saçmalığa bak :D yapmasaydınız kardeşim böyle bir itemi o zaman.
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
303. Bölüm Ou Yang Luo Yan
Duyurular durduktan sonra [Zhan Long]’dan bir grupla mekanı uzaktan izlemeye koyuldum. Beklendiği gibi dakikalar içerisinde çoktan ufak dükkanımızın önüne oyuncular akın etmeye başlamıştı. Sonuçta, İmparator Ekipman dediğiniz, özellikle de ağır zırh sınıflarının arayıp kolayca bulamadığı bir ekipman türüydü. Tabii Osmanlı Dizlikleri gibi fiyakalı ve ekstraları bol bir ekipmansa çabucak insanların ilgi odağı haline gelmişti.
…………
Ulusal Güzellik’in ayarlamalarını yaptığımda, kazanılan karın %10’unu direkt olarak Bir Saniyeliğine Kahraman’ın banka hesabına yatıralacak şekilde düzenlemiştim. Buradaki en önemli mesele verilen sözlerin tutulmasıydı. %10’luk kar payı fazla gibi görünse de bu konuda cimri davranmam söz konusu bile değildi; zira herif adeta kış aylarında bize bir kamyon dolusu kömür getirmişti.
‘’Osmanlı Dizlikleri’ne teklif geldi bile…’’ Matcha gülümsedi, ‘’170,000 altın…’’
Başımı öne salladım, ‘’Beklemeye devam, kesinkes daha yüksek teklif veren olacaktır. Son zamanlarda İmparator Ekipman kadar popüleri yok…’’
‘’190,000 altın…’’
‘’211,000 altın…’’
Fiyat gitgide artıyordu; lakin Matcha’nın aniden bana dönüp, şaşkın bir sesle konuşmaya başladığını duyunca şaşırmıştım, ‘’Patron…fiyat…aniden 500,000’e fırladı! Yok artık. Fiyatı kimi verdiğini bilmiyorum; ancak kesinlikle daha yüksek fiyat verecek başka biri olmayacaktır…’’
Diğer oyuncular fiyatı verenin kim olduğunu göremiyor olsalar da, dükkanın sahibi olduğum için ben her şeyi inceleyebiliyordum. Hemen bilgileri kontrol ettim; 500,000 altını Wang Ze Cheng’den başkası vermemişti! Şerefsiz herif sonuna kadar RMB basarak oynayacakmış gibi görünüyordu!
‘’Eğer bu iş böyle giderse, Cang Cheng yakında full set İmparator Ekipman takacak…’’ Bir Saniyeliğine Kahraman soğuk bir kahkaha savurdu.
İmparator Qin’in Kılıcı’nı kavrayıp, gülümsedim, ‘’Fark etmez, istediği kadar ekipman alsın sonuç değişmeyecek. ‘’
‘’Vay…Klan Başkanı, cidden güvenilirsin…’’
………..
Ulusal Güzellik’in gidişatını izliyorduk; 10.seviye can iksirlerine acayip talep vardı; öyle ki ne zaman bir iksir yapılsa, kaşla göz arasında iksir satılıyordu. Sonuçta 3000 can veren böyle bir iksiri, özellikle de bosslarla mücadele etmek zorunda kalan Ana Tanklar’ın almaması olacak iş değildi. Resmen 10.seviye can iksiri içtiğinizde, adeta seviye 7 [Tedavi]’den iki kez yararlanıyordunuz! Hayat kurtarıcı bir olaydı!
Ba Huang Şehri’nin Kuzey Kapısı’ndaki pazarda dikilirken, Ulusal Güzellik’e akan paraları düşünüyordum. Bir Saniyeliğine Kahraman’ın suratında da büyük bir gülümseme vardı, ‘’Görünüşe göre yatırdığım parayı üç aya kalmadan alacağım. Ulusal Güzellik en azından 20 milyon kar getirecektir. Tebrik ederim, Klan Başkanı! Resmen turnayı gözünden vurdunuz!’’
Gülümseyerek söylendim, ‘’Beni tebrik etmene lüzum yok!’’
‘’Neden ki?’’ diye sordu, şaşırmıştı.
Biraz düşündükten sonra cevapladım, ‘’Ulusal Güzellik’ten gelecek parayı kendime alacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun. [Ticaret Tanrısı’nın Rozeti] sadece benim değil, Zhan Long’daki bütün oyuncuların fedakarlıklarıyla alındı. Toplam karın %10’u sana gidecek ve geri kalan da Zhan Long’un kasasına verilecek. Tek bir kuruş bile almayacağım ve olur da birileri şüphelenirse, herkese de bunu açık açık göstermeye niyetliyim.’’
Bir Saniyeliğine Kahraman’ın gözleri sonuna kadar açılmıştı, ‘’Patron…Dünyada adalet diye bir şey yoktur. Öyle hiç para almadan olur mu yahu? [Ticaret Tanrısı’nın Rozeti]’ni herkesin emekleriyle kazanmış olsanız da, nihayetinde….en çok mücadeleyi sen verdin. Cesaretin olmasaydı [Ticaret Tanrısı’nın Rozeti] Jian Feng Han’ın ellerine düşebilirdi…’’
Gülümseyerek söylendim, ‘’Zhan Long benim ve kardeşlerimin bir hayaliydi. Benim için en büyük mutluluk Zhan Long’un büyüyüp, güçlenmesidir, anladın mı?’’
‘’Tamam…’’
Bir Saniyeliğine Kahraman geniş bir kahkaha savurdu, ‘’Görünüşe göre gerçekten de dünyada çeşit çeşit insan varmış. Kaygısız Xiao Yao’nun bu kadar hızlı gelişmesi bir nevi mucizeden sebep değil, kaçınılmaz bir durummuş.’’
Matcha gururla 34C’lerini kaldırıp, gülümsedi, ‘’Her ne kadar patron yetenekli olsa da, ona böyle iltifat etmeye devam edersen havalara girebilir ve havalara uçmaya başlarsa, o zaman Zhan Long bitti demektir…’’
Bir Saniyeliğine Kahraman söylendi, ‘’Güzeller güzeli Matcha, biliyorum. Gelecekte, ikimiz de şövalye olduğumuzdan bana biraz yardım etmen lazım. Benden daha güçlüsün sonuçta…’’
Matcha’nın egosu kabarmış ve genç kadın bana bakarak söylenmişti, ‘’Patron, duydun mu bak? Bana güçlü diyen birileri var…’’
Ona bakış attıktan sonra elimi uzatıp, omzuna dokundum; ‘’O zaman her gün mızrağını çalışacaksın. Saldırılarının %90’ı kritik darbe olmadan gözüme gözükeyim deme. İşte o zaman güçlü olduğunu kabul edeceğim. Aksi taktirde, daha [Gölge Kesiği]’n bile ıska geçerken nasıl bunu kabul edebilirim sanıyorsun?’’
Matcha’nın suratı kıpkırmızı kesilmişti, ‘’Tamam, çalışacağım!’’
O esnada kulaklarımda bir ses yankılandı---
Di!
Sistem Notu: Oyuncu [Ou Yang Nuo Yan] size arkadaşlık isteği yolladı, kabul ediyor musunuz?
……
‘’Ou Yang Nuo Yan mı?’’ Bir an için tereddüt ettikten sonra kabul ettim. Kadın 51.seviye bir okçuydu.
Di!
Ou Yang Nuo Yan’dan mesaj geldi, ‘’Selam, Kaygısız Xiao Yao, bendeniz Ou Yang Nuo Yan, Kader’in Çin sunucusundaki yöneticilerden biriyim. Durum şu şekilde; yarın Hangzhou’ya geleceğim. Lütfen adresini bana verir misin, seninle bir konuda konuşmamız lazım…’’
‘’Yönetici mi?’’ Şaşırmıştım, ‘’Güzeller güzeli Ou Yang, tam olarak ne için benimle görüşmek istiyorsun?’’
‘’Şey…’’ Ou Yang Nuo Yan’ın suratı 20’li yaşlarında gözüken güzeller güzeli bir kadına aitti. Tereddüt ediyora benziyodu, ‘’Yüz yüze konuşsak daha iyi olur…Yarın 11:30 sularında Hangzhou’ya gelmiş olurum. Nerede oturuyorsun? Buluşmak için bir yer belirleyelim. Merak etme, kötü bir niyetim yok…’’
Gülümsemeden edememiştim, ‘’Niye merak edeyim ki canım? Senin gibi ufak bir kız bana ne yapabilir ki? Neyse, şu an için Hangzhou’daki Liu Hua Üniversitesi’ndeyim. Üniversitenin doğu kapısındaki Dio Kafe’ye ne diyorsun, orada buluşalım mı?’’
‘’Tamamdır, not aldım. O zaman…yarın görüşürüz? Telefon numaramı vereyim 139*********, sen de kendi telefonunu yazar mısın?’’
Ben de ona telefon numaramı verdim. Görünüşe göre kendisi gerçekten oyun yöneticilerinden biriydi; zira numaramı alır almaz oyundan çıkmıştı. Adeta bana oyun sırlarını söylemekten falan korkuyor gibiydi.
……….
Saat 01:00 sularında Alevli Kaplan Tanrısı’yla Alevtaşı Kanyonu’nda yürüyüşe çıktık. Hedefim seviye kasmak değil, yeteneklerimi geliştirmekti. 70.seviyeye ilk ulaşan olduğum için yeteneklerimi 8.seviyeye çıkarmam şarttı. Sonuçta yetenek seviyesi ne kadar fazla olursa, ortaya çıkacak etki de bir o kadar fazla olacaktı. Özellikle de [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği] ve [Virane Diyar] gibi yetenekler için bu çok önemliydi.
Saat 02:00 sularında Wan Er’den mesaj geldi, ‘’Hadi uykuya bakalımm, yarın sabah Sosyoloji dersi var. Eğer dersi asarsan sınıfta kalacağına şüphem yok. Unutma, ders 9:00’da başlıyor 11:00’da bitiyor, geç kalamazsın. Sabahleyin bizi yurttan alırsın, görüşürüz!’’
Cevapladım, ‘’Tamamdır, hemen uyuyorum. Görüşürüz!’’
Güzeller güzeli hanımefendinin suratı chat kutusundan kaybolduktan sonra oyundan çıktım ve duş aldım. Yatağa yattıktan sonra Yi Hai’mi etrafa saçıp, nihayetinde uykuya dalmıştım.
………….
Gözlerimi açtığımda güneş çoktan gökyüzündeki yerini almıştı ve saat 08:00’a yaklaşıyordu. Yataktan kalkıp, elimi yüzümü yıkadıktan sonra direkt kadınlar yurduna gittim. Wan Er ve Dong Cheng Yue ikilisinin aşağıya inmesi beş dakika sürmüştü. İkisi de üniforma + etek kombinleriyle dikkat çekiyordu. Wan Er’in eteği gül kırmızısı, Dong Cheng Yue’ninkilerse lacivertti. İki güzellik oracıkta adeta ikiz kardeşler gibi görünüyordu. Üstelik, gerçekten de birbirlerine kardeş kadar yakın olduklarından, arada sırada ilişkilerini ben bile kıskanıyordum.
‘’Gidelim! Kantine?’’ diye sordum.
Wan Er bana bakıp gülümsedi, ‘’Bakıyorum da keyfin yerinde.Görünüşe göre [Ulusal Güzellik]’teki işler iyi gidiyor, değil mi?’’
‘’Fena değil…’’
Telefondaki mesaja baktım, ‘’Dün gece, dizliklere 650,000 altın teklif ettiler…’’
Wan Er sırıtmaya başladı, ‘’Biliyorum, şu Jian Feng Han’dan düşürdüğün Osmanlı Dizlikleri, yanlış mıyım?’’
‘’Evvet…nereden duydun ki?’’
‘’Duyacağım tabii. Alanın Wang Ze Cheng olduğunu da biliyorum. Ah ah…Jian Feng Han muhtemelen intihar falan etmek istiyordur. Düşürdüğü ekipmanın Ulusal Güzellik’te sergilenmesi, biraz acısaydınız yahu…’’
‘’Heheh, o ne kadar acı çekerse, biz de o kadar keyifleniyoruz.’’
Kahvaltının ardından sınıfa gittik. Söylentilerdeki gibi dersin hocası epeyi sertti. Neredeyse bütün öğrenciler derse gelmişti ve sınıfa doluşmuştuk. Güzellikleri takip ederek üçüncü sıraya kuruldum ve sessizce başımı sıraya koyarak, hocanın bana soru sormaması umuduyla uykuya daldım.
…………..
Sabah çabucak geçmiş ve saat 11:00 sularına yaklaşmıştı. Saati görünce gerilmeden edememiştim.
‘’Ne oldu?’’ Wan Er bana baktı.
‘’Dışarıya çıkıp, birisiyle buluşmam lazım.’’
‘’Ne tür bir insandan bahsediyoruz peki?’’
‘’Bir kadın…’’
O esnada Wan Er’in güzel suratında ciddi bir ifade belirmişti, ‘’Oh? Kimmiş?’’
Gülümsedim, ‘’Duyduğuma göre oyunun yöneticilerinden biriymiş. İsmi Ou Yang Nuo Yan ve Beijing’den buraya benimle görüşmek için geliyor. Söylediğine göre önemli bir meseleyi konuşacakmışız. Ben bile nasıl biri olduğunu bilmiyorum…’’
Dong Cheng Yue telefonunu çıkarıp, hemen ismi araştırmaya başlamıştı. Çok geçmeden arama sonuçlarını şaşkınlık dolu gözlerle bana gösterdi, tabii ben de ağzımın açılmasına engel olamamıştım---
Ou Yang Nuo Yan: 20 yaşında, [Kader]’in Çin Bölgesi’nin Yöneticisi, [Kader]’in en büyük hissedarlarından Ou Yang Nuo Feng’in kızıdır.
……..
‘’Vay be…’’ Dong Cheng Yue’nin ufak ağzı sonuna kadar açılmıştı, ‘’[Kader]’in Çin Bölgesi’ndeki CEO bu kadar genç miymiş yani? Üstelik babasına da bir bakın…Neden, neden seni arıyor? Yoksa aşık falan mı oldu sana?’’
Ne diyeceğimi bilemiyordum, ‘’Normalde onu tanımıyordum, tamam mı? Öyle bir anda bana mesaj atarak, iş konuşmamız gerektiğini söyledi. Oyunla alakalıdır muhtemelen.’’
Wan Er yumruklarını sıkarak söylendi, ‘’Tamam, Dong Cheng’le birlikte sana eşlik ederiz…’’
‘’Peki…’’
……
Ders bitmiş ve iki güzelliği, sınıftaki erkek öğrencilerin bakışları altında bahçeye çıkarmıştım. Ardından Dio’nun ikinci katına çıktık. Büyük masalardan birine kurulduktan sonra 5 dakika bile geçmeden kulağıma ayak sesleri gelmeye başlamıştı. Başımı çevirip baktığımda, ayak seslerinin güzeller güzeli bir kadına ait olduğunu gördüm. Kadının üstünde takımlar, kolunda dosyalar vardı ve hemen arkasındaki adam da siyah takımlara bürünmüştü.
Ayağa kalktım ve kadın beni görür görmez elini uzatıp, gülümsemişti, ‘’Kaygısız Xiao Yao, selamlar, ben Ou Yang Nuo Yan...’’
‘’Merhaba…’’
Ou Yang Nuo Yan yanımdakilere bakınca şaşırmadan edememişti, ‘’Oh, sizi…tanıyorum! Fan Shu Şehri’nin Cang Tong ve Cang Yue ikilisi değil misiniz siz? [Kader]’de ne kadar popüler olduğunuzu anlatmaya başlasak meseleyi akşama kadar bitiremeyiz. Kaygısız Xiao Yao’yla birlikte olduğunuzu düşünmek…’’
Wan Er kızarmış ve söylenmişti, ‘’Ne demek birlikte olduğunuz?’’
Dong Cheng Yue de kızarmıştı, ‘’Evet, gerçekten de birlikteyiz…’’
Garip bir öksürük attıktan sonra sordum, ‘’Güzeller güzeli Ou Yang, ziyaretinizi neye borçluyum?’’
Ou Yang Nuo Yan dosyasından bir kağıt çıkarıp, gülümsedi, ‘’Kaygısız Xiao Yao, geçenlerde [Kan Emen] yeteneğine sahip İmparator Qin’in Kılıcı’nı yaptın. Dikkatli bir incelemenin ardından, [Kader]’in sisteminde bir sorunun meydana geldiğini anladık; zira [Kan Emen] sınırlandırılmamış. Toplamda 5147 oyuncudan İmparator Qin’in Kılıcı’yla ilgili şikayet aldık ve çoğu da kılıcın senden alınmasını istiyor. Şikayetlerden bazıları Jian Feng Han, Simple, Yükselen Ejderha gibi ünlü isimlerden geliyor…’’
‘’İmparator Qin’in Kılıcı’nı almak mı?’’
Masaya yumruğumu vurduktan sonra söylendim, ‘’İmkansız…’’
[] [] []
Magnec