Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

90. Bölüm Ceset Şefi

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

  ‘’Can dolduran yeteneklerinizi dikkatli kullanın, General ölmek üzere.’’ Li Mu heyecanla söylendi, gözleri sonuna kadar açılmıştı.

Keng!

“1148!”

  Akılalmaz bir hasar numarası başımın üstünde belirmişti; İskelet General son saldırılarını yapıyordu. Şans bu ki bu tarz saldırılara dayanabilecek kadar yüksek canım vardı, aksi taktirde neler olacağını düşünmek bile istemiyordum…

  ‘’Büyücüler, saldırılarınızı durdurun!’’ General Lian Po kükredi: ‘’Bossun son vuruşunu Xiao Yao yapacak. Daha önceden böyle anlaşmıştık ve şunu unutmayın ki bizler, verdiği sözleri tutan insanlarız!’’

  Büyücü ve silahşör grubu anında saldırmayı kesmişti. MP’min 200 civarında olduğunu gördüğüm için hemen ağzıma bir Deniz Yosunu Hapı attım ve 5. Seviye [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim. Yarattığım kombo İskelet General’in vücudunu delip geçerken, yaratığın her yerinden kan fışkırmaya başlamıştı. 8 dakika içerisinde 52. Seviye altın bossu öldürmeyi başarmıştık!

…

“Voosh!”

  TP barım %40 artmıştı. Bossun son vuruşunu yapmak cidden acayip TP veriyordu. Söylentilere göre Jian Feng Han ve Yan Zhao bu şekilde seviye kasmaya koyulmuştu. O kadar çok gümüş ve bronz bossun son vuruşunu yapmışlardı ki, benim normal yaratık keserek kasmaya çalıştığım seviyeleri göz açıp kapayıncaya dek almışlardı. Sanırım geniş klanların tek başına takılan oyunculara karşı sahip olduğu en büyük avantajlardan biri buydu…

 “Arrrgghhhh…..”

  İskelet General yere yığıldı ve etrafa ekipmanlar fırladı. Ekipmanları inceledikten sonra birkaç adım geri çekildim ve eşyalara işaret ettim: ‘’Li Mu, bu sizin seçtiğiniz bosstu. Yani eşyaları da siz dağıtın, tamam mı?’’

  Li Mu gülümsedi ve başıyla onayladı. Eşya yığınına doğru ilerlerken yüzünde hayal kırıklığının hakim olduğu bir ifade yer etmişti. Epey nadir düşen Klan Kurma Tableti’ni düşürmeyi başaramamıştık. Yine de Li Mu ekipman yığınını toparladı ve geniş bir gülümsemeyle söylendi: ‘’Evet, ekipmanları dağıtalım.’’

【Kara Rüzgar Göğüslüğü】:

Seviye: 42 (Gümüş Ekipman)

Defans: 117

Saldırı: + 25

Büyü: + 11

Ekstra: Defansı %0.5 arttırır.

【Mürekkepli Yeşim Asası】:

Seviye: 44 (Gümüş Ekipman)

(Sadece kadın büyücülere ve şifacılara özel)

Büyü saldırısı: 170 – 255

Büyü: +27

Güç: +18

Ekstra: Büyü saldırısını %2 arttırır.

【Yağmur Botları】:

Seviye: 42 (Gümüş Ekipman)

Tip: Kumaş

Defans: 49

Büyü: +25

Çeviklik: +17

Ekstra: Büyü saldırılarını %0.7 arttırır.

…

“Xiao Yao, Kara Rüzgar Göğüslüğü’nü istiyor musun?’’ diye sordu Li Mu.

 Bossun ölü bedeninin yanında dikiliyordum: ‘’Gerek yok, benim göğüslüğüm altın ekipman zaten.’’

  Li Mu gülümsedi: ‘’Tamamdır, gerçi öyle olduğunu tahmin etmiştim. Eğer altın ekipman olan bir göğüslüğe sahip olmasaydın, Bossu tanklayacak defansa nasıl sahip olacaktın ki? O zaman Generaller olarak bu göğüslüğü biz alıyoruz. Ba Qi, Wan Jian; hanginiz istiyorsa alsın.’’

  ‘’Tamam.’’

  Li Mu Mürekkepli Yeşim Asası’nı eline aldı: Bu asa yalnızca kadın büyücülere ve şifacılara özelmiş. Ne yazık ki bizim büyücülerin hepsi erkek, ne yapacağız bunu?’’

  Söylenmeden önce biraz düşündüm: ‘’Neden Mavili’yle, Kırmızı kendi arasında kura çekmiyor? Asa büyücülere özgü olsa da verdiği +27 büyü ve 18 güç şifacıların da ihtiyaç duyduğu özellikler.’’

 “Tamamdır, siz aranızda halledin.”

  Birkaç dakika geçtikten sonra Mürekkepli Yeşim Asası Henüz Kırmızı Değil’e gitti. Kadın gülümsedi ve başıyla onayladı.

  Son ekipman olan Düşen Yağmur Botları da 39. Seviyede olan erkek bir büyücüye gitmişti. Her ne kadar herif ekipmanı almış olsa da, henüz seviyesi yeterli olmadığından giyebilecekmiş gibi görünmüyordu.

…

 ‘’Son olarak da düşen 25 altın var. Herkese eşit dağıtalım gitsin.’’ Li Mu herkesi eşit olarak gördüğü için böyle bir öneride bulunmuştu.

  Bossu öldürdükten sonra Ba Huang’ın sıralamasına bakayım dedim; sonuçta bosstan epey bir TP kazanmıştım. Seviye atlamamış olsam da ilk 10 oyuncu arasına girmiştim. Yine de ilk ikiliyle aramdaki seviye farkı gözle görülebiliyordu.

1-)Savaşçı Yao Zhao Seviye 44 Kılıç Ustası
2-)Jian Feng Han Seviye 44 Kılıç Ustası
3-)General Li Mu Seviye 43 Kılıç Ustası
4-)Yükselen Ejderha Seviye 43 Büyücü
5-)Yue Qing Qian Seviye 43 Süikastçi
6-)Simple Seviye l 43 Büyücü
7-)Vahşi Kaplan Seviye 42 Savaşçı
8-)Kaygısız Xiao Yao Seviye 42 Ejder Mezarı’nın Koruyucusu
9-)General Wang Jian Seviye 42 Kılıç Ustası
10-)Yue Wei Liang Seviye 42 Süikastçi

….

  Li Mu da bossun ölü bedeninin yanında duruyordu. Sıralamaya baktıktan sonra dudaklarını büktü: ‘’Hassiktir. Jian Feng Han çoktan 44 olmuş. Eğer böyle giderse, yarına kalmadan 45 olacak. Duyduğuma göre herif dün gece oyundan çıkmayıp, Fan Shu Şehir bonusundan bir sürü TP kazanmış.’’

  Gülümsemeden edemedim: ‘’Yapacak bir şey yok. İlk mor ekipmanı aldı; ancak seviyesi yetmediği için kullanamıyor. Bunun için de gece gündüz kasıyor herhalde.’’

  General Wang Jian bizi gördükten sonra yanımıza geldi: ‘’Xiao kardeşim, böyle bir mesele yüzünden sakın canını sıkma. Mor ekipmanın lafı bile olmaz, zaten ileride daha neler çıkacak piyasaya.’’

  Cevapladım: ‘’Cennet Düzeni’nin Kılıcı’nı alamadığım için üzülmüyorum. Sadece Jian Feng Han gibi birinin öyle bir kılıca sahip olması sinirimi bozuyor.’’

  General Ba Qi elindeki baltayla yanımıza geldi: ‘’Patron, devam ediyor muyuz, yoksa şehre mi döneceğiz?’’

  Mavili gülümsedi: ‘’Neden dinlenelim ki? Daha iksirlerden ve haplardan doğru düzgün kullanmadık bile. Sonuçta ilk başlarda Kaygısız Xiao Yao’nun tek başına bossun odağını alacağını tahmin etmemiştim.’’

  Li Mu elini kaldırdıktan sonra bağırdı: ‘’Millet, bekleyin!’’

  ‘’Ne oldu?’’ Wang Jian şaşırmıştı.

  Li Mu cevap vermedi. Görünüşe göre arkadaş listesindeki insanlarla gizli bir görüşme yapıyordu.

…

  Birkaç dakika geçtikten sonra Li Mu heyecanla titremeye başladı: ‘’Kardeşlerim, toparlanın. Hemen yola çıkıyoruz ve ‘Vahşi Şeytan Kanyonu’’na gidiyoruz!’’

 ‘’Vahşi Şeytan Kanyonu mu?’’ diye sordum: ‘’Niye oraya gidiyoruz ki?’’

  Li Mu fısıldamaya başladı: ‘’Daha demin aldığım bilgilere göre [Kahramanın Öfkesi] 400’den fazla oyuncusuyla Vahşi Şeytan Kanyonu’ndaki bossa meydan okumaya gitmiş. Sabahtan beri 7 kez başarısız olmuşlar. Birkaç dakika önce de son yenilgilerini aldıktan sonra, Batılı Diktatör daha fazla zorlamamaya karar vermiş. Yani boss tek başına bizi bekliyor, bir deneyelim diyorum!’’

  Wang Jian yumruklarını sıktı: ‘’Hassiktir! 400 adamla bile öldürememişler; biz 20 kişiyle nasıl yeneceğiz o yaratığı?’’

  ‘’Ne düşünüyorsun Xiao Yao?’’ Li Mu bana baktı.

  Yeşim Şehri’nin Kılıcı’nı kavradım ve gülümsedim: ‘’Tek bir şey soracağım; bossun seviyesi ve tipi neymiş?’’

  ‘’Seviye 57, mor tip…’’ Li Mu’nun sesi iyiden iyice kayboldu.

  ‘’Bana uyar!’’

  Derin bir nefes alıp nefes düzenimi korumaya koyuldum. Heyecandan yumruklarımı sıkmış ve söylenmiştim: ‘’Konuşmayı bırakın da gidelim hadi. Şifacılar canımı doldurduğu sürece bossla kapışabiliriz. Oraya varınca bossun yeteneklerini kontrol ederiz; eğer yaratığın özel bir yeteneği yoksa hemen saldırıya başlarız!’’

 ‘’Güzel!’’ Li Mu bir kahkaha patlattı: ‘’Gerçekten zora hemen meydan okuyorsun!’’

  ‘Ondan değil, tek istediğim mor bir ekipman, o kadar…’’

 “ …. “

….

  Ba Huang Ormanı’ndan çıktık ve sessizce ilerlediğimiz noktaya ulaştık; ormanın soğuk rüzgarları suratlarımıza çarpıyordu. Etrafa baktıktan sonra kanyonun üçgen şeklindeki girişini gördüm. Dağ eteği bir hayli karmaşıktı; sanırım bu engebeli yapısı Vahşi Şeytan Kanyonu diye bir isim almasına yol açmıştı.

 ‘’Durun…’’

  Elimi kaldırıp Li Mu’yu ormandan çıkmadan önce durdurdum.

  Bir dakika bile geçmeden yorulmuş ve bezgin görünen oyuncular kanyon girişinden çıkmaya başladı. Bu heriflerin [Kahramanın Öfkesi]’ne mensup olduğuna şüphe yoktu. Herbirinin yüzündeki ifade ekşimiş ve iğrenç bir hal almıştı. Batılı Diktatör 39. Seviyeye kadar düşmüştü; bu da bossun ne denli vahşi bir yaratık olduğunu gösteriyordu.

….

  ‘’Öylece pes mi edeceğiz yani? İstemiyorum…’’ Ebedi Güzellik kaşlarını çattı.

  Batılı Diktatör kılıcını kavradıktan sonra söylendi: ‘’Sevgilim, acele etmeye gerek yok. İlk önce 45 olalım, sonra tekrar deneriz. Şu an sahip olduğumuz güçle başarılı olmamız imkansız. Toparlanıp, antrenman yapmalıyız.’’

  Piggy söylendi: ‘’40’dan fazla [Tedavi] yeteneğine sahiptik; sorun [Tedavi] yeteneklerinde değil, asıl sıkıntı tankımızdaydı! 41. Seviyedeki bir rahip bile bossa fazla dayanamadı….’’

   Ebedi Güzellik cevapladı: ‘’1000 defans bile şu sıralar iyi olarak görülüyor. Üstelik bizim tankın defansı 1000 değil, 1200’dü! Dayanabilmesi gerekmiyor mu?’’

  ‘’Dayanabilse de…’’ Batılı Diktatör dişlerini sıktı: ‘’Asıl olay rahibin saldırı gücüydü! Rahibin [Dağ Darbesi] bossa yalnızca 100 hasar verebildi. Durum böyle olunca herifin odağı kendinde toplaması da imkansız tabii! Denediğimiz ilk 5 seferde problem bizde değil, tankımızdaydı. Ne diyeyim bilmiyorum!’’

  ……

  Çok geçmeden kanyon girişinden bir grup daha çıktı.

  Bizim grup çalıların arkasında bekliyor ve kanyon girişini gözlüyordu. Wang Jian kılıcını kavradıktan sonra fısıldadı: ‘’200 kişi çıktı bile, sanırım diğerleri direkt olarak şehirde dirilecek. Gidelim mi?’’

  Li Mu başıyla onayladı: ‘’Bir bakalım… Taktik geçen seferki gibi. Xiao Yao ana tankımız olacak ve diğerleri de onu destekleyecek! Bu bossu çok geçmeden alt etmemiz lazım! Aksi taktirde çok zaman harcarsak, bossu başkaları keşfedebilir. [Kahramanın Öfkesi] bu bossla başa çıkamamış olsa da, sahip olduğumu taktiklerle biz başaracağız!’’

 “Evet!”

  Yeşim Şehri’nin Kılıcı çektiğim gibi etrafa birkaç kez daha baktım. Elimi havaya kaldırıp takıma işaret verdim ve 20 kişilik grubumuz soğuk rüzgarlara karşı kanyona doğru ilerlemeye koyuldu. Çok geçmeden kanyona girmiş ve kulakları bile sağır edebilecek seviyede bir kükreme duymuştuk. Takımımızdaki şifacıların birkaçı korkmadan edememişti; bu harita cidden vahşi hayatın bir örneğiydi!

……

  Vahşi Şeytan Kanyonu karmaşık bir haritaydı. Duvarlarda eski savaşlardan kalan izler seçilebiliyordu. Oyuncuların ölü bedenleri yerlere saçılmıştı. Taş kanyonun içinde, otla kaplı zemin ateş büyülerinden sebep kül olmuştu. Kanyonun her yeri taşla kaplıydı. Ortada, dizleri üstünde oturan ufak bir yaratık duruyordu; kıyafetleri paramparça olmuştu.

  ‘’Bu… boss mu?’’ General Li Mu’nun sesi titriyordu.

  Biraz daha dikkatle inceledim ve büyük bir yaratık gördüm. Açıkça seçilebildiği üzere, bu yaratık insanımsı bir havaya sahipti. Vücudunun dört bir yanına dal parçaları ve metal direkler saplanmıştı. Yaratığın 3 kafası ve 4 kolu vardı; etrafa iğrenç bir koku saçıyordu. Öyle ki normal bir insanın bu kokuya dayanması neredeyse imkansızdı!

【Ceset Şefi】(Mor Boss)

Seviye:57

Saldırı:???

Defans:???

Can:???

Yetenek:???

Açıklama: Ceset Şefi binlerce şeytani ruhtan oluşmuş ve kalbini çoktan yitirmiş bir yaratıktır. Karanlık büyü üzerine çalışmış büyücüler bile bu yaratıktan oldukça korkar. Söylentilere göre Ceset Şefi öldürülmesi hiç de kolay olmayan bir yaratıktır. Kadim zamanlarda, binlerce asker bile bu yaratığı öldürmeyi başaramamıştır.