‘’Şans Tanrıçası resmen beni içine aldı…’’
şu kısımda sesli güldüm
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
438. Bölüm Şans Tanrıçası
Matcha öldükten sonra çaresizce mücadele etmeye devam ettim; ancak Xin Lin Jun’un saldırıları gereğinden fazla güçlüydü. Birkaç kesik aldıktan sonra geri çekilmek zorunda kaldım. [Dağ Nehirleri’ne Uzanan Kesik]’e maruz kaldığımda neredeyse vücudum ikiye ayrılmıştı!
“7818!”
Dong Cheng Yue dehşete düşmüş durumdaydı, ‘’İşimiz bitti. Boss [Heybetli Lord]’a sahip olduğu sürece Xiao Yao’yu domine etmeye devam edecek…’’
Wan Er şemsiyesiyle söylendi, ‘’Kontrol saldırılarına devam edin. Ölsek bile onu da yanımızda götürmek zorundayız. Sevgili Duck, Matcha’yı diriltmen lazım!’’
Sevgili Duck canımı doldurmayı bırakıp, [Diriltme]’yi aktif etmeye koyuldu. 5 saniye süren bu yeteneğin süresi çok fazlaydı!
Elimi kaldırdım, ve [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı kullandım. Bu yeteneği kullanmadığım taktirde, muhtemelen şifacılar olmadan fazla dayanamayacaktım. Ayrıca [Qi Duvarı]’nı ve [Yıldırım ve Şimşek Ejderhası’nın Islığı]’nı tekrar aktif ettim. Elimde ne varsa kullanıyordum!
“Keng keng!”
Kara Büyü Zırhı’ma iki darbe daha almıştım---
“4922!”
“5017!”
Şans bu ki, [Kızıl Ejder’in Kalkanı] sayesinde ayakta kalabiliyordum. Vakit kaybetmeden 3000’lik can iksirini içtim. Bin Fersahlık Nehir de canımı doldurmak için uğraşıyordu. Arkamda beliren ışık hüzmesiyle Matcha dirilmişti. Kılıcımı kaldırıp geriye çekildim, daha fazla dayanamayacaktım.
‘’Matcha, Li Mu, Wan Er, hepiniz, geri çekilin!’’
Kükredikten sonra [Yedi Yıldız Işınlanması]’nı aktif edip, ışıklardan birine adımladım. Mesafeden [Dönen Kılıç]’ı aktif ettim. Herifin Kan Kirini saldırıya geçtiğinde, tekrar ışınlandım. Bu sefer Tian Quan ışığına adım atmıştım. Böylece, aralarında 25’er metre bulunan ışınlanma noktalarında bir öne bir geriye gidiyordum. Kan Kirini ne kadar hızlı olursa olsun, ışınlanmaya meydan okuyabilmesi mümkün değildi. Xin Lin Jun öfkeliydi; ancak elinden bir şey gelmiyordu.
‘’O….Mohist Ailesi’nin gizli yeteneklerinden biri!’’
Xin Lin Jun’un gözleri sonuna kadar açılmıştı. Herif [Yedi Yıldız Işınlanması]’nın ışıklarına bakarak kükredi, ‘’Sen! Mohistler’in veliahtısın, eğer önümde diz çökmezsen, seni öldürmek zorunda kalacağım!’’
Elimi kaldırıp, [Virane Diyar]’ı kullandım. Xin Lin Jun’un sadece %4 canı kalmıştı. Alevli Kaplan Tanrısı kükreyerek ileriye atıldı, ben de o esnada söyleniyordum, ‘’Dong Cheng, Binlerce Güneş, saldırı ritmini ayarlayın!’’
‘’Tamam…’’
Sona ne kadar yaklaşırsak, Xin Lin Jun da bir o kadar güçleniyordu. Nihayetinde %2 canı kalan adam bana öfke içerisinde bir kesik atınca, 10,000 canımı kaybetmiştim. Altıma sıçmak üzeredeydim ve o esnada, öfke puanlarımın dolduğunu gördüm!
Elimi sallayarak özel yeteneğimi aktif ettim --- [Ejder Dönüşümü]!
Hua!
Vücudum kutsal bir ışık hüzmesiyle kaplıydı. Kemiklerim ve derim değişiyordu. Vücudumdaki ışık hüzmesi çok geçmeden ejder pullarına dönüşmüştü. İmparator Qin’in Kılıcı ve Soğuk Demir Kılıç da hafiften değişiyordu. Kılıcımı kaldırıp, ejder nefesi saldıktan sonra saldırıya geçtim.
“Peng Peng Peng…..”
“5728!”
“6102!”
“18728!”
Son saldırı kritik bir darbeydi. Xin Lin Jun’un canı sürekli düşüyordu; ancak Ejder Dönüşümü yaşayan şahsım karşısında herifin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Yeşil Bakır Kılıç’ıyla bir kez daha [Dağ Nehirleri’ne Uzanan Kesik]’i aktif etti!
“3183!”
Bu sefer, aldığım hasar daha azdı. Ejder Dönüşümü’nü aktif ettikten sonra saldırım epeyi artmıştı. Kılıçlarımı durmaksızın sallıyordum. Üstelik, %10’luk can çalmama da bel bağlıyordum. Aynı esnada, her saniyede canımın 1127 artığını gördüm, yani tam olarak toplam canımın %10’u kadar bir yenilenme söz konusuydu. Bu da Ejder Dönüşümü’nü kullandıktan sonra, otomatik iyileşmenin %10’a çıktığını gösteriyordu. Vay arkadaş, bu yetenek cidden göklere meydan okuyabilecek bir yetenekti. 60 saniye boyunca neredeyse ölümsüz bir figüre dönüşüyordum.
Dong Cheng şaşkındı, ‘’Vov, ne yakışıklı ama…’’
Binlerce Güneş sırıttı, ‘’Saldırıya odaklansana…’
Wan Er, Yavru Kurt ve Matcha mesafeden beni izliyordu. 60 saniyede bossu öldürebileceğim neredeyse kesindi. Üstelik, arkamdaki iki Şifacı sayesinde ölmeyeceğim de bir gerçekti.
‘’Aziz Boss Xin Lin Jun, acaba ne ekipman düşüreceksin?’’ Wan Er heyecanlıydı.
Söylendim, ‘’Zırh…’’
‘’Yeter yeter…’’
‘’Ağır zırh çıkarsa hepsi benim…’’ diye sırıttım.
…….
Bir dakikaya kalmadan %4 canı gitmiş ve Xin Lin Jun yere yığılmıştı!
“Pu!”
İmparator Qin’in Kılıcı’yla herifin göğsüne son darbeyi geçirdim. Adam çaresiz bir şekilde oracıkta kılıcımı kavramış ve göğsüme bir yumruk savurmuştu!
Peng!
Darbenin etkisiyle arkadaki duvara çakıldım. Aynı esnada, vücuduma inen altın ışık hüzmesiyle 84.seviyeye ulaşmıştım!
………
‘’Sonunda yahu!’’ Binlerce Güneş alkışlayarak gülümsedi, ‘’İyi işti, patron!’
Taş parçalarının arasından doğrularak gülümsedim, ‘’E herhalde yani. Matcha, bak bakalım bosstan ne düşmüş. Bu sefer yaratığı bizzat öldürdüğüm için, Aziz ekipman düşürmüş olsa gerek…’’
‘’Belki….’’ Matcha acı acı gülümsedi, ‘’Meng Chang Jun da Aziz Boss’tu ama ondan Aziz ekipman düşmemişti.’’
Matcha bossun yanında diz çökerek, üç ekipmanı aldı. Oracıkta, etrafa mavi ışık hüzmeleri saçan deri bir zırh, mor renkli, dikenlerle kaplı bir topuz, ve parlayan bir kolye duruyordu.
İlk önce deri zırha baktık---
[Hareketli Zırh] (Valkyrie Ekipman)
Tip: Deri
Defans:440
Çeviklik: +77
Güç: +72
Dayanıklılık: +70
Ekstra: Yakın mesafe saldırılarını %17 artırır.
Ekstra: %27 büyü direnci verir.
Ekstra: 1200 can verir.
Ekstra: [Fırtına Kalkanı] Alınan hasarı %20 azaltır.
Kulanılması İçin Gerekli Seviye: 84
Cinsiyet: Kadın
……
Zırhı tutan Matcha ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Sadece kadınların kullanabileceği bir deri zırh. Yavru Kurt…şansın yokmuş. Wan Er ve Dans Eden Orman, neden kura çekmiyorsunuz…ya da?’’
Dans Eden Orman söylendi, ‘’Gerek yok, yakın mesafe saldırılarını artırdığı için Cang Tong’a verirsek daha iyi olur. Ayrıca kendisi Başkan Yardımcımız olacağı için sorun yok!’’
Başımı öne salladım, ‘’O zaman Wan Er’e veriyoruz.’’
Böylece, deri zırh Wan Er’e verilmişti. Zırh epeyi fiyakalıydı ve Wan Er’in üstüne de oldukça yakışmıştı.
İkinci ekipman, vahşi görünen bir topuzdu---
[Tanrı Parçalayan Topuz] (Elit Valkyrie Ekipman)
Saldırı: 1890-2270
Güç: +77
Dayanıklılık: +76
Çeviklik: +72
Ekstra: %26 saldırı artırır.
Ekstra: 400 defans verir.
Ekstra: 1600 can verir.
Özel Etki: [Tanrı Parçalayan] Tanrı vari hedeflere %50 daha fazla saldırı yapar.
Kulanılması İçin Gerekli Seviye: 84
……
Topuzun uzun bir kabzası vardı, ve Şavaşçı-Şövalye sınıfları için bire birdi. Matcha topuzu biraz inceledikten sonra aleti bana fırlatarak söylendi, ‘’Patron, saldırısı Yüz Savaşın Alevli Büyü Kılıcı’ndan biraz daha fazla. Satarsak daha iyi olur, parayı sonra bölüşürüz.’’
‘’Tamam!’’
Ardından, sıra son ekipmana geldi. Üstünde heksagram bulunan bir kolyeydi. Keskin kılıç işlemeleri dikkat çekiyordu. Ekipmanın özellikleri ortaya çıkınca, şaşırmadan edememiştik. Sonunda, buraya geldiğimiz için gerçek bir ödül almayı başarmıştık!
[Gece Asurası’nın Kolyesi] (Aziz Ekipman)
Dayanıklılık: +99
Güç: +97
Büyü: +100
Ekstra: %21 saldırı artırır.
Ekstra: [Qi Zırhı], [Qi Duvarı] ve [Yıldırım Qi] adlı yeteneklerin etkilerini %25 artırır.
Ekstra: 2000 can verir.
Özel Etki: [Gecenin Laneti] Hedefi mühürleyerek, rakibin 2 saniye boyunca yetenek kullanamamasını sağlar, bosslarda yarı yarıya etkilidir. 20 öfke puanı kullanır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 84
Sınıf: Kılıç Ustası, Şövalye, Savaşçı
………
Kolyeye bakarak söylendi, ‘’Bu gördüğünüz kolye, buraya geldiğimizden beri aldığımız en kaliteli ekipmandır…ağır zırh sınıfları için muazzam bir ekipman. Hadi, Li Mu, Matcha, zar atacağız. Kazanan alır, bakalım şans kimden yanaymış!’’
Li Mu titriyordu, ‘’Aziz Ekipman için zar atacağız demek? Siktir, gerçek dünyada bu ekipman muhtemelen milyonlar eder!’’
Başımı öne salladım, ‘’Aynen, hadi bakalım!’’
‘’Tamamdır!’’
Li Mu elini kaldırıp, zarı attı---
91!
Li Mu şaşkına dönmüştü. Gülümsüyordu, ‘’Kadere bak?! Şans Tanrıçası tarafından öpülmek böyle bir şey sanırım…’’
Sırıtan Matcha zarı attı---
97!
Li Mu ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Ölüm Tanrısı demek istemiştim…’’
Zarı kavrayıp, direkt fırlattım. Zar durmaya yakın içimden dualar ediyordum…
Sha Sha…
Zar bir kez daha dönmüştü---
99!
……
Heyecanıma engel olamıyordum, yumruğumu kaldırdım, ‘’Şans Tanrıçası resmen beni içine aldı…’’
Wan Er söylendi, ‘’Ne dedin?’’
Kolyeyi alarak söylendim, ‘’Hanımefendi, kutlamak için bir şeyler yiyelim mi?’’
‘’İlk önce görevi bitirelim…ekipman almayan arkadaşlarımız SSS-seviye görevin ödülünü bekliyor…’’
‘’Tamamdır!’’
[] [] []
Magnec