Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

277. Bölüm O Kadar Basit Değil

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 Rüzgar havada ıslık çalarak esiyor, savaş alanı zaman geçtikçe karışıyordu. Yerde yatan cesetler, parçalanan silahlar artık sıradan bir manzaraya dönüşmüştü. Ticaret Tanrısı’nın Rozeti için Ba Huang Şehri’ndeki herkes bu etkinliğe katılıyordu.

  Eskilerin Şehri’nin doğu kısmında, siyahlara bürünmüş, yoluna çıkanı biçen bir yaratık seçilebiliyordu. Yaratığın elindeki uzun savaş baltasının rengi çoktan kızıla dönmüştü; yaratığın savaş baltası ne zaman havaya savrulsa, oyuncular en azından 2000+ hasar alıyordu. 68.seviye Mor Boss Karanlık Binicilerin Kralı…Her ne kadar oyunun bu zamanında Mor Bosslar sıradanlaşmış olsa da, bossun seviyesi 68 olunca iş değişiyordu.

………

 ‘’Şövalyeler, Rahipler, savunma formasyonunu oluşturun! [Kahramanın Heybeti]’ni durdurun!’

  Kalabalığın içinde, Piggy silahını taşıyarak sesleniyor, herifin omzundaki Başkan Yardımcısı amblemi parlıyordu. Karanlık Binicilerin Kralı şu an için [Kahramanın Öfkesi]’nin bölgesindeydi; lakin Cang Cheng meseleye yalnızca 20 metre uzakta olduğundan hemen ileriye atılmıştı. Herifin kullandığı alan yeteneklerine can veren oyuncu sayısını hesaplamak mümkün değildi. Parayla alınan ekipmanları oyunda rakipsiz olmasa da, epey yüksek bir seviyede yer almasına izin vermiyordu. Ba Huan Şehri’ndeki en yüksek defansa sahip oyuncu olsa da, saldırı konusunda da zayıf sayılmazdı.

 ‘’Biraz daha dayanamıyor musunu?’’ Liu Ying kalabalığın içinden seslendi. Elinde tuttuğu keskin kılıca suratında yer eden öfke ve nefret eşlik ediyordu. ‘’Cang Cheng, o orospu çocuğu sadece milletin kadınlarını çalmakla kalmıyor, bir de Mor Boss’umuza mı hamle yapmaya yelteniyor? Burada öylece seni izleyeceğiz mi sanıyorsun şerefsiz herif! Büyücüler, şu pezevengi tek seferde öldürmeye hazırlanın. Yüksek savunması olsa da, büyü direnci de zirve yapmış değil ya!’’

 Batılı Diktatör’ün arkasında duran 63.seviye büyücü Ateşin Kalbi asasını kaldırmış ve zarif hareketlerle aktif ettiği [Ateşin ve Buzun Sütunu] bir grup [Kahramanın Heybeti] oyuncusunu öteki dünyaya postalamıştı. Kadının boşta kalan sol elinde beliren mavi-yeşil renkli ok direkt olarak Cang Cheng’i hedef alıyordu. Okun üzerindeki kontrolü ve aletin hızı gerçekten öyle her yerde görebileceğiniz bir seviyede değildi!

 “Bang!”

2612!

 Cang Cheng’in canı düşer düşmez herfi garip bir surat ifadesiyle arkaya çekilmişti. Geri çekildiği esnada başka bir oka, [Delen Ok]’a maruz kaldığı için sersemlemişti. Oku fırlatan oyuncu 62.seviye Okçu Sonata’dan başkası değildi. Sonata’nın suratında beliren gülümsemeye gerilen yayı eşlik ediyordu, ‘’Cang Cheng, cehenneme kadar yolun var!’’

 “Whoosh!”

 Sonata’nın vücudu altın bir ışık hüzmesiyle kaplanmış ve herifin hemen üstünde kadim bir tanrı ilüzyonu belirmişti. İlüzyonun gerdiği yaydan fırlayan ok Wang Ze Cheng’in bel bölgesine ilerliyordu. [Kadim Tanrı Oku] okçuların üçüncü resmileştirmede aldıkları yeteneklerden biriydi. Bu yetenek yalnızca rakibin defansını yok saymakla kalmıyor, aynı zamanda saldırıyı da %200 artırıyordu. Yani buna okçuların en öldürücü saldırısı deseydik pek de yanılmış olmazdık!

 1940!

 Ne yazık ki bu bile Wang Ze Cheng’i öldürmeye yetmemişti. Sonata dişlerini sıkarak söylendi, ‘’Şerefsiz ölmek bilmiyor.’’

 Hemen arkasında duran Ateşin Kalbi asasını kaldırdığı gibi [Boyutsal Zıplama]’yı aktif etmiş ve hemen fırlattığı [Deniz Yosunu Oku]’ndan sonra bir de [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu aktif etmişti!

 

 “Uh…..”

 Wang Ze Cheng nihayet vücudunu hareket ettirmeye başladığında, adamın [İyileştiren Rüzgar]’ı kullanarak %30 canını doldurduğunu görmüştüm. Herifin botları telaşla toprağa adımladığında, aniden ileriye atılan vücudu Ateşin Kalbi’nin fırlattığı [Deniz Yosunu Oku]’nu atlatmıştı; lakin [Ateşin ve Buzun Sütunu] biraz da olsa herifin canını indirmeyi başarmıştı. Kaşla göz arasında arkasında beliren şifacıların [Tedavi] yetenekleri sayesinde Wang Ze Cheng’in canı fullenmişti.

 ‘’Şerefsize bak…bir türlü ölmedi…’’ Sonata uzun yayını kavradığında gözlerinden adeta öfke alevleri fırlamaya başlamıştı. İlk seferde adamı öldürememiş olmaları, bir sonraki seferde durumun daha zorlu olacağını işaret ediyordu.

 Liu Ying kılıcını kavrayıp, geniş bir kesik atarak önündeki Kılıç Ustası’nı öldürmüş ve o esnada söylenmişti, ‘’Sonata, Ateşin Kalbi, fazla abartmayın, asıl olayımız Bossu almak. Bırakın Wang Ze Cheng şerefsizi birkaç saat daha yaşasın. Siz burada [Kahramanın Heybeti]’yle uğraşırken, ben bossu öldürmeye gideceğim!’’

 Sonata onayladı, ‘’Tamamdır, Klan Başkanı dikkatli ol! Sarhoş Soğuk Yağmur da seninle gelsin, 2400+ defansı olduğuna göre Mor Boss’un saldırılarına karşı koyabilecektir!’’

 ‘’Tamam!’’

……

 Kabalığın içinde, 62.seviye Şövalye olan Sarhoş Soğuk Yağmur heybetli figürüyle dikiliyor, kalkanıyla Karanlık Binicilerin Kralı’na meydan okuyordu. Herif direkt olarak bossa odaklanmıştı ve 2400 defansı-6000 canıyla öyle kolay kolay ölecekmiş gibi de görünmüyordu. Liu Ying ve Piggy de bossa saldırmakla meşgullerdi. [Kahramanın Öfkesi]’nin uyguladığı taktik gayet basitti; bir yandan [Kahramanın Heybeti]’ni durduruyor, diğer bir yandan da bossu kesiyorlardı.

 Mesafede, adamların taktiğini gören [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu’ndaki oyuncular çaresizce meseleyi izlemek durumunda kalmışlardı. O kadar kısa sürede düşman saflarına nüfuz etmeleri mümkün değildi ve rakip takımda Sonata-Ateşin Kalbi gibi iki üstat kesinkes onların salına salına saflara yürümelerine izin vermeyeceklerdi.

…………

 Savaş alanından güvenli bir mesafede durduktan sonra iki klanın savaşısını izlemeye koyulmuştum. Prag iki klanın mücadelesine katılmıyordu. Manzarayı görünce gülümsememe engel olamadım, ‘’Görünüşe göre eski [Kahramanın Öfkesi]’nden eser yok. Üç ustanın, Ateşin Kalbi, Sonata ve Sarhoş Soğuk Yağmur’un katılımlarıyla ciddi ciddi [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu’na karşı direnebiliyorlar.’’

 Wang Jian sırıttı, ‘’Aynen öyle, eğer bu mücadele birkaç hafta önce yaşansaydı, muhtemelen sadece Cang Cheng bile [Kahramanın Öfkesi]’ni dağıtmaya yeterdi.’’

 Kurt söylendi, ‘’Görünüşe göre Karanlık Binici Kralı’nı [Kahramanın Öfkesi] alacak…Ama bossu kim öldürecek acaba?’’

 ‘’Karizma ödülünü düşünürsek…’’ Wang Jian gülümsedi, ‘’Batılı Diktatör öldürmeye çalışırsa pek de şaşırmayız, değil mi?’’

 Suratımda soğuk bir bakış belirdi, ‘’Yani, mesele Liu Ying’in yeteneğine bakıyor…Eğer bossu kendine alırsa, olacakları biliyoruz. Ama olur da başkalarını da geliştirmeye odaklanır, bossu ustalarından birine salarsa işte o zaman [Kahramanın Öfkesi] gelişmeye başlayacaktır…’’

 ‘’Doğru dedin!’’

 Birkaç dakika geçtikten sonra Bossun canı kırmızı bölgeye düşmüş ve hayalini bile edemeyeceğim bir manzarayı seyretmeye başlamıştım. Oracıkta, Liu Ying birkaç adım geriye çekilerek talimat vermişti, ‘’Sarhoş Soğuk Yağmur, bossun odağını çek, Ateşin Kalbi bossu sen öldüreceksin! Hadi bakayım!’’

  Ateşin Kalbi onaylamış ve büyülerii savurduktan sonra Karanlık Binici Kralı öteki dünyayı boylamıştı.

 Ding!

 Sistem Notu: Tebrikler! Oyuncu Ateşin Kalbi [Eskilerin Şehri: Ba Huang Şehri]’ndeki üçüncü bossu öldürdüğü için +3 karizma, %30 TP ve S-seviye yetenek kitabı [Alev Fırtınası]’nı kazanmıştır!

……..

 ‘’Bossu Ateşin Kalbi öldürdü…’’ diye kendi kendime söylendim.

 Wang Jian kılıcını kavrayıp, bana doğru baktı, ‘’Xiao Yao, hadi geri dönelim. [Alev Fırtınası]’nın alana vuran bir yetenek olduğunu düşünürsek, Ateşin Kalbi’nin bu yeteneği öğreneceğini de varsayabiliriz. Burada Binlerce Güneş’e meydan okuyabilecek bir büyücüden bahsediyoruz. Gelecekte [Kahramanın Öfkesi]’ne daha da dikkat etmemiz lazım; zira heriflerin eski hallerinden eser kalmamış. Hadi [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu’nu durdurmalarını geçtim, Prag bile meseleye müdahale etmediyse olayda bir şeyler var demektir…’’

 Kurt hala daha ikna olmamıştı, ‘’Prag niye müdahale etmedi?’’
 

 Bölgeyi süzdükten sonra söylendim, ‘’Gayet basit; Prag’ın gereğinden fazla oyuncusu var. Yan Zhao oyunculara formasyon oluşturmaları için talimat verdiğinde, sadece Prag’ın ön safları bile Doğu Kapısı’nın %50’sini kaplıyor. Yani diğer bir deyişle Prag tek başına [Eskilerin Şehri]’nden çıkan yaratık dalgalarının %12.5 gibi bir kısmını öldürüyor. Burada kurnaz bir amcadan bahsediyoruz; durumun en avantajlı halini ele almayı düşünüyor. Prag bir kez harekete geçtiğinde, en iyi ödülü ve avantajı elde etmek isteyecektir… Neyse, hadi gidelim.’’

 ‘’Tamam.’’

 Kurt hançerini alıp, kınına sokmuş ve koşarken söylenmişti. ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, madem Prag bu kadar kurnaz davranıyor, acaba…ileride Zhan Long ve Prag karşılaşır mı?’’

 Biraz düşündüm, ‘’Pek sanmıyorum…Normalde her klanın gelişimi farklıdır. [Kahramanın Heybeti]ve [Öncü]’nün derin geçmişleri olduğundan herifler bu avantajı kullanarak şehirleri domine etmeye çalışıyor. Lakin bunlara karşılık Prag’ın hareket dahili bambaşka bir seviyede. Savaşçı Yan Zhao harekete geçtiğinde, iki tarafın da kazançlı çıkmasını hedefliyor. Yani klanı yavaş ama emin adımlarla gelişiyor. Eğer ona bulaşılmazsa, o da başkalarına bulaşmayacaktır. Bu prensipleri düşünürsek, önünde sonunda Prag’ın namı dört bir diyara yayılacaktır.’’

 ‘’Vay anasını…’’

  Wang Jian derin bir nefes çekti, ‘’Eğer öyleyse, o zaman Yan Zhao Ba Huang’daki en zeki adam mı yani?’’

 Gülümsedim, ‘’O kadar basit olur mu oğlum hiç? Ba Huang Şehri’ndeki sosyal hiyerarşi düşündüğünüzden çok daha karmaşık. Prag meselelere karışmak istemese bile her yaşanan problemden kaçma şansları olmayacaktır. Üstelik [Kader] dünya çapına yayılmış, popüler bir oyun. Sadece [Eskilerin Şehri] etkinliğine bile Ba Huang Şehri’nden 2 milyon insan katılıyor. Bu kadar katılım olduğundan Prag da duruma el atmak zorunda kaldı zaten, şimdi anlıyor musunuz meseleyi?’’

 ‘’Hmm, evet. Peki ya Ticaret Tanrısı’nın Rozeti’ni ele geçirebilmek için bir fırsat yakalayabilecek miyiz sence?’’

 ‘’Pek emin değilim, bekleyip göreceğiz bakalım. İlk önce klanı 4.seviyeye yükseltmemiz lazım. En azından bu daha gerçekçi bir amaç!’’

 ‘’Evet……’’

……

 Zhan Long’un savaş kampına dönmemizin üstünden çok geçmeden Kuzey Kapısı açılmaya başlamıştı. Artık dördüncü yaratık dalgasıyla karşılaşacaktık ve kapı açılır açılmaz karşımızda beliren yaratıkların kırkayak topluluğu olduğunu gördüm. Bahsi geçen bu yaratıklar 69.seviye Hayalet Yaratıklar’dı; yüksek saldırı puanına sahip olmalarına rağmen defansları ve canları düşüktü!

 ‘’Pozisyonlarınızı koruyun! Önünüzde duran o yaratık bozuntuları TP parçacıklardan farklı değil!’’ Yaşlı K milleti gazlamak için sesleniyordu.

 Eski yerime döndüm ve yanımda duran Yue Qing Qian gülümseyerek söylendi, ‘’Görünüşe göre gerçekten de Büyük Kardeş Xiao Yao yanımda olmadığında güvende hissetmiyorum…’’

 ‘’Boom!’’

 [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği] yaratık grubunun arasına atılmıştı. Alevli Kaplan Tanrısı’nın da katılımlarıyla TP barım resmen tırmanışa geçmişti. Yue Qing Qian’ın güzeller güzeli gülümsemesi seçilebiliyordu: ‘’Wah, aslına bakarsan Büyük Kardeş Xiao Yao’yla olmak güvende hissetmekten çok daha fazlası…’’

 Gülümsedim, ‘’Oh… ‘çok daha fazlası’ dediğinde bir yere mi gönderme yaptın bakayım…’’

 ‘’Ne göndermesi?’’

 Yue Qing Qian, Matcha, Yue Wei Liang ve Binlerce Güneş meraklı gözlerle bana bakıyordu.

 Gülümseyerek söylendim, ‘’Buradaki gönderme….hehe…aslında İngilizce ve Japonca arasındaki dil farklılığına benziyor. Diyelim ki metrodasın ve sapık bir polis sana dokunmaya başladı, hemen bağırmaya çalışırsın, değil mi? İngilizce bağırdığında ‘STOP’ diyeceksin ve adam belki de gerçekten duracak; lakin olur da ‘Yamatee’ dersen herif dokunmayı bırakmayabilir…’’

 (ÇN: Hepimiz Yamatee’nin ne anlama geldiğini biliyoruz(Bilmeyenler için Yamatee ‘Dur, Yapma’ demektir). Buradaki japon göndermesi de aslında acayip aşağılayıcı bir durum. Yamatee sesini japon anime karakterlerinden tanıyorsunuz ve işte garip garip olayları var hani…)

‘’……..’’

  Güzelliklerin suratları ekşimişti, ‘’Patron, sen nesin böyle…’’