Terbiyesiz herif utanman ypkmu senin ustanla boyle mi konusuyosun djznzns
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
307. Bölüm Görev
‘’Son görüşmemizin üstünden ne kadar geçti?’’ Frost mesafeye bakarken söylendi.
Biraz düşündükten sonra cevapladım, ‘’On beş gün civarı…’’
‘’On beş gün demek…’’ Frost iç çektikten sonra gülümsedi, ‘’Zaman çok çabuk geçiyor. Adeta Ejderha Şehri’nin dirilişinden başka hiçbir şey görmemişim gibi hissediyorum.’’
Ona baktıktan sonra omzundaki bandajı gördüm. Omzunda birkaç damla kan da seçilebiliyordu, ‘’Bu…seni kim yaraladı?’’
Frost başını kaldırıp, bana baktı, ‘’Oh bunu mu diyorsun, omzuma ok saplanmıştı da…Bir hafta önce doğuda yaptığımız mücadeleden kalma. Destek ekibimiz, ormanda saklanan Diken grubunun saldırısına uğradı. Her yerleri dikenle kaplı o heriflerle uğraşmak bir hayli zordu, özellikle de sayıları on bin civarında olunca…’’
Sordum, ‘’O zaman nasıl kazandınız?’’
Frost gülümsedi. Güzeller güzeli gözlerinde bir tutam vahşiliğin olduğunu görebiliyordum, ‘’Onları ıssız vadilerden birine sürdük, ardından mekanı yaktık. Artık bize sorun çıkaramayacaklar…’’
Titremiştim, ‘’Şey…’’
‘’Acımasız olduğumuzu mu düşünüyorsun?’’ Frost bana dönüp, soğuk gözleriyle gülümsemişti, ‘’Ejderha Şehri’nin yükselişi için çoktan ruhumu bile satmış durumdayım. Bu şehri korumak için, gerekirse soğukkanlı bir katil olmaya bile razıyım.’’
Yanımdaki sandalyeye kurulduktan sonra derin düşüncelere dalmıştım. İmparator Qin’in Kılıcı elimde, mesafeyi izliyordum.
Frost bana bakıp söylendi, ‘’Ne yani, sana layık olmadığımı mı düşünüyorsun? Beni…beni terk mi edeceksin?’’
‘’Hayır.’’ Diye cevapladım.
‘’Nedenmiş?’’
‘’Çünkü daha önceden de söylediğim gibi; beni kabul ettiğin taktirde, hayatım pahasına Ejderha Şehri’ni koruyacağım. Bu düşüncem hayatım boyunca değişmeyecek…’’
‘’Bu düşüncem hayatım boyunca değişmeyecek… Bu düşüncem hayatım boyunca değişmeyecek…’’
Frost kaşlarını çatıp, kenarda sessiz sessiz dikilmişti.
…….
Aradan birkaç dakika geçtikten sonra Frost aniden ileriye atılmıştı. Savaş botları nazikçe kar zeminde ilerliyor, güzel gözlerindeki savaşma arzusu seçilebiliyordu, ‘’Kim o! Derhal buraya gel!’’
‘’Frost, benim!’’
Havadan, mekana gri bir silüet zıpladı. Elinde kılıç, fiyakalı zırhlarıyla gelen adam generalden başkası değildi. Derin, siyah gözlerinde muziplik dolu bir ifade vardı.
Mekana gelen insan, Ejderha Şehri’nin hükümdarı, Luo Lin’den başkası değildi.
Frost çabucak diz çöküp, söylendi, ‘’Kralım, lütfen saygısızlık yaptığım için beni bağışlayın!’’
Luo Lin başıyla onayladı; ‘’Ayağa kalk, önemli bir şey değildi!’’
Frost söylendi, ‘’Efendim, ana salonda önemli şeyler tartışmıyor muydunuz? Neden…neden tek başınıza gözlem kulesine geldiniz? Hava çok soğuk, geri dönseniz iyi olur…’’
Luo Lin gülümsedi, ‘’Frost, geçmişte benim de gözcü olarak başladığımı unuttun mu? Zamanında, kar denizine adımlayıp, vahşi yaratıkları öldürdüğümüz çok sayıda geceyi tecrübe etmiştim. Bu ufak gözcü kulesine gelsem ne olacakmış? Öyle biraz vücudumu gerdireyim, aklımı boşaltayım diye gelmiştim…’’
Frost şaşkına dönmüştü, ‘’Efendim, aklınıza takılan bir şey mi var?’’
Luo Lin onayladı, ‘’Evet, bu öğlen, Ejderha Şehri’nin süvari birliği Ba Huang sularında saldırıya uğradı. Yedi adamımızı ve dokuz savaş atımızı kaybettik. Takımın lideri, Aike bile savaşta can vermiş…Onu bizzat şehirden getirdiğim için kendimi suçlu hissediyorum…’’
‘’Ne?!’’
Frost yumruklarını sıkıyordu, ‘’Süvarilerimize kim saldırmaya cüret etmiş peki?!’’
Luo Lin derin bir nefes çekip, söylendi, ‘’Ba Lin’in Lekesiz Süvarileri…Buz Tepesi Dağı’ndaki Ruh Emen Şehri’nin Kurt Klanı yani!’’
‘’Lekesiz Süvariler mi?’’
‘’Evet.’’ Luo Lin’in suratında ağır bir ifade vardı, ‘’Lekesiz Süvariler…Kara odaklı, nadir bir ordudur. Her Lekesiz asker yetim olarak alınır ve doğdukları gün hadım edilir. Böylece, gelecekte bütün arzularını kaybedecek adamlar daha da güçlenme şansına erişebiliyor….O şerefsiz Ba Lin şehrin dışındaki kurt yuvalarına saldırı düzenleyip, binin üstünde kurt yavrusu ele geçirmişti. Buz kurtlarını büyüttükten sonra şimdi de onları binek olarak kullanıyor. İşte Lekesiz Süvariler dediğimiz bu tipler…Acı hissetmiyor ve yalnızca Ba Lin’in emrini takip ediyorlar. Efsanelere göre Ba Lin’in kılıcını her kim alırsa bin kişilik Lekesiz’e hükmedebilirmiş!’’
Frost’un güzel gözleri parlıyordu, ‘’Efendim, yoksa…’’
‘’Evet!’’ Luo Lin yumruklarını sıkarak gülümsedi, ‘’Ejderha Şehri artık hem kuzeyden hem de batıdan tehlike altında…Bu yüzden bir an önce gücümüzü toplamalıyız. 7.seviye ve üstü her askeri toplayarak, Ruh Emen Şehri’ne saldırıp, Ba Lin’i öldürerek onun kılıcını ele geçirmeyi düşünüyorum. Böylece elimize geçecek bin kişilik Lekesiz askeri de Ejderha Şehri’nin ordularına katabiliriz!’’
Frost gözlerini kıstı, ‘’Efendim, bu mesele o kadar önemli mi?’’
Luo Lin onayladı, ‘’Karanlık Cüceler’le yaptığımız savaşta çok sayıda adam kaybettik. Üç büyük şehirden daha fazla elit öğrenci isteyemeyiz. Şehirlere ne zaman ilan yapıştırsak, kaşla göz arasında ilanlarımızı parçalıyorlar. Başka çaremiz yok, askerlerimizi artırmak için Lekesizleri ele geçirmekten daha uygun bir yol var mı? Üstelik buz kurtları da sağlam ve hızlı vücutlara sahip. Karanlık Cüceler’le karşılaşmak için bire birler…’’
‘’Lakin…Eğer Ruh Emen Şehri’ne bu kadar adam yollarsak, kesinkes çok sayıda kaybımız olacaktır. Bunun yerine…’’
Frost’un gözlerindeki savaşma isteğini görebiliyordum, ‘’Bunun yerine tek başıma gitsem? Ruh Emen Şehri’ne ses çıkarmadan sızarak, Ba Lin’i öldürüp, kılıcını ele geçirebilirim. Ardından da Lekesizleri Ejderha Şehri’ne getirirm…’’
‘’Sen…gerçekten başarabilir misin?’’
‘’Lütfen bana güvenin!’’ Frost diz çöktü.
Luo Lin aniden başını çevirip, bana baktı, ‘’O zaman bu meseleyi sana bırakıyorum, Frost. Sen Ejderha Şehri’mizin komutanlarından birisin. Ayrıca en çok güvendiğim generalimsin. Neden öğrencini de yanında götürmüyorsun, şu ufak velet belki de işine yarayabilir?’’
‘’Huh?’’ Frost telaşlanmıştı, ‘’Efendim, bunun imkanı yok. Daha o…yeterli tecrübeye sahip değil. Ruh Emen Şehri’nin Kralı, Bai Lin akılalmaz derecede acımasız bir adamdır. Eğer bir şeyler ters giderse…’’
Ayağa kalkıp, söylendim, ‘’Frost, bu kadarı yeter. Seninle geleceğim, zaten öyle bir yere tek başına gitmeni istemiyordum…’’
Frost yumruğunu sıkıp, sesini azaltmıştı, ‘’Aptal, öleceksin!’’
Kılıcımı kavrayıp, söylendim, ‘’Ölmeyeceğim. Üstelik, ölsem bile, senin hayatta kalmanı sağlayabileceğimi düşünüyorum…’’
‘‘Sen…’’
Frost derince iç çektikten sonra gülümsedi, ‘’Tamam o zaman, eşyalarını topla, birlikte gidiyoruz!’’
‘’Ne zaman istersen! Hazırım ben…’’
‘’O zaman…’’ Frost gökyüzüne baktı. Kar tanelerinden biri yanağına düşmüştü, ‘’O zaman…güneş batmışken hemen yola çıkalım.’’
‘’Tamamdır!’’
……
“Ding!”
Sistem Duyurusu: SS-seviye görevi [Otoriteyi Ele Geçir]’i kabul ettiniz!
Görev Detayları: Ba Huang Şehri’nin kuzeybatısındaki Ruh Emen Şehri’ne, [Frost – İhtişamlı]’yla beraber giderek, şehrin kralı Ba Lin’i öldürün. Ayrıca kılıcını alarak, 1000 Lekesizi yönetecek ve onları Ejderha Şehri’nin Kralı Luo Lin’e götüreceksiniz. Görevi bitirdiğinizde, olağanüstü ödüller elde edeceksiniz!
Not: Frost ölürse, görev başarısız olacaktır.
……
Güzel, SS-seviye görev. Ekipman ve TP ödülleri muazzam olacaktır. Tabii en azından +5 karizma ödülü olacağını söylemiyorum bile; lakin, Frost’un ölmemesi gerekiyordu. Aksi taktirde her şey sonlanacaktı.
Gözlem kulesinin yanında dikiierken söylendim, ‘’Yandan aşağıya mı tırmanacağız?’’
‘’Gerek yok…’’
Frost yanıma gelip, elini belime sarmıştı, ‘’Sıkı tutun!’’
‘’Tamamdır!’’
Elimi uzatıp, güzeller güzeli ustamın omzunu tuttum. O esnada rayihali bir parfüm kokusu burnuma akın etmişti. Daha parfümün keyfini çıkaramadan Frost aniden şehir surlarından atladı. Botları, havadaki minyatür akışları adımlıyor ve adeta havada dans eden kar taneleri gibi, Ejderha Şehri’nin zeminine iniyorduk. Her ne kadar uçmamış olsak da, bambaşka bir tecrübe yaşamıştım.
Sağlam bir şekilde yere indik. Frost bana bakıp, gülümsedi, ‘’Artık beni bırakabilirsin…’’
‘’Oh, üzgünüm…’’
Çabucak elimi çektim. Frost gülümsemişti, ‘’Özür dilemene gerek yok, gidelim mi?’’
‘’Tamamdır!’’
Frost’un arkasından koşmaya başladım. Savaş cübbesi arkasından dalgalanıyordu. Böyle güzel bir ustayla koşmak herkesin tecrübe edebildiği bir olay değildi!
Yarım saatin ardından mesafedeki karanlık şehri görmeye başlamıştık. Şehrin hemen arkasında, devasa Buz Tepesi Dağı bulunuyordu. Şehir Ejderha Şehri’ne çok benziyordu ve bu ağır şartlarda hayatta kalmayı başarmıştı.
‘’Dikkatli ol!’’
Frost hemen önüme atılıp, elini havaya savurdu. ‘Pa!’ bana doğru gelen oku yakalamıştı. Okun ucundan soğuk bir ışık hüzmesi yayılıyordu!
Bölgeyi taradım. Saldırı, mesafedeki çalılardan gelmişti. Çalılarda büyük, beyaz kurt süren askeri görünce bunun efsanevi Lekesiz, 75.seviye Hayalet Yaratık olduğunu anlamıştım! Yere yumruğumu savurup [Bağlayan Zincirler]’i aktif ettim ve ‘pa!’ yaratığı bağlamayı başarmıştım. Sol elimi açar açmaz kullandığım saldırı [Virane Diyar]’dan başkası değildi!
Bang!
3517!
Frost kılıcını kaldırıp, söylendi, ‘’Çabuk halledelim, fazla ses çıkarmamaya çalış!’’
İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırarak [Kombo]’yu aktif ettiğimde, yaratığın canını epeyi indirmiştim. Frost’un hafif bir kılıç hamlesiyle yaratığın kellesi uçmuştu…
……
Şehre baktığım esnada Frost iç çekerek söylendi, ‘’Bir Lekesiz daha öldürelim. Kıyafetlerini giyerek şehre sızabiliriz. Aksi taktirde Ba Lin’e ulaşmamıza imkan yok.’’
‘’Tamamdır.’’
Çok geçmeden Lekesizler’den biriyle daha karşılaşmıştık ve herif Frost tarafından tek hamlede öldürülmüştü. Kara Büyü Zırhı siyah olduğundan Lekesizler’in kıyafetlerine benziyordu. Bu yüzden sadece pelerini ve miğferi almıştım. Kurtlaraysa binmeye gerek yoktu. Zaten seviyem henüz yeterli olmadığından herhangi bir yaratığa binemiyordum. Oyundaki ayarlamalar NPC ve oyuncular için bambaşkaydı; örneğin 75.seviye bineğe binebilmek için oyuncunun 100.seviyeye ulaşması gerekiyordu…
……
“Shua…..”
Frost’un dalgalanan siyah cübbesi giydiği Lekesiz zırhını gözler önüne seriyordu. Aniden birbirimize bakmaya başladık.
‘’Ne oldu? Sıkıntı mı var?’’ diye sordu.
Büyük göğüslerine işaret ettim, ‘’Şey…biraz büyük değil mi onlar…’’
O esnada Frost’un yanakları kızarmıştı; ancak kadın çabucak kendini toplayarak söylendi, ‘’Merak etme, zırh kullanarak kapatacağım. Çoğu insan fark etmeyecektir…’’
[] [] []
Magnec