Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

391. Bölüm Savaş Alanı’nı Temizlemek

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

‘’Oh hayır! Ye Lai adamlarıyla kaçıyor!’’

 Mesafede, Elveda Gözyaşları kükrüyordu, ‘’[Yargı] oyuncuları amma güçlüymüş arkadaş! Adamları çevrelemiş olmamıza rağmen kolayca kırıp kaçtılar. Kovalayacak mıyız?’’

 Jian Feng Han tepeden, kaçan 1000 [Yargı] oyuncusunu izliyordu. Dudaklarını bükerek söylendi, ‘’Boşver gitsin. Zaten yeterince adam kaybettik. Ye Lai gibi tanrı vari Savaşçılar’la fazla uğraşmamak lazım. Ayrıca, [Öncü] bir darbe daha alırsa sıkıntı yaşayacaktır.’’

 Aptal Olma elindeki kalkanla yürüyordu. Taşların etrafında durduktan sonra soluk suratıyla söylendi, ‘’Jiu Li Şehri’nden gelenler insan mıydı yahu?! Herifler adeta hap atmış gibi sağa sola saldırıyordu. Sikerler böyle işi! [Yargı]’yı çevirmemize rağmen adamlarla resmen başa baş kapışabildik. Ne kadar güçlü bu adamlar…’’

 Kuzey Kutbu sırıttı, ‘’[Yargı]’nın ortalama gücü [Prestij Evi]’nden bile yüksek; ancak sayı bakımından azlar. Aksi taktirde, Jiu Li Şehri’nin en güçlü klanı [Yargı] olurdu.’’

 Aptal Olma kahkaha attı, ‘’O kadar güçlüler mi yani? Tamam, o zaman bizimkileri toplayıp gidiyor muyuz [Yargı]’ya?’’

 Jian Feng Han’ın suratı yemyeşil kesilmişti, ‘’Aptallar. Bari benim önümde konuşmayın…’’

 Elveda Gözyaşları Aptal Olma’nın suratına bir yumruk geçirerek söylendi, ‘’Aptal, onun yanındayken böyle şeylerden bahsetme dememiş miydim…’’

 Aptal Olma söylendi, ‘’Hassiktir! Ye Lai bizim başkanı öldürdü sanıyordum….Klan Başkanı çok yaşa!!’’

 Jian Feng Han, ‘’…..’’

 
……

 Elinde kılıç, Savaşçı Yan Zhao kalabalığın içinden kükredi, ‘’[Görünüş Topluluğu]’nun 14,000 oyuncusunu geberttik; ancak…Mu Xuan’ı göreniniz var mı? Öldü mü…’’

  Qing Qian yanımda duruyordu. Cevapladı, ‘’Amca, [Görünüş Topluluğu]’na iki Başkan Yardımcısı önderlik ediyordu. Ancak nerede olduklarını bilmiyoruz. Klan Başkanları kaçmış olabilir. Duyduğuma o kadın epeyi zekiymiş.’’

 Savaşçı Yan Zhao gülümsedi, ‘’Neyse canım, yapacak bir şey yok. Zaten 14,000 oyuncusunu kaybettikten sonra Kraliçe Mu Xuan yaşasa ne olur, yaşamasa ne olur…’’

 İmparator Qin’in Kılıcını kaldırdım, ‘’Savaş alanını temizleyin ve hasarı hesaplayın!’’

 Zhan Long oyuncuları hızla savaş alanını temizlemeye başlamıştı. Savaştığımız insanlar Jiu Li Şehri’nin büyük klanlarına üye oldukları için, düşürdükleri ekipmanlar da gayet iyiydi. Özellikle de cesetlerin arasında [Yargı]’ya ve [Prestij Evi]’ne ait insanlar olunca, nereye baksam Mor Ekipman görüyordum. Bu pusunun ardından Zhan Long’un ekipman kalitesi bir seviye daha atlayacaktı.

  Tepede, açan çiçeklerin yanında Ba Huang’ın Klan Başkanları toplanmıştı. Savaşçı Yan Zhao, Jian Feng Han, Yükselen Ejderha, Karanlık Bulutlar, Han Bei Song ve diğerleri mekandaydı. Bir sonraki taktiği konuşacaktık---

 Savaşçı Yan Zhao kollarını çaprazlayarak söylendi, ‘’Savaş istatistikleri geldi. Kase Vadisi’ndeki savaşı kazandık diyebiliriz. Jiu Li Şehri’nin elit oyuncularını temizledik ve geriye sadece [Efsane] kaldı. Her ne kadar [Efsane] başlarda 50,000 oyuncuyla gelmiş olsa da, mücadelelerin ardından sayıları 25,000 civarına düşmüştür. Bu yüzden, savaşı kazanmak istiyorsak [Efsane]’yi yenmemiz lazım!’’

 Jian Feng Han söylendi, ‘’Sözünü balla kesiyorum. Aslında, Jiu Li Şehri’nin haritada 77,000 oyuncusu var. Ba Huang’ın oyuncu sayısıysa 34,000. Aramızdaki fark çok fazla ve son NPC savaşı da kıyasıya geçecektir.’’

 Yan Zhao onayladı, ‘’Biliyorum; ancak [Efsane]’yi hedef almamız lazım. Ba Huang’ın klanları henüz yok olmamış durumda, evet; ancak [Efsane]’ye karşı toplanarak saldırmazsak, bu savaşı kazanamayız.’’

 Karanlık Bulutlar araya girdi, ‘’Tamam tamam, bu kadarı yeter. Asıl olay, bir sonraki taktiği belirlemek.’’

 Söylendim, ‘’Biraz dinlenip, adamları toplayalım; ardından Zi Feng Kalesi’ne dönüp, fırsat kollarız. Kase Vadisi’ndeki savaşta büyük klanlardan çoğunu yok ettik. Muhtemelen dehşete düşmüş durumda olacaklardır. Fang Ge Que bile bu savaşın ardından düşüncelere boğulacaktır. Yani, Jiu Li Şehri’nin ufak klanlarını temizlemek için bu akşamdan daha iyi başka bir zaman bulamayız. [Efsane]’yi gözlemesi için bir klanı yollayalım. Diğer klanlar da rakibi öldürerek, sayı bazındaki dezavantajımızı kapatmaya odaklanacak.’’

 Savaşçı Yan Zhao cevapladı, ‘’Evet. Çözüm olarak bunu kullanabiliriz, ancak [Efsane]’yi kim gözleyecek?’’

 Büyük taşa uzanıp, tembel tembel sırıttım, ‘’O kısmı beni ilgilendirmiyor. Zhan Long da 2000 adam kalmış durumda, bu halde [Efsane]’yi gözlememize imkan yok. Herifler saldırırsa yerle bir oluruz…’’

 ‘’Doğru diyorsun…’’ Yan Zhao ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Zhan Long katıldığı her savaşı kazanarak, Ba Huang’a büyük katkılar yapmış durumda. Bu yüzden sizden [Efsane]’yi tutmanızı istemeyeceğiz. Şuna ne diyorsunuz…’’

 Shua!

 Savaşçı Yan Zhao, Jian Feng Han, Karanlık Bulutlar ve Han Bei Song, bu dörtlü aynı anda [Uçan Ejderhalar]’ın Klan Başkanı, Yükselen Ejderha’ya bakmaya başlamıştı. Titreyen yükselen ejderha söylendi, ‘’Hassiktir oradan. Neden bana bakıyorsunuz…Ciddi ciddi beni mi yollayacaksınız?! Burada Çin’in en güçlü klanından bahsediyoruz arkadaşlar!! Yapmayın etmeyin!’’

 Yan Zhao kahkaha atarak söylendi, ‘’Klan Başkanı Yükselen Ejderha, [Uçan Ejderhalar] savaşlarda büyük bir etki yapmayı başaramıyor. Kase Vadisi’nde bile milletin arkasından, gizli gizli saldırdınız. Zaten bu sayede hala daha 10,000 adamınız var. Ba Huang’ın güçleri arasında bu kadar adama sahip başka bir klan daha yok! Yani [Efsane]’yi siz tutamayacaksanız, o zaman kim tutacak?’’

 Jian Feng Han gülümsedi, ‘’Aynen öyle. Ayrıca, sizden [Efsane]’yi gözleyerek, tutmanızı istiyoruz. Öyle gidip [Efsane]’yle kapışın demedik ki. Eğer [Uçan Ejderhalar] [Efsane]’yi gözleyerek, zamanı geldiğinde bize haber verir ve adamları ufak bir anlığına oyalayabilirse yeterli olacaktır…’’

 Yükselen Ejderha kendi kendine söylendikten sonra başını öne salladı, ‘’Tamam, [Uçan Ejderhalar] bu görevi kabul edecek. Siz de şu Jiu Li eziklerini öldürmeyi unutmayın. O kadar kibirli olmalarına izin vermeyin!’’

 ‘’E herhalde yani!’’

 Ve böylece Ba Huang’ın büyük klanları bir kez daha karara varmıştı.

……..

 Savaş alanını temizledikten sonra [Zhan Long]’un 2000 elit oyuncusu yorgun vücutlarıyla bölgeye geri döndü. Zi Feng Kalesi’ndeki NPC savaşı kritik bir noktaya yaklaşıyordu. Ba Huang’ın 7 ordusu yer değiştirerek kaleye saldırıyordu. Zi Feng Kalesi’nin güney surları sayısız mancınık darbesine maruz kaldığı için her an yıkılabilecekmiş gibi görünüyordu.

 Elinde balta, surların altında dikilen Yaşlı K söylendi, ‘’Ufak Li, NPCler’le saldıracak mıyız?’’

 Başımı iki yana salladım, ‘’Hayır. Bu savaş NPCler’in arasında. Savaşa katılabilecek kadar adamımız yok. Ayrıca daha etrafta dolaşan Jiu Li oyuncularını öldürmemiz lazım. Bu işi hızlı halletmemiz şart. Öldürüp, direkt geçeceğiz. Fırtına gibi düzlüğü silip süpürmemiz şart. Bu savaşı kaybetsek bile, Jiu Li Şehri’ne kararlılığımızı göstereceğiz!’’

 Yaşlı K onayladı, ‘’Tamamdır!’’

 Qing Qian sordu, ‘Büyük Kardeş Xiao Yao, Jiu Li Şehri’nden 3.seviye bir klan, batı yönünde, 1000 metre ileride takılıyor. 700 civarı oyuncuları var. Şunları öldürecek miyiz?’’

 ‘’Evet. Hadi, karanlığa saklanıp ilerleyelim!’’

……

  İmparator Qin’in Kılıcı ve Soğuk Demir Kılıcı ellerimde, Zhan Long’un elit takımını karanlığa doğru yönlendiriyordum. Birkaç dakika geçtikten sonra kalenin batısından gelen kılıç seslerini duymaya başlamıştık. 10 dakika içinde Zhan Long bu 700 oyuncuyu bir fırtına edasıyla ezip geçmiş ve neredeyse bu süreçte adam bile kaybetmemişti. Artık hayatta kalan bütün oyuncularımız gerçek elitlerdi. Benim, Li Mu, Wang Jian, Yaşlı K ve Matcha gibi oyuncularla ilerliyorduk. Rakibin bizi öldürmesi mümkün değildi. Ayrıca korkusuz bir şekilde, savaşa aç mücadele ediyorduk.

‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, 25 derece kuzeybatıda 1100 kişilik bir ekip var. Bize 1200 metre uzaktalar. Jiu Li Şehri’nin 21.klanı!’’ Qing Qian gerekli bilgileri aktarıyordu.

 Başımı öne salladım, ‘’Efsane dışında kimi görürsek öldüreceğiz!’’

 ‘’Tamam!’’

 İlerlemeye devam ettik. Gece karanlığında ön saflarımız kükreyerek saldırıyordu. Rakip defans kaşla göz arasında çökmüştü. Yenilginin ardından kaçmaya çalışan herifleri bir süreliğine de olsa kovaladık. 20 dakikalık savaşın ardından rakipten geriye tek bir adam bile kalmamıştı. Zhan Long’un kayıplarıysa şaka gibiydi; 50 adam bile kaybetmemiştik!

 Savaş alanını temizledikten sonra İmparator Qin’in Kılıcı elimde, düzlüğün orta yerinde dikilerek, mesafedeki Zi Feng Kalesi’ni süzdüm. Kaleden fırlayan ışık hüzmeleri seçilebiliyordu. Hava kararmıştı ve Şehir Savaşları başlayalı 14 saat olmuştu. Bu mücadele bitecekmiş gibi görünmüyordu.

 Şehir Savaşı sıralamasını açınca durumdaki büyük değişikliği de görmüştüm---

  1. Fang Ge Que [Puan: 2247340]
  2. Kaygısız Xiao Yao [Puan: 2212910]
  3. Ye Lai [Puan: 1974270]
  4. Baili Ruo Feng [Puan: 1892650]
  5. Simple [Puan: 1823710]
  6. Jian Feng Han [Puan: 1812830]
  7. General Li Mu [Puan: 1478170]
  8. Mu Xuan [Puan: 1462560]
  9. Ran Min(Yaşlı K) [Puan: 1444740]
  10. Lu Chun Yang [Puan: 1392710] ……

……