Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

321. Bölüm Yetenekler

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 ‘’Eh, bu karşılaşmalar…’’

  Wan Er kollarını göğsünde birleştirdikten sonra tembel figürüyle cama yaslanarak gülümsedi, ‘’Gerçekten o Budist Rahip Elveda Gözyaşları’nı öldürmek istemiyorum. Duyduğuma göre herif [Öncü]’nün en iyi Üçlüsünden biriymiş…’’

 Başımı öne salladım, ‘’İlk 128’e girmesi kolay olmamıştır, bu yüzden biraz acıyabilirsin…’’

 Yue Qing Qian araya girdi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, senin rakibin de zayıf sayılmaz. Jian Tan [Kahramanın Heybeti]’ndeki kılıç üstatlarından biriydi. Duyduğumda göre savaş gidişatını kontrol etmek konusunda epeyi iyiymiş…’’

 “Jian Tan…..”

 Geniş ekrana bakarak söylendim, ‘’Daha önce onunla gerçek hayatta da karşılaşmıştım. Gururlu bir adam; lakin kaba kuvvete fazla güveniyor, kıvraklığa sahip değil. Bu yüzden beni fazla zorlayabileceğini düşünmüyorum.’’

 ‘’Onunla nasıl dövüşeceksin?’’ Dong Cheng Yue gülümseyerek sordu.

 Biraz düşündükten sonra cevapladım, ‘’İlk önce zayıf ayağına yatarak herifin beni küçümsemesini sağlayacağım. Ardından [Bağlayan Zincirler]’i kullanarak onu sersemleteceğim. 6500 canım olduğu için öyle top yekün mücadele etmeme gerek yok.’’

 ‘’Evet.’’ Wan Er söylendi, ‘’Qing Qian, senin karşında Ba Huang’ın en iyi ikinci büyücüsü, Fırtına var. Onunla uğraşmak kolay olmayacaktır, bu yüzden dikkatli ol. İlk saldırı çok önemli, [Mana Kalkanı]’nı %50’ye çekebilirsen daha sonra onu tek hamlede öldürmek için fırsat kovalayabilirsin. Hayatta kalmak için [Görünmezlik]’i kullanman şart.’’

 Yue Qing Qian sırıttı, ‘’Merak etme büyük kardeş Cang Tong, halledeceğim!’’

……

“Shua!”

 Devasa arenaya ışınlandım. Jian Tan heybetli aurasıyla oracıkta bir dağ gibi dikiliyordu. Kollarını birleştirmiş, göğsüne kılıcını dayamıştı. Zırhını örten pelerini rüzgarla dalgalanıyordu. Gerçekten de bu herif [Kahramanın Heybeti]’nin ön kapısında dikilerek, Q-Kılıcı’nın endişe duymadan oyuncularını kontrol etmesini sağlıyordu.

 ‘’Küçük Xiao Yao, yine karşılaştık!’’ Jian Tan gülümsedi, ‘’İlk 128’de seninle karşılaşacağımı beklemiyordum. Her ne kadar sana karşı kazanma olasılığım %30’u geçmeyecek olsa da, pes etmeyeceğim. Beni küçümsemesen iyi edersin; eğer dikkatin dağılırsa işini bitirebilirim, o zaman meselenin hiç zevki çıkmaz…’’

  Gülümsedim, ‘’Sorun değil. Seni küçümsemeyeceğim. Jian Tan Amcamın da elinden geleni yapacağını düşünüyorum; hadi mücadele edelim! Ayrıca [Kahramanın Heybeti]’ndeki üstatlar ne kadar güçlüymüş merak ediyordum, bakalım efsanelerdeki kadar iyi misiniz…’’

 Jian Tan keskin kılıcını çektikten sonra söylendi, ‘’Mücadeleye hazırlan!’’

 “3!”

“2!”

“1!”

Mücadele başlasın!

 Burada ilk 64’e girmek söz konusuydu; kazanmaktan başka çarem yoktu!

 Lakin daha saldırıya geçemeden beklendiği gibi Jian Tan bana atılmıştı. [Hız]’ı aktif eden adam kılıcını eğerek yere yakın ilerliyordu. Aniden kükreyerek ışık hüzmesine dönüşen kılıcını bana savurdu!

 Duruşumu değiştirip, İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekerek saldırıya karşılık vermeye çalıştım. Daha kılıcı karşılayamadan Jian Tan beklenmedik bir şekilde kılıcını geri çekmiş ve sol bacağıyla bana sağlam bir tekme savurmuştu. ‘’Keng!’’ bana doğru gelen bacağı karşıladıktan sonra saldırının etkisiyle birkaç adım geriye çekildim. Kılıcım toprağı kesiyordu.

 ‘’Li Xiao Yao, neden karşılık vermiyorsun?’’

 Jian Tan kılıcıyla ileriye atılıp beni birkaç adım geriye çekilmek durumunda bırakmıştı. Öfkeliydi, ‘’Beni küçümsüyor musun? Bu yüzden mi mücadele etmiyorsun? İyi o zaman, sana karşılık verme şansını tanımayacağım. Bugün burada yenilgiyi tadacaksın!’’

 Lafını bitirdiği gibi kılıcı uzatan Jian Tan [Gök Sallayan Kesik]’i akitf etmişti!

 Kolumu kaldırarak saldırısını karşıladım!

Bang!
1729
!

 Ne saldırı ama! Lakin, mesele henüz bitmiş değildi; Jian Tan vücudunu eğerek [Atik Kılıç]’ı aktif etti. Işık hüzmeleriyle yıkanan vücudu 5 metre ileriye atılmış ve kılıcı vücudumu delip geçmişti!

 987!

  Yine de sahip olduğum 2800 defans göstermelik değildi, her zamanki gibi saldırının çoğu hasarı ortadan kaybolmuştu. Arkamdan gelen soğuk hava dalgasını hissedince kalbim bir anlığına duraksadı. Bu hissiyat çok tanıdıktı; zira bana doğru gelen bu yetenek [Kombo]’dan başkası değildi! Jian Tan’ın da kendi yarattığı kombosu olduğunu öğrenince şaşırmadan edememiştim. Beklendiği gibi, herif gerçek hayatta bir kılıç üstadı olduğunu oyunda da gösteriyordu!

  Çabucak dönerek İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırdım. Kılıç göğsümde, sol elim kılıç kabzasındaydı. Aynı esnada [Tedavi]’yi kullanarak canımı 1200 doldurdum! Lakin Jian Tan’ın evcil hayvanı da bana doğru gelmeye başlamıştı. Zaman kaybetmeden çağırdığım Alevli Kaplan Tanrısı çabucak [Alev Pençesi]’yle devasa kurda saldırmıştı. Kaşla göz arasında iki evcil hayvan mücadeleye tutuşmuştu.

 “Ha! [Kombo]!”

 Jian Tan tekrar kükredi. Ayaklarının altında garip bir hava akımı belirmişti. A-seviye [Kombo] aktifleşiyordu. Ben anlayamadan herifin üç saldırısına maruz kalmıştım, ‘’Pa Pa Pa.’’ Defansım deliniyordu! Hassiktir, kombosunun üç saldırısı daha var!

427!
414!
478!
521!
525!
740!

 Neredeyse 3100 hasar verdikten sonra herif saldırmayı durdurmuştu. Beni öldürmek için elinden geleni yapmış olsa da hala daha 2500 canım vardı!

 10.seviye can iksirini içerek 3000 canımı doldurdum. Sol kolumu savurarak yere bir yumruk attım. Jian Tan’ın ayaklarının altından fırlayan [Bağlayan Zincirler] başarılı olmuştu. Aynı esnada ayaklarımın altında beliren garip aura da [Tek Kişilik Ordu]’yu işaret ediyordu!

 

1127!
1231!
1312!
1234!
2236!

 [Rüzgar Kılıcı]’yla herifin vücudunu ikiye ayırmış sayılırdım. Muhtemelen Jian Tan tek [Kombo]’da öleceğini düşünmemişti.

 Adamın evcil hayvanını da öldürdükten sonra kulaklarımda sistem duyurusu yankılandı.

 Sistem Duyurusu: Tebrikler, Oyuncu [Jian Tan]’ı yenerek bir sonraki tura katılmaya hak kazandınız!

……

“Shua!”

Bekleme odasına geri döndüm. Mekanda sadece daha önce kaybetmiş olan Matcha, Dans Eden Orman ve Dong Cheng Lei vardı. Görünüşe göre ilk kazanan ben olmuştum!

 Dans Eden Orman söylendi, ‘’Klan Başkanı, kazandığınız için tebrik ederim!’’

 Başımı öne salladım, ‘’E tabii, kazanmak bizim işimiz!’’

 Çabucak diğer mücadelelerin nasıl gittiğine bakayım dedim. General Li Mu [Mutlak Otorite]’yi kullanarak rakibini adeta eziyordu. Wang Jian ve Kurt da mücadelelerini kazanmışlardı. Yue Qing Qian hala daha birbiri ardına [Ateşin ve Buzun Sütunları]’nı aktif eden Fırtına’yla kapışıyordu. Güzeller güzeli başkan yardımcımız büyülerin arasından sıyrılmak istiyor olsa da sürekli geri çekilmek zorunda kalıyordu!

 ‘’Az kaldı…’’ Yuw Wei Liang ellerini birleştirerek gergin ifadesiyle ekranı izliyordu.

 ‘’Neye az kaldı?’’ diye sordum.

 Yue Wei Liang dudaklarını büktü, ‘’[Mutlak Adımlar]’ın dolma süresine…Yetenek dolduğunda, Fırtına kesinkes kaybedecek…’’

 Ekrana baktım. Fırtına’nın [Mana Kalkanı] hala daha %7’de duruyordu. Yue Qing Qian’ın muazzam kontrolüyle sıradan bir saldırının bile kalkanı parçalaması şaşırtıcı olmazdı. Saldırısı düzgün ilerlediği sürece Fırtına’nın işi bitecekti!

 Shua!

 Rüzgarın gücü ayaklarında toplandı, [Mutlak Adımlar]!

 Yue Qing Qian çabucak ileriye atılmıştı. Akılalmaz hızıyla zik zaklar çizerek ona doğru gelen [Deniz Yosunu Oku] ve [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu atlattı. Hançeri havaya savrularak direkt rakibine atılmıştı!

 Bang!

 
 Sadece [Mana Kalkanı]’nı parçalamakla kalmamış, rakibine 700 hasar da vermişti.

 Yue Qing Qian’ın güzeller güzeli gözleri rakibini süzüyordu. Kollarını kaldırarak [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etti. Hareketi çok akıllıcaydı; zira sırta yapılan saldırının karşılanması neredeyse imkansızdı.

 3047!

 Bu saldırının ardından Fırtına’nın figürü yere yığıldı. Yue Qing Qian galip gelmişti!

 ‘’Fevkalade!’’

 Bir Saniyeliğine Kahraman geniş bir kahkaha attı, ‘’Muazzam. Süikastçiler Büyücülere nasıl saldırmalı, resmen bunun dersini izledik!’’

 Dong Cheng Yue adama bakarak gülümsedi, ‘’Öyle iltifat dolu sözler söylesen bile Gua Gua senden hoşlanmayacak. Büyük Kardeşi Xiao Yao’yu seviyor…’’

 Bir Saniyeliğine Kahraman’ın vücudu sarsıldı, ‘’Beni sevmesini istemiyorum ki. Aslında…ben Sevgili Duck’tan hoşlanıyorum…Hassiktir, ağzımdan kaçırdım…’’

 Dong Cheng Yue, ‘’Aptal…’’

 Yue Qing Qian elindeki hançerle söylendi, ‘’Büyük Kardeş Dong Cheng, bana neden Gua Gua dedin?’’

 ‘’Çünkü salatalık yemeyi seviyorsun…ve Gua Gua kulağa hoş geliyor. Hem yakın hem de kolay…’’

 (Çn: Salatalığın Çincesi ‘Huang Gua’’ymış, yani Gua Gua buradan geliyor.’’

 Yue Qing Qian, ‘’Şey…’’

……

 Bitmeyen tek mücadele Wan Er ve Elveda Gözyaşları arasındaydı. Elveda Gözyaşları elindeki asayla bölgeyi süzüyordu; lakin Wan Er’in nerede olduğunu bir türlü bulamıyordu. Yapabileceği tek şey can iksirlerinin dolma sürelerini beklemekti. Aynı esnada ayağını yere vurarak kükrüyordu, ‘’[Altın Defans]! [Elmas Vücudu]! Ha, Cang Tong, çabuk buraya gel bakayım. Sana meydan okuyorum! İlk 64’e girmek zorunda olduğum için geri çekilmeme imkan yok! Gerçek gücünü göstermenin zamanı geldi!’’

 “Shua!”

 Elveda Gözyaşları’nın arkasında kızıl bir silüet belirmişti. Saldırı başarılı olmuş ve herif sersemlemişti!

 Wan Er tereddüt etmiyordu. İkiz hançerleri havada dans ediyordu. ‘’Pa Pa Pa’’ rakibinin 2000 canını çoktan almıştı. Sersemleme etkisi geçtikten sonra Wan Er muazzam bir saldırı daha yaparak Elveda Gözyaşları’nı tekrar sersemletmişti. Hızla rakibinin arkasına geçen Wan Er aniden Elveda Gözyaşları’nı sırtından bıçaklamıştı. Ardından ellerini kaldırarak [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etti!!

2916!

 Saldırı gerçekleşmiş ve Elveda Gözyaşları yere yığılmıştı. 2400+ defans ve 7000+ cana sahip rahipler bile Wan Er’in karşısında duramıyordu.

 “Plop…”

 Elveda Gözyaşları ayağa kalkamıyordu. Wan Er’e bakarak söylendi, ‘’Gerçekten de söyledikleri gibi, akılalmaz derecede güçlüsün. Acaba telefon numaranı alabilir miyim?’’

 Wan Er telefon numarasını yolladıktan sonra Elveda Gözyaşları keyif içerisinde can verdi.

……..

 Bekleme odasındaki Yaşlı K titriyordu. Suratında çirkin bir ifade vardı, ‘’Neden…neden benim numaramı verdin? Neden arkadaş?!’’

 Wan Er odada belirdikten sonra sırıttı, ‘’Kazandım! İlk 64’e girdim! Yarın bir tur daha geçebilirsem ilk 32’ye gireceğim!! Süper, süper!!’’

 Yaşlı K, ‘’Süpermiş, hadi oradan…neden benim numaram...’’

 [] [] []