Kim bu sarhos mizrak cok merak edityorum mizrak da almis zaten fffbxfhdybdeub
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
176. Bölüm Uçan Ejderhalar'ın Hamlesi
‘’İmparator seviye deri zırh mı?’’ Şaşkın gözlerimle ona bakıyordum: ‘’Wan Er, cidden İmparator ekipman mı?’’
‘’Evet!’’
Wan Er ekipman detaylarını bizimle paylaştı ve söylediği gibi gerçekten de 58.seviye imparator ekipman olan bir deri zırh elde etmişti. Böyle bir ekipmanı taktığı taktirde, defansının akılalmaz bir artış yaşayacağına şüphe yoktu. Bunun üstüne bir de Ay Elfleri’ne özel demir şemsiyeyi katınca, muhtemelen defansı aynı seviyedeki ağır zırh oyuncularını yakalayacaktı.
‘’Kurt, Matcha, size ne geldi?’’ diye sordum.
Kurt söylendi: ‘’52.seviye mor hançer! Artık iki elimde de mor hançerler var, hehe!’’
Matcha: ‘’Seviyem düşük olduğu için 48.seviye mor botları aldım. Verdiği puanlar fena değil ve senin Şafak Botları’ndan pek de zayıf sayılmaz patron…’’
Yaşlı K hemen araya girmişti: ‘’Direkt olarak kullanabileceğim ve acayip güç veren bir yüzük geldi bana! 52 olduğuma göre, 2 seviye daha kasarsam Perili İkiz Savaş Baltası’nı takabileceğim. Baltayı taktığım zaman direkt olarak ön saflara dalabileceğime şüphem yok!’’
Başımı öne doğru salladım: ‘Fena değil!’’
Bizim dışımızda, Sevgili Duck ve Dong Cheng Yue mor ekipmanlar almıştı. Onların yanında Fox, biraz daha şanslı olduğundan saldırı puanını %11 artıran 51.seviye İmparator Ekipman bir kolye elde etmişti! Kısaca söylemek gerekirse, Beş Barbar’ın Çorak Mezarı’na yaptığımız yolculuk gücümüzü oldukça artırmıştı. Hatta turnayı gözünden vurduğumuzu söyleyebilirim; özellikle de imparator ekipman elde edenlerden bahsediyorum tabii! İmparator ekipman dediğimiz şey öyle altın ya da gümüş ekipmanlara benzemiyordu. Yani zaman geçtikçe değeri fazla düşmeyecekti ve ileride sattığımız zaman acayip bir para kazanacağımıza şüphe yoktu.
……
Gülümsedim ve Kızıl Ejder Yüzüğü’ne bir bakış attım. Ekstra özelliği gören takım oyuncuları şok olmadan edememişti. Tabii onları suçlamanın bir manası yoktu; zira yüzüğe özel bir yetenek olan [Kızıl Ejder’in Kalkanı] 7 saniye boyunca defansımı artırıyor ve 40 öfke puanı yiyordu. Her oyuncunun en fazla 100 öfke puanı olduğundan, bu yeteneği ardı ardına iki kez kullanabilecektim.
‘’[Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı denemek istiyor musun?’’ diye sordu Wan Er.
Başımı öne doğru salladım: ‘’Gönder gelsin!’’
Pa!
Wan Er’le hemen aramızda kızıl bir bayrak belirmişti. Kalkanı aktif etmeden önce elimi havaya savurarak Wan Er’e seslendim: ‘’Gel bakalım Wan Er, normal bir saldırı yap hadi!’’
‘’Tamam!’’
Wan Er hafifçe ilerlemeye koyulmuş ve Kızıl Hançer’ini çekmişti. Nebula Zırhı’ma yaptığı saldırının ardından ortaya bir hasar sayısı fırlamıştı---
914!
İçten içe şaşırmıştım. Hassiktir, Wan Er’in o kadar fazla saldırı puanı mı var yani? 1645 defansım resmen hiçbir işe yaramamış ve kadın beni kağıt parçası gibi doğramıştı. Eğer normal saldırı değil de bir yetenek kullansaydı muhtemelen iki vuruşta öteki dünyayı boylardım.
‘’Kalkanı aktif et bakalım!’’ Wan Er söylendi.
Başımı öne doğru salladıktan sonra yüzüğün yeteneğini, [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’ı aktif ettim!
HONG!
Bir ejder kükreyişi etrafa yayılmış ve hemen kızıl bir ışık hüzmesi vücudumu kaplamıştı. Kızıl ışık hüzmesi çok geçmeden bir ejderha figürüne bürünmüş ve vücudumu baştan aşağıya sarmalamıştı!
‘’Hadi bakalım!’’
Wan Er bana iki kez saldırdı!
317!
289!
……
Dong Cheng Yue’nin ufak ağzı sonuna kadar açılmıştı: ‘’Woah, [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’ı o kadar defans veriyor ki Wan Er bile doğru düzgün hasar veremedi. Oklar ve mermilerin sende işe yarayacağını bile düşünmüyorum!’’
Başımı öne salladıktan sonra ikimiz de düelloyu bitirmiştik. Gülümseyerek söylendim: ‘’Bu yüzük manyakmış! İleride, takım savaşlarına girdiğimizde [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’ı aktif ederek, ön saflara dalabilirim. Beni kolay kolay öldüremeyecekleri için takımım ileri atılarak, safları temizleyebilir. Bu taktik kesinlikle düşmanlarımızın başını ağrıtacak biro lay!’’
Wan Er gülümsedi: ‘’Tamam tamam, yeter artistlik yaptığın. Saat geç oldu. Dong Cheng’le oyundan çıkıp, duş aldıktan sonra dinlenmeyi düşünüyoruz. Sonra yemek yer miyiz?’’
‘’Evet. Görev bitmiştir millet, hepinize verdiğiniz emeklerden dolayı teşekkür ederim!’’
Yuzi Chengshuo başıyla onayladı: ‘’Tamamdır, o zaman ben Fan Shu’ya geri dönüyorum. Görüşürüz!’’
Herkes vedalaşmış ve oyundan çıkmaya koyulmuştu.
……
Ran Min dirildikten sonra [Ejderha Şehri]’nin tepesine yerleşip, orada pratik yapmaya başlamıştı. Luo Lin Ran Min’i ikna etmekle iyi bir iş çıkarmıştı; zira bu sayede şehrin güvenliği artırmayı başarmıştı. Bu zor zamanlarda, sürekli savaşların yaşandığı bir çağda hem işe hem de savaşa koşmak insanlar için bir hayli zor oluyordu. Özellikle de Ejderha Şehri fazla popüler bir şehir olmadığından insan gücü bakımından da pek kuvvetli sayılmazdı. Ran Min’in katılımıyla bu problemi çözmüş sayılabilirlerdi.
Shua!
Ba Huang’a döndükten sonra envanterime bakıp, müzayede binasının yolunu tutmuştum. 53.seviye mor ekipman olan Nihai Ruh Mızrağı şu an için en güçlü mızrak olduğundan, iyi para edecekti. Başlangıç fiyatını direkt olarak 3000 altın yapmış ve 12 saatlik bir süreç belirlemiştim. Lakin isteyen olursa, beklemeden 15.000 altına alabailirdi. Şans bu ki, mızrağın reklamını yapmama gerek kalmadan ekipman direkt olarak müzayedenin 1 numaralı eşyası halina gelmişti.
Ekipmani satışa koyduktan sonra şehir surlarının yanına gidip, Beş Barbar’ın Çorak Mezarı’nda elde ettiğim Yeşil ve Gümüş ekipmanları satmaya başladım. 10 dakika bile geçmeden 7 ekipmanın hepsi satılmış ve toplamda 91 altın kazanmıştım. Wan Er ve Dong Cheng Yue’nin durumunu kontrol ettikten sonra kızların oyundan çıktığını anladım.
Sistem perisini çağırdığım gibi forumlarda turlamaya başlamış ve hemen forumda olay çıkaran İmparator Boss’un bahsedildiği konuya göz atmıştım. Bossu kestiğim gibi adımı bütün sunucu duyduğu için çoğu insan hakkımda konuşmaya başlamıştı. Herkes İmparator Boss’u konuşmaya devam ediyor ve yaratıktan ne tür eşyalar düştüğünü tahmin etmeye uğraşıyordu. Ekipman sıralamasına bakıp, son süreçte ortaya çıkan İmparator ekipmanları görünce tartışma iyiden iyiye alevlenmişti. Örneğin, yorum yapanlardan biri şöyle bir şey yazmıştı: ‘’Zhan Long’un lideri Kaygısız Xiao Yao birkaç tane İmparator Ekipman elde etmiş durumda; muhtemelen Jian Feng Han’dan intikam almaya çalışacaktır.’’ Bir diğer yorum ise şu şekildeydi: ‘’Kaygısız Xiao Yao bossu kesip, İmparator Ekipman olan Kızıl Hançeri elde etmiş olsa bile, Fan Shu Şehri’nin 1 numaralı güzeli Cang Tong’a olan aşkından sebep hançeri ona vermiş. Bu ikilinin sonsuza kadar birlikte olacağına bir işaret gibi adeta.’’ Daha fazla yorum okumaya dayanamadığım için hemen forumu kapatmıştım…
……
Oyundan çıktığım gibi derin bir nefes çektim. SS seviye görevi nihayet başarıyla sonlandırmıştık. Görev süresince elde ettiğimiz ekipmanlar gerçekten inanılacak gibi değildi. Bitirir bitirmez yalnızca ekipman almakla kalmamış ve akılalmaz bir TP de elde etmiştik. Kurt 53. Seviyeye ulaşmıştı; Yaşlı K ve Fox ikilisi 52’ye ve Matcha da 48.seviyeye kadar yükselmişti. Hele ki bir de onca mor ekipman ve imparator ekipman aldığımdan bahsetmiyorum bile. Sonuç olarak Zhan Long’un yükselişi devam ediyordu ve bu sayede birçok insanın dikkatini de çekmeyi başaracaktık. Zhan Long’un başarıları tavernalara konu olacak ve Ba Huang’ı baştan aşağıya sallayacaktı.
‘’Selam, Xiao Yao?’’
Yanımda duran dört göz bana şok olmuş gözlerle bakıyordu: ‘’Şu imparator bossu öldüren sen olamazsın değil mi? Hassiktir, sen misin lan yoksa!’’
Gülümsedim: ‘’Evet. Fan Shu Şehri’ndeki Wan Er ve Dong Cheng Yue beni görevi yapmak için çağırmıştı. Birkaç seviye kaybetsek de son bossu öldürmeyi başardık. Ne oldu ki dört göz, bir sıkıntı mı vardı?’’
Tang Gu’nun suratı yemyeşil kesilmişti: ‘’Hassiktir, cidden senmişsin. İmparator ekipman aldığına göre, bir yemek ısmarlarsın artık!’’
Gülümsedim: ‘’Dönünce konuşuruz. O kadar uzun bir zamandır oyundayım ki, resmen kokmaya başladım. Bir duş alayım!’’
‘’Ah, tamam bakalım.’’
……
Banyoya girip, soğuk bir duş aldım. Duştan çıkar çıkmaz yenilenmiş hissediyordum. Aynadaki yakışıklı yansımama bakarken suratımın biraz sertleştiğini gördüm. Görünüşüm, adeta bir bıçakla oyulmuş gibi keskin ve kararlıydı. Vücudumdaki kaslar gayet iyi gelişmişti. Göğsümdeki mermi izleri, ufak bıçak yaralarıyla iç içe girmişti. Bu yaraları 17 yaşımdan beri tecrübe ettiğim sayısız görevden sebep almıştım. Zamanında, sürekli ölümün kıyılarında gezen bir insandım.
Doğruyu söylemek gerekirse o günlerden buraya nasıl geldiğimi bilmiyordum. Genel düşünceye göre, hayatta kalmanın şansla uzaktan yakından bir alakası yoktu. Kendi başınızın çaresine bakmak zorundaydınız. Yaşlı adamın sözlerine göre; ‘’Yalnızca ölümün kıyılarında gezen insanlar geliştirici olmayı başarabilir.’’di. Belki de söylediği sözleri yerine getirmiştim.
Kıyafetlerimi giydikten sonra telefonun çaldığını duydum; Wan Er kız yurduna bir an önce gelmemi söylüyordu. Saat 20:00 sularında yurtlarına gittiğimde, güzeller güzeli kadınlar çoktan aşağıya inmiş, beni bekliyordu. Üçümüz de Huan restoranına doğru yürümeye başlamıştık.
Yemek yedikten sonra Wan Er’in yanında sessizce yürümeye başlamıştım.
‘’Li Xiao Yao?’’ diye bir anda bana seslendi.
‘’Evet.’’ Gülümsedim. ‘’Hanımefendi, bir şey mi oldu?’’
Wan Er hafifçe gülümsemişti: ‘’Ciddi bir şey değil; ama yarın sabah 11’de, Q-Kılıcı ve Jian Han’ın Hangzhuo’ya geleceğini söyleyeyim dedim. Geldiklerinde kampüs kapısında onları karşılayacağız. Ardından dostluğumuzu geliştirmek için yemek yiyeceğiz. Sen de gel…’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Tabii ki geleceğim. Unutma, ben senin korumanım. Eğer yabancı biriyle tanışmaya gideceksen, seninle gelmemem saçma olur zaten…’’
Wan Er gülümsemeden edememişti: ‘’Tamam o zaman, istediğin gibi beni takip edebilirsin. Zaten aksini söylememiştim.’’
‘’Tamam!’’
……
Yurda geri döndüğümde saat erken olduğundan oyuna gireyim dedim.
Shua!
Ba Huang’da gözlerimi açar açmaz Müzayede Binası’na bakmıştım. Oraya gider gitmez şok olmuştum; zira satışa koyduğum Nihai Ruh Mızrağı çoktan satılmıştı! Herhangi bir teklif verilmemişti; çünkü birileri 15.000 altın vererek direkt mızrakı satın almıştı! 1:7 oranı düşünürsek, tek bir mızrağa 105,000 RMB ödemişlerdi! Bu kadar parayı kim verir yahu!?
Satıcının adına baktım---Mu Tian? Neden bu isim bana tanıdık geliyordu?
Mu Tian Sv 52, Gümüş Kılıç Ustası
Şehir: Ba Huang Şehri
Klan: Uçan Ejderhalar
Pozisyon: Takım Kaptanı
……
Demek mızrağı [Uçan Ejderhalar] almıştı? Bu biraz saçma değil mi…kılıç ustasına bir mızrak almak…neden böyle bir şey yaptılar ki? Sınıflara özel %25 silah avantajını unutmuş olamazlardı, değil mi? Sonuçta mızrak takan bir şövalyeye kıyasla, mızrak kullanan bir kılıç ustasının en ufak bir şansı bile yoktu!
Sıralamaya tekrar bir bakış attım. Beklediğim gibi Nihai Ruh Mızrağı’nı başkası kullanıyordu; Sarhoş Mızrak, Doğa’nın Şövalyesi. Şaşırtıcı bir şekilde [Uçan Ejderhalar] Sarhoş Mızrak’a bir mızrak almak için 105,000 RMB harcamıştı. Hassiktir, herifler cidden bizim gibi beş parasız değildi!
Altınları alır almaz hemen geri koymuş ve 1;7 oranından satıp 105,000 RMB kazanmıştıım. 105,000 RMB’yi ona böldükten sonra Wan Er, Yuzi Chengshuuo ve Sevgili Duck’ın paylarını yollamıştım.
Nihayetinde, uyku zamanı gelmişti!
Magnec