Ksjsjs binlerce gunes i cok sevdim kiz resmen dalga gecti suikastciletle xnnxsnsn
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
248. Bölüm Kızıl Arazi Pususu
Kızıl Arazi öyle bir bölgeydi ki, arazi adeta kana boyanmış gibi görünüyordu. [Öncü]’nün 6000’den fazla oyuncusu diğer üç klanın 1000 oyuncusuyla mücadele ediyordu.
Hua…
Gece meltemi İlüzon Vari Pelerini’mi dalgalandırmş ve oracıkta koşarken külremiştim: ‘’Şifacıları ve büyücüleri kesip biçiyoruz. Simple’ın koordinatlarını bulan olursa hemen bana söylüyor. İlk önceliğimiz Simple’ı öldürmek; onu öldürebilirsek, [Öncü]’nün moralini yerle bir edebiliriz!’’
Li Mu, Wang Jian ve Dirilen Kılıç benimle ve diğer 1000 oyuncuyla birlikte rakibin uzun mesafe oyuncularına doğru ilerliyordu!
Ay ışığı altında bir grıp okçu rahat rahat muhabbet etmeye tutulmuştu. Uzun çimler ve rüzgarlar sayesinde gizlenebildiğimizden geldiğimizden haberleri bile yoktu. Heriflere yalnızca 100 metre yaklaştığımız esnada okçulardan biri durumu anlamıştı: ‘’Hassiktir! Kaygısız Xiao Yao Zhan Long’la birlikte pusuya gelmişt! Başkan Yardımcısı, arkadan saldırıyorlar!’’
Keng!
Elimi kaldırdığım gibi Buz Yağmuru Kılıcı’Mı çektim ve koşmaya başlar başlamaz bana doğru gelen [Delen Oklar]’ı atlatmaya koyuldum. Şifacılar ve okçuların arasına girdiğimde sarsılmaya başlayan kılıcım [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’nden sebep parlamaya başlamıştı!
Bang!
Kılıcımdan fırlayan ışık hüzmesi 14 kişilik Okçu-Şifacı grubunu yerle bir etmişti. Diğer bir hareketimle Alevli Kaplan Tanrısı’na saldırması için talimat verdim. [Ateş Gücü Hücümu]’yla bir grubu gözüne kestiren yaratığın arkasında 50 metrelik yanık bir arazi oluşmuştu. Durmaya niyeti varmış gibi görünmeyen kaplan [Keskin Kükreme]’yi kullanarak bir çok insanı katletmişti!
Li Mu, Wang Jian ve Dirilen Kılıç yavaş yavaş içeriye dalarken, Yaşlı K manyaklar gibi [Rüzgar Kesiği]’yle milleti doğruyordu. Herif [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullanarak üçüncü resmileştirmesini almış olan bir okçuyu öldürdü. Dong Cheng Lei de Yaşlı K’nın yanında duruyordu ve böyle ikiz dingillerin bir araya geldiğini düşünürsek, ortalığın kan gölüne döndüğünü de rahatça anlayabilirdik. Onların arkasında, Yue Qing Qian ve Yavru Kurt’un liderliğinde ilerleyen süikastçi grubu bulunuyordu. Her ne kadar yalnızca 1000 oyuncumuz olsa da, öldürme kabiliyetimiz rakipten epeyi üstündü!
……………….
Arka tarafları karışmış olsa da [Öncü]’nün ön safları meseleyi gayet iyi kontrol ediyordu; ancak bu sevinçleri fazla uzun sürmeyecekti!
Uzakta, Karanlık Bulutlar baltasını kaldırıp, geniş bir kahkaha patlattı: ‘’Haha, Zhan Long ve Parçalanan Kemikler yardımımıza gelmiş! Kardeşlerim, artık karşı saldırıya kalkma zamanıdır, hadi bakayım!!’’
Kıskaç taktiğiyle hem önden hem arkadan kapladığımız [Öncü]’nün 6000 oyuncuus panık yapmaya başlamıştı. Arkadan giren grubumuz 5 dakika içinde 1000 uzun mesafe oyuncusunu öldürünce bu duruma pek de şaşırmamak gerekiyordu! Şifacılarını kaybeden [Öncü]’nün ölen oyuncularını diriltecek kimsesi kalmamıştı; yani işimiz bittiğinde, arkamızda yalnızca geniş bir ceset yığını bırakmıştık!
‘’Herkes sakin olsun!’’
Kalabalığın orta yerinde duran Simple asasını kaldırıp, kükredi. ‘’Sakin Centilmen, ağır zırhlı grubunun bir kısmını alıp Kaygısız Xiao Yao ve Dirilen Kılıç’ın getirdiği oyuncuları karşıla! Hemen ardından senin için sağlam bir ateşgücü desteği yollayacağım. Kaygısız Xiao Yao’nun yanında fazla adam varmış gibi görünmüyor; toplasan muhtemelen 1000 kişiyi geçmez ve böyle bir grubun ateş gücümüzü kaldırabilmesine imkan yok. Bu formasyonu kullanırsak zafer bizim olacaktır!’’
Sakin Centilmen üçüncü resmileştirmesini alan 60.seviye kılıç ustalarından biriydi ve adam aynı zamanda [Öncü]’nün takım kaptanıydı. Omzundaki kılıç amblemi [Öncü]’nün imzasını gözler önüne seriyordu. Uzun kılıcını havaya kaldırıp kükremişti: ‘’İlk takımdaki ağır zırhlı oyuncular, benimle gelin! Defansın ilk hattını kurup, Zhan Long ve Parçalanan Kemikler’e meydan okuyacağız. Şu gerizekalıları öldürüp, mekanı kana bulayalım!’’
Çok geçmeden sayıları 500’e ulaşan bir grup oyuncu bize saldırmaya başlamıştı. En önde duran birkaç şövalye kalkanlarıyla ilerliyordu. Göz açıp kapayıncaya dek 200 metrelik defansif bir çizik oluşturmuşlar ve arkalarında duran Sakin Centilmen’in talimatlarını dinlemeye koyulmuşlardı: ‘’Okçular ve büyücüler, ateşe hazır olun! 40 metremize geldiklerinde saldırın!’’
……
“Kacha!”
Buz Yağmuru Kılıcı önümde duran Savaşçı’yı yerle bir etmişti. Başımı çevirip, bölgede yalnızca cesetlerin kaldığını gördüm. [Öncü]’nün 1500+ oyuncusu vahşice katledilmiş ve rakip takımın cesetleri araziyi kaplamıştı. Yine de adam kaybeden sadece karşı taraf değildi, biz de en azından 300 kişiyi kaybetmiştik. Şans bu ki yanımzıda getirdiğimiz 50 şifaı ve Sevgili Duck sayesinde oyuncularımız dirilmeye başlamıştı.
Dirilen Kılıç mızrağını kaldırıp, kükredi: ‘’Ağır zırh defansı ve uzun mesafe saldırılarıya bizi kontrol etmeye çalışacaklar. Onlara hazırlanmaları için fazla zaman vermememiz lazım. Klan Başkanı Kaygısız, bir an önce ileri gidip, saldıralım diyorum!’’
Başımı öne salladım. ‘’Yaşlı K, Li Mu, Wang Jian, beraber gideceğiz. Ah Lei, defansı parçalama işin senin!’’
‘’Tamamdır!’’
Grubumuz tereddüt etmeden ileri atldı. [Hız]’ı aktif ederek ufak grubun önünde koşuyordum. Gökyüzünden büyüler ve oklar yağmaya başlamıştı. Ölüm kapımızı çalıyordu!
Hong!
Vücudumu çevreleyen Kızıl Ejderha beni saldırılardan koruyordu. Saldırılara maruz kaldıktan sonra [Tedavi]’yi kullanıp 1050 canımı doldurdum. Heriflerle aramızda 5 metre bile kalmamıştı! Buz Yağmuru Kılıcı’mı hafif arkaya doğrulup, sahip olduğum potansiyel enerjiyi kullanarak kavisli bir şekilde kalkan formasyonunu yarmayı başardım.
“Ah ah ah…”
Üç şövalye gücüme dayanamayarak geriye yıkılmıştı. Heriflerin dengelerini sağlamalarına izin vermeden vücudumu eğdim ve…[Atik Kılıç]’ı aktif ettim!
‘’Huacha!’’
Oyuncu grubunuz delip geçtikten sonra ağır zırh sınıflarına sağlam hasarlar vermiştim. Başımı çevirip, [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni kullandığımda birkaç süikastçi saldırıma can vermişti. Aynı esnada Alevli Kaplan Tanrısı da [Ateş Gücü Hücumu], [Keskin Kükreme] ve [Alev Pençesi]’ni ardı ardna kullanıyor, etrafa dehşet saçıyordu.
Diğer bir taraftan, Li Mu, Wang Jian ve Dirilen Kılıç üçlüsü yeteneklerini kullanarak defansı bombardımana tutuyorlardı. Kılıç ustaları bombardımanın ardından hemen ileri atılmış ve üç kılıç ustası rakibin defansını yarmayı başarmıştı. Dong Cheng Lei ve Yaşlı K’nın sürekli saldırıları sayesinde heriflerin ilk defans hatları yerle bır olmuştu!
‘’Siktir…’’
Sakin Centilmen’in kaşları çatıldı: ‘’Nasıl o kadar çabuk öldüler!? Hay böyle işin ben, okçular Yaşlı K’ya odaklanın, herif resmen bizimkileri biçiyor!’’
Sakin Centilmen’in ayak oyunu fena sayılmazdı. Çevikliğin kullanarak havaya atılmış ve kılcııyla birlikte Yaşlı K’ya bir hamle savurmuştu. Kılıç ucunda beliren altı altıgen birer birer Yaşlı K’nın omzuna saplanmay abaşlamıştı!
723!
747!
698!
721!
Yaşlı K bu sefer ondan bekelenin üstünde bir zeka sergilemişti. Saldırı arasında zar zor da olsa can iksiri içebildiği için hayatta kalmıştı. Eğer Sakin Centilmen’in arkasında duran okçular onu vurmaya kalkarsa…işte o zaman sıkıntı yaşayacağımız kesindi!
‘’Büyük Kardeş Yaşlı K!’’
Dong Cheng Lei öfke dolu bir kükreme savurdu. Baltasını kaldırdığı gibi ileri atılıp, Yaşlı K’yı korumaya koyuldu. Titreyen kollarıyla [Mutlak Sıfır Megrez Duvarı]’nı aktif etmiş ve hemen ardıdan baltasıyla Sakin Centilmen’in kılıcını kaldırmıştı. Beklendiği gibi Sakin Centilmen’in Cang Lei’nin tanrı vergisi gücüne karşı koyması mümkün olmamıştı. Herif bir uçurtma edasıyla göklere fırlayıp, yere çakıldığında Yue Qing Qian [Kanama]’yı aktif ederek ona saldırmıştı!
“Xi!”
Bir çift beyaz, zarif kol havaya kalktığında, Yue Qing Qian’ın ortada buluşan hançerleri [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etmişti!
1987!
[Kanama]’ya da maruz kalan Sakin Centilmen oracıkta hayatını yitirmiş ve ölmeden önce birkaç talimat vermişti: ‘’Yue Qing Qian’a saldırın. Zhan Long’un Başkan Yardımcısı’nı öldürün!’’
Ne yazık ki Yue Qing Qian herifin düşündüğü kadar aklılsız değil tam aksine gayet zeki bir kızdı. Kollarını savurduğu gibi [Tanrı’nın Dansı]’nı aktif eden genç kadının saldırı savuşturma oranı da zirveye fırlamıştı. Ayrıca [Mutlak Adım]’ı da kullandığı için oracıkta bir rüzgar edasıyla hareket ediyordu. Çok geçmeden Zhan Long’un içine geri çekilmiş ve rakibe saldırı şansı bile tanımamıştı.
……
Gökyüzünü kaplayan büyülerin ve okların sonu varmış gibi görünmüyordu. [Öncü]’nün çok sayıda olan oyuncuları nihayet ortaya çıkmıştı. Zhan Long ve Parçalanan Kemikler’den bir çok insan hayatını kaybediyordu; lakin şifacılar tarafından diriltilmeye devam ediyorlardı. Çoğu çoktan 2-3 kez dirilmişti. Sırf bu savaş için herkes varını yoğunu ortaya koyuyordu!
“Wu…wuuu…”
Kalkanını kaldırarak okları karşılayan Matcha adım adım ilerliyordu. Kutsal Gölge Kalkanı’nın dolma süresi bittiğinde ön saflarda ayakta kalan son insan olmayı başarmıştı. Tabii, mekanda bir de evcil hayvanım olan Alevli Kaplan Tanrısı bulunuyordu; zira yaratığın canı çok yüksekti! Rahat rahat rakip grubun içinde dolaşıyor ve canı azaldığınad [Kan Emici Darbe]’yi kullanarak canını toparlıyordu. Yaratığın akılalmaz hızına yetişemeyen okçular ve büyücüler birbiri ardına hayatını kaybetmeye başlayınca, rakiple aramızdaki sayı farkı da azalmaya başlamıştı!
Ön saflarda, üçüncü resmileştirmesini almış olan 7 kılıç ustamız rakip defansı sürekli delip geçiyordu. İleri atılıp, Matcha’nın önüne indim. [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ne kaplanımın [Keskin Kükreme]’si eklenin bir sürü okçu ve büyücü yere yığılmıştı. Bu esnada Yue Wei Liang, Yue Qing Qian ve Yavru Kurt süikastçilerle birlikte rakibin hatlarını baskılamaya devam ediyordu. Çoktan Zhan Long’un uzun mesafe oyuncuları bölgeye ulaşmıştı. Binlerce Güneş durmaksızın büyülerini savuruyor ve ortalığın tozunu dumanına katıyordu.
Aniden, Dong Cheng Yue’yi hatırladım. Eğer öyle akıalmaz bir büyücü yanımızda olsaydı, [Yıldırım Parmağı] ve [Magma Mızrağı] saldırıları sayesinde [Öncü]’yü kesinkes ağlatırdı…
……
‘’Dikkatli olun! Süikastçileriyle büyücülerimizi avlamaya çalışacaklar!’’ Yue Qing Qian kükredi.
Sesi duyulur duyulmaz Binlerce Güneş’in arkasında iki süikastçi belirmişti; lakin şans bu ki Binlerce Güneş’in tepki süresi hızlı olduğundan kadın hemen [Boyut Zıplaması]’nı kullanarak kaçmıştı. Tabii kaçmakla kalmayıp, [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu kullanarak ona saldıran 2 süikastçiyi gebermişti!
Gözlerimi kısarak mesafeye baktım. Simple bana yakşalık 100 metre uzaktaydı!
“Kacha!”
Okçunun omzuna saldıran Li Mu kılıcını kaldırdı: ‘’Evet, Simple’a saldıralım mı?’’
Başımı öne salladım: ‘’Evet! Millet, ileriye. Simple’la aramızdaki mesafeyi 40 metreye indireceğiz! Eğer kaplanımla birlikte kadına odaklanabilirsem onun işini bitirebilirim!’’
Yue Qing Qian yavaşça görünmezlik moduna geçti: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, peşinden geliyorum!’’
‘’Güzel!’’
……
Ba Huang’ın bir numaralı büyücüsü ve genel sıralamada üçüncüsü olan Simple bizim için en büyük tehditti!
‘’Hua!’’
[Hız]’ı aktif eder etmez ileri atıldım. Bir kez daha tam gaz koşuyordum. Aynı esnada Alevli Kaplan Tanrısı’na talimatı verince yaratık Simple’a doğru [Ateş Gücü Hücumu]’nu kullanarak atılmıştı!
Hou!
[Alev Pençesi] Simple’ın omzuna ulaşmak üzereydi!
‘’Ah!?’’
Simple durumu hemen görmüş ve [Boyutsal Zıplama]’yı aktif etmişti!
Magnec