Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

330. Bölüm Kıyasıya Mücadele

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

“Roaa!”

 Alev Kurdu adından da anlaşılabileceği üzere alevlerle kaplı devasa bir yaratıktı. Ortaya çıkar çıkmaz pençelerini savuran yaratık Xuan Yuan’ın sırtına iki darbe indirmiş ve adama 1200 hasar vermişti. Xuan Yuan’ın defansı gerçekten yüksekti ve her ne kadar Alev Kurdu’nun seviyesi yüksek olsa da, yaratık adama ciddi bir hasar verememişti.

 Yue Qing Qian mücadeleyi sürdürüyordu. Hançerinden fırlayan ürpertici ışık hüzmesiyle birlikte Xuan Yuan’ın karnına doğru bir hamle yaptı!

 ‘’Çok beklersin!’’

 Xuan Yuan kükrediği gibi arkasını döndü. ‘’Bang!’’ Altın kalkan hançeri karşılamış ve adamın mzırağı Yue Qing Qian’ın omzuna doğru atılmıştı. Gücünü topladıktan sonra herif Yue Qing Qian’a doğru geniş bir kesik savurdu!

  Qing Qian geriye çekilmiş, omzunda geniş bir yara açılmıştı. Acıya katlanan genç kız zemini adımlayarak, [Mutlak Adımlar]’I aktif ediyordu. Kaşla göz arasında Xuan Yuan Feng’in arkasına geçmişti. Hançerini hafiften kaldırarak [Arkadan Bıçaklama]’yı kullandı!

 ‘’Siktir!’’

 Xuan Yuan Feng küfür ettikten sonra çabucak [Yenileyen Rüzgar]’ı kullanmaya koyuldu. Lakin, yeteneği kullandığı esnada Yue Qing Qian çoktan herifin önüne geçmiş ve hançerini kaldırarak adamın boynuna doğru yaptığı hamleyle [Yenileyen Rüzgar]’ın etkisini yerle bir etmişti. Öyle ki, yaptığı saldırı herifi sersemletince adam can iksiri bile içememişti!

 Shua!

 Yue Qing Qian’ın pelerini rüzgarın eşliğinde dalgalanıyordu. İkiz hançerlerini kaldıran genç kadından yayılan vahşi aura, tabii ki [İkiz Hançer Harmonisi]’ne aitti!

 2219!

 O esnada, Xuan Yuan yaşananlara hala daha inanabilmiş değildi; 7000+ can…öylece, bu tatlı mı tatlı genç kız tarafından yerle bir edilmişti. Üstelik, kızın zamanlaması, sersemletme anları ve ona öldürücü darbeyi vurması arasında geçen süre boyunca adam kendine bile gelememişti!

 

……

1:0!

 ‘’Güzel…’’ Dong Cheng Yue gülümseyerek söylendi, ‘’Yue Qing Qian’ın PK yetenekleri gerçekten etkileyici. İlk başlarda kaybedecek diye endişeleniyordum; lakin görünüşe göre boşa endişeleniyormuşum…’’

 Wan Er onayladıktan sonra gülümsedi, ‘’Evet! [İkiz Hançer Harmonisi] olduğu için Süikastçiler Şövalyeler’e karşı büyük bir avantaja sahip. Sonuçta üst üste sersemleyen Şövalyeler’in saldırı dayanıklılığı epeyi azalıyor. Ayrıca, Süikastçiler’in [Tanrı’nın Dansı] adlı yeteneği de fiziksel saldırıları atlatmaya yaradığından, Şövalyeler’in onlara karşı kazanma şansı da düşük oluyor. Tabii ki, bu söylediklerimiz 100.seviyeye kadar geçerli. 100.seviye geldiğinde ve Şövalyeler at vb. yaratıkları sürebildiğinde….doğal olarak avantajı ele geçirecekler.’’

 İkinci mücadele yalnızca 2 dakika 27 saniye sürmüş ve Yue Qing Qian bir kez daha [Efsane]’nin üstadı, Xuan Yuan Feng’i yenerek ilk 16’ya adım atmıştı!

………

 Bir sonraki karşılaşma Dong Cheng Yue’yle Han Bei Song arasındaydı.

 ‘Shua Shua’  İki ışık hüzmesiyle katılımcılar arenaya ışınlanmıştı.

 Han Bei Song başını kaldırarak Dong Cheng Yue’ye bir bakış attı. Ağzını açıp konuşmadan önce biraz tereddüt etmişti, ‘’Güzeller güzeli Dong Cheng, Kaygısız Xiao Yao’nun arkadışın…tesadüfe bak ki, ben de onun arkadaşıyım. Yani diyorum ki…neden bana telefon numaranı vermiyorsun?’’

 Dong Cheng Yue herifin tavrına gıcık kapmıştı, ‘’Tamam, eğer beni yenebilirsen numaramı vereceğim. Hatta Cang Tong’un, Matcha’nın ve Qing Qian’ın numaralarını bile vereceğim…’’

 Han Bei Song şaşırmıştı, ‘’Bir alana üç bedava diyorsun yani? Böyle güzel bir kampanya var mı yahu? Madem öyle, bu mücadeleyi kaybetmeme imkan yok!’’

 Dong Cheng Yue asasını sallayarak gülümsedi, ‘’Gel bakalım, [Kan Kontratı]’nın Klan Başkanı ne kadar yetenekliymiş göster bana!’’

 ‘’Geliyorum!’’

 Geri sayım biter bitmez Han Bei Song evcil hayvanıyla birlikte ileriye atıldı. Bunu gören Dong Cheng Yue hemen Kaplanadamı’na emir vermişti. Aynı esnada genç kadının salladığı asa toprağı sarsmaya başlamıştı. Açılan çatlaklardan fırlayan lav sütunları Han Bei Song’a adeta işkence ediyordu. Tabii ki bu yetenek S-seviye [Magma Mızrağı]’ndan başka bir şey değildi! Han Bei Song lavlara atılır atılmaz Dong Cheng Yue tekrar parmağını kaldırmıştı, [Yıldırım Parmağı]!

 “Bang!”
3521!

 8.seviye Yıldırım Parmağı’nın heybeti gözlerimizin önündeydi. Han Bei Song aldığı hasardan sebep neredeyse aklını kaçırmıştı, ‘’Hassiktir, bu ne böyle arkadaş?!?’’

 Han Bei Song vakit kaybetmeden can iksirini içip, [Atik Kılıç]’ı kullanarak Kaplanadam’ı geçmişti. Nihayetinde Dong Cheng Yue’nin önüne ulaşabilen adam [Hız]’ı kullanarak hızını artırdı. [Kan Kontratı]’nın Klan Başkanı öfkeyle kükremişti, ‘’Kılıcımı al bakalım! [Üçlü Kan Kesiği]!’’

 Kızıl kılıcını ardı ardına saplamıştı. ‘’Pa Pa Pa.’’ Üç kesik de Dong Cheng Yue’nin [Mana Kalkanı]’na takılmış ve genç kadının kalkanı parçalanmıştı!

 Dong Cheng Yue biraz şaşırmışa benziyordu. Hemen [Boyut Zıplaması]’nı kullanarak geriye çekilmiş ve bir kez daha [Yıldırım Parmağı]’nı aktif etmişti!

 “Wu wu…..”

 Han Bei Song diz çökerek acı dolu bir çığlık attı; oracıkta karşısında duran büyücü tarafından alt edilmişti. Gerçi yapacak bir şeyi yoktu. Şu an için, [Boyut Zıplaması] adlı yeteneğe sahip olan büyücüler üç kez ışınlanabildikleri için açık bir avantaja sahiplerdi. Yakın dövüş sınıfları 100.seviyeye ulaşıp, 5.resmileştirmeyi aldıktan sonra [Hücum] adlı yeteneğe sahip olacaklardı. Böylece, Şövalyeler’in çağı başlayacaktı. [Hücum] dediğimiz yetenek sersemletmeyi bile parçalayabiliyordu; gerçekten de büyücüleri tek hamlede öldürme hayalini gerçekleştirebilecek bir yetenekti.

………

 İki turun ardından Dong Cheng Yue 2:0 mücadeleyi kazanmıştı!

 Son karşılaşma Ölüm Kontratı vs Yükselen Ejderha’ydı!

 Arenada beliren Ölüm Kontratı 30’lu yaşlarında görünüyordu. Kendisi üçüncü resmileştirmesini almış bir Şövalye’ydi ve gözlerindeki mücadele isteğini fark etmiştim. Adam önünde duran Yükselen Ejderha’ya bakarak gülümsedi, ‘’[Uçan Ejderhalar]’ın Klan Başkanı, hehehe, duyduğuma göre Ba Huang’da işler sizin için pek de iyi gitmiyormuş. Zhan Long’a sürekli kaybediyormuşsunu? Sanırım her taş için elbet bir kağıt vardır deyimi doğruymuş. Klanınızın ismi ejderhalara yönelik bir isimken, Kaygısız Xiao Yao’nun kurduğu Zhan Long ‘Ejder Katili’ demek. Acaba bu yüzden mi böyle acınası bir haldesin?’’

 Yükselen Ejderha doğru dürüst bir selamlama beklerken, adeta suratına bir şaplak almıştı, ‘’Ölüm Kontratı, [Uçan Ejderhalar] daha önce [Zümrüt Porselen]’le herhangi bir sıkıntı yaşamamıştı. Bizimle ne derdin var?’’

  Ölüm Kontratı gülümsedikten sonra kılıcını kaldırdı, ‘’Hiç sanmıyorum. Mücadeleye hazırlan!’’

 Kaşlarım çatılmıştı, ‘’Ölüm Kontratı en azından 30 yaşında görünüyor, yoksa bu adam…Yuzi Chengshuo’nun kocası mı?’’

 ‘’Evet!’’ Wan Er gülümsedi.

 ‘’Büyük Kardeş Yuzi en fazla 25 yaşında ve cidden bana Ölüm Kontratı 35 yaşında deseniz, gıkımı çıkarmazdım. Bu…gerçekten aşka inanmaya başlıyorum, hahaha…’’

 Wan Er bana keskin bir bakış attı, ‘’Yuzi Chengshuo olgun adamlardan hoşlanıyordur belki, sana ne? Cidden sana vurmak istiyorum. Ayrıca, aşka inanmanın neresi kötüymüş?’’

 ‘’Kötü demedim ki yahu!’’ Wan Er’in yanına sokularak gülümsedim, ‘’Hadi turnuvayı izleyelim, bırak konuşmayı…’’

……

 Nihayetinde, Ölüm Kontratı bize Şövalye’nin tam anlamını göstermişti. Kalkanını kullanarak büyücünün peşini bir an için bile olsun bırakmamış ve [Yenileyen Rüzgar] sayesinde aldığı hasarı kapatmayı bilmişti. Bu iki taktiği kullanarak mücadelenin kontrolünü eline alan adam, [Alev Mızrağı] + [Gök Sallayan Kesik] ikilisiyle Yükselen Ejderha’yı yerle bir ederek, Kahramanların Yükselişi’nde bir üst tura çıkmak için gerçekten ne denli performans sergilenmeyi gerektiğini insanlara öğretmişti. Bu turnuvada öyle arkam sağlam diyerek hiçbir şey yapamıyordunuz. Arenada, Yükselen Ejderha Ba Huang’daki binlerce adamına rağmen resmen pataklanmıştı.

 Ve böylece B Grubu’nun ilk 4’ü belirlenmişti---

 Fang Ge Que vs Yue Qing Qian

 Cang Yue vs Ölüm Kontratı

  Sonuçlar insanların beklentileri dahilindeydi. Yue Qing Qian ve Dong Cheng Yue ikilisi büyük ihtimalle Fang Ge Que’ye can verecekti. Tabii her zaman için bir parça umut bulunuyordu; sonuçta süikastçiler büyücülere karşı avantaja sahip olan bir sınıftı. Eğer Dong Cheng Yue, Fang Ge Que’yle güç, keskinlik ve düşünce kontrolü kavramlarında mücadele ettiğinde, hem rakip saldırılarını atlatıp, hem de kendi düşüncelerini boşaltabilirse, Fang Ge Que’yi [Yıldırım Parmağı] + [Magma Mızrağı] ikilisiyle tek hamlede öldürebilirdi. Lakin, böyle bir durumun yaşanması çok da olası değildi; zira Fang Ge Que dediğimiz adam resmen zayıflığa sahip olmadan demirden bir duvardan farksızdı.

………

 Fei Er’in cezbedici vücudu tekrar sahneye çıkmış ve genç kadın gülümseyerek söylenmeye başlamıştı, ‘’Tamamdır! Kıyasıya mücadelelerin ardından, A Grubu’nun kazananları ve B Grubu’nun kazananları ortaya çıktı! Şimdiyse, herkesin beklediği C Grubu karşılaşmalarına geçiyoruz! İlk karşılaşma Fan Shu Şehri’nin en güzel Süikastçi’si, Cang Tong’a karşı…[Efsane]’nin Başkan Yardımcısı, Lu Chun Yang! Mücadelenin ne kadar kıran kırana geçeceğini tahmin edebiliyorsunuzdur! Bekleyip, hep beraber göreceğiz!’’

 “Shua!”

 Lu Chun Yang arenada belirdi. Sabırsızlanıyormuş gibi bir hali vardı.

 Yanımda oturan Wan Er’e söylendim, ‘’Bol şans, Lu Chun Yang’ı yenmeden geleyim deme…’’

 Wan Er hançerlerini kavrıyor, pelerini rüzgarın eşliğinde sallanıyordu. Gülümseyerek cevapladı, ‘’Merak etme, daha önce Lu Chun Yang’la yaptığım 14 mücadeleden 11’ini kazanmıştım. Beni yenme şansı pek yüksek değil…’’

 ‘’Tamam!’’

……

 Çok geçmeden Wan Er sahneye çıkmış ve Lu Chun Yang’ın karşısına geçmişti. İkisinden de çıt çıkmıyordu---

 “3!”

“2!”

“1!”

 Geri sayım biter bitmez Lu Chun Yang kılıcını çektiği gibi evcil hayvanıyla ileriye atıldı. Wan Er hafifçe öne zıplamış ve uzun vücudu aniden ortadan kaybolmuştu; [Görünmezlik] gerçekten de süikastçilerin en sevdiği yeteneklerden biriydi.

 Lu Chun Yang yeşil taş zeminde yavaş yavaş adımlıyordu. Gözleriyle alanı süzüyor ve rakibine dair izleri inceliyordu. Yapraklar düşmeye başlayınca Lu Chun Yang aniden harekete geçmişti. Wan Er hançerleriyle rakibini karşılamış; lakin aralarındaki güç farkından sebep geriye itilmişti.

 “Wa…..”

 Yue Qing Qian şaşkına dönmüştü, ‘’Lu Chun Yang’ın iç güdüleri neymiş öyle…Düşen yaprakların sayesinde Büyük Kardeş Cang Tong’un figürünü bulabildi. Fang Ge Que’nin ona bu kadar önem vermesine şaşmamalı…’’

 Yumruklarımı sıktım. Arenayı izliyordum.

……

 Lu Chun Yang’ın suratında tereddüde dair en ufak bir iz bile yoktu. Wan Er’in görünmezliğini bozduktan sonra adam direkt olarak havaya bir kesik atmıştı!

 Wan Er’in güzel gözleri parlıyordu. Geri çekilmek yerine, hanımefendimiz ileriye atılmıştı. Ufak botları zeminde dans ediyor ve Lu Chun Yang’ın bir sonraki saldırısının ne olacağını çoktan biliyordu. Çabucak ileriye atlamıştı ve ‘Bang!’ Lu Chun Yang’ın karnına omuz attı. Aynı esnada, hançeri de beraberinde [Kanama]’yı getiriyordu!

 2311!

 Lu Chun Yang’ın canı yarıya düşmüştü. Herif eğilerek fırsattan istifade Wan Er’in kolunu kavramaya çalıştı. Vücudunu çevirdiğindeyse Wan Er’in omzuna [Gök Sallayan Kesik]’i savurmuştu!

 2519!

 Saldırıdan sebep acıyı hisseden Wan Er daha da vahşileşmişti. Sağ elindeki hançeri Lu Chun Yang’ın sağ bacağına sapladı. Ardından sol elindeki hançerle rakibine bir saldırı daha yapmıştı.

 ‘’Hay böyle işin ben…’’

 Lu Chun Yang zaman kaybetmeden can iksirini fondipledi. Aniden kılıcıyla havaya düz bir kesik atmıştı; lakin Wan Er’in sol elindeki hançeri, demirden şemsiyeyle değiştirdiğini görmemişti. ‘Bang!’ Kılıç Lu Chun Yang’ın hemen önünde demir şemsiyeye çarptı!

 ‘’Shua!’’

 Demir şemsiye aniden kaybolmuş ve Wan Er ikiz hançerleriyle ileriye atılmıştı. Silah değiştirme hızı insanı şaşkına çeviriyordu! Bir sonraki saldırısıysa…[İkiz Hançer Harmonisi]’ydi!

 ‘’Bittim ben…’’

 Lu Chun Yang başını kaldırmış ve gözlerini kapatmadan yapamamıştı.

 2718!

 Devasa bir hasar sayısı havaya fırladı. [Efsane]’nin Başkan Yardımcısı, oracıkta Fan Shu Şehri’nin en güzel Süikastçi’sine can vermişti!

[] [] []