Adam dediğin dostlarını savunur helal sana
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
446. Bölüm Hassas Kalpli Kadın
“Shua Shua…..”
Başımın üstündeki iki tılsım işareti acayip dikkat çekiyordu. Ön saflardaydım, ve elimde de Ejderin Sakladığı Kılıç’ı tutuyordum. Zhan Long’un ön saflarına saldıran canavarları affetmiyorduk. Oyuncuları öldürmek daha fazla puan veriyor olsa da, Zhan Long Ba Huang’ın en büyük klanlarından biriydi. Yani öyle başı boş köpek gibi etrafa atılıp, herkese saldıramazdık. Bu tür hareketler, [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi] gibi klanların yaptığı hareketlerdi.
…….
‘’Patron…’’
Elinde kılıç, Matcha uzaktan bana baktı, ‘’Biraz daha saklansan keşke. İki tılsım taşıyorsun ve buna rağmen ön saflarda savaşıyorsun. Saldırıya uğrarsak ne olacak_ Yükselen Ejderha’ya bak, herif formasyonun orta yerinden çıkmıyor….’’
Ejderin Sakladığı Kılıç’ı kaldırıp, öne doğru [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni savurdum ve gülümsedim, ‘’Fark etmez. Eğer birisi beni 10,000 küsür Zhan Long oyuncusunun önünde öldürebileceğini düşünüyorsa, o zaman gelsin de denesin bakalım. Ayrıca ben öyle Yükselen Ejderha gibi büyücü değilim. Beni öldürmek istiyorlarsa…önce [Qi Duvarı]’mı aşmaları gerekecek…’’
Li Mu başını iki yana salladı, ‘’Manyak herif…’’
Kurt hançerini kaldırıp söylendi, ‘’Kardeş Xiao Yao, bir şey söyleyeceğim ama, söylesem mi söylemesem mi emin değilim…’’
‘’Söyle bakayım.’’
Kurt ciddi ses tonuyla açıkladı, ‘’Bildiğim kadarıyla, [Uçan Ejderhalar], [Kahramanın Öfkesi], [Prag] ve [Öncü] çoktan ufak klanları temizlemeye başlamış. Özellikle de [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi] ikilisi önlerine çıkan bütün küçük klanları, ve rastgele oyuncuları katlediyormuş. Yani, sahip oldukları puanlar bizimkilerden az değil. Zhan Long olarak geriye düşecek miyiz? Biz de savaş alanını temizlemeye başlamayacak mıyız?’’
Hafiften titredikten sonra başımı iki yana salladım, ‘’Hayır…’’
General Lian Po’nun aklı karışmıştı, ‘’Neden ki? Böyle davranırsak, diğer klanlar bizi hassas kalpli kadın gözüyle görecek…’’
Kılıçlarımla önümdeki yaratığı biçtikten sonra cevapladım, ‘’Zhan Long’u kurduğumda bir söz vermiştim, ‘Zayıf için dövüşeceğiz’. Ne olursa olsun, bu sözümden geri dönmeyeceğim. Senden zayıf olanları öldürmek neyi kanıtlıyor, neyi amaçlıyor ki? Eğer gerçek bir güce sahipsek, o zaman en iyi üç klanı hedeflemeliyiz…’’
Lian Po gülümsedi, ‘’Yani?’’
Derin bir nefes aldım, ‘’İlk olarak, artık iletişim çağındayız. Kimse aptal değil. Ufak klanları ve tek başına takılan insanları öldürürsek, klanımızın itibarı yerle bir olacaktır. Zhan Long bu tür meselelere adım atacak değil. Bırakalım [Uçan Ejderhalar] nasıl biliyorsa öyle yapsın, ancak bizler onlara katılmayacağız. Eğer [Zhan Long] Tian Ling Şehri’nde yükselebilirse, bunu sadece gücümüzle ya da savaş taktiklerimizle yapmış olmayacağız, aynı zamanda kardeşlerimiz tek ve yegane bir çatı altında bütün kalpleriyle toplandığı için de başarıyı elde edeceğiz!’’
Wang Jian gülümsedi, ‘’Duyun duyun! Helal olsun!’’
Li Mu onayladı, ‘’Evet, ben de öyle düşünüyorum. Yıllardır oyun oynuyorum ve her zaman için kendimi nasıl güçlendireceğimi düşünüp dururdum; lakin şimdi baktığımda, daha önce zorbalık yaptığım o insanlar, ya da PK yaptığım için ağlayan o kişiler…onlara yanlış yaptığımı anlıyorum. İnsan cidden kötü bir şey yaptığında gece başını yastığa rahat rahat koyamıyor…’’
Başımı çevirip, ona baktım, ‘’Pei, demek eskiden öyle biriydin…’’
Li Mu alnına bir şaplak attıktan sonra söylendi, ‘’Ha ha, ağzımdan kaçırdım. Klan Başkanı, geçmişi kurcalamasak iyi olur…’’
Başımı öne salladım ve söylendim, ‘’Qing Qian ve Matcha, Zhan Long formasyonunun etrafında neler olduğunu dikkatle izleyin. [Uçan Ejderhalar], [Binlerce Cenaze] ya da [Kahramanın Heybeti: Birinci Grup] gibi düşman klanlar bize 500 metre yaklaşırsa, hemen onları öldürmek için elit takımlar yollayacaksınız. Zhan Long PK yapmayacak olsa da, öyle boş boş da oturacak değil!’’
Qing Qian ve Matcha gülümseyerek onayladı.
……
“Ji Ya…..”
Dört Soylu’nun Şehri’ndeki batı kapısı açılıyordu. O esnada, kızıl zırhlara ve uzun çekiçlere sahip yaratık formasyonunu görebiliyordum. Yedinci dalganın yaratıkları, Demir Çekiç Taşıyanlar’dı. Çok geçmeden Li Mu yaratıkların puanlarını grupla paylaştı---
[Demir Çekiç Taşıyan] (Yıldırım Yaratık)
Seviye: 91
Saldırı: 2900-3950
Defans: 3100
Can: 150000
Yetenekler: [Kuvvet] [Alevli Dövüş Ruhu] [Çekiç Parçalama]
Açıklama: Savaşan Devletler Çağı’ndan gelen savaşçılar, bu Demir Çekiç Taşıyan askerler Qin Krallığı’nın buzlu tepelerindeki genç adamlardır. Büyük bir güçle doğdukları için küçük yaştan beri yaratıklarla dövüşmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Qin’in Dük Xiao’su savaştığı onca mücadeleyi kazanmasını bu askerlere borçludur. Shang Yang’ın taktiğini kullanarak, tarla sistematiğini bozmuş ve dağlara açılan yollar yapmıştır. Bu yolları kullanarak muazzam güce sahip savaşçıları bulan Dük, on bin kişilik korkusuz ve demir çekiç kullanan bir ordu kurmuştur. Dünyayı domine eden bu ordu, yıllar sonra cehennemden tekrar çıkmaktadır.
………..
Bai Qi titriyordu, ‘’Vay arkadaş, Yıldırım Yaratıklar mı? Saldırıları neredeyse 4000. Üstüne bir de Yıldırım Yaratık ekstrasınıeklersek, asıl saldırıları 10,000’den fazla demektir!’’
Gülümsemeden edememiştim, ‘’O kadar da değil yahu.’’
Bai Qi şaşırmıştı, ‘’Neden ki patron?’’
Göğsümü kabartıp açıkladım, ‘’Şu anda 4000 defansım var, ve ekipmandan gelen %46, [Yıldırım ve Şimşek Ejderhası’nın Islığı]’nden gelen %40, [Qi Duvarı]’ndan gelen %180, ve son olarak da Şehir Savaş Çanı’ndan gelen %10’u da sayarsak, toplam sayı 15,000 oluyor. Lakin, kurallara göre, eğer saldırı defansın altındaysa, verilen hasar sadece 500 civarında olacaktır. Bakalım, şu yaratıklar bana kaç vuracak…’’
‘’Peki…’’
Doğrulup yürümeye başladım. Demir Çekiş Taşıyan askerler bana doğru geliyordu. En önce duranı çekicini kaldırarak bana saldırdı. [Çekiç Parçalama] adlı saldırı omzuma saplanmış ve bana 897 hasar vermişti. Beklendiği gibi, Yıldırım Yaratık ekstrası temel puanları 3 kat artırıyordu!
Bir başka yaratığın saldırısına maruz kalan Bai Qi de 1900 civarı hasar almıştı. Hafiften şaşkına dönen adam, baltasını sallamaya koyuldu ve %15’lik can çalmasına bel bağlayarak canını doldurmaya odaklandı. Kurt, Li Mu, Matcha ve Qing Qian hemen arkamızdaydı. Bu Demir Çekiç Taşıyanlar’ın puanları epeyi yüksekti, eğer ana gücümüz mücadeleye atılmazsa, o zaman zayıf oyuncularımız kesinkes kayıp verecekti.
Mesafede, ufak klanların çoktan ciddi hasar almaya başladığını görmüştüm. 2500’den az temel defansa sahip olan herkes, bu yaratıklardan saldırı başına 3000 hasar alıyordu, ve olur da yaratık kritik atarsa, o zaman tek yiyorlardı. Acı dolu çığlıklar etrafımızdan yükseliyordu, ve kaşla göz arasında birkaç yüz insan yerle bir olmuştu.
‘’Okçular, [Delen Ok]’ları kaldırın, ön saflara yardım edeceğiz!’’ Dans Eden Orman talimat verdi.
Binlerce Güneş asasını kaldırıp, yaratıkları katleden en büyük desteğimiz haline geliyordu. Ön saflara düşen [Tedavi] ışıklarının sağanak yağmurdan farkı yoktu; lakin, bütün bunlara rağmen Zhan Long kayıp veriyordu, ve 3 dakika içinde birkaç düzine adam kaybetmiştik. Yapacak bir şey yoktu. Yaratıklar size ciddi bir kritik attığında, ister ben, ister Li Mu olsun epeyi hasar alıyorduk.
Sanki yerdeki yaratık sayısı yeterli değilmiş gibi, surda da yaratıklar belirmişti. Her 20 metrede bir şehirden kuleler yükseliyor, ve kulelerde de yeşil cübbeli adamlar duruyordu. Ellerinde bambu kağıtları tutan adamlar garip bir dilde söylenmeye başladı. Ardından, bu sözlerin etkisiyle ortaya çıkan ışık hüzmeleri Demir Çekiş Taşıyan askerlerin vücutlarına inmeye başlamıştı.
Ding!
Savaş Notu: Lütfen dikkat, strateji ustaları [Savaş İlhamı]’nı kullandıkları için, 100 metre menzildeki dostlarına %20 saldırı puanı verdiler. Demir Çekiş Taşıyan askerlerin moralleri yüksek!
……
‘’Siktir…’’
Kılıç omzumda, gülümsedim, ‘’İşler boka sarıyor. Millet, daha fazla ileriye gitmiyoruz, burayı savunacağız! Ufak Dans, [Meteor Oku] kullanarak şu duvardaki stratejistleri öldür!’’
Dans Eden Orman başını iki yana salladı, ‘’Ulaşamıyorum, çok yukarıdalar!’’
‘’Boşver o zaman. Yerlerinizi koruyun!’’
‘’Tamam!’’
Çok geçmeden savaş karışmıştı. [Savaş İlhamı]’yla gaza gelen Demir Çekiç Taşıyan askerler daha da vahşi saldırılarla Zhan Long formasyonuna atılıyordu. 50 metre geriye çekilmek zorunda kalmıştık. Böylece, duvardaki stratejistlerle askerlerin arasındaki menzil açılıyordu.
…….
‘’Yedinci dalganın Bossu, acaba nerede çıkacak…’’ Qing Qiang umut dolu gözleriyle söylendi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao 3 tılsım alsaydı, ne güzel olurdu…’’
Geriye atıldım, ‘’Oof, şu an bir şey olsun istemiyorum. İki tılsım yeterli, ve daha büyük klanların tam güçleri duruyor. Eğer 3 tılsım alırsam, birilerinin hedefi olacağıma şüphe yok. Tabii Zhan Long 100,000 adama sahip olsaydı endişelenmeme gerek kalmazdı; ancak şu anda 10,000’den fazla adamımız var, akıllı olmak lazım…’’
Qing Qian sırıttı, ‘’Yoo, Büyük Kardeş Xiao Yao’muz tek başına 10,000 adama kafa tutabilir. Üstünde 10 tılsım bile olsa, [Efsane]’nin 50,000 adamına bile karşı koyabilirdin. Yani en azından ben öyle düşünüyorum…’’
Suratım yemyeşil kesildi, ‘’Biraz fazla atmıyor musun? Sadece Fang Ge Que’yle kapışmak bile yeterince zorken, bir de 50,000 adam…’’
…….
O esnada, Matcha kanatlarıyla yere indi ve bana baktı, ‘’Patron, dur bir saniye. Zhan Long’un güneyinde hareket var!’’
‘’Ne hareketi!’’
‘’[Tanrılar’ın Vadisi]! Lu Dong Bin 7000 adamıyla güneyimizdeki ufak klanlara ve oyunculara saldırıyor. Eski dostların, tanrı vari demirciler --- Saray Fermanı ve Saray Ruhu’nun ‘Epik’ adlı klanı da saldırı altında. Bizden 200 metre uzaktalar ve söylediğin koşulları sağlıyorlar. Ne yapıyoruz, saldıracak mıyız?’’
Ejderin Sakladığı Kılıç’ı çıkarıp gülümsedim, ‘’Fox, İkinci Grup’la bu formasyonu tutacaksın. Ana klandan 5000 oyuncuyu toplayın, benimle birlikte kuzeyden [Tanrıların Vadisi]’ne saldıracaksınız. Li Mu, Cesur Yürek Grubu’ndan 5000 kişiyi alıp batıdan çevir. Wang Jian birinci grup, üçüncü grup ve dördüncü grupla 100 metre batıdan sağ arkalarını çevireceksin. Bu sefer saldırdığımızda, herifleri katledeceğiz!’’
[] [] []
Magnec