Belli oldu macin sonucu beyler bizimki 3. Olucak snsnsnsnsnsjdbsndjsj
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
340. Bölüm Mücadeleye Hazırlanmak
Sarhoş Mızrak ve Yedinci Tang sahnede yüz yüze duruyorlardı.
Yedinci Tang demir yelpazesini kaldırarak aniden kahkaha attı, ‘’Görünüşe göre ikimiz de gerçek bir sınıf tanıtımına uymuyoruz. Sen ikinci sınıf Şövalye parçasısın, ben de zar zor büyücü sınıfında sayılırım.’’
Sarhoş Mızrak gülümseyerek söylendi, ‘’Yanılıyorsun. Belki kendini böyle görüyor olabilirsin, ancak Doğanın Şövalyesi sınıfı hırslı ve Şövalyeler’in içindeki cesur sınıflardan biridir. Gerçek aşklarını korumak adına bütün hayatlarını ona adayabilirler! Sana gelelim…Feng Shu Ustası, heh…sırf buradan şöhret budalası olduğunu görebiliyorum.’’
Yedinci Tang dudaklarını bükmüştü, ‘’Şöhret budalasıymış, peh, bakalım yenildiğinde aynı şeyi söyleyebilecek misin…’’
‘’Haha, göreceğiz!’’
İki kaygısız dingil kıyasıya savaşacaklarını bu kelimeleriyle söylemişlerdi. Geri sayım başlamıştı.
……….
“Pa……”
Sarhoş Mızrak’ın savaş botları rakibine doğru ilerliyordu. Adamın taktiği gayet basitti; direkt atılacaktı. Tabii bu düşüncesine katılmamak da elde değildi; zira rakibine yaklaşamadığı taktirde onu yenmesi de mümkün olmayacaktı.
Elini açan Yedinci Tang üç bronz parayı çağırmıştı. Mavi parayı uzatır uzatmaz, sersemletme yeteneği olan [Heksagram]’ı aktif etti. ‘’Pa!’’ Mavi para havaua fırlamıştı.
Lakin, Sarhoş Mızrak’ın refleksleri öyle normal birinde görebileceğiniz şeyler değillerdi. Yedinci Tang hamlesini yapar yapmaz Sarhoş Mızrak da ona karşılık vermişti. Kayarak atlattığı [Heksagram]’dan geriye yalnızca koca bir ISKA yazısı kalmıştı. Güzel hareketiyle, ani yön değişimleri bu herifin ne denli yetenekli olduğunu gösteren şeylerdi.
“Huh?”
Yedinci Tang [Heksagram]’ın ıskaladığını görse de pek gerilmemişti. Tam aksine, o da ileriye atılmıştı. Sol elini uzatarak akılalmaz bir şekilde Sarhoş Mızrak’ın mızrağını yakaladı. Bileğini büker bükmez mızrağı kenara savurmuştu. Sağ eliyle salladığı yelpazesiyse [Triyas Alevleri]ni çağırıyordu!
1436!
1422!
1397!
Sarhoş Mızrak saldırıları aldıktan sonra sol ayağını yere vurmuştu. Titreyen topraktan gayzeyler fırlıyordu!
2717!
Aynı esnada, herif mızrağını hafifçe bükerek rakibinin kavrayışından kurtulmuştu. Mızrağını tekrar ileriye savurduğunda bu sefer kullandığı saldırının ismi [Taş Delen Kesik]’ti!
Yedinci Tang bu saldırıdan epeyi hasar alacağını biliyordu, bu yüzden, saldırı ona ulaşmadan hemen önce [Beşlikalkan]’ı aktif etmişti. Saldırıdan sağ çıkmasının tek yolu buydu. Lakin, kenardan gelen kükremeyi duyunca Yedinci Tang’ın suratı değişmişti; zira Sarhoş Mızrak’ın evcil hayvanı da saldırmaya koyuluyordu.
“Sha sha sha……”
Yedinci Tang birkaç atım geri çekildikten sonra demir yelpazesini kavradı. [Perspektif]’i kullanarak rakip evcil hayvanın kendisine yaklaşmasına engel olmuştu. Lakin, Sarhoş Mızrak saldırının menzilini çoktan hesaplamıştı. Mızrağını sağlam bir açıyla kavradıktan sonra hemen ileriye atılan adam üç saldırı yaptı!
442!
398!
417!
[Beşlikalkan] gerçekten saçma sapan bir yetenekti. Alınan hasarın %80’ini emebilen bir yeteneğe sahipseniz, kolay kolay ölmenize imkan yoktu.
“Hehe……”
Sarhoş Mızrak hemen evcil hayvanıyla geriye çekilerek duraksadı. [Yenileyen Rüzgar]’la birlikte canını doldurmuş ve Yedinci Tang’ı beklemeye başlamıştı. Çalan çanın sesiyle birlikte [Beşlikalkan]’In etkisi bitmişti. Dolma süresinden sebep Yedinci Tang bu yeteneğini bir süreliğine kullanamayacaktı. Tabii durum böyle olunca, Sarhoş Mızrak’ın saldırmaya başlayacağını da herkes tahmin etmişti. Mızrağını kaldıran adam beklendiği gibi hemen ileriye atıldı.
Yedinci Tang’ın çoğu yeteneği dolma aşamasındaydı. Böylesine çaresiz bir durumda herifin rakibiyle karşılaşmaktan başka çaresi yoktu. Hızla kaldırdığı demir yelpazesiyle [Yeniden Aç] kombosunu aktif etmişti!
Peng!
Sarhoş Mızrak mızrağını yere savurarak [Gökyüzü Kalkanı]’nı aktif etti. Bu sayede, rakibinin kombosundan 2000 hasar almıştı. Karşılığında, Sarhoş Mızrak’ın [Gök Sallayan Kesik]’i aktif oluyordu!
2817!
Yedinci Tang diz çökmüş ve ilk turu Sarhoş Mızrak kazanmıştı!
……
İkinci turda, Yedinci Tang hala daha elindeki yelpazeyi tembel hareketleriyle sallıyordu. Sarhoş Mızrak evcil hayvanını sevdikten sonra söylendi, ‘’Seni en son ne zaman yıkamıştım, kenelere bak…’’
Beyaz Kaplanı kükrüyordu, adeta sahibini protesto ediyordu. Sarhoş Mızrakyaratığın alnına bir şaplak atmıştı, ‘’Kediye bak sen, beni dinlemeyecekmiş. Bak sinirimi bozma yoksa Yedinci Tang’la içerken seni de araya meze yaparım.’’
Yedinci Tang gülümsedi, ‘’Tamam tamam, zaten bir sürü hayvanın tadına bakmıştım; gerçi daha önce beyaz kaplan yediğimi hatırlamıyorum…’’
Sarhoş Mızrak sırıttı, ‘’Fesleğen atalım mı?’’
‘’Hmm, güzel olur. Naneyi de unutmamak lazım…’’
Ve sistem geri sayımı muhabbeti baltalamıştı--
“3!”
“2!”
“1!”
Sarhoş Mızrak’ın taktikleri aynıydı. Aninden mızrağını kaldırarak [Taş Delen Kesik] + [Gök Sallayan Kesik]’i aktif etmişti!
Yedinci Tang hızla aktif ettiği [Beşlikalkan]’ıyla saldırıları karşıladı. ‘’Pa.’’ Aniden rakibinin mızrağını kavrayan Yedinci Tang’ın elinde bir heksagram belirmişti, ‘’Sarhoş Mızrak, cidden beni bütün kozlarımı oynamaya zorluyorsun…’’
“Hong!”
Heksagramdan devasa bir yaratık fırladı. Bang!, taşlı vücuduyla birlikte yaratık Taş Devi adlı canavar vari bir varlıktı. Sistem bize yaratığın özelliklerini gösteriyordu.
Taş Devi – İmparator Boss
Saldırı: 2840
Defans: 3320
Can: 7200
Yetenekler: [Kaya Yuvarlanması] [Toza Çeviren Saldırı] [Sismik Dalga]
‘’Mızrağın işi bitti…’’ Li Mu gülümsedi.
Başımı öne salladım, ‘’Aynen öyle…’’
Arenada, Sarhoş Mızrak direkt olarak onu sersemleten [Kaya Yuvarlanması]’yla karşı karşıya kalmıştı. Hemen ardından [Triyas Alevleri]’ni aktif eden Yedinci Tang, Sarhoş Mızrak sersemlemenin etkisinden çıkmaya başlar başlamaz bir de [Heksagram]’ı aktif etmişti. Sarhoş Mızrak birbiri ardına maruz kaldığı sersemlemelerden sebep hareket edemiyordu. O esnada, Yedinci Tang’ın aktif ettiği özel kombosu, [Yeniden Aç] meseleye son noktayı koyacakmış gibi görünüyordu.
Shua!
Sarhoş Mızrak dışarıya ışınlandı, durum 1:1 olmuştu.
……..
Üçüncü turun pek de heyecanlı geçtiği söylenemezdi. Yedinci Tang yaratığıyla birlikte akılalmaz derecede bir uyum sergiliyordu. Sarhoş Mızrak saldırıların çoğuna maruz kalıyordu. Her ne kadar mücadele böyle gidiyor olsa da, Yedinci Tang’ın tek seferde Sarhoş Mızrak’ı öldürmesine imkan yoktu. [Perspektif: Daral] yeteneğini ve [Beşlikalkan]’ı kullanıyor, Taş Devi’ni Sarhoş Mızrak’ın önüne sürerek bütün saldırıları karşılıyordu. Sarhoş Mzırak nihayetinde bu duruma fazla dayanamadığı için can vermişti.
2:1 Yedinci Tang mücadeleyi kazandı; ve nihayetinde, turnuvanın ilk 4’ü belirlenmişti.
Ekranda dört isim yazıyordu. Fei Er de sahnede belirerek söylenmeye başlamıştı, ‘’Evet. Herkese destekleri ve heyecanlı tezahüratları için teşekkür ediyorum. [Kahramanların Yükselişi] nihayetinde son dörde kalan oyuncuları belirlemeyi başardı. Oyuncular sırasıyla, -[Zhan Long]’un Klan Başkanı ve Ba Huang Şehri’nin bir numaralı kılıç ustası, Kaygısız Xiao Yao! [Efsane]’nin Klan Başkanı ve Kader’in 1 numaralı ismi, Fang Ge Que! Fan Shu Şehri’nin bir numaralı süikastçisi ve [Kahramanın Heybeti]’nin Başkan Yardımcısı, güzeller güzeli Cang Tong! Ve son olarak da, gizemli Feng Shui Ustası, Yedinci Tang! Artık şampiyonluğa karar verecek maçlara çok yaklaştık. Lütfen bizi izlemeye devam edin!’’
Biraz duraksadıktan sonra kadın kaldığı yerden devam etti, ‘’Evet, sırada yarı finaller var. İlk maç Kaygısız Xiao Yao ve Fang Ge Que arasında. Muhtemelen bu karşılaşmanın herkesin beklediği yegane karşılaşma olduğunu söylesek, yanılmış olmayız. Dünyanın zirvesinde yer alan bu iki üstadın karşılaşmasını heyecanla izlemeye hazır mısınız? Mücadele 5 dakika içinde başlayacaktır. Oyuncular, lütfen hazırlanmaya başlayın.’’
……
‘’Nihayet Fang Ge Que’yle karşılaşacağım!’’
Kılıç elimde, derin bir nefes çekerek heyecanımı bastırmaya çalıştım. Doğruyu söylemek gerekirse daha önce diğerlerini öldürdüğümde bile bu kadar heyecanlanmamıştım. Belki de, öldürmek benim için sıradan bir mesele haline geldiğinden böyle hissediyordum; lakin, bugün, burada nihayetinde hayalini bile kuramadığım bir yere gelmiştim. Koskoca sunucuyu kapsayan turnuvanın ilk dördündeydim.
Song Han yanıma gelerek söylendi ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, Fang Ge Que’yi yenersen şampiyonluk bizimdir! İlk yarı senin için çok zorlu geçti. Buraya gelebilmek için Bai Li Ruofeng, Mu Xuan, Savaşçı Yan Zhao ve Q-Kılıcı’nı yenmek zorunda kaldın. Şimdiyse Fang Ge Que’yle karşılacaksın. Şansa bak arkadaş…’’
Nasıl hissettirdiğini biliyordum, ‘’Doğru diyorsun, zorlandım…’’
Wan Er gülümsemeden edememişti, ‘’Yeter. Xiao Yao mücadeleye odaklanmazsa kazanamayacak. Fang Ge Que’ye karşı yapacağın mücadele diğerlerine benzmeyecek. [Zihin Okuma]’sına karşı dikkatli ol, taktiklerini gizle.’’
Başımı öne salladım, ‘’Tamam, elimden eleni yapacağım!’’
Yue Qing Qian koluma yapışarak söylendi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, elinden geleni yap. Turnuvanın şampiyonuna acayip altın veriyorlar bak!’’
‘’Peki…’’
……
Dong Cheng söylendi, ‘’Görünüşe göre Xiao Yao ciddi ciddi finalde Wan Er’le karşılaşabilir. Tabii ilk önce Fang Ge Que’yi yenmesi lazım. Bol şans! Bütün dikkatler üzerinde. Şuraya bak, kaç kişi izliyor!’’
Başımı kaldırıp, ekranda yazan sayıya baktım.
1,726,339..
[Kader]’in Çin sunucusunda aynı anda genelde 2,000,000 oyuncu oluyordu. Görünüşe göre etkinliğin popülerliği epeyi yüksekti.
Sistem beni arenaya ışınlamış ve kılıcımı sımsıkı kavramıştım.
Shua!
Arenadayken kalbim dört nala koşuyordu. Hemen önümde beliren beyaz ışık hüzmesinden Fan Ge Que’nin figürü fırladı. Yelpaze elinde, herif saygıyla söylenmişti, ‘’Kaygısız Xiao Yao, nasılsın? Turnuvadaki en zorlu rakiple karşılaşacağım…’’
Başımı öne salladım, ‘’Evet, ben de öyle…’’
[] [] []
Magnec