Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

47. Bölüm Ejderha Şehri'nin Koruyucusu

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 Elimde asa, yavaş yavaş Ba Huang’ın kuzey kapısına doğru ilerlemeye koyuldum.

 Yue Qing Qian arkadamdan geliyordu. Şehir surlarının yanında durduğum sırada bana seslendi: ‘’Xiao Yao…’’

  Neredeyse ağlayacaktı. Döndüm ve ona bir bakış fırlattım. Elimi kaldırarak narin çenesini hafifçe okşadım: ‘’Seviye kasmam lazım, yeterince güç kazandığımda geri gelecek ve Yan Zhao’yu yenip, seni Prag’tan alacağım. O zamana kadar bekle beni!’’

  Yue Qing Qian sürpriz bir şekilde başıyla onaylamış, yanaklarından birkaç damla gözyaşı akmaya başlamıştı.

  Yan Zhao da arkamızdan geliyordu. Dişlerini sıkarak bana bir bakış fırlattı. Bakışlarındaki öfke kalbime kadar ulaşmıştı.

……

  Döndüm ve hemen ormanın derinliklerine daldım. Elimde asa, Ejderha Şehri’ne doğru depara kalktım.

  Saat akşam 5’e geliyordu ancak Wan Er beni henüz aramış değildi. Karnım da aç olmadığımdan ilk iş Ejderha Şehri’ne gidecek ve bir ihtimal de olsa sınıfımı değiştirmeye uğraşacaktım.

  Saatlerin ve kutup ayılarının ardından sonunda Ejderha Şehri’nin yamacına ulaşmıştım.

  Yamaçta dururken başımı kaldırıp yukarı baktım ve dişlerimi sıktım. Asayı ağzıma aldığım gibi zar zor da olsa tepeye tırmanmaya koyuldum. 200 metre tırmandıktan sonra bir anda ellerim boşalmış ve düşmeye başlamıştım! Kayalara tutunmaya çalışırken nihayet sert zeminle buluşmayı başardım.

  Sistem Notu: Ciddi şekilde yaralandınız, yaralanma durumu %74!

  Hay böyle işe, düşüp kendimi yaraladım…

  Ellerimi savurup, [Terapi]’yi kullanarak yaramı tedavi ettim ve tekrar tırmanmaya başladım!

  1 saatin ardından 7-8 kere düşsem de Ejderha Şehri’nin surlarına ulaşmayı başarmıştım. Elimi havaya kaldırıp, askerlere seslendim: ‘’Halatı salın! Krala önemli haberlerim var!’’

Shua!

  Şehir surlarının üstünden bir halat atıldı ve halatı tuttuğum gibi tırmanmaya koyuldum. Ancak gücüm bitme düzeyine geldiği için ellerim kaymış ve yere düşmüştüm.

  ‘’Dostum beni yukarıya çeker misiniz…’’

   Gece muhafızı başını iki yana doğru salladı: ‘’İşe yaramaz herif…’’

    Neyse beni yukarıya çekecek kadar nazikti en azından…

……

  Şehrin surlarına çıktıktan sonra rahatlamıştım. Ancak Frost’u aramaya başlamadan önce görünmez bir güç beni geriye itti. Elinde baltayla arkamda duran adam boynuma yapışıp, söylendi: ‘’Hey, ezik. Nerden geliyorsun? Gizli gizli şehre girmeye çalışmanın amacı nedir?’’

  Suratım ekşimişti: ‘’Gizli gizli mi? Muhafızlardan yardım alarak sura çıktığımı görmedin mi? Ba Huang’dan krala bir mektup getirdim. Çek ellerini üstümden!’’

  ‘’Pah, kendini bir şey sanıyor…’’ Sakallı adam ellerini çektikten sonra baltasını boynuma uzattı: ‘’Konuş, buraya gelmenin asıl sebebi nedir?’’

  Adama bir bakış fırlattım. Ağır zırhlara kuşanmış bu herif Ejderha Şehri’nin Kaptan Yardımcısı, Su Ke’ydi! Kalın sakalları ve inanılmaz kaslarıyla en azından bir ton çekiyor olmalıydı! Barbar olduğuna dair bir şüphem yoktu. Yalnız asıl kafamı kurcalayan şey, bu ejderhalara bile taş çıkartacak adamın şehrin kaptan yardımcısı olmayı nasıl başardığıydı!

  Tam o sırada arkamdan soğuk bir ses duyuldu: ‘’Su Ke, bu kadarı yeter. Bırak onu, kendisi bu şehrin dostlarından biridir…’’

  ‘’Emredersiniz kaptan…’’

  Su Ke alelacele baltasını çekti ve arkamda duran kadına saygıyla bakmaya başladı.

  Frost gelmişti! Ah, belki de bu koca şehirde bana kötü davranmayan tek kişi oydu!

  Frost beyaz zırhlara kuşanmıştı. Bana nazik bir bakış fırlattı ve sordu: ‘’Onay mektubunu getirdin mi?’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Elbette getirdim. Mektubu bizzat Dükün kendisi yazdı!’’

  ‘’Güzel…’’ Forst hafifçe gülümsedi: ‘’Mektubu bana ver, onay seremonisine başlayacağım.’’

  ‘’Tamamdır.’’

  Mektubu Frost’a verdim ve kadın elini kalbime koyarak konuşmaya başladı: ‘’Dediklerimi tekrar et…Ejderha’nın kan donduran arazisinde gezerken, kalbimdeki sıcaklığı hiçbir zaman unutmayacağım..’’

  Tekrar ettim: ‘’ Ejderha’nın kan donduran arazisinde gezerken, kalbimdeki sıcaklığı hiçbir zaman unutmayacağım’’

   ‘’Hayatımı kaybetsem bile, görevimi yerine getireceğim. Ejderha arazisinin kalbinde yer alan Ejderha Şehri’ni hayatım pahasına koruyacağım…’’

   Frost gülümsedi: ‘’Hayatı pahasına bu şehri koruyan askerlerden biri olmak istiyorum. 7 İmparatorluğa açılan sınırı korumaya and içerim! Ölsem bile, şehrime ihanet etmeyeceğim!’’

   ’Hayatı pahasına bu şehri koruyan askerlerden biri olmak istiyorum. 7 İmparatorluğa açılan sınırı korumaya ant içerim! Ölsem bile, şehrime ihanet etmeyeceğim!

“Güzel……”

  Frost’un elinden garip bir güç yayıldı ve bir anda gökyüzünden inen altın ışık hüzmesi vücudumu sarmaladı.

  Dingg!

  Sisem Notu: Tebrikler! Artık sınıfınızı değiştirip, ‘’Ejderha Şehri’nin Koruyucusu’’ namına sahip bir kılıç ustası olabilirsiniz. Lakin bu sınıfı seçtiğiniz taktirde, eski sınıfınızı kaybedecek ve sistem tarafından rastgele seçilecek olan bir şifacı yeteneğini alacaksınız. [Ejderha Şehri’nin Koruyucusu] olmak istiyor musunuz?’’

……

  Şok olmuştum. Önceki sınıfımdan yalnızca bir yeteneği koruyabilecektim ancak [İlk Yardım], [Tedavi], [Cesaret], [Terapi] yeteneklerinin her biri de inanılmaz önemliydi! Keşke bütün yeteneklerimi koruyabilseydim.

  Hemen onayladım; sınıfımı bir an önce değiştirmem gerekiyordu zira, bu gidişle ne saldırı ne de defans yapabilecektim. En önemlisi de sağlam bir saldırı yeteneğimin olmayacak olmasıydı. Eğer şifacı olarak kalmaya devam edersem, Yan Zhao’yu nasıl yenebilirdim ki?

 “Ding!”

  Sistem Notu: Rastgele seçilen yetenek----- [Tedavi (Seviye-3)] !

……

  Budur ya! En fazla can dolduran yeteneğimi koruyabildiğim için inanılmaz şanslıydım! Havalara uçacaktım neredeyse!

  Aynı sırada bir sistem notu daha yankılandı-----

 “Ding!”

  Sistem Notu: Tebrikler, başarıyla sınıfınızı değiştirdiniz. Kılıç Ustası sınıfının bir yan dalı olan ‘’Ejderha Şehri’nin Korucuyusu’’ ünvanını elde ettiniz. Artık kalın zırhlar giyebileceksiniz ve gelişiminiz de bu yönde değişecektir: Güç gelişmesi 1.0, dayanıklılık gelişmesi 0.8, çeviklik gelişmesi 0.9, defans gelişmesi 0.8… Otomatik olarak temel yeteneği [Kombo (Seviye-1)]’I öğrendiniz!

……

  Yeni gelişmelerime baktıktan sonra kalbim durulmuştu. Normalde şifacı sınıfının gelişme puanları; Güç için 0.5 ki bu 10 puan gücün 5-5 saldırı puanı vermesi anlamına geliyordu. Artık kılıç ustası olduğumdan güç gelişimim de 1.0'a çıkmıştı. Yani 10 puan güç bana 8-10 arasında saldırı puanı kazandıracaktı. Güzel!

  Yeni puanlarıma bakmaya koyuldum-----

【Kaygısız Xiao Yao】(Ejderha Şehri’nin Koruyucusu)

Seviye: 29

Saldırı: 236-301

Defans: 104

Can: 410

Mana: 320

Karizma: 25

……

  Elimde silah olmadan 301 saldırı puanım vardı! Eğer [Yeşim Şehri’nin Kılıcı]’nı takarsam, 300 saldırı puanı daha elde edip, 600 saldırıya sahip olacaktım! Ne hayvani bir saldırı puanı ama!

  Üstelik [Kombo] yeteneğini de öğrenmiştim. Kombo yeteneği gerçekten en çok arzu ettiğim yeteneklerden birisiydi. 10. Seviyede olan bir Kombo yeteneği 5-6 vuruş yapabiliyordu. Kılıç ustası dışında diğer sınıfların böyle bir yeteneği yoktu. Yani bir bakıma kılıç ustası saldırı konusunda en güçlü sınıftı diyebiliriz. Tabii ileride kendi kombomu da oluşturacağımdan tek başıma bosslarla kapışabilecektim.

  Seviyeme baktığımda 29 %7 olduğumu gördüm. 30’a ulaşmak için önümde biraz daha yol vardı. Oyundan çıkmadan önce 30 olmam gerekiyordu. Kombo yeteneğimin seviyesini de 3’e çıkartmam lazımdı. Yeşim Şehri’nin Kılıcı ve Gümüş Bağcıklı Savaş Botları onları takmam için beni bekliyordu!

……

  Frost’a bir bakış fırlattım: ‘’Umm…Bayan Frost, öğretmenim kim olacak?’’

  Frost cevap vermeden önce biraz düşündü: ‘’Düşük rütbeli bir asker olduğun için öğretmenin Hayvan Terbiyecisi Dalin olacak. Kendisi Ejderha Şehri’nin sınırlarını korumakla görevlidir yani gerekli bilgileri ondan öğrenebilirsin…’’

  ‘’Tamamdır, peki geceleri nerede yatacağım? Şehrin içinde mi?’’

  Frost gülümsedi: ‘’Hayır, koruma görevleri şehrin dışında yer alır, bu yüzden şehrin içinde gezmene gerek yok. Seni Dalin’in yanına yollayacağım. Çoktan Ejderha Şehri’nin amblemini aldın, seni tanıyacaktır.’’

  Frost lafını bitirdikten sonra kolumu kavradı ve beni surlardan aşağıya doğru fırlattı; beni öldürmek istiyordu!

……

  Rüzgar uğultuları kulaklarımda yankılanırken ve karlar acımasızca suratıma çarparken yavaş yavaş durmaya başladım. Uzakta görebildiğim kamp ateşi gitgide yaklaşıyordu!

Bang!

  Toprağa yüz üstü çakıldıktan sonra nasıl olduysa hayatımı kaybetmemiştim. Başımı kaldırdığımda ateşte ayı pişiren bir adamın görüntüsüyle karşılaştım. Ayının ağzından kalın bir ağaç dalı sokmuş ve yaratığı ateşin üstüne yerleştirmişti. Suratında keyifli bir ifade olan bu adam, benim öğretmenimdi; Hayvan Terbiyecisi Dalin!

……

“Ahh!”

  Doğrulduktan sonra vücudumun her yanı ağrımaya başlamıştı. Dalin bana bir bakış fırlattı: ‘’Evlat, burada ne yapıyorsun….dur bakayım, omzundaki amblem de ne öyle? Yok artık, Frost şehre katılmana izin mi verdi?’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, çoktan Ejderha Şehri’nin Koruyucusu ünvanını aldım ve sen de benim öğretmenimmişsin…’’

  Dalin ayaklarına vurduktan sonra: ‘’Ah ah, şu Kaptan Frost…Böylesine işe yaramaz bir adamı neden şehre almayı kabul etti ki? Ömrüm boyunca o kadar yer gezdim ancak senin kadar işe yaramaz birine rastlamadım…Ah Kaptan Frost, Ah!’’ diye sitem etti.

  Kıyafetlerimin üstündeki karları silkeledim ve cevap verdim: ‘’İşe yaramaz biri olsam bile bana öğretmenlik yapmak zorundasın…’’

  Dalin bana bir bakış fırlattı ve dişlerini sıkarak: ‘’İyi bakalım, seni güzel güzel eğiteceğim!’’ diye bir kahkaha patlattı.

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Umm, şimdilik yalnızca Kombo yeteneğini biliyorum, acaba öğretmenimin bana öğretebileceği birkaç taktik var mı?’’

  Dalin alnına masaj yaptıktan sonra: ‘’Şimdi onu bırak, yarın konuşuruz!’’ dedi.

……

  Dalin keyifle ayı etini midesine indirirken, kamp ateşinin yanında sessiz sessiz dikiliyordum. Geceyi kuşatan bulutların arasından ilk ışık hüzmeleri yere ulaştığında, Dalin doğrulup, zincirini eline aldı: ‘’Evlat, yola çıkmamız lazım. Bugün sana Ejderha Arazisi’ne dair öğrenmen gereken şeyleri öğreteceğim!’’

  Asamı elime aldım ve öğretmenimi takip etmeye koyuldum.

  Ejderha Şehri’nin Koruyucusu ilk görevine çıkıyordu!