seviyesindeki görevi başlatabilir. Yalnızca 10 kişilik olan bu görevi başlatmak için sahibin en azından 50.seviyede olması gerekmektedir. Ayrıca 5 karizma puanı harcar!
……

 

‘’Vay arkadaş, SS görevi mi?’’ Gözlerim sonuna kadar açılmıştı: ‘’Wan Er, bu görev manyakmış. Nereden buldunuz?’’

 

  Wan Er gülümsedi: ‘’50 altına çocuğun tekinden aldım. Ne oldu, ilgilenmiyor musun?’’

 

  ‘’İlgileniyorum tabii! Lakin…’’

 

 Biraz duraksadıktan sonra söylenmiştim. ‘’Sen [Kahramanın Heybeti]’nin başkan yardımcılarından birisin, önceliğin Q-Kılıcı ve diğerleri olması gerekmiyor mu?’’

 

  Wan Er sinirlenmişti: ‘’Sakın bahane uydurayım deme, buraya geleceksin!’’

 

  ‘’Tamam tamam, geleceğim!’’

 

 ‘’Heh şöyle.’’

 

 ‘’Yine de 10 kişiye ihtiyacımız var, kimi çağıracağız? Sen, ben, Dong Cheng üç kişi yapıyor. 7 kişi daha bulmamız lazım, ne yapacağız?’’

 

  Wan Er: ‘’Henüz düşünmemiştim, aklında biri var mı?’’

 

  ‘’Zhan Long’u çağıralım, ne diyorsun?’’ Biraz heyecanlanmıştım.

 

 ‘’Tamamdır, şu anda Zhan Long’da kim var ve seviye durumları nasıl?’’

 

  ‘’Hemen bakıyorum!’’

 

 Arkadaş listemi kontrol ettikten sonra söylendim: ‘’Kurt 46.seviye süikastçi, Yaşlı K 45.seviye savaşçı, Fox 45.seviye silahşör, Matcha 38.seviye kılıç ustası, Sevgili Duck 46.seviye şifacı ve son olarak da 47.seviye savaşçı, Cang Lei. Toplamda 6 kişi var, bizi de sayarsan, son 1 kişiye ihtiyacımız var.

 

  ‘’38 seviye… sıkıntı olmasın? Sonuçta SS-seviyesinde bir görev yapacağız…’’ Wan Er tereddüt ediyordu, yine de gülümsemişti: ‘’Neyse, üçümüz zaten yeterince güçlüyüz. 50.seviye bir şifacı daha bulduk mu, hemen meseleye başlayabiliriz.’’

 

  ‘’Tamam, aklında biri var mı?’’

 

 ‘’Evet, Yuzi Chengshuo, 53.seviye şifacı ve Fan Shu Şehri’nin en iyi şifacısı. Kendisi aynı zamanda [Zümrüt Porselen]’in başkan yardımcısıdır!

 

  ‘’Tamam!’’