Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

375. Bölüm Ayışığı Ormanı’ndaki Savaş

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Çok geçmeden Zi Feng Kalesi’nin kuzeyinden oyuncu dalgası akın etmeye başladı. Ordunun ortasındaki Ejderha İmparatoru en azından 3000 [İmparator’un Kanı] oyuncusuyla lerliyordu. Ayrıca, [İmparator’un Kanı]’nın hemen yanında bir grup daha vardı ve işin keyifli yanıysa, bu grubun önündeki isim [Prestij Evi]’nin Başkan Yardımcısı, Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’dan başkası değildi! 5000 kişilik grubuyla bize doğru vahşi bir saldırıya geçmek üzereydi.

 ‘’Saldırın! [Zhan Long]’u paramparça edin!’’

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar baltasını kaldırdığı gibi bana soğuk bir bakış attı. Öfkeyle kükrüyordu, ‘’Kaygısız Xiao Yao, ölmeyi sen istedin. [Zhan Long]’u yerle bir edeceğimi söylemiştim ve bugün, burada, söylediğimi yapacağım!’’

 Ejderha İmparatoru mızrağını kaldırarak kükredi, ‘’Çevreleyin şunları!’’
……

“Ka Cha!”

 İmparator Qin’in Kılıcı’yla hemen arkamdaki okçuya sağlam bir kesik attım. Aynı esnada İmparator Qin’in Kılıcı’na da bakmayı ihmal etmemiştim. [Kan Emen] çoktan %50’ye fırladığı için kılıcım ölümcül bir makineye dönüşmüştü.

 ‘’Ufak Li!’’

 Elinde balta, Yaşlı K kalabalığı adeta yarıp geçerek [Rüzgar Kesiği]’ni sergiliyordu. Kükredi, ‘’Ne yapacağız? Tamam mı, devam mı?’’

 Geniş bir kahkaha attım, ‘’Sayıları çok fazla, Qing Qian’la geri çekilin!’’

 Yue Qing Qian tabur formasyonunun arkasındaydı ve ellerinde hançerler, sırıtıp duruyordu. Li Mu, Bai Qi, ve diğerleri hemen onu takip ederek geri çekilmeye koyuldu; ancak Dong Cheng Lei arkada kalmıştı. Genç adam baltasıyla üç Şövalyeyi yere serdikten sonra kükredi, ‘’Zhan Long’u yerle bir etmek mi istiyorsunuz? Hassiktir oradan!’’

  Sağlam bir kahkaha patlatıp ileriye atıldım. Dong Cheng Lei’nin pelerinini yakaladıktan sonra bir kez daha kahkaha attım, ‘’Ufak aptal, bırak dövüşmeyi de geri çekil benimle. Aksi taktirde, okçulara yem olacaksın! Uzun mesafe saldırıları olan Rüzgar Elfleri, gökyüzüne fırlayıp bizi destekleyin!’’

 Kalabalığın ortasında, Binlerce Güneş’in önderliğindeki bir grup Rüzgar Elfi havaya fırlamıştı. Okçular yaylarını gererek durmaksızın ok yağdırmaya başladılar. Biz de Okçular’ın korumaları altında Ayışığı Ormanı’na koşuyorduk. Fazla hızlı koşmamaya dikkat ediyorduk; zira aksi taktirde rakip bizi yakalayamayacaktı.

  ‘’Siktir! Kaçabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?’’ Ejderha İmparatoru öfkeyle kükredi. Aniden hızlanmış ve mızrağıyla ileriye atılmıştı. Mızrağının ucu [Zhan Long] Okçuları’ndan birine saplanınca bizim okçu ne yazık ki öteki dünyayı boylamıştı.

 ‘’Hay…’’

 Li Mu öfkeyle kükredi, ‘’Geberteceğim şunları!’’

 Başımı çevirip, ona keskin bir bakış attım, ‘’Hadi oradan, salak! Git de nasıl ölüyorsun görelim bakalım! O kadar okçuya dayanabileceğini mi düşünüyorsun!? Bunu…bana bırak! 3000+ defansım var. Ben sizi koruyacağım, çabuk geri çekilin!’’

 ‘’Tamamdır, dikkatli ol!’’
……

 Alevli Kaplan Tanrısı’yla birlikte bizi kovalayan [Prestij Evi] ve [İmparator’un Kanı]’na doğru yöneldim. Rüzgar Elfleri’nin hızları özellikle de gökyüzüne çıktıklarında artıyordu; lakin tabii naif sınıf oldukları için savaşa fazla yaklaşmaya yeltenmiyorlardı. Sonuçta, saldırı altında kalır ve kanatlarını kaybederlerse, ölüm işten bile değildi.

  Hızla ileriye atıldım ve mesafeye baktım. Beni hedef alan en azından birkaç düzine Büyücü ve Okçu vardı. [Delen Ok]’lar ve [Deniz Yosunu Okları] hazır ve nazır bir şekilde beni bekliyordu. Gereken zamanı hesapladıktan sonra hızla dönerek bana doğru gelen birkaç saldırıyı atlattım. Aynı esnada İmparator Qin’in Kılıcı’yla havaya [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni de savurmuştum!

 Hong!

 Yedi Okçu yere yığıldı. Aynı esnada, Alevli Kaplan Tanrısı’nın [Ateş Gücü Hücumu] geri kalanı yerle bir etmişti. İşte öylece, kaşla göz arasında kalabalığı takip ederek Ayışığı Ormanı’na girmeye koyuldum.

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’ın alnındaki damarlar neredeyse fırlayacak gibiydi. ‘’Siktir. Bizimle dalga mı geçiyor bunlar? Öyle vur-kaç yapabileceğinizi mi sanıyorsunuz?! Hassiktir oradan! Rüzgar Elfleri, beni dinleyin! Direkt Kaygısız Xiao Yao’ya doğru uçacak ve onu kapana kıstıracaksınız! Zhan Long’un hepsini öldüremesek de, en azından o şerefsizi gebertmemiz lazım!’’

 Her şey plana göre gidiyordu. Sol elimi açtığım gibi envanterimden iki Tanrı’nın Ordu Kartı çıkardım. Kartlardan birini gökyüzünee salladığımda ortaya çıkan kadim kılıçlar düşmanlarımı katletmeye başladı. Kaşla göz arasında on Rüzgar Elfi öteki dünyayı boylamıştı. Koşmaya devam ettiğim esnada bir önceki [Ruh Ordusu]’nu iptal edip yenisini çağırmıştım. Nihayetinde, daha beni yakalayamadan [Ruh Ordusu]’yla karşılaşan Rüzgar Elfleri’nden geriye pek bir şey kalmamıştı.

 ‘’Oh olamaz. Sıkıntı büyük….’’ Ejderha İmparatoru dişlerini sıkarak söylendi.

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar elini uzatarak ön tarafa işaret etti ve öfkeyle kükredi, ‘’Bai Li Ruohai, Kaygısız Xiao Yao’yu gebert!’’

 Kalabalığın orta yerinden bir figür gökyüzüne atıldı. 70.seviye okçu [Prestij Evi]’nin takım kaptanlarından biriydi ve ismine bakarak onun Bai Li Ruofeng’le alakadar biri olduğunu anlamıştım. 22 yaşlarında görünen herifin elinde kan kırmızısı bir yay vardı. Yayını gerdiği gibi bana doğru [Delen Ok]’u savurdu!

  Oku gayet rahat bir şekilde görebiliyordum; ancak bilerek atlatmadım. Bunun yerine, aniden arkama dönmüştüm!

 Peng!

 [Delen Ok] omzuma saplanınca 1129 hasar almış ve 1.9 saniyeliğine sersemlemiştim. Direncim fazla olduğundan sersemlemenin etkisi bile azalıyordu. Bai Li Ruohai [Üçlü Ok]’u aktif etti. Beklendiği gibi herifin saldırı puanı epeyi yüksekti. 3000+ defansa sahip olsam bile canım yarıya düşmüştü!

 Sersemlemeden kurtulduktan sonra öldürme isteğim bütün vücudumu kapladı. 3000 canlık can iksirini içtikten sonra [Hız]’ı aktif ettim ve Bai Li Ruohai’ye doğru atıldım. Aynı esnada, vücudumu eğerek [Atik Kılıç]’la 5 metrelik mesafeyi kapattım. Durum bu raddeye geldiğinde, öfke puanı gerektiren yeteneklerimi de kullanabilecek hale ulaşmıştım. Boştaki elimi açtığımda kolumda beliren ejderha, çok geçmeden bir zincire dönüşerek Bai Li Ruohai’yi bağladı. ‘Hua!’ Zincirleri çektiğim gibi herif önüme gelmişti!

 ‘’Ah?!’’

 Bai Li Ruohai şaşkına dönmüştü. Daha tepki bile veremeden önden hazırladığım [Rüzgar Kılıcı]’yla baş başa kaldı!

 5129!

 Tek hamleyle öldükten sonra cesedinden geriye kızıl bir deri miğfer kalmıştı. Miğferi alıp envanterime attım ve Qing Qian, Li Mu ve diğerlerinin peşine takılarak kaçmaya başladım.

……..

 ‘’Siktir…’’

 Ejderha İmparatoru sonuna kadar açılan gözleriyle bana bakıyordu, ‘’Kaşla göz arasında Bai Li Ruohai’yi nasıl öldürdü bu adam…aralarında o kadar mesafe vardı. Burada [Prestij Evi]’nin en iyi ikinci Okçusu’ndan bahsediyoruz yahu! İnsan mı bu adam?!’’

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar baltasını kavradıktan sonra kan çanağına dönmüş gözleriyle bana baktı, ‘’Buna izin veremeyiz! Kovalayın! Kesinkes o şerefsizleri gebertene kadar peşlerini bırakmayacağım!’’

 Ejderha İmparatoru Ayışığı Ormanı’na baktıktan sonra söylendi, ‘’Çevik Rüzgar, dikkatli olmamız lazım. Ormanda pusu kurmuş olabilirler. Eğer pusuya düşer ve on bin kişilik ekibimizi kaybedersek durum hiç de iyiye gitmez!’’

 ‘’Merak etme!’’

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar mesafeye bakarak açıkladı, ‘’[Prag], [Zhan Long], [Öncü], [Uçan Ejderhalar] ve [Kapıdaki Düşman]’ın bütün hareketlerini izliyoruz. En azından rakibin 200,000+ oyuncusu görüşümüz altında. Küçük bir ormana kaç kişi saklanabilecek ki? [Kahramanın Öfkesi] mi saklanacak? Öyle paçavra bir klan karşımıza çıkarsa ayaklarımızın altına alırız, olur biter!’’

 Ejderha İmparatoru da gülümsedi, ‘’Tamam o zaman, gidelim!’’

………….

  [Zhan Long]’un ilk kısmı, General Li Mu, Yue Qing Qian ve diğerleri çoktan Ayışığı Ormanı’na girmişlerdi. Wang Jian, Karanlık Bulutlar ve diğerleri epeyi iyi saklanmışlardı. Kalın çalılıklarda durdukları için haritada onları göremiyordum.

 

 “Shua……”

 Ormana en son giren isim bendim. [Kamuflaj] sayesinde hemen görünmez olmuştum ve arkamdaki 10,000 kişilik [İmparator’un Kanı] ve [Prestij Evi] takımıyla ilerlemeye devam ettim. Wang Jian söylendi, ‘’Xiao Yao, zamanı geldi. Muhtemelen pusu menzilimize girmişlerdir, mücadeleye başlayacak mıyız?’’

 Sordum, ‘’Kaçış yollarını kim kesecek?’’

 ‘’[Kapıdaki Düşman] yola çıktı bile!’’

 ‘’Güzel! [Kapıdaki Düşman] saldırdığında biz de direkt saldırıya başlayacağız!’’

 ‘’Tamam!’’
……

‘’Başkan Yardımcısı, neden bir şeyler ters gidiyormuş gibi hissediyorum?!’’ [Prestij Evi]’nden bir takım kaptanı sordu.

 ‘’Ne oldu?’’ Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar baltasını kaldırarak kükredi, ‘’Kovalamaya devam! Yakında [Zhan Long]’a yetişeceğiz. İntikam vakti gelip çattı dostlarım!’’

 Takım Kaptanı bir anlığına duraksamış ve söylenmişti, ‘’Ama içimden bir ses…’’

   Daha cümlesini bitiremeden, çalılıklardan fırlayan Kılıç Ustası’nın [Kombo Kesiği]’ne maruz kalan büyücü, [Mana Kalkanı]’nı kaybedince anında öteki dünyayı boylamıştı. [Anka Kuşu’nun Kesiği] ortalığı yakıp kavuruyordu.

 [Prestij Evi]’nin Takım Kaptanı’nın cesedine adımlayan Karanlık Bulutlar, Kanayan Yıldız Kılıcı’nı kaldırarak kükredi, ‘’Bu herifler kardeşlerimizi, Zhan Long’u kovalayan şerefsizler! Dostlarım! Böyle bir şeye razı gelmemiz söz konusu mu? Gebertin şunları!’’

 Aniden [Kapıdaki Düşman]’ın 5000 üyesi rakibin kaçış rotasını kapatmıştı.

 Aynı esnada, Antik Şeytan Kılıcı da ormandaki katliamına başlamıştı. Kaşla göz arasında ortaya çıkan Simple kükredi, ‘’[Öncü], saldırın!’’

 [Prag], [Kan Kontratı], [Uçan Ejderhalar] ve bölgeye adam yollayan diğer klanlar saldırıya geçmişlerdi. 20,000 kişilik ekibimiz Jiu Li Şehri’nden gelen bu dingilleri araya kıstırmıştık. Li Mu, Yaşlı K ve [Zhan Long] ekibi kenardan saldırınca rakip iyiden iyiye şaşkına dönmüştü. Durum çok açıktı.

………….

Ejderha İmparatoru’nun mızrağı hafiften titriyordu, aynı zamanda titreyen sesiyle de söyleniyordu, ‘’Siktir…Biliyorum. Kapana kısıldık. Xiao Yao birkaç yüz kişilik ekibiyle bizi yemlemiş. Şimdi…onları öldürmeyi başaramamakla kalmayacağız, bir de burada can vereceğiz….’’

 ‘’Kes sesini!’’

 Balta elinde, Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar kükredi, ‘’Pusuya düştüysek ne olmuş yani! Sanki daha önce böyle bir şey yaşamadık. Buraya gelene kadar ne savaşlar atlattık oğlum biz! Kardeşlerim! Geri çekilmek için ufak bir koridor açacağız. Klan Başkanı 20,000 kişilik ordusuyla bize yardıma geliyor!’’

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar çoktan Karanlık Bulutlar’a doğru atılmıştı. [Keskin Balta Darbesi] gerçekten de etkileyiciydi, ‘’[Kapıdaki Düşman], her ne sikimseniz, geberin benim için!’’

 Karanlık Bulutlar’ın kollarında Mavi Ejderha’nın enerjileri dolaşıyordu. Vahşi bir yumruk savuran herif direkt Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’ın [Keskin Balta Darbesi]’ni yerle bir etmişti. Ardından kılıcıyla  [Gök Sallayan Kesik]’i kullandı!’’

 “Peng!”
“3128!”

 Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar şaşkına dönmüş suratıyla geriye çekildi.

 Elinde kılıç, Karanlık Bulut başını kaldırarak herife bir bakış attı, ‘’[Kapıdaki Düşman] kim mi? Burada senin ağzını burnunu kırıp, sonra da anneciğinin sıcak kollarını özlemene sebep olacak klandır!’’

..........