Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

52. Bölüm Rüzgar Kılıcı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

Kombolar rakibe saldırı şansı vermeyen ve tek bir saldırı gibi ani yapılan saldırıları içinde barındıran bir kavramdı. Örneğin Yan Zhao’nun [Eşsiz Darbe]’si içinde İleri darbe+Kesik+Kesik+Tekme+Ağır Darbe’yi barındırıyordu. Ardı ardına yapılan bu 5 saldırının ilk 4 ü hasarın %30’unu kapsarken, son saldırı olan Ağır Darbe geri kalan %70’lik hasarı beraberinde getiriyordu. Bu yüzden komboların son saldırıları genelde %50’nin üstünde bir hasar veriyordu.

 

Aslına bakarsanız kendi Kombomu, yani ‘’İleri darbe+Kesik+Yatay Kesik+Ağır Darbe+Kesik’’ hareketler bütününü de seçmemin sebebi buydu. Zira dördüncü saldırım olan Ağır Darbe başarılı olduğu sürece, rakip bir süreliğine sersemleyecekti. Sersemleme süresinin 0.1 saniye olup olmaması çok mühim bir olay değildi çünkü, bu kadar kısa bir zaman zarfı bile kombomu bitirmeme yol açabilecek bir boşluk sayılabilirdi.

Kader’in sisteminde Ağır Darbe’nin başarılı olması için, darbeyi savuran oyuncunun rakibinden güç ve saldırı puanı bakımından daha kuvvetli olması gerekiyordu. Yani ağır zırh giyen sınıfların mücadelesi yalnızca güçle değil silahla da doğru orantılı gelişiyordu.

Bu zamana kadar bütün puanlarımı güce basmıştım. [Tedavi] yeteneğimle birlikte yenilmez olacaktım zira, dayanıklılık gibi başka seçeneklere puan vermemiştim. Safkan kılıç ustalarından biriydim!

……

Önümdeki Troll yere yığılmamış olsa da, son saldırım ona 300 hasar vermişti! Henüz kombo yeteneğimi oluşturmayı başaramamış olsam da saldırımın hasarı bir hayli artmıştı!

Troll’ün toplam canı 1900 civarındaydı. Yani Bobo’yla benim saldırılarımıza dayanabilmesi mümkün değildi. Acı dolu bir çığlıkla yere yığıldı ve arkasında yeşil bir balta bıraktı!

【Troll’ün Savaş Baltası】(Yeşil Ekipman)

Saldırı Puanı: 75-149

Güç: +18

Ekstra: +11 Güç

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 32

……

Vay arkadaş, gerekli seviye yüksek olduğundan ve özellikleri de tam ayarında olmadığından üst seviye oyuncuların kullanacağı bir silah değildi. Yine de birkaç güne oyuncuların çoğu 32. Seviyeye ulaşacağından, üç beş kuruş kazanabilirdim.

Savaş baltasını envanterime attım ve ilerlemeye koyuldum. Artık Trollerle ilgili geniş bir fikre sahip olduğumdan kendime olan güvenim de artmıştı. Çorba kazanına bir tekme savurdum ve Ufak Bobo’yla birlikte yaratıklara atıldık!

‘’Grrr…İnsan bozuntusu, senden güzel bir çevirme yapacağım!’’

Troll devasa sopasını savursa da dikkatle sopayı savuşturmuştum. Kılıç ustası olduğumdan çevikliğim gayet iyiydi, kenara atıldım ve koca bir ‘’ISKA’’ yazısıyla trollün saldırısından kurtuldum. Ardından vakit kaybetmeden ayağını kestim ve geri çıktım. Hızlı hareketlerimden sebep yaratık bir türlü bana vuramıyordu. Yalnızca bir kez [Tedavi]’yi kullanmak durumunda kalmış ve üçüncü trollü de kolayca öldürmüştüm.

Acı dolu çığlıklarla yere yığılan iki Troll TP barımı da bir hayli yükseltmişti. Eğer bir sıkıntı çıkmazsa, 100 Troll kestikten sonra 31. Seviyeye ulaşacak gibiydim. Hatta görevi verdikten sonra 32 bile olabilirdim!

Tik!

Trolleri öldürmeye devam ederken bir mesaj geldi. Mesaj Yue Qing Qian’dan gelmişti: ‘’Xiao Yao?’’

“Mm, Qing Qian!”

‘’Başına 1000 altın ödül koyulmuş, bundan haberin var mı?’’ Qing Qian oyundaki telefon sistemini kullanarak benimle konuşmaya başladı, sesi endişe doluydu: ‘’Neredesin şimdi? Hala hayatta mısın?’’

Gülmemek için kendimi zor tutuyordum: ‘’Tabii ki hayattayım, şu anda ıssız topraklarda seviye kasıyorum!’’

‘’Mm, o zaman sorun yok, dikkatli ol…İstiyorsan birkaç kişi toplayıp yanına gelebilirim. Böylece oyunculardan çekinmene gerek kalmaz…’’

‘’Yok, kalsın. Qing Qian sen tek başına takıl, artık sana sorun çıkarmak istemiyorum. Yaşadıklarımızdan sonra…Yan Zhao sana sorun çıkardı mı?’’

‘’Hayır. Dün birlikte yemek yedik. Babama biraz deli dolu davrandığımı söylese de meseleyi üstelemedi…’’

‘’Haha, güzel o zaman…’’

‘’Şey aslında…’’ Qing Qian biraz tereddüt ediyordu.

‘’Aslında ne?’’ diye sordum.

‘’Xiao Yao, Yan Zhao biraz inatçı olsa da aslında iyi bir insandır. Yenildin diye ondan nefret etmiyorsun değil mi?’’

Cevap verdim: ‘’Neden nefret edeyim ki? Zaten en başından beri savaşacak bir sınıf seçmemiştim. Kaybettiysem de kaybetmişimdir. Çabalamaya devam edeceğim. Benim gözümde Yan Zhao bir düşman değil, yenmem gereken güçlü bir rakiptir. Hedefim onu adil bir karşılaşmada yenmek, o kadar…’’

‘’Mm!’’ Qing Qian hafifçe gülümsedi: ‘’Böyle bir insan olduğunu biliyordum!’’

‘’Tamamdır, ben seviye kasmaya devam edeceğim, sana iyi şanslar!’’

‘’Tamam tamam, sanırım 3 güne 40 olacağım. Bakalım ilk kim 40 olacak!’’

‘’Hadi bakalım…’’

……

Her neyse, ardı ardına trolleri öldürmeye devam ediyordum. 70’i aşkın troll öldürdükten sonra sonunda bir zırh düşmüştü. Bu bahsi geçen zırh yuvarlak bir miğferdi, çimlerin üzerinde parıldıyordu. Hemen elime aldım ve kalbim dört nala koşmaya başladı. Sonunda kullanabileceğim bir miğfer düşürmüştüm. Bu zamana kadar başım boş geziyordum!

(ÇN: heheheheh, başı boş xd…Şaka şaka, okumaya devam. xd kullanacak kadar düşmedik...)

【Zalimliğin Miğferi】(Bronz Tip)

Tip: Zırh

Defans: 62

Dayanıklılık: +17

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 31

……

Elimde miğfer, seviyemi kontrol ettim. TP barım 30. Seviyenin %99.4’ündeydi. Bir troll daha kessem seviye atlayacaktım!

Yeşim Şehri’nin Kılıcı 3. Seviye Kombomun eşliğinde parıldadı ve bir trollü daha öldürdüm. Vücudumu sarmalayan altın rengi ışık 31. Seviyeye ulaştığımı söylüyordu. Artık miğferi kullanabilecektim!

Clang!

Miğferi taktım ve açıkça söylemek gerekirse başıma bir tükürük hokkası geçirmiş gibi görünüyordum…Bu durum biraz sinirime dokunmuştu tabii…

(ÇN: Spittoon:Tükürük hokkası…Ara bilgilendirme yapalım. Eskiden tütün çiğneyen insanların kullandığı bu hokkalar, ciddi ciddi içine tükürmek için seramikten yapılmış yuvarlak vazo tarzı eşyalardır.)

Yine de defansım tavan yapmıştı…

【Kaygısız Xiao Yao】(Ejderha Şehri’nin Koruyucusu)

Seviye: 31

Saldırı: 522-705

Defans: 322

Can: 886

Mana: 330

Karizma: 26

……

322 defans. Bu, benimle aynı seviyede olan oyuncuların saldırılarına karşı koyabilmek için fazlasıyla yeterliydi. Üstelik canım da 886’ya yükseldiğinden artık hayatta kalabilmek benim için daha kolay olacaktı. Tabii [Tedavi] yeteneğim de 4. Seviyeye yükselmiş ve artık 600 can doldurabilecek bir konuma ulaşmıştı. Canım kırmızıya düşmeden bu yeteneği kullansam biraz içim acıyacak gibiydi…Ufak Bobo da 31. Seviyeye ulaşmış ve puanları da benden aşağı kalmamıştı.

【Ufak Bobo】(Arı Lordu)

Seviye: 31

Saldırı Puanı: 458-610

Defans: 305

Can: 763

Mana: 305

……

Gücümüz bu çevredeki herhangi bir yaratığa meydan okumak için yeterliydi; Ejderha Şehri’nin etrafındaki yaratıklar bir sonraki güncellemeye dek aynı seviyede kalacaktı. Tek ihtiyacım olan yeteneklerimi geliştirmekti. Kombomu 4. Seviyeye getirmezsem gözüm açık giderdim cidden!

Çok geçmeden 100 Troll öldürmeyi başarmıştım.

Tepeye doğru yürürken, sırtında ilaç çantası taşıyan 30’lu yaşlarda bir oyuncuyla karşılaştım. Muhtemelen bitki toplamaya çalışıyordu.

Uzaktan bana baktı. Bobo ileriye atılmış ve herife saldırmaya niyetlenmişti ancak hemen onu durdurdum: ‘’Herkese saldırmayı kes artık, hadi biz gidip görevimizi halledelim…’’

Bitki toplayan adam bana bir bakış daha fırlatsa da herhangi bir şey söylemedi. Yarım kalan işine, bitki toplamaya geri dönmüştü.

……

100 trollü öldürmeyi bitirdiğimde saat öğlen 12’ye yaklaşıyordu. Bir sonraki hareketimi planlamadan önce geri dönüp görevi vermem gerekiyordu!

10 dakikalık yürüyüşün ardından Ejderha Şehri’nin Ordu Kampı’na ulaştım. Devriye çavuşu beni görür görmez gülümsedi: ‘’Genç Koruyucu, gücünü gösterip o leş sürüsünü temizledin. Ejderha Şehri’ni tehlikelerden koruduğun için bu ödülü kazanmayı başardın!’’

Dingg!

  Sistem Notu: Tebrikler! [Troll Katliamı] adlı görevi başarıyla yerine getirdiniz. 15.000 TP, 5 altın kazanmanın yanında Ejderha Şehri’ndeki ününüz de arttı! Aynı zamanda [Rüzgar Kılıcı] adlı yeteneği de kazandınız!

……

Huh? [Rüzgar Kılıcı] mı?

Hemen envanterimi açtım ve orada kızıl renkli bir yetenek kitabının olduğunu gördüm. Kitabı elime alıp inceledikten sonra modum bir hayli değişmişti.

[Rüzgar Kılıcı] (A) : Gökyüzüne hükmeden rüzgarları kılıcınızın ucuna odaklayarak rakibinize heybetli bir saldırı yapmanızı sağlar. 1. Seviye saldırı puanını %3, 10. Seviye saldırı puanını %30 arttırır. [Rüzgar Kılıcı] ve [Ağır Darbe]’yi aynı anda kullanamazsınız. 20 mana harcamakla birlikte yeteneğin 0.2 saniyelik bir hazırlık aşaması vardır. Kullanılması için gerekli seviye 30’dur ve öğrenilmesi için 1 karizma puanı gerekir!

……

Gözlerim neredeyse yuvalarından fırlayacaktı… [Ağır Darbe] şövalyelerin, kılıç ustalarının ve savaşçıların gizli kozlarından biriydi. 10. Seviyede yalnızca %10 saldırı puanı arttırırken, [Rüzgar Kılıcı] 10. Seviyede %30 saldırı arttırıyordu! Tabii zayıf noktası 0.2 saniyelik hazırlık süresiydi. Yani hazırlık sürecinde iptal edilmesi çok zor değildi…

İyi ve kötü taraflarını iyice tarttıktan sonra bu yeteneği öğrenmemenin büyük bir ayıp olacağı kararına vardım!

  Vooosh!

Karizma puanım 25’e düşmüş ve yetenek sekmemde [Rüzgar Kılıcı] belirmişti. Böyle güzel bir yeteneği ‘’İleri darbe+Kesik+Yatay Kesik+Ağır Darbe+Kesik’’ kombomdaki son saldırıma uygulayabilirdim. Kombomun 4. Saldırısı olan Ağır Darbe rakibi 0.2 saniye boyunca sersemlettiği için, eğer sersemletme başarılı olursa kombom da bir seviye güçlenecekti!

……

Hayvan Terbiyecisi Dalin’le tekrar konuştum: ‘’Usta, bana öğretebileceğin gizli bir yeteneğin var mı?’’

Kim adamın bir anda doğrulup, gülümsedikten sonra: ‘’Evlat, gerçekten beni hayal kırıklığına uğratmıyorsun! Gel bakalım, sana özel yeteneğimi öğreteceğim!’’ diyeceğini tahmin edebilirdi ki?

‘’Özel yetenek mi?!’’ anında heyecanlanmıştım: ‘’Usta, özel yeteneğin neydi senin?’’

‘’Zincirler…’’

‘’Hassiktir, ne zinciriymiş o?’’

‘’Bu, yaratıkları ve düşmanları yakalamak için birebirdir, dikkatlice izle…’’

Dalin yere bir yumruk savurdu ve birkaç yüz metre ilerimizdeki topraktan zincirler fırlayıp, devasa bir kaya parçasını yerle bir etti!

Dalin ellerini beline koyduktan sonra gururla söylendi: ‘’Ne diyorsun evlat? Hiç de fena sayılmaz, değil mi?’’

Şok olmuştum ve aklımın ucundan garip sesler geliyordu.

Oh heybetli dostum, yüce ve kutsalsın…Atın üstündeyken bir rüzgar gibi ve….

Şaka mı yapıyorsun oğlum! Hiç de fena sayılmaz mı? Resmen bu yetenek hayvan gibi güçlü!

……

Hemen yeteneği öğrenmeyi kabul ettim. Tabii 10 altın verdiğimi de unutmayayım. Soyuluyoruz burada yahu!

[Bağlayan Zincirler] (A): Yere bir yumruk savurun ve [Bağlayan Zincirler] için bir hedef belirleyin. 1. Seviyede hedefi bağlama şansınız %30’dur. 20 mana kullanır ve 1.9 saniye sürer. Bu yeteneği kullanmak için 10 altın ödemeniz gerekmektedir.

Ağzımı bile açmadan parayı verdim ve yeteneği öğrendim!