emeğinize sağlık
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
163. Bölüm Gökyüzü'nün Ayı Kesiği
Kılıç elimde, ileri atılıp bossun puanlarını kontrol etmeye koyuldum----
【Qiang İmparatoru – Yao Xing】(Mor Boss)
Seviye: 58
Saldırı: 1570-1950
Defans: 1120
Can: 280000
Yetenekler: 【Delme】【Alev Kılıcı】【Gökyüzü’nün Ayı Kesiği】
Açıklama: Qiang İmparatoru Yao Xing. 5 barbar kabilesi Çin’in ana topraklarını işgal ettiğinde, Qiang İmparatoru Hou Liang’ı yerle bir etmiştir. Bahsi geçen bu imparator vahşi ve akılalmaz kişiliğiyle sayısız insanın kalbine korku salmıştır. Doğuştan bir ordu insanı olarak görülen bu adam, sefer üzerine sefer yaparak binlerce insanı katletmiştir. Öldüğü günden beri Ran Min’in ruhunu korumak adına buraya gelmiştir.
……
Dong Cheng Yue uzaktan bossa bakıp söylendi: ‘’Bu sefer yalnızca bir bossla karşılaşacağımız için işler biraz daha kolay olacak gibi görünüyor.’’
Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Belki de haklısın; lakin gördüğüm kadarıyla bu bossun yeni bir yeteneği [Gökyüzünü’nün Ayı Kesiği] var ve daha önce bu yeteneği hiçbir yerde görmemiştim. Karşımıza çıkan bu 58.seviye mor boss muhtemelen şu ana kadar karşılaştığım en güçlü boss gibi görünüyor. Bu yüzden dikkatli olmamız gerekiyor. Önceki taktiği kullanalım- ben önden saldıracağım, diğer herkes geride duracak. Bossun savaş stilini öğrendikten sonra diğer detayları kararlaştırırız. Şifacılar, bana odaklanmayı unutmayın!’’
Yuzi Chengshuo ve Sevgili Duck başlarıyla onaylamıştı.
Buz Yağmuru Kılıcı’nı kaldırdıktan sonra Ufak Bobo’yla birlikte saldırdık. Beklendiği gibi Lin Wan Er ve Dong Cheng Yue Kaplanadamlarını çağırmıştı. İki defansif evcil hayvan tanklama konusunda bana yardım edeceğinden, üzerimdeki baskı bir hayli azalmıştı.
*Tak!*
Daha bossun 20 metre yakınına yaklaşmadan Qiang İmparatoru ayağa fırlamıştı. Yarım ay şeklindeki kılıcını kaldıran herif kükremeye başladı: ‘’Heybetim sizin gibi ufak karıncaların kaldırabileceği bir şey değildir. Madem cesaret ettiniz, gelin de kılıcımın tadına bakın o zaman. Sizlere güç ne demekmiş göstereceğim!’’
……
“Hon!”
Boss etrafa alevler saçan kılıcıyla bize doğru koşmaya başlamıştı; mesele bir hayli enteresandı; zira daha önce karşılaştığımız bossların hiçbiri bize saldırma insiyatifini kullanmamıştı. Yarım ay şeklindeki kılıçtan fırlayan alevler bossun [Alev Kılıcı]’nı aktif ettiğiniz gösteriyordu! Bossun hızı o kadar yüksekti ki, ne yazık ki yana çekilecek fırsatım olmamış ve omzuma bir darbe almıştım!
1542!
[Alev Kılıcı]’nın verdiği hasar cidden inanılacak gibi değildi! Bossun diğer saldırısını beklemeden [Keskin Buz Kılıcı]’nı aktif ettim!
Pu!
1428!
Ardından ayaklarımın altında garip bir aura belirmeye başlamıştım. [Tedavi]’yi kullanarak canımı doldurduktan sonra [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim!
Kıyasıya mücadelenin başlamasıyla, savaş notu yaratığın %85 odağını kendime topladığımı gösteriyordu. Yuzi Chengshuo da bu durumu görmüş ve hemen söylenmeye başlamıştı: ‘’Sevgili Duck, can doldurma işlemine başlayalım!’’
“Swoosh Swoosh!”
Birbiri ardına gelen iki [Tedavi]’den sonra canım fullenmişti.
Boss savaştığı için bir hayli heyecanlanmış ve yarım ay şeklindeki kılıcıyla saldırırken kükremişti: ‘’Arghhhh, izle ve seni nasıl ortadan ikiye ayırdığımı kendi gözlerine gör!’’
[Delme]!
1109!
Şans bu ki hasar aldığım yetenek [Alev Kılıcı]’ndan daha zayıftı.
Birkaç metre geriye çekildikten sonra nefeslenmiş ve zaman kaybetmeden tekrar ileri atılarak [Kombo]’yu aktif etmiştim. Kılıcımdan etrafa fırlayan altın altıgenlerin sonucunda Qiang İmparatoru’nun kafasına ardı ardına 4 darbe indirmiştim!
‘’Arghhhhh!’’
Bir anda kükreyen yaratık çıldırmış ve diz çökmüştü. Kükremeye devam ederken baştan aşağıya şekil değiştirmiş ve nihayetinde simsiyah kürke sahip bir savaş ayısına dönüşmüştü. Hatta herifin daha önce elinde tuttuğu yarım ay şeklindeki kılıç bile evrim geçirmişe benziyordu. Dört ayak üstünde bana doğru koşmaya başladı. Endişelenmeden edememiştim: ‘’Canıma dikkat edin!’’
Lafımı bitirdikten sonra canımı doldurmak adına bir can iksiri içtim ve Mor Şafak Botları’mı kullanarak geri çekilmeye koyuldum. Lakin yeterince hızlı olmadığımdan ayıya dönüşen imparatorun saldırısıyla baş başa kalmıştım!
‘’Roar!’’
Pençesini savurmasıyla ortaya çıkan yarım ay şeklindeki kılıç, geri çekilmeye uğraşan figürümün sırtına saplanmıştı. Aldığım darbenin altında adeta ezilmiştim---
1672!
Sevgili Duck vakit kaybetmeden [Tedavi]’yi kullanıp, canımı toparlamıştı; lakin boss hala deliler gibi beni kovalamaya devam ediyordu. Kükredikten sonra bir [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği] daha savurmuştu!
1794!
…..
Kalbim neredeyse duracak gibiydi. [Tedavi]’yi kullanarak canımı doldurduktan sonra döndüm ve [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif ettiğim gibi ileri atıldım. Bu saldırıyla bossun momentumunu kırmak istiyordum; lakin ne yazık ki durum beklediğim gibi gitmemiş ve yıllar önce hayatını kaybeden bu Qiang İmparatoru, Cehennem Zebanisi’ni andıran vücuduyla bana tekrar saldırmıştı!
1983!
Ardı ardına gelen her saldırı bir öncekinden daha güçlüydü. Ne yapacağımı bilemiyordum!
+1368
+511!
Yuzi Chengshuo vakit kaybetmeden [Tedavi] + [İlk Yardım] kombosunu kullanmış olmasaydı, muhtemelen 2000’in üstüne çıkma fırsatını bulamayacak olan canım da 0’a inecekti.
Yine de durum henüz değişmiş değildi; zira dördüncü [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği] bana doğru geliyordu!
Suratım çoktan mosmor kesilmişti. Bu yeteneğin ne kadar adil olduğunu sorgulamadan edememiştim--- Sonuçta bir önceki saldırıdan daha güçlü olan ve ardı ardına 4 saldırı yapabilen başka bir yetenek var mıydı, bilmiyordum!
Peng!
1942!
Bir kez daha saldırıya maruz kalmış ve canımın neredeyse tamamını kaybetmiştim!
Qiang İmparatoru kükredikten sonra saldırmaya koyuldu. Başında yer alan ışık [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği] yeteneğinin hala aktif olduğunu gösteriyordu. Hassiktir! Daha yeteneğin sonuna gelmemiş miydik?! Şifacıların yetenekleri dolma süresindeyken, ne yapacaktım?!
‘’Li Xiao Yao’yu diriltmeye gideceğim, sen de dirildikten sonra canını doldurduğuna emin ol!’’ Yuzi Chengshuo meseleyi hemen kavramış ve gerekli talimatları vermişti.
Sevgili Duck başıyla onayladıktan sonra endişe dolu gözleriyle söylendi: ‘’Patron, öleyim deme sakın!’’
……
“Shasha……”
Lin Wan Er başını kaldırıp söylendi: ‘’Sonumuz geldi, Li Xiao Yao’nun bu saldırıyı atlatmasına imkan yok!’’
Dong Cheng Yue şaşırmıştı: ‘’Wan Er, niye oraya gidiyorsun! Li Xiao Yao bile bloklayamıyorsa, sen nasıl yapacaksın?!’’
Bu laflara rağmen Lin Wan Er süikastçilerin [Hız] yeteneğini çoktan aktif edip, yanımdan geçip gitmişti: ‘’Çekil bakayım önümden!’’
Pa!
Her ne kadar tam gücünü kullanmış olmasa da bana dokunduğu yer bir hayli kritikti. Hassas basınç noktalarımdan birine dokunduğu için 7-8 metre kenara fırlamıştım. Elinde demir şemsiyesini tutan güzeller güzeli hanımefendi, Ay Elfleri’nin defans moduna bürünmüştü.
Peng!
Her yere kızıl ışık hüzmeleri saçılıyordu. Saldırıya maruz kalan Lin Wan Er bir uçurtma gibi havaya fırlamış ve 1773 canını kaybetmişti!
……
“Shua shua shua……”
Ardı ardına 3 [Tedavi] aldıktan sonra canım neredeyse fullenmişti. Üstelik, görünen o ki bu bahsi geçen [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği] yalnızca 5 kez kullanılabiliyordu. Tabii unun yanında, 5 saldırı yapan boss 10 saniyeliğine zayıflıyor ve defansının yarısını kaybediyordu. Yani uzun lafın kısası, zaman artık saldırma zamanıydı!
‘’Wan Er, teşekkür ederim…’’ diye söylendim.
Lin Wan Er yavaşça doğrulup, kıyafetlerini silkemeye başlamıştı: ‘’Acıyor…’’
Dong Cheng Yue bir kahkaha patlattı: ‘’Tebrikler oyuncu Cong Tang, Xiao Yao’yla olan yakınlığınız 1 puan arttı. Artık onun kalbini ele geçirmeye %1 daha yakınsınız!’’
Bir anda Lin Wan Er’in güzeller güzeli suratı kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Dong Cheng, sen yok musun, bir daha öyle şeyler söylersen seni ısırırım, ona göre…’’
Dong Cheng Yue: ‘’Hadi ama, ısırmak mı? Eğer beni ısırırsan sana *** derim haberin olsun….’’
(ÇN: *** yazıyor dostlar, ne olduğunu bilemiyoruz.’’)
Wan Er: “……”
Ben: “……”
Herkes: “……”
……
Sakin kalmayı başaran tek isim Yuzi Chengshuo’ydu. Gülümsedikten sonra söylendi: ‘’Her ne kadar bu aranızdaki ilişkiyi kıskanıyor olsam da, ilk önce bossa odaklanabilir miyiz lütfen?’’
Lin Wan Er demir şemsiyesini kavradıktan sonra dilini çıkarıp, sitem etti: ‘’Hepsi şu Dong Cheng yüzünden…’’
Yuzi Chengshuo: ‘’Xiao Yao, eğer boss bir daha [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği]’ni aktif ederse, ne yapacaksın? Can doldurma hızımız aldığın hasarı karşılayamıyor, ayrıca bossun sahip olduğu yüksek hızdan sebep onun saldırılarını da savuşturamıyorsun.’’
Hemen cevapladım: ‘’Matcha, boss [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği]’ni aktif eder etmez İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin [Muazzam Dansın Sarmaşıkları] yeteneğini kullanarak onu bağlamaya çalışalım; bakalım sarmaşıklardan kurtulabilecek mi. Wan Er, Yue Er, siz de Kaplanadamlarınızı kullanarak bossu yavaşlatacaksınız. Bu şekilde belki bir şans yaratabiliriz.’’
……
30 saniye bile geçmeden [Gökyüzü’nün Ayı Kesiği]’yle bir kez daha karşılaşmıştık. İmparator ayıya dönüşmeyi bitirdikten sonra yarım ay şeklindeki kılıcıyla bize doğru atıldı: ‘’Bölgemi işgal etmeye çalışan insan paçavraları, Hou Qin askerlerim kanınızı kullanarak resim yapacaktır. Dünya’ya kaos hakim olacak ve Hou Qin de bu dünyanın başına geçecektir!’’
Buz Yağmuru Kılıcı hafifçe titredikten sonra ileri atılmıştı.
Peng!
Bossun suratına bir darbe geçirdim. Omzumu alçalttıktan sonra bossun ilk saldırısına maruz kalmış ve Sevgili Duck’un [Tedavi]’siyle toparlanmıştım. İkinci saldırıdaysa canımı dolduran Yuzi Chengshuo olmuştu.
Sıra üçüncü saldırıdaydı!
“Shua!”
Birbiri ardına ortaya çıkan yeşil sarmaşıklar anında bossun ayaklarına dolanmıştı. Yaşananlara inanamıyor ve ağzımın açılmasına engel olamıyordum; İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin sarmaşıkları o kadar güçlüydü ki, aralarında bu kadar seviye farkı olmasına rağmen bossu kolayca bağlamayı başarmıştı!
……
Evcil hayvan tarafından bağlanan imparatorun son 3 saldırısı yarım kalmıştı. Rahatlamadan edememiştim. Bahsettiğimiz o saldırılar acayip vahşiydi ve eğer olur da saldırılardan biri kritik darbe haline dönüşürse, hayatımı kaybetmem işten bile değildi. Şans bu ki bossun kritik oranı fazla olmadığından, bu ihtimali de göz önünde bulundurmamıza gerek yoktu.
İkinci boss karşılaşmamız bu ufak sorundan sonra gayet iyi gitmeye başlamıştı. Olayın sırrını bir kez bulduktan sonra, bir anda her şey daha da kolaylaşmıştı. Hatta bossun saldırılarını [Yansıtma]’yı kullanarak bile geri çevirebiliyordum. 10 dakika içinde yaratığın canı 0’a yaklaşmıştı.
Peng!
Bossun yanaklarını parçalayan mermi etrafa kıvılcımlar saçmıştı. Kim en düşük saldırı puanına sahip Fox’un bossa son vuruş yapacağını düşünebilirdi ki?
“Hou hou….”
Qiang İmparatoru yarım ay şeklindeki altın kılıcını kavrarken diz üstü çökmek zorunda kalmıştı. Elini kaldırıp, inatçı bir ses tonuyla bağırdı: ‘’Gerçek bir hükümdar asla boyun eğmez…’’
İleri atılıp, cesedine bir tekme attım: ‘’Boyun eğip eğmemen beni ilgilendirmiyor dingil!’’
……
“Hualala……”
Boss öldükten sonra altın parçaları ve ekipmanlar yere fırlamıştı. Song Han ellerini birleştirdikten sonra söylendi: ‘’İçimde kötü bir his var. Fox’un karizması yalnızca 2 puan olduğuna göre fazla bir ekipman çıkacağını düşünmüyorum…’’
Bir hayli tırstmıştım: ‘’Umarım öyle olmaz…’’
İleri atılıp iki ekipmanı yerden aldım. İçlerinden biri etrafa yeşil ışık hüzmesi saçan bir hançerdi ve diğeriyse kırmızı ışıltılarla bezenmiş bir göğüslüktü. Hançeri görür görmez suratım yemyeşil kesilmişti---
[Barbar Bıçağı] (Yeşil Ekipman)
Saldırı: 320-440
Güç: +25
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 54
……
Lin Wan Er gülümsemeden edememişti: ‘’Benim ekipmanım…’’
Hemen bıçağı ona fırlattım: ‘’Al bakalım, kura çekmeye gerek yok…’’
Yavru Kurt kahkahaya atmaya başlamıştı.
Lin Wan Er’in suratında herhangi bir ifade yoktu.
Diğer ekipmana bakmaya başladığımda, bir anda bütün kahkahalar durulmuştu. Tanrı seviyesinde zırh mı arıyorsunuz? İşte o zırh şu an elimde duruyor!
Magnec