Angela bi anda uyanip xiao yao ya saldiiriyomus falan sjsnsnnssnnsnssbnsnsns
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
382. Bölüm Ekinler Baş Vermiş
Kar Kurdu öldüğünde, [Prestij Evi]’nin ön safları dağılmıştı. Li mu, Yaşlı K ve diğerlerinin Alan saldırıları da devreye girince, 3000 kişilik rakibin ilk 500 oyuncusu az-çok yerle bir olmuştu. Nihayetinde saldırımız akılalmaz bir üstünlüğü bizlere kazandırmıştı!
‘’Geberin!’’
İmparator Qin’in kılıcı elimde, Soğuk Demir Kılıcı diğer elimdeydi. Durmaksızın saldırıyordum. Alevli Kaplan Tanrısı kim bilir kaçıncı oyuncuyu çiğniyordu. Evcil hayvanlardan biri bile Alevli Kaplan Tanrısı’na karşı çıkabilecek seviyede değildi. Hatta sıradan on evcil hayvan bile ona rakip olamıyordu!
…….
Öldürmeye devam ettiğim sırada Piggy’e seslendim, ‘’[Prestij Evi]’nin 4000’e yakın oyuncusunu öldürdük. Sizin orada durumlar nasıl?’’
Piggy cevapladı, ‘’Pek iyi değil. Bai Li Ruofeng ve Ye Lai 10,000 adamlarıyla bizi resmen biçiyorlar! Sahip oldukları güç çok fazla. [Kahramanın Öfkesi]’nin duruma fazla dayanabileceğini sanmıyorum. Klan Başkanı bana sürekli geri çekilmemizi söylüyor. Klan Başkanı Xiao Yao, üzgünüm; ancak [Kahramanın Öfkesi] geri çekilmezse, burada can vereceğiz!’’
Başımı öne salladım, ‘’Evet, o zaman geri çekilin! [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı] yakında [İmparator’un Kanı]’nı paramparça edecektir!!’’
‘’Tamam, biz kaçıyoruz!’’
Mesafedeki [Kahraman Öfkesi] oyuncuları hızla geri çekilmeye başlamıştı. Düzlüğün öteki yanına geçiyorlardı. Buraya geldiklerinde 20,000 oyuncuya sahiplerdi; ancak bu sayı 5000’e kadar düşmüştü. Gerçekten de [Yargı] ve [Prestij Evi] zayıf klanlar değillerdi!
……..
‘’Patron!’’ Matcha seslendi, ‘’[Kahramanın Öfkesi] yenilmiş! Bai Li Ruofeng gerçek elitleriyle bize doğru geliyor! Neden geri çekilmiyoruz…Zhan Long çok adam kaybetti. Bir mücadele daha yaparsak geriye kimse kalmayacak!’’
‘’Tamam!’’
Güneye işaret ettim, ‘’Güneye gidip, ilerlediğimiz esnada saldırıya devam edeceğiz!’’
‘’Tamam!’’
Li Mu, Wang Jian ve Yue Qing Qian gruplara geri çekilme emirlerini iletmişti. Bu esnada, Bai Li Ruofeng [Prestij Evi]’nin ana gücüyle bizi kovalamaya başlıyordu. Kovalayan ekipte çeşit çeşit oyuncu vardı ve çok geçmeden bize yetişecekler gibi görünüyordu!
‘’Papapaa….’’
Deri botlarıyla kayan Bai Li Ruofeng mesafeye ilk ulaşan isimdi. Herif 20 metre yaklaştıktan sonra çoktan avantajlı durumu eline geçirmişti. Durduğu gibi [Elektrik Yıldızı Oku]’nu savurarak saldırı hızını artırdı. Herif neredeyse yayını çekmeden ok atıyordu ve kaşla göz arasında sekiz ok havaya saçılmıştı. [Zhan Long]’dan 5 oyuncu acı dolu çığlıklar atarak yere yığıldı. Hemen ardından [Büyük Ayı Meteoru]’nu aktif eden Bai Li Ruofeng’in bu yeteneği yedi insanı öldürmüş ve Bir Saniyeliğine Kahraman’ın sırtına saplanmıştı!
“Peng!”
“3717!”
Mızrağını kavrayan Bir Saniyeliğine Kahraman sinirliydi, ‘’Bai Li Ruofeng, aşağılık herif! O kadar adamımızı öldürmene izin vermeyeceğim! Gel buraya!’’
Kılıcımla geriye çekilirken kükredim, ‘’Bir Saniyeliğine Kahraman, onu öldürmene imkan yok! Aptal herif, kaldır kıçını ve buraya gel hemen! [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı]’yla buluşunca karşı saldırıya geçeceğiz! Bai Li Ruofeng’i ben durdururum!’’
‘’Ama patron!’’
‘’Aması falan yok, git!’’
‘’İyi!’’
……..
Bir Saniyeliğine Kahraman’ın bölgeyi terk ettiğin görünce hemen iki kılıcımı alarak, Bai Li Ruofeng’e atıldım. Herifin hareket hızı acayip yüksekti ve aniden 30 metre uzaklaşmıştı. Beni fark edince gülümsedi, ‘’Kaygısız Xiao Yao, tam zamanında geldin! Tam da seninle mücadele etmeyi düşünüyordum! Gel bakayım, gerçekte ne kadar yetenekli olduğunu göster bana!’’
Cevap vermedim. Onun yerine direkt ileriye atılmıştım!
Bai Li Ruofeng yayını çekerek bana doğru üç ok fırlattı. Sadece birini atlatabilmiştim!
“1938!”
“1922!”
Canım acıyordu. Can iksiri içip, aramızdaki mesafeyi kapatmaya uğraşıyordum!
‘’Ha!’’
Aramızda 15 metre kaldığında Bai Li Ruofeng hemen yayını kaldırarak, [Susturucu Ok]’unu savurmuştu! Bu saldırıya maruz kalırsam, 2.5 saniye boyunca yeteneklerimi kullanamayacaktım!
Eğildim ve [Atik Kılıç]’ı kullanarak [Susturucu Ok]’u atlattım. Böylece herife saldıracak menzile de girecektim! İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırdığım gibi [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif ettim!
Bai Li Ruofeng aniden bir saldırı daha yapmıştı [Yıldırım Fırtınası]! Hemen önümde geçilmez bir fırtına belirince, [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği] oraya çakılıp kalmıştı. Hemen ardından fırtınanın içinden gelen okla herif vücudunu geriye fırlattı. Vay arkadaş!
Göğsüme saplanan acıya katlanarak elimdeki [Tanrı’nın Ordu Kartı]’nı kullandım. [Yedi Yıldız Işınlanması]’nı kullanarak hemen herifin yanına ışınlanmış ve [Kombo]’mu aktif etmiştim!
‘’Huh?!’’
Bai Li Ruofeng şaşkına dönmüştü. Zaman kaybetmeden [Kristalleşme]’yi kullandı!
‘’ISKA!’’
[Kristalleşme] biter bitmez saldırdım!
‘’Keng!’’
İşin enteresan yanı herif saldırımı karşılamak için çelik yayını kullanmıştı. Bu hamlesiyle saldırının büyük bir kısmını karşılayamamış olsa da, en azından vücudu geriye fırlayacaktı. Çaresizce yere düşen adam bana bakınca şaşkına dönmüştü; zira vücudumda ejderhanın gücü toplanıyordu!
‘’Oh olamaz!’’
[Ejderi Yen]’i aktif ederek Bai Li Ruofeng’i zincirlerle bağladım. Sağ elimdeki İmparator Qin’in Kılıcı [Rüzgar Kılıcı]’yla parlıyordu, muhtemelen tek hamlede [Prestij Evi]’nin Klan Başkanı’nı öldürebilecektim!
……..
Keng!
Aniden sersemleyince şaşkına dönmüştüm. Hay sikeyim, tam bu anda sersemleyeceğimi kim düşünebilirdi ki?! [Prestij Evi]’nin okçularından biri bize yetişmişti!
Panikh halinde olan Bai Li Ruofeng hemen bana doğru üç ok fırlattı!
“Pa pa pa…..”
Canım yerlerde geziyordu. Şans bu ki beni sersemleten Okçu fazla güçlü olmadığından, sersemleme süresi de kısaydı. Kendime gelir gelmez [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif ettim ve Bai Li Ruofeng’e doğru [Rüzgar Kılıcı]’nı savurdum! Lakin herif saldırıma çoktan hazırlanmıştı!
Keng!
Güçlü yetenek Bai Li Ruofeng’in yayına vurunca, herif bir uçurtma misali geriye savruldu. Yere düşen adama karşı direkt [Virane Diyar]’ı kullandım.
Adamın ölüp ölmediğini bile kontrol etmemiştim. Bunun yerine başımı çevirip, hemen bölgeyi terk etmeye koyuldum. [Prestij Evi]’nin oyuncuları bana yetişmişlerdi; ancak [Zhan Long]’un bütün oyuncuları başarıyla geri çekilmişti. Görevimi tamamlamıştım. Koştuğum esnada arkaya bakayım dedim. Beklendiği gibi Bai Li Ruofeng yerde yuvarlanarak [Virane Diyar]’ı atlatmıştı! Herif yine kaçmıştı!
Herifi öldürememiş olsam da, [Prestij Evi]’nin oyuncuları karşısında onu yeterince utandırmıştım. Görevimi tamamlamış ve [Prestij Evi]’nin oyuncularını şoke etmiştim. Bu hamleyi yapmamın sebebi, onlara [Zhan Long]’un öyle sıradan bir klan olmadığını göstermekti ve aslında herkes tek bir şeyin farkındaydı: Bai Li Ruofeng’i öldürmek isteseydim, bunu yapmam pek de zor olmayacaktı!
……….
Eski pozisyonumuza geri döndüğümüzde, [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı]’nın çoktan [Yargı]’yla mücadele etmeye başladığını görmüştüm.
Ye Lai savaş baltasını kaldırarak Karanlık Bulutlar’la mücadele ediyordu; ancak durmaksızın Han Bei Song’un saldırısına uğradığı için geri çekilmeye başlıyordu. Kükredi, ‘’[Prestij Evi]’ne artık güvenemeyiz! [Yargı], hemen geri çekilin! [Zhan Long] mekana geldi, eğer geri çekilmezsek, ağır kayıplar vereceğiz!’’
Kılıcımı kaldırıp seslendim, ‘’Ye Lai, görüşürüz!’’
‘’Görüşürüz!’’
Savaş baltası elinde, Ye Lai 10,000’den fazla [Yargı] oyuncusuyla geri çekildi. Savaş alanında cesetlerden, ekipmanlardan, kartlardan geçilmiyordu. Gerçekten de bu Şehir Savaşları’ndaki her mücadele insanı şaşkına çeviriyordu.
…….
‘’Savaş alanını temizleyin!’’ Diye emir verdim, ‘’Böyle şeyleri atlayamayız!’’
Kılıç elinde, Karanlık Bulutlar ciddi ifadesiyle bana bakıyordu, ‘’Ye Lai gerçekten güçlü. Dört İlahi Sembolün Koruyucusu olsam da, herife karşı avantajım yok. Hatta neredeyse birkaç kez ölüyordum…’’
Başımı öne salladım, ‘’Herif boşu boşuna ÇMB’nin 11.sırasında değil ya!’’
‘’Aynen!’’
Arkamda duran Matcha’yı görünce sordum, ‘’Kayıplarımızı hesapladın mı?’’
Matcha dudaklarını bükerek cevapladı, ‘’Evet, giden 5100 oyuncumuzdan geriye 3700 oyuncu kaldı. Patron…eğer bir kez daha böyle bir mücadeleye girersek, ne olur bilmiyorum…’’
Cevap vermemiştim.
Yanımda duran Karanlık Bulutlar beni teselli ediyordu, ‘’[Zhan Long] sürekli [Prestij Evi] gibi büyük klanlarla uğraşıyor, işiniz cidden zor değil dostlarım…’’
Başımı kaldırıp, gülümseyerek cevapladım, ‘’Sorun yok! Rakip ne kadar güçlü olursa olsun, gelecekte elbet onlardan daha da güçleneceğiz!’’
‘’Aynen öyle! Şimdi ne yapıyoruz?’’
……
Başımı çevirip, uzaktan savaş alanına baktım, ‘’Büyük Düzlük Ordusu’ndaki Bossların canlarını kontrol edelim. Qin Hai’nin canı %5’e indiğinde, onu öldürmek için birkaç adam yollayalım. Bakarsın sağlam ekipman falan çıkar. Bu şansı kullanmak lazım. Bu savaşı kazanma olasılığımız yüksek olmadığından, bütün fırsatları değerlendirmemiz şart.
‘’Evet!’’
Mesafedeki NPC savaşı sonlarına yaklaşıyordu. Ba Huang’dan ve Jiu Li’den gelen süvarilerin çoğu cesetler halinde yerlere yığılmıştı. Zaten toprak kan gölüne dönmüştü. Öte yandan, Ba Huang’ın ana güçleri şehir surlarına saldırıyordu. Ba Huang’ın hükümdarı, Luo Lei bizzat bu mücadeleyi yönetmek için gelmişti ve şehrin batısına yollanan Han Feng Ordusu’nun önderliğinde, Angela vardı.
“Honk honk honk……”
Ağır ağır nefes alan Qin Hai’nin elleri titriyordu, herifin canı %11’e kadar düşmüştü. Hemen önündeyse %37 cana sahip Ay Elfi Prensesi, Angela duruyordu. Kadının suratı kıpkırmızı kanlara boyanmıştı ve aldığı derin nefeslerden sebep göğsü bir inip, bir kalkıyordu. Zaten savaş cübbesi kızıla döneli çok olmuştu, ‘’Qin Hai, Büyük Düzlük Ordusu’nu yok ettik. Heh heh…o kadar gurur duyduğun ordudan geriye hiçbir şey kalmadı. Bakalım, başka ne numaraların varmış?’’
Qin Hai öfke dolu gözleriyle kükredi, ‘’Kalktak! Büyük Düzlük Ordusu yerle bir olsa dahi bugün, Han Feng Ordusu’nu ve seni de buraya gömeceğim! Göreceksin! Lord Huo Li ve Lord Lin Qiong intikamımı alacaktır!’’
Uzakta duran Angela elini açtığı gibi rüzgarları çağırmaya başlamıştı. ‘’Peng!’’ [Rüzgar Mızrağı] Qin Hai’nin göğsüne saplanmış ve Angela gülümsemişti, ‘’Ölümün kıyılarında geziyorsun. Hadi, geber!’’
…..
Keng!
İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekerek kahkaha attım, ‘’Ekinler baş vermiş dostlarım! Gelin, birlikte toplayalım şunları! Qin Hai’nin kellesi bizimdir!’’
.....
Magnec