Canim demis dong cheng yue farketmeyen varmi znsnsnsnnsksnskdbdndndnndns
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
365. Bölüm Kaplayan Kılıç Kesiği
Sabah, dersi astım ve [Zhan Long]’un ilerleyişini görmek için oyuna girdim.
Shua!
Ba Huang’ın kuzeydeki plazasında gözlerimi açmıştım. Ekipmanları tamir ettikten sonra bizim dükkanın işleri nasıl gidiyor diye bakayım dedim. Ba Huang’daki tek oyuncu dükkanına sahip olduğumuz için, sıkıntı yaşamadan kar etmeye devam ediyorduk. Ayrıca namımız da epeyi yayılmıştı. İleriki süreçte, diğerleri yeni dükkanlar açsalar bile pek sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyordum. Bu dükkan tek başına bütün Zhan Long’u beslemeye yetiyordu. Her ne kadar bizi zengin etmiyor olsa da, 5000 oyuncumuzu baştan aşağıya ekipmanlarla donatabiliyorduk.
Satıştaki ekipmanların arasınad iki İmparator Silah görünce şaşırmıştım! Fiyatlar çok yüksekti ve satıcılar da isimlerini gizlemişlerdi. Neyse, farklı bir olay olmadığı için gitme zamanıydı!
Şehirden çıktım. Alevli Kaplan Tanrısı yanımda, Yeşil Qilin Vadisi’ne doğru yola koyuldum. Merkezimiz burada olduğu için seviye kasma işini de rahatça halledebiliyorduk.
Yürüdüğüm esnada klan üyelerinin listesini açarak, ÇMB’ye giren Zhan Long oyuncularıan bakayım dedim---
- Kaygısız Xiao Yao
- Yue Qing Qian
- General Li Mu
- General Wang Jian
- Yue Wei Liang
- Binlerce Güneş
- General Lian Po
- Dans Eden Orman
- Kurt Totemi (Yavru Kurt)
- Kahraman Ran Min (Yaşlı K)
……
Uzun lafın kısası, bu 10 oyuncu Zhan Long’un en iyi 10 oyuncusuydu. Kişisel yeteneklerimiz ortalamanın üstündeydi. Bunun yanında, oyunda sürekli gelişim yaşadıkları için grubumuz üst-seviye üstatlar haline gelmişti. Örneğin, ne zaman bir savaşa katılsak, Qing Qian, Li Mu, Binlerce Güneş gibi üstat oyuncular 100’er rakibi öldürmeyi başarabiliyordu. Savaşa katıldığımızda, resmen antik generallere dönüşüyorduk ve rakibi acımadan katlediyorduk. Mücadelelerimizin çoğunda, rakiplerimiz bizden daha güçlü olsalar dahi, kazanan biz oluyorduk.
Dudaklarımı yalayarak uzun çalılığın önünde durarak gülümsedim. Wan Er ve Dong Cheng’in bize katılmasına çok az kalmıştı. Onlar geldiğinde gerçekten Çin’in en iyi klanları arasına girecektik. Zamanı gelince, [Efsane] gibi devasa rakiplerle mücadele edebilecektik. Hayalim gün geçtikçe gerçekleşiyordu!
Hemen ileride, ormanda takılan bir grup oyuncu seçilebiliyordu. Omuzlarındaki kızıl renkli amblemi görünce, bunların [Kapıdaki Düşman] klanına ait olduklarını anlamıştım.
Bir grup oyuncu önümüze gelmişti, Karanlık Bulutlar kollarını çaprazlayarak gülümsedi, ‘’Tamam, madem bu bossu kolayca hallettik, bir sonraki hedefimize geçelim. İki saat için klanın 2.seviye, 24 saat içinde de 3.seviye olmasını istiyorum!’’
Elinde uzun kılıç, Başkan Yardımcısı amblemine sahip Dirilen Kılıç söylendi, ‘’Klan Başkanı, duyduğuma göre [Parçalanan Kemik Grubu]’ndan kardeşlerimiz, olası bir saldırı ihtimaline karşı bizden 1000 metre uzakta kasıyorlarmış. Dün ortalığı baya karıştırdın, [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi] gibi klanların bize saldırmalarından korkuyorum. Daha ana klanımız sadece 1.seviyede olduğundan 100 elit oyuncumuz var.’’
Karanlık Bulutlar gülümsedi, ‘’Merak etme, diğer üç yan grubun toplamda, bu bölgede 10,000 oyuncusu var. Sıkıntı çıkmasa gerek. Ayrıca, burası [Zhan Long]’un merkezi olan Yeşil Qilin Vadisi’ne de epeyi yakın. Saldırıya uğrarsak 20 dakikaya kalmadan [Zhan Long] yardımımıza koşabilir. Kaygısız Xiao Yao cidden sağlam bir şerefsizin teki. Öyle biriyle dost olduğumuz için çok şanslıyız!’’
Kan İçinde gülümsedi, ‘’Aynen öyle. Zaten öyle olmasaydı, Zhan Long’un yükselişi [Öncü] ve [Prag] gibi klanları bile sıkıntıya sokacak düzeyde olmazdı. Kaygısız Xiao Yao’nun karizması o Yükselen Ejderha ve Batılı Diktatör salaklarından çok daha yüksek. Aksi taktirde, General Ailesi’ni kendi birliğine nasıl katabilir ki? Neyse, hadi oyalanmayı bırakalım, kasmaya devam!’’
‘’Tamam!’’
…….
Çalılıkların arkasında durduğum için beni görememişlerdi. Zaten işlerine karışmak istemediğimden kılıcımı alıp, direkt Yeşil Qilin Vadisi’ne yöneldim. Madem gelmişiz, şu boşluğa da bir zıplayalım!
“Pa!”
Yeşil sarmaşığı yakaladıktan sonra boşluğa indim. Zeminde 77.seviye yeni bir yaratık türü dolaşıyordu ve bölge gayet sessiz gözüküyordu. Sarmaşığı bırakır bırakmaz kılıçlarımı çekerek, yaratıklardan birine saldırdım. Rakip çığlık atınca, iki kılıcım dans etemye devam etmişti; Shua Shua Shua. Hızlı saldırı ritmime dayanamayan yaratık can verdi. Bu yaratık paçavrası ölmeden önce bana dokunmayı bile başaramamıştı.
Ayağa kalkarak gözlerimi kapatıp, etrafımdaki qi akışına odaklandım. İmparator Qin’in Kılıcı aniden ileriye atılmış ve Soğuk Demir Kılıcı havaya birkaç kesik fırlatmıştı. Kılıçların yarattığı güçlü kılıç enerjisi sarmaşıkları sarsacak düzeydeydi. Birkaç kesiğin ardından göğsüme beliren ağırlık hissiyatını duyunca, oyunun bir kez daha Uçan Kılıç Stili’ni reddettiğini anlamıştım.
Bu sefer daha sakindim. Nihayetinde, göğsümdeki baskıya katlanarak birkaç kesik daha savurdum. Çok geçmeden omzum karıncalanmaya başlamış ve yere yığılmak zorunda kalmıştım. Hay sikeyim, ne yetenekmiş arkadaş!
Di!
Matcha’dan mesaj geldi, ‘’Patron, Qilin Vadisi’nde misin? Eğer öyleysen, çabul (32773, 112993)’e gel. Yeni bir 77.seviye İmparator Boss çıktı. Tanklaman lazım. Ben tanklarsam odağını çekebileceğimi sanmıyorum!’’
Cevapladım, ‘’Tamam, 5 dakikaya oradayım!’’
‘’Anlaşıldı!’’
Elimi uzatıp sarmaşığı yakaladığım gibi tırmanmaya başladım. Hızla Yeşil Qilin Vadisi’ne çıkmıştım. Ardından İmparator Qin’in Kılıcı elimde, depara kalktım. Birkaç dakika geçtiğinde ormanın derinliklerine ulaşmıştım. Mesafede, 5 metrelik Taş Devi’ni ve etrafındaki oyuncuları görebiliyordum. Matcha ve 200 kişilik ekibinde, Li Mu ve Song Han da vardı.
‘’Büyük Kardeş Xiao Yao geldi!’’ Song Han seslendi, ‘’Öndeki tanklar, çekilin! Odağı çekmek için Büyük Kardeş Xiao Yao’ya ihtiyacımız var’’
İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekerek, boştaki elimle, uzaktan bossa [Virane Diyar]’ı kullanarak saldırdım. Ardından, [Şimşek ve Yıldırım Ejderhası’nın Islığı]’nı aktif ederek grubu gazlamıştım. Zıpladıktan sonra İmparator Qin’in Kılıcıyla Taş Devi’nin bacaklarına doğru [Kombo]’yu aktif ettim. Vahşi saldırılarımı fark eden Taş Devi bütün odağını bana çevirmişti.
‘’ARRG!!’’
Taş Devi devasa kollarıyla omzuma vurunca 1478 canımı kaybettim. Sevgili Duck hemen canımı doldurarak söylenmişti, ‘’Patronun defansa bak…’’
[Keskin Buz Kılıcı]’nın ardından bir de normal saldırı yaptım. Bu esnada can çalma özelliğimde kendini epeyi göstermeye başlamıştı---
“3127!”
“+312!”
“2253!”
“+225!”
Gerçektende %10’luk [Can Çalma] etkileyici bir özellikti. Şifacıların omuzlarında herhangi bir baskı bile yoktu. Aslında, Zhan Long’un 200 oyuncusuyla böyle bir İmparator Bossu öldürmek gayet kolaydı. Tek sıkıntı, oyuncuların seviyeleri çok yüksek olmadığı için, benim gibi 72.seviye bir kalkana ihtiyaç duymuşlardı.
Bossun canı %10’a düşünce kükredim, ‘’Bu…bossu ben öldüreceğim! 123 karizmam olduğundan sağlam bir şey alırız. Sadece TP’ye ihtiyacım var, eşyaları dağıtalım!’’
Matcha ve Li Mu onayladı, ‘’Tamam!’’
Islık çalarak havada ilerleyen İmparator Qin’in Kılıcı’na, Okçuların ve Büyücüler’in saldırıları da eklenince boss yerle bir olmuştu. Son saldırıyı ben yapmıştım. Taş Devi’nin devasa vücudu yere yığılır yığılmaz parçalanmış, ve geriye yalnızca birkaç tane ekipman kalmıştı. Ekipmanların arasında kızıl bir kitap da vardı. Matcha’ya bir bakış attığımda genç kadın hemen yanıma gelerek, elindeki göğüslüğü kaldırdı, ‘’Erkeklere özel 70.seviye İmparator Ekipman, Wu…sanırım sadece Li Mu takabiliyor…’’
Li Mu’nun suratı kıpkırmızı kesilmişti, ‘’Takar mıyım canım, hahahahha…’’
Ne diyeceğimi bilemiyordum, ‘’Al oğlum işte…’’
‘’Tamam!’’
Bosstan düşen İmparator Yay’ı General Lian Po’ya vermiştik. Ardından mor miğfer ve mor kolluklar sırasıyla Okçular’dan ve Savaşçılar’dan birilerine verilmişti. Nihayetinde sıra kızıl yetenek kitabındaydı—
[Kaplayan Kılıç Kesiği] (S-seviye): Kullanıcının elindeki kılıcı harekete geçirerek, 25 metre menziline 30 derecelik yaptığı saldırıyla bütün rakiplere sağlam bir kesik savurur. Rakip, oyuncuya ne kadar yakınsa, alacağı hasar da bir o kadar artacaktır. Gerekli Seviye: 70 , Gerekli Sınıf: Kılıç Ustası, Gerekli Karizm: 2 Karizma harcar
……..
Gülümsedim, ‘’Bunu…Li Mu’dan başkasına veremeyiz, değil mi? Sen…neden Wang Jian’ı yanında getirmedin?’’
Li Mu söylendi, ‘’Wang Jian İlk Grup’takilerle Buzlu Orman Mezarlığı’na kasmaya gitmişti. Hahahaha, şansa bak arkadaş! O gelmiş olsaydı, kura çekmek zorunda kalacaktık…’’
Başımı öne salladım, ‘’Tamam tamam, öğren hadi. Alan yeteneğine ihtiyacın vardı zaten.!’’
‘’Tamam!’’
Li Mu çabucak yeteneği öğrenmiş ve uygulamaya geçmişti. Havaya zıplayan herif aniden ortaya çıkan yelpaze şeklindeki alanı kesiklerle resmen bombardımana tuttu. Tsk, tsk. Yeteneğin saldırısı uzun kılıçların saldırılarına bile benzemiyordu; resmen lazer silahı gibiydi!
……..
O esnada Dong Cheng Yue’den mesaj geldi, ‘’Canım, babam seni öğle yemeğine davet etti. Wan Er’le birlikte gelmeniz lazım. Hem kardeşim de gelecek. Saat 11:30’da…Aşağı inip bizi bekle; geç kalayım deme!’’
Cevapladım, ‘’Konu yemek olunca ne zaman geç kaldığımı gördün ki!’’
‘’Tamam tamam!’’
………..
[] [] []
Magnec