Ahahhaha yardim istemicwm iki guzel kadin isticem dediginde cok guldum 'D dndnsn
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
358. Bölüm Uçan Kılıç Oyunu
Akşam 10’a kadar cesetlerin başında bekledik. Matcha, Kurt, Binlerce Güneş, Yue Qing Qian ve Dans Eden Orman 2 saat önce [Karanlık Saray]’ın görevine yardım etmek için mekanı terk etmişlerdi ve o zamandan beri ne yaptıklarına dair hiçbir şey bilmiyordum. Görevin ortasındayken dış dünyayla bağlantıları kesiliyordu. Meseleyi düşününce pek de sorunla karşılaştıklarını sanmıyordum. Sonuçta, Karanlık Bulutlar çok sayıda üstadı çağırmıştı. Üstelik Qing Qian da yanlarındaydı. ÇMB’de 18.sırada olan güzel süikastçimizin bossu kontrol etme olasılığı epeyi iyiydi…
………..
Yeşil Qilin Vadisi’nde sessizce dikiliyordum. Mekanda 77.seviye yaratıklardan başka hiçbir şey yoktu. Bölgeyi kuşatan ağaçların ve bitki örtüsünün orta yerinde dış dünyaya açılan ufak bir patika vardı. Ağaçların yıkandığı güneş ışıkları ufak patikayı aydınlatıyordu. Patikanın bulunduğu alan Yeşil Qilin Vadisi’nin en kuzeyindeydi ve patika Buzlu Tepe Dağları’nın eteklerine açılıyordu. Dağ eteklerinin arka tarafındaysa Çıkmaz Okyanus uzanıyordu…
Sonsuz okyanus, Çıkmaz Okyanus adını ebedi dalgalarından ve yasaklı bir bölge olmasından sebep almıştı. Buraya girmeye cüret edebilen her aptalın öldüğü bilinen bir gerçekti. Bölgeye yerleşmeyeyse kimse cesaret edemediği için okyanusun yanında bir liman yoktu. Üstelik, uzaktan baktığınızda suyun üstündeki hortumları görebiliyordunuz. Efsanelerde geçtiğine göre, bu sularda akılalmaz yaratıklar yaşıyordu. Söylentilerin doğru olup olmadıklarını bilmiyordum…
Yeşil Qilin Vadisi’ndeki ufak patikada dikilirken, etrafımda herhangi bir oyuncu bulunmuyordu. Sadece hayatlarını yitirmiş ve henüz dirilmemiş birkaç leopar cesedi görülebiliyordu.
Sakince ve sessizce yola dikiliyordum. İmparator Qin’in Kılıcı ve Derin Denizin Soğuk Demir Kılıcı’nı çektim ve vücudumdaki Qi akışına odaklandım. Beklediğim gibi, Kader’in tasarımını yapan insanlar oyuna akılalmaz bir derinlik katmışlardı. Oyunda Qi akışını hissedebiliyordum ve sadece bu bile sıradan oyunculardan daha avantajı olduğumu gösteriyordu.
Gökyüzü sessizliğe bürünürken eskiden, yaşlı adamın bana söylediği sözleri hatırlamıştım---
‘’Evlat, kılıcın yoluna adım attığına göre her şeyi doğadan aldığımızı unutmaman lazım. Kılıç hamlelerin rüzgar gibi eserek, toprağa büründüğünde ve göklerin iradesine karıştığında, sahip olduğun güç de insanlığın hayal edebileceği sınırları aşacaktır. Yalnızca bunu başarabildiğin taktirde en heybetli Qi’yi elde edebilirsin!’’
‘’Her ne kadar senin gibi anlayış ve yetenek bakımından yetersiz bir veledin böylesine kadim bir aleme ulaşmasına imkan olmasa da, hei hei…’’
‘’Geber, yaşlı bunak!’’
‘’Velet, bana karşı mı çıkıyorsun yksa? Dağdan inip, bana yiyecek bir şeyler getir. Bugün Kung Pao Tavuğu ve Balıklı Domuz Eti istiyorum. Eğer bunları 1 saat içinde yemezsem, bir ay boyunca benden herhangi bir şey öğrenemezsin!’’
‘’Oh, kadim ve heybetli ustam beni yanlış duydu, sizin ne denli göklere ait, cennet vari bir insan olduğunuzu anlatmaya çalışıyorum halbuki…’’
‘’Bahane üretme, yür ühadi!’’
…………
Buraya kadar hatırlayınca dudaklarımın bükülmesine engel olamamıştım. Gözlerimi açtım; hua hua, yaprakların zarif dansı ufak bir hortum oluşturuyordu. Kılıçlarımın uçları mavi ve kızıl ışık hüzmeleriyle kaplanmıştı; biri soğuk, diğeriyse sıcaktı. Bu gördüğüm manzara Yin Yang’ın etkisinden kaynaklanıyordu! İmparator Qin’in Kılıcı’nı öne savurup hemen arkasından Derin Denizin Soğuk Demir Kılıcı’yla hızlı hamleler yapmaya başladım. Doğa anayla bir olmaya çalışıyordum.
“Shua Shua Shua Shua”
Kılıçlarımın gölgeleri vadide yankılanıyordu. ‘’Keng!’’ Aniden sağlam bir güç hava akışın durdurduğunda kılıcım da duraksamıştı. Peng! Derin Denizin Soğuk Kılıcı yerdeki kayayı ikiye ayırdı. İmparator Qin’in Kılıcı’nı zar zor tutabiliyordum, nihayetinde birkaç adım geriye çekilmek zorunda kalmıştım!
“Pa….”
Diz çöktükten sonra nefesimi düzenlemeye çalıştım. Yetenek yaratmakta başarısız olduğunuzda sistemden böyle bir geri tepme alıyordunuz. Düşündüğüm gibi, öyle rastgele hamleler yapamazdım…
Suratım ekşimiş ve ayağa kalkmıştım. Yürüdükten sonra Derin Denizin Soğuk Demir Kılıcı’nı çektim ve iki kılıcı da yere ve birbirlerine paralel bir şekilde tutmaya koyuldum. Gözlerimi kapayarak sakin bir meditasyon formuna bürünmüştüm. Ardından kılıçlarımı havaya savurarak açık yeşil kesiklerle havaya eşlik etmeye başladım. Düşündüğüm gibi, oyundaki Qi form almaya başlamıştı. Kutsal Savaş Botlarım hızla yere tekme savurduktan sonra iki kılıcımla havaya saldırılar yapmaya devam ediyordum; ‘shua shua shua’ birbiri ardına yaptığım yedi saldırının ardından ‘Peng’ ufak geçitte geniş bir ses yankılanmış ve sağlam bir güç tarafından yere serilmiştim. Bir kez daha yeteneği yaratma konusunda başarılı olamamıştım…
Yerde otururken kılıçlar elimde, derin bir düşünce diyarına doğru yola çıktım.
Yaşlı adamın dediğine göre bu kılıç oyunu en azından 800 yıldır ortalıkta görünmüyordu. Efsanelere göre bu yeteneği Kuzey Song Hanedanlığı’ndan bir üstat, Taoist Yin ve Yang teorileriyle ikiz kılıç oyununu birleştirerek yaratmıştı. Kılıçların sağlamlığına dayanan bu kılıç oyunu, Wudang Dağları’ndaki en güçlü üstatların kullandığı bir stildi. Yaşlı adam kitabı bana verdiğinde, kitap çoktan 800.yaşını doldurmuştu. O zamanlar dünyadan haberim olmadığı için meseleye körü körüne inanmıştım. Lakin şimdi düşününce kitabın kapağında yazan ‘Kenting, Taiwan’da basılmıştır’ yazılarını hatırlıyordum…
Daha sonraları, etrafta gezindiğim esnada kitabı parçalara ayıldığım için yaşlı bunaktan dayak yemiştim…Yine de, bu kılıç stilinin hafızamdaki en güçlü ikiz kılıç olduğunu iyi biliyordum.
Song Yang Kılıç Stili. Tekniğin orijinal adı buydu. Lakin, 5 yıllık sıkı çalışmamın ardından, teknik ellerimde özel bir değişime uğramıştı. Kılıcın sağlamlığını kullanıyor olsam da daha çok olayın çeviklik kısmına yönelmiştim. Tekniğin öldürme potansiyeli fazla azalmamıştı. Hatta tekniğe ‘Uçan Kılıç Oyunu’ adlı yeni bir isim bile vermiştim. Saf gençliğimde, yalnızca uçan insanların Tanrılar’ı öldürebilecek kadar güçlü olduklarına inanıyordum…
Lakin, bu kılıç stilini en son pratiklediğim zaman yaşlı bunaktan yine dayak yemiştim. Kılıç oyunumun düzgün olmadığını söylemişti. Nihayetinde, yaşlı bunak ‘evini terk etmeden’ hemen önce bana bu ‘Uçan Kılıç Oyunu’’nu çalışmaya devam etmemi söylemişti; ki bunu söylemiş olması, aslında tekniğime değer verdiğinin de göstergesiydi.
……….
Qi’yi ayaklarıma odakladım ve aniden belimi kaldırarak havada sağlam bir takla attım. Ellerimle kılıç kabzalarını kavradıktan sonra Uçan Kılıç Oyunu deneylerime devam etmeye koyulmuştum. Lakin, denediğim her seferde, yedinci hamleye geldiğimde sistemin geri tepmesiyle karşılaşıyordum. Aslında, Uçan Kılıç Oyunu’nun asıl özü çevikliğindeydi. Durmaksızın, birbirine bağlı zincir saldırılarla rakibin bölgesine girerek her saldırıda güç artışı yaşıyordunuz. İki kılıcın muazzam birliğiyle rakip çaresiz kalıyordu; lakin tabii bu teknikte ustalaşmak biraz zordu.
Tekrar ve tekrar pratik yapınca eskiye dönmüştüm. Meseleyi, oyuna tam olarak bağlanamadığım için anlayamadığımı biliyordum. Aksi taktirde, kesinkes teknikte ustalaşmış olmam gerekiyordu. [Kader]’in gizemleri beklediğimden çok daha farklıydı….
Saat 1’de General Li Mu’dan mesaj geldi, ‘’Xiao Yao, daha demin boş anımızda 200+ [Toplu Cenaze] oyuncusu dirildi. Hepsi de kaçmaya başladı. Kovalayım mı, ne yapalım?’’
Biraz düşündükten sonra cevapladım, ‘’Kovalamanıza gerek yok. 500 adam bırak sabaha kadar tetikte kalsınlar, diğerleri dinlenebilir. Yarın okula ya da işe gidecek epeyi adam var sonuçta..’’
Li Mu cevapladı, ‘’Tamam, sonra ne yapacağız?’’
‘’Cesetleri koruyan üyeleri geriye çek, bırak [Toplu Cenaze] üyeleri dirilsin. Tabii dirildikten sonra bütün hareketlerini izleyin. Bir sonraki hedeflerini öğrendiğimizde, istediğimiz an saldırabiliriz!’’
Li Mu gülümsedi, ‘’Haha, tamamdır. [Toplu Cenaze]’yi cidden ölümün kıyılarına postalamakta kararlısın yani!’’
‘’Oh, bu arada, üç büyük şehirdeki bütün Klan Prestij Tabletleri’ni al!’’
‘’Tamamdır!’’
………
Seviye kasma konusunda acelem olmadığı için özel yeteneğimi test etmeye koyuldum. Uçan Kılıç Oyunu’nda ustlaşmam şarttı; yoksa beni temsil eden özel yeteneklerimin sayısı çok olmayacaktı. Bu teknikte ustalaştığım taktirde önüme kim çıkarsa çıksın akılalmaz bir saldırıya maruz kalacaktı. Uçan Kılıç Oyunu’nun tek bir stili vardı; zafer kazanana kadar durmaksızın, vahşice saldırmak!’’
“Di!”
Saat 03:00’da General Li Mu’dan mesaj geldi, ‘’Bulduk. Sıradan Değil 200 adamını Ba Huang Ormanı’nın güneyine, görev için yolladı. 50 kişilik A-seviye grevmiş. Diğer 150 oyuncu bölgeyi temizliyor. Görevin ödülü İmparator Ekipman Balta. Ne diyorsun?’’
Gülümseyerek kılıcımı kaldırdım, ‘’Ne mi diyorum? 500 kardeşimizi al, direkt [Toplu Cenaze]’ye saldırmaya gidiyoruz. Bugün onlara nefes alma fırsatını bile tanımayacağız!’’
‘’Tamam!’’
Işınlanma kağıdıyla şehre döndüm. Şehirde 500 Zhan Long oyuncusu hazırlıkları tamamlamıştı. Onlarla buluştuktan sonra grubumuz güneye ilerlemeye başladı.
………
20 dakikanın ardından gece yarısı seviye kasmaya çalışan epeyi oyuncuyla karşılaşmıştık. Mesafede, çoktan kızıl isimleriyle duran tipleri görmeye başlamıştım. Aynen öyle, şu an için tapınak haritasına doğru giden [Toplu Cenaze] oyuncuları önümüzdeydi. Sanırım tapınağın içinde çıktıkları görevin son bossu duruyordu. Mesafede, Sıradan Değil baltasını kaldırarak kükredi, ‘’Dikkati elden bırakmayın. Zhan Long bizi yok etmeye mi çalışıyor? Sikerler, Kaygısız Xiao Yao’nun öyle bir şeyi başarabileceğine inanmıyorum. Bekleyin…Göreceksiniz, Zhan Long’u ve Kaygısız Xiao Yao’yu [Toplu Cenaze]’nin ayakları altına atacağım! Mm, ilk önce şu İmparator Balta’yı alalım…’’
Gökyüzünden ormana inen Rüzgar Elfi Okçusu söylendi, ‘’Patron, sıkıntı büyük!’’
‘’Ne oldu? Niye bu kadar pankledin? Arkandan atlılar mı koşturuyordu, oğlum?!’’
‘’Patron! Zhan Long geldi! 800 metre kuzeyimizde, Kaygısız Xiao Yao, Li Mu ve Wang Jian’ın önderliğinde 500 oyuncuları var!’’
Sıradan Değil şaşırmıştı, ‘’Hay sikeyim! Bir bitmediler…sinirden kafayı yiyeceğim. Herkes dönsün, Zhan Long’la kapışacağız! Ayrıca, [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’tan destek isteyin!’’
Hemen yanında, kül suratlı Youyi duruyordu, ‘’Patron! Cang Cheng dinlenmek için oyundan çıkmış. [Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’tan da ses çıkmıyor. [Uçan Ejderhalar]…Yükselen Ejderha ve adamları hala daha yerde yatıyormuş…Han Bei Song cesetlerini koruyor…’’
‘’Ne?!’’
Sıradan Değil’in suratı bembeyaz kesilmişti, ‘’Bu ne arkadaş, yukarıdaki bizi bitirmeye mi çalışıyor? Çabuk gidip…Harikalar Diyarı Gece Kulübü’nün patronu, Wang Zong’a haber ver…’’
Youyi titremeye başladı, ‘’…Patron, Wang Zong daha 17.seviyede değil mi…Ne yapabilir ki?’’
Sıradan Değil sinirlenmişti, ‘’Wang Zong’dan bizi kurtarmasını isteyeceğiz diye bir şey söyledim mi ben? Sadece….Wang Zong’dan bana iki güzel kadın yollamasını isteyecektim…biraz sakinleşmem lazım!’’
‘’O zaman biz ne yapacağız?’’
‘’Herkes oyundan çıksın!’’
[] [] []
Magnec