Ah be yaa keske dans eden orman yenseydi jian feng han ne guzle rezil olurdu
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
318. Bölüm Azıcık Daha…
Turnuvanın ilk turu bitmişti. Birkaç dakikaya ikinci tur başlayacaktı!
Bu sefer mesele gayet kolaydı.
Kaygısız Xiao Yao [Sv 71 Ejderha Şehri’nin Gece Gözcüsü] vs Bin Kilometrelik Manzara [Sv 59 Altın Büyücü] ……
Üçüncü resmileştirmesini almamış bir büyücü, [Boyutsal Zıplama]’ya sahip olmadığı için bana tehdit oluşturmuyordu. Zaten %119 büyü direncim olduğundan sıradan büyücülere karşı akılalmaz bir avantaja sahiptim. Bu turun zaferi ellerimdeydi!
Shua!
Arenaya girdikten sonra 40 yaşlarında görünen büyücüye baktım. Asa elinde, herif bana bakarak gülümsemişti, ‘’Hay aksi. İkinci turda ÇMB ustalarından biriyle karşılaşacağımı düşünmemiştim. Kaygısız Xiao Yao, 22.sırada. Hayret bir şey, görünüşe göre Kahramanların Yükselişi’ndeki serüvenim buraya kadarmış…’’
Hafifçe gülümsedim, ‘’Olsun canım, elinden geleni yapman lazım. Kaybedeceksen de pişmanlık duymadan kaybet.’’
‘’Ah, umarım sen de elinden geleni yaparsın…’’
‘’Peki…’’
Sistem geri saymaya başlamış ve sayı 0’a ulaştığında ileri atılmıştım. Rakibim vakit kaybetmeden [Buz Saçakları]’nı aktif ederek geri çekilmeye koyulmuştu. ‘’Pa Pa’’ Göğsüme saplanan buz saçakları hızımı yalnızca %7.3 azalmıştı. Böylesine bir büyü direncine sahipken rakibin bana pek bir şey yapamayacağını biliyordum. Üstelik, işin en dehşet verici yanıysa saldırıların ıskalamış olmasıydı. Tabii bunun sebebi Kara Büyü Zırhı’nın sahip olduğu %30’luk büyü saldırılarını savuşturma özelliğiydi!
Kendime geldikten sonra ileriye atıldım ve İmparator Qin’in Kılıcı’nı çektiğim gibi normal bir saldırı savurdum.
Amcamız şaşırmış ve çabucak asasıyla kılıcımı karşılamaya koyulmuştu. Sadece bu hareketinden bile savaş konusunda fena olmadığını anlamıştım. Muhtemelen daha önceki oyunlarda Şövalye sınıfını falan oynamıştı; lakin ne yazık ki artık bir büyücüydü.
“Keng!”
Kıvılcımlar dört bir yana saçılıyordu. Hafifçe saldırmış olsam da adam geriye savrulmuştu. Bang! Haritanın ucuna fırladığı için sersemledi.
Meseleyi fazla uzatmak istemediğim için hemen sol parmaklarımı açtım…[Virane Diyar]!
4427!
Akılalmaz bir hasar sayısı havaya fırlamıştı. Amcamız beklediği sonucu almıştı-hızlı bir bitiriş…Saniyeler içinde öteki dünyayı boylamıştı. Sistem duyurusu bana bir sonraki tura geçtiğimi söylüyordu.
Arenayı terk ettikten sonra, 12.tura kadar aynı şekilde devam ettim. Güçlü sayılabilecek kimseyle karşılaşmamıştım ve rakiplerimden en güçlüsü de [Öncü]’nün On Üç Kartalı’ndan biri olan 64.seviye Kılıç Ustası’ydı. Lakin, İmparator Qin’in Kılıcı’na karşı herifin elinden hiçbir şey gelmemişti. Hızlı bir [Atik Kılıç] + 8.seviye [Kombo] adamı postalamaya yetmişti. Tabii Alevli Kaplan Tanrısı’nın herifin arısını tek hamlede indirdiğini söylememe gerek bile yoktu.
“Shua!”
Bekleme odasına döndükten sonra Qing Qian bana doğru gülümsedi, ‘’Görünüşe göre her şey yolunda gidiyor. Odadan kimse elenmedi, değil mi?’’
‘’Henüz elenmedi…’’ Li Mu gülümsedi, ‘’Eğer 5 tur daha kazanırsak ilk 32’ye gireceğiz. Zhan Long’dan ne kadar kişi ilk 32’ye girerse o kadar iyi olur…Hadi bakalım!’’
‘’Mm. Yapalım şu işi!’’
……
——
Çok geçmeden karşılaşmalar ekranda belirmişti. Bazılarımız mutlu, bazılarımız da mutsuzdu. Bu turda problem yaşayacağımız kesindi--
Kaygısız Xiao Yao [Sv 71 Ejderha Şehri’nin Gece Gözcüsü] vs Aptal Olma [Sv 67 Altın şövalye]
Fox [Sv 65 Altın Silahşör] vs Fang Ge Que [Sv 73 Ruhustası]
Dans Eden Orman [Sv 66 Altın Okçu] vs Jian Feng Han [Sv 70 Altın Kılıç Ustası]
……
‘’Hass, olaya bak…’’ Fox’un suratı yemyeşil kesilmişti, ‘’Piyangoyu ben mi kazandım yani? Jiu Li Şehri’nin bir numaralı ustasıyla mı karşılaşacağım…’’
Omzuna dokunarak herifi teselli etmeye çalıştım, ‘’Merak etme, muhtemelen 5-6 ay sonra bir turnuva daha olur, o zaman intikamını alırsın. Ayrıca, Fang Ge Que’ye kaybetmek utanç verici bir olay değil ki. Herif sadece Jiu Li Şehri’nin değil, ÇMB’deki 1 numaralı sıralamasıyla bütün [Kader]’in en güçlü oyuncusu…’’
Wan Er köşede dinleniyordu, ‘’Aslında Fang Ge Que gerçekten de büyücüler arasında nadir görebileceğin bir yetenek. Söylentilere göre adam çoktan 4 S-seviye ve üstü kombo yaratmış. Kendi yaratmış! Kim bilir bunu başarmak için neler yaptı…Lakin herifin lakapları bitmek bilmiyor; Oyunların Kralı, Büyücülerin Kralı, [Kader]’in Kralı…Fox amcamız gerçekten kısa çöpü çekti bu sefer. Umarım 10 saniye falan dayanabilirsin…’’
Fox başını iki yana salladı, ‘’Sıkıntı büyük. Silahşörler’in öyle mana kalkanları ya da yüksek canları yok ki, sadece tek bir yeteneğimiz var….[Bir Saniyelik Iska]. Okçuların [Kristalleşme] yeteneğine benziyor. En azından 1 saniyeliğine hayatta kalabileceğime eminim.’’
Ne diyeceğimi bilemiyordum, ‘’Bol şans. Benim rakibim de Aptal Olma…Daha önce mücadele etmiştik. Herif muhtemelen şu an yaşlarını siliyordur…’’
Dans Eden Orman isyan ediyordu, ‘’Wuwu, neden bana şans dilemiyorsunuz. Karşımda Jian Feng Han var. Ahhhhhhhhhhhh! Böyle biriyle karşılaşmak istemiyorum! Keşke Fox’la karşılaşsaydım…’’
Fox’un suratı mosmor kesilmişti, ‘’Vay arkadaş, öyle mi olduk şimdi? Herkes beni ezik yerine mi koyuyor?’’
……
Çok geçmeden on üçüncü tur başlamıştı!
Shua!
Arenaya girdiğim gibi önümde duran Aptal Olma yaşlarını silerek söylendi, ‘’Hay sikeyim şansımı…’’
Gülümsedim, ‘’Kaderimiz böyleymiş…Bu fırsat için teşekkür ettim. Eğer 32’ye girersem sana kesinkes alo diyeceğim…’’
‘’Alçak herif. En azından birkaç kez saplayacağım bu mızrağı sana…’’
‘’Hadi bakalım, göreceğiz!’’
“……”
Sistem geri sayımı başladı--
“3!”
“2!”
“1!”
0!
Ok gibi ileriye atıldım. Yüksek saldırı puanına sahip olmayan bir şövalyeye karşı endişe duymama gerek yoktu. Sahip olduğum 2800 defansla beni öldürmesine izin versem bile herif bunu yapabilecek yeteneğe sahip değildi. Ayrıca, 8.seviye [Tedavi]’ye de sahiptim. Yani istediğim an 1200 canımı doldurabiliyordum!
Kılıcımı kaldırdığımı gören Aptal Olma [Gökyüzü Kalkanı]’nı kaldırarak pozisyonunu ayarladı. Hamlemi karşılamaya hazırlanıyordu.
İmparator Qin’in Kılıcı’nı eğerek herifin vücuna saldırdım.
1982!
[Kan Emen]’in etkisi olmadan onu kolay kolay öldüremeyecektim. Herifin 5 metrelik alanına yaklaştıktan sonra durum garip bir hal almıştı. Sırtlarımız birbirine bakıyordu; çabucak öne döndüm. Oyuncunun tepki süresi ve saldırı hızı meseleye dahil oluyordu. Herif hala daha yaşananlara ayak uyduramadığı için arkasını dönebilmiş değildi. Çoktan 8.seviye [Kombo]’mu sırtına savurmuştum. Aptal Olma bir saniyeliğine geç döndüğü için 5 saldırıya maruz kalmıştı---
871!
904!
887!
924!
1001!
Bu saldırıların ortasında, Aptal Olma [Yenileyen Rüzgar]’ı kullanarak %30 canını doldurmuş ve ucu ucuna ölmekten kurtulmuştu. Aynı esnada, sırtımda soğuk bir hava dalgası da hissetmeye başlamıştım; herifin Buz Tazısı bana saldırıyordu!
‘’ROA!’’
Alevli Kaplan Tanrısı ileriye atılarak Buz Tazısı’nın başını yakalamış ve yaratığa 3102 hasar vermişti. Ardından [Keskin Kükreme]’yi aktif ettiğinde, Aptal Olma ve Buz Tazısı aynı esnada öteki dünyayı boylamıştı. 13.turu kazandığımı simgeleyen sistem duyurusunu görebiliyordum.
Shua!
Bekleme odasına döndükten sonra Fox’u gördüm. O bana bakıyor, ben ona bakıyordum.
‘’Hassiktir. Ne ara yenildin oğlum?’’ diye sordum.
Fox acı acı gülümsedi, ‘’Aslında ne olduğunu ben de bilmiyorum. Daha [Sis Perdesi]’ni aktif edemeden herifin saldırısı bana 4100 hasar verdi….’’
‘’Tek büyüde 4100 hasar mı?’’ diye sordum.
‘’Evet!’’ Fox onayladı.
Ellerim terlemişti, ‘’Hassiktir arkadaş, bu herif ne böyle…’’
Yanımızda beliren Wan Er söylendi, ‘’Savaşın tekrarını izledim. Sana yaptığı saldırı Fang Ge Que’nin yarattığı yeteneklerden biri olan [Buz Patlaması], SS-seviye yetenek. Kullanıldığında, buzlar hedefe odaklanarak aniden saldırıyorlar. Bu yüzden Fox ne olduğunu görememişti. Fang Ge Que’nin bütün mücalelerini izledim ve biri dışında diğer hepsi aynı şekilde sonlanmış. Bu istisnaysa full cana sahip bir Şövalye’ydi…Onu öldürmek için ekstra [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu kullanması gerekti…’’
Şaşkına döndüm, ‘’Fang Ge Que SS-seviye özel yetenek mi yaratmış yani?’’
‘’Evet. Yalan mı söyleyeceğim?’’
“Mhm……”
……
Bakışlarımı ekrana çevirdim; Dans Eden Orman Jian Feng Han’la kapışıyordu. Savaş alanında, Dans Eden Orman Gezgin Yayı’yla durmaksızın Jian Feng Han’a saldırıyordu. [Meteor Oku] direkt Jian Feng Han’ın vücudunu delmişti!
1672!
‘’Ugh, hadi Ufak Dans…’’ Yaşlı K yumruklarını sıktı.
Ben de acayip gerilmiştim. Ekranda, Dans Eden Orman full candaydı ve Jian Feng Han’ın yalnızca %25 canı kalmıştı. Can iksiri içtikten sonra herifin canı %80’e fırladı. 10.seviye iksir içmişti ve kesinkes o iksiri Ulusal Güzellik’ten almıştı.
Lakin, Jian Feng Han yalnızca kısa süreliğine dezavantajlı pozisyonda kalmıştı. %75 canını feda ettikten sonra nihayetinde Dans Eden Orman’ı yakalamış ve Alevli Bulut Kılıcı’yla [Bulutlara Uzanan Kesik]’i aktif etmişti.
Dans Eden Orman çabucak harekete geçti. [Kristalleşme]’yle kristale dönüşerek Jian Feng Han’ın [Bulutlara Uzanan Kesik]’ini savuşturmuştu. Kristalleşme’nin etkisi bittikten sonra Jian Feng Han [Atik Kılıç]’ı kullanarak Dans Eden Orman’ın %50’ canını aldı. Hemen başını çeviren herif [Açık Nokta]’yı akitf etmişti!
Dans Eden Orman yeterince hızlı tepki veremediğinden anında ölmüştü!
………
Biri daha gitti…
Dans Eden Orman bekleme odasına döndü. Öfkeliydi, ‘’Azıcık daha dayansaydım herifi öldürecektim. Arghhhhhhh!’’
Onu teselli ettim, ‘’Bir sonraki sefere artık…14.turdayız. Dört tur daha dayanırsak ilk 32’ye gireceğiz. Herkes elinden geleni yapsın!’’
[] [] []
Magnec