Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

288. Bölüm Ejder Şövalyesi – Pei Lin

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 ‘’Başımız belada mı yani…’’

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı sımsıkı kavradıktan sonra kükredim: ‘’Yerlerinizi koruyun! Savunma formasyonu oluşturacağız! Okçular [Delen Ok]’ları hazırlayın! Kartal Şövalyeleri’ni sersemletip, işlerini bitireceğiz! Herkes dikkat etsin ve yaratıklardan tek yememeye çalışsın!’’

 ‘’Jie Jie…’’

(Çn: Yaratıkların sesi…)

 Birbiri ardına gökyüzüne saçılan kuş çığlıklarına, inişe geçen ilk Kartal Şövalyesi eşlik ediyordu. Yaratık mızrağını savurduğu gibi yerdeki şövalyelerden birinin göğsünü delip geçmişti! Herifin başından fırlayan büyük hasar sayısını geçtim, adam bir de mızrak tarafından havaya kaldırılmıştı! Siktir, bu nasıl bir güç böyle!

 Wang Jian zıplayarak kılıcını savurdu ve ‘bang!’ Kartal Şövalyesi ve havaya kaldırılan diğer şövalye yere düştü. Yaşlı K ve diğerleri çabucak ileriye atılıp yaratığı öldürmeye koyulmuşlardı.

 Aynı esnada, Kartal Şövalyeleri sürü halinde bizlere saldırmaya başlamıştı; oracıkta, 30 saniyelik bir süre zarfında 20 adamımızı kaybetmiştik!

 

 Yaratıklar 74.seviyede olduğundan, aramızdaki seviye farkı da 7’ydi. Bu yüzden puanlarını ve özelliklerini okuyamıyordum. Tek bildiğim şey bu yaratıkların akılalmaz bir saldırı puanına sahip oldukları ve kendilerini korumak için garip bir kalkan yaratabildikleriydi.

…………

 “Shashasha”

 Dans Eden Orman Gezgin Yayı’nı kaldırıp, geriye doğru uçmaya başladı. Nişan alan genç kadın [Delen Ok]’unu fırlatır fırlatmaz Kartal Şövalyeleri’nden biri yere yığılmıştı, Dans Eden Orman bir an için bile beklemeden tekrar yayını kaldırmış ve bu sefer [Meteor Oku]’nu aktif etmişti. Adeta yıldızdan bir nehir gibi gece karanlığını delip geçen ok, yüz metre ilerleyerek birkaç düzine Kartal Şövalyesi’ne hasar vermişti.  Ayrıca hasar alan yaratıklar da kartallardan düşüyorlardı…

 Demek böyleymiş…

 Çabucak İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırıp, gökyüzüne nişan aldıktan sonra [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni kullanarak bir grup yaratığı daha yere çaldım. Ardından, hemen [Virane Diyar]’ı kullanarak yaratıkların hepsine sağlam birer hasar vermiştim. O tek saldırım toplamda 12,144 hasar vermişti ve 74.seviye yaratıkların %50 canlarını aldığım için millet şoke olmuştu. Daha önce böyle bir şeyi ne gören ne de duyan vardı!

 ‘’Patron gerçek misin…’’ Matcha gülümsedi.

 Yue Qing Qian hançerini kaldırıp Kartal Şövalyeleri’nden birini sersemlettikten sonra gülümseyerek işaret etti: ‘’Böyle gidersek fazla oyuncu kaybedeceğiz. Eğer şövalyeler ve rahipler geniş bir daire formasyonu oluştururlarsa, merkeze giren yaratıkları beraber öldürüp olası kayıplardan kaçınabiliriz.’’

 Başımı öne salladım: ‘’Tamamdır, Yue Qing Qian’ın dediği gibi yapalım!’’

  Çok geçmeden Zhan Long’un 200 ağır zırh sınıfı geniş bir daire oluşturmuştu; görüntü adeta bir boks ringine benziyordu. Dairenin içinde duran uzun mesafe ve yakın mesafe oyuncuları durmaksızın yaratıklara saldırıyordu. Şifacılar sınır bölgelerde durduklarından sıkıntı yaşamadan şifalarını yapabiliyorlardı.

  Tabii bu durum, Yue Qing Qian’ın yaşına rağmen oyun konusunda ne kadar bilgili olduğunu da gösteren bir durumdu. Demir kalkan defans planı sayesinde [Zhan Long] kuzey kapısını savunmaya başarıyordu; lakin aynı şey diğer tarafımızda duran [Uçan Ejderhalar] için geçerli değildi. Vahşi Kaplan, Siyah Kaplumbağa ve diğerleri sürekli geri çekiliyordu; geriye bir tek Sarhoş Mızrak kalmıştı; ancak o da adeta hareket ettirilemeyen, heybetli bir dağ gibi savaşıyordu!
 “Bang!”

 [Taş Delen Kesik]’i aktif eden Sarhoş Mızrak bir grup yaratığı geriye savurduktan sonra [Gökyüzü’nün Kalkan Duvarı]’nı aktif etti. Çok geçmeden ‘ding ding dang dang’ dört yaratık mızraklarıyla herifin kalkanına atılmıştı. Hemen kolunu büken Sarhoş Mızrak birkaçını yere çaldıktan sonra mızrağını kaldırıp, içlerinden birini tek bir hamlede öldürmüş ve hemen ardından [Yeraltı Gayzerleri]’ni aktif etmişti. Birbiri ardına kullandığı bu zincir saldırılar defansa, defans da saldırıya dönüşüyordu; oracıkta herifin yaptığı hamleleri izlemek, bakir doğada akan bir nehri izlemekten farksızdı.

 ‘’Klan Başkanı!’’

 Sarhoş Mızrak kükredi: ‘’Çabuk iki takım kurun da arkamı kollamaya başlayın; ardından Zhan Long gibi yavaş yavaş daire oluşturacağız. Hayatta kalanları korumamız lazım. Büyücüler, öyle kafanıza göre saldırmayın. Klan Başkanı bir hedef belirlediğinde hepiniz ona saldıracaksınız! Birer birer öldüreceğiz bu yaratıkları. Zaten karşımızda fazla yaratık yok; eğer yerimizi koruyabilirsek bu işi de bitirebiliriz!’’

 Yükselen Ejderha başını öne salladıktan sonra [Uçan Ejderhalar] çabucak [Zhan Long]’u taklit ederek bize benzer bir demir kalkan duvarı oluşturmaya başlamıştı.. Ne yazık ki, adamların yalnızca 200 oyuncusu kalmıştı. Başlarda o heybeti ve kadim görünen, 7000 oyuncusuyla yüreklere korku salan [Uçan Ejderhalar]’dan geriye birkaç insan kalması gerçekten inanılması güç bir durumdu. Burada, [Eskilerin Şehri] etkinliğinde oyunculara büyük fırsatlar sunuluyordu; ancak bu fırsatları almak istiyorsanız bunun için gerekli güce sahip olmanız gerekiyordu!

………

 ‘’Hassiktir…’’ Li Mu mesafeye bakarak söylendi: ‘’[Uçan Ejderhalar]’ın Sarhoş Mızrak gibi bir yeteneğe sahip olması gerçekten bana mantıklı gelmiyor. Herif sakin olmasına rağmen aynı zamanda cesaretli de…Böyle özelliklere sahip insanlarla öyle her gün karşılaşamazsın; üstelik Doğa’nın Şövalyesi savunma ve saldırı kabiliyetlerine sahip gizli bir sınıf. Ba Huang’da bile buna benzer bir insan yok. İnsanlar Cang Cheng’in Ba Huang’ın bir numaralı şövalyesi olduğunu söylüyorlar; lakin Sarhoş Mızrak’a ne zaman baksam, onun Cang Cheng’den çok daha üstün olduğunu görebiliyorum!’’

 Başımı öne salladım: ‘’Aynen öyle. Sarhoş Mızrak savaş taktikleri ve takım oyunu konusunda Wang Ze Cheng’i havada karada sollayabilecek bir insan; buna şüphe yok. Lakin, Sarhoş Mızrak Siyah Kaplumbağa’nın kuzeni olduğu için elden bir şey gelmiyor. Nihayetinde kanın sudan daha kalın olduğunu kabul etmekten başka çaremiz yok. Şans bu ki, Sarhoş Mızrak öyle diğerleri gibi Zhan Long’a karşı nefret besleyen bir adam değil; belki de gelecekte, omuz omuza aynı düşmana karşı savaşabiliriz.’’

 ‘’Aynen!’’

 

……

 Zaman çabucak akıp geçiyordu. Zhan Long’un daire formasyonu adeta bir mıktanıs gibi dört bir yandan Kartal Şövalyeleri’ni çekiyor ve yaratıkları birer birer öldürüyordu. Her ne kadar kayıplarımız ağır olsa da, kazandığımız Tpler bu açığı kapatıyordu. Üstelik, yaratıklardan Altın Ekipman ve Ruh Taşları bile düşme olasılığı yüksekti.

 Ruh Taşları zırhları ve silahları geliştirmek için kullanılan taşlardı. Şu an için sunucudaki en yüksek silah +7’yle İmparator Qin’in Kılıcı’ydı. Kılıcı +7’ye bastıktan sonra toplam özellikleri %35 artmıştı. Tabii bu bariz bir sorunu ortaya çıkarıyordu; zira Jian Feng Han, Wang Zhe Cheng ve Savaşçı Yan Zhao gibi zengin adamların sahip olduğu ekipmanlar en azından +5’ti. Yani diğer bir deyişle, dışarıdan diğerleriyle benzer ekipmanlar takıyormuş gibi görünseler de, diğerlerine kıyasla %20’lik bir avantaja sahip olacaklardı.

 [Eskilerin Şehri]’nin kuzey bölümündeki Kartal Şövalyeleri’nin %70’i Zhan Long’un defansif formasyonuna can vermişti ve TP barlarımız durmaksızın artıyordu. Bu mücadelenin ardından Ba Huang Şehri’nin durumu ve sıralaması tamamen değişecekti; sonuçta en fazla bossu öldüren insan en yüksek seviyeyi elde edecekti. Şu an için Ba Huang Şehri’nin ilk numarası için ben, Jian Feng Han, Simple ve Savaşçı Yan Zhao mücadele ediyorduk.

……….

  9.yaratık dalgası başlayalı çoktan 50 dakika olmuştu ve [Eskilerin Şehri]’nin kuzey bölümünde yalnızca birkaç tane Kartal Şövalyesi kalmıştı. Yaratıkların çoğunu öldürmüş olsak da bölgedeki oyuncu sayısında da ciddi bir azalma olduğu açıktı. Kuzey Kapısı’ndaki toplam oyuncu sayısı 50,000’den azdı ve savaş başından beri tutulan sistem istatistiğine bakınca şoke oluyordunuz---

 Mücadelede Ölen Oyuncu Sayısı: 1,242,773

 Kalan Oyuncu Sayısı: 175,997

……

 ‘’Görünüşe göre herkes çok çekmiş…’’ Li Mu sayılara bakarken gülümsüyordu: ‘’[Eskilerin Şehri]’nde yalnızca 170,000 civarı oyuncu kalmış. [Öncü]’nün kaç oyuncusu kaldı bilmiyorum; ancak Jian Feng Han 8000 adamım var diye artistlik yapmıyor muydu? Kaç adamı kaldı acaba…’’

 Yue Qing Qian gülümsedi: ‘’Hemen bakayım…’’

 ‘’Bak bakalım!’’

  İki dakika içinde Yue Qing Qian gülümsemeye başlamıştı: ‘’Sonuçlar geldi: [Öncü]’nün şu anda 2200 oyuncusu var, [Prag] 1700, [Kahramanın Öfkesi] 500, [Uçan Ejderhalar] 174, [Kan Kontratı] 71, [Karanlık Saray] 114, [Toplu Cenaze] ve [Savaş Rüzgarları]’nın toplamda 56 oyuncusu kalmış. Son olarak da, hayatta kalmayı başaran son klan olan Zhan Long’umuzun 600+ oyuncusu var…’’

 Li Mu gülümsemeden edememişti: ’’O zaman genel bağlamda, şehrin etrafını kuşatan 170,000 oyuncudan çoğunun tek takılan ya da ufak gruplarda oynayan tipler olduğunu söyleyebiliriz. Endişelenmeye başlıyorum arkadaş; bu insanlar 10.dalgayı geçebilecekler mi acaba? Üstelik…daha 9.dalganın Bossu bile çıkmadı…’’

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı kavrayarak mesafeye bakıp, gülümsedim: ‘’Şu an için…9.dalganın bossunu bekliyoruz. Umarım bizim tarafta çıkar…’’

 ‘’Sen iste yeter ki patron…’’

 Matcha mızrağını alıp gökyüzüne fırladı. Gülümseyerek söylendiğinde şaşırmıştım: ‘’9.dalganın Bossu tam bize doğru geliyor…’’

 “Oh?”

 Herkes başını kaldırıp, gökyüzünde uçan, renkli bir objeyi fark etmişti. Aslında buna bir obje dememin sebebi yaratığı tam olarak göremememdi; lakin çok geçmeden yaratığın aslen kızıl pullarla kaplı bir ejderha olduğunu görmüştüm. Kan kırmızısı zırhlara bürünmüş gururlu ve heybetli bir adam ejder mızrağıyla yaratığın sırtından kükrüyordu: ‘’Akılsızlar, [Eskilerin Şehri]’ne ne cürretle adım atmaya çalışıyorsunuz! Gelin bakalım, bendeniz, Ejder Şövalyesi Pei Lin, size katliam ne demekmiş göstereyim!’’

 ‘’Siktir…’’

 Li Mu başını kaldırıp, söylendi: ‘’Bu dingil öyle kolay kolay başa çıkabileceğimiz biri gibi görünmüyor, dikkatli olun!’’

 İleri atılıp, bossun özelliklerine bakayım dedim; lakin yalnızca belli başlı özelliklerini görebilmiştim zira aramızdaki seviye farkı fazlaydı---

【Ejder Şövalyesi – Peilin】(İmparator Boss)
Seviye: 74
Saldırı: ???
Defans: ???
Can: ???
Yetenekler: 【Dönen Ejder Mızrağı】【Gümüş Ejder Saldırısı】【Alev Ejderhası’nın Ani Hücumu】

Açıklama: Ejder Şövalyesi Pei Lin, aslen kadim zamanlarda yaşamış olan bir Ejderha Şövalyesi’dir. Pei Lin akılalmaz bir öngörüye ve tecrübeye sahiptir; öyle ki, ejderhalarla bile iletişim kurabilir. Ejderha Tanrısı’nın dışında her ejderhaya binebilir ve böylece ejderhalara en yakın adam olarak görülmeye başlamıştır. Lakin, arzuladığı güç uğruna karanlık tarafa çekilen adam kendi ejderhasını da cehenneme hizmet etmek için çağırmıştır. Nihayetinde kendisi [Eskilerin Şehri]’nin üst seviyeli koruyucularından biri haline gelmiştir.

………..

Kurt sordu: ‘’Nasıl öldüreceğiz?’’

 Söylendim: ‘’Herkes dağılsın. Matcha ve ben tanklayacağız. Fazla kayıp vermemeye çalışalım. Li Mu, etrafı kollama işi sende. [Öncü]’nün ve [Prag]’ın oyuncuları bossu çalmaya çalışacaklardır, bu yüzden meseleye hazırlıklı olmamız lazım.’’

 Li Mu onayladı: ‘’Tamamdır da sen…böyle bir bossa karşı koyabileceğine emin misin? Herif konuşuyor yahu…’’

  ‘’Oğlum Şeytani Goblin de konuşuyordu ama nihayetinde işini bitirmemiş miydik?’’

 ‘’Doğru dedin bak…’’

……..

‘’Dans Eden Orman!’’ İleriye atılıp, tek başıma açık alanda dikilirken kükredim: ‘’Dans Eden Orman, [Meteor Oku]’nu kullanıp bossu buraya çek ve ben de öldüreyim!’’

 Dans Eden Orman onayladıktan sonra yayını gerip, [Metero Oku]’nu savurarak Alev Ejderhası’na 781 hasar vermişti. Yaratığın ne kadar yüksek bir defansa sahip olduğu anlaşılabiliyordu.

 ‘’Ölmek mi istiyorsun?!’’

 Ejder Şövalyesi Pei Lin ejderhanın boynuzlarını kavrayarak, devasa yaratığı Dans Eden Orman’a doğru sürmeye başlamıştı!

 Fırsattan yararlanarak hemen yerimi ayarladım ve parmaklarımı açarak yeteneğimi aktif ettim----

[Virane Diyar]!

 [] [] []