Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

397. Bölüm Ye Lai’yle Mücadele

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

“Keng…..”

 Kalkanlara çarpan kılıç sesleri durmaksızın yankılanıyordu. Lu Chun Yang’ın ağır darbesine maruz kalan Elveda Gözyaşları birkaç adım geri çekilmek zorunda kaldı. Öylesine keskin bir hamleyle karşılaştıktan sonra, Elveda Gözyaşları başını kaldırıp, gülümsemişti, ‘’Lu Chun Yang, elinden bu kadarı mı geliyor? Hadi, öldüresene beni! Beni öldürebilirsen sana baba diyeceğim!’’

 Lu Chun Yang kaşlarını çatarak cevap vermemişti. Kılıcını kavradığı gibi bir kez daha ileriye atıldı ve Elveda Gözyaşları’nın kalkanına üç hamle yaptı. Elveda Gözyaşları’nın yüksek defansı olsa da, canı yarıya düşmüştü.

 ‘’Ne bekliyorsunuz? Öldürün şunu!’’ Elveda Gözyaşları öfkeliydi.

 Kuzey Kutbu geniş bir kahkaha attı, ‘’Niye mi bekliyoruz? Lu Chun Yang’ın saldırmasına izin ver. Ona baba dediğini görmek istiyorum…’’

 Aptal Olma da kalkanını kavrayıp, gülmüştü, ‘’Aynen öyle, Kel Dingil, öyle herkes yeni bir babaya kavuşamıyor…’’

 Elveda Gözyaşları uzun bıçağını çekerek Lu Chun Yang’ın omzuna saldırdı ve söylendi, ‘’Ne diye gülüyorsunuz?! Salak herifler, üçümüz de kardeş değil miyiz?! Herif benim babam olursa, sizin de babanız olmayacak mı!’’

 Aptal Olma titremişti, ‘’Hassiktir! Kuzey Kutbu, hadi! Bugün ya biz, ya da Lu Chun Yang ölecek!’’

 Kuzey Kutbu elini kaldırarak Lu Chun Yang’a büyüler yağdırmaya başladığı için rakibinin canını %50’ye indirmeyi bilmişti. Aptal Olma direkt ileriye atılıp, kalkanıyla Lu Chun Yang’ı geriye savurdu. Lu Chun Yang acınası bir halde birkaç metre geriye savrulmuş ve zar zor ayağa kalkmıştı. Kılıcı elinde, [Efsane]’nin ordu hattına geri çekiliyordu, ‘’Size göstereceğim! Bekleyin, göreceksiniz!’’

 Elveda Gözyaşları kel başına dokunarak kükredi, ‘’Gelmezsen adam değilsin lan! Eğer geri gelip, beni öldürmezsen, adam değilsin!!’’

 “Pa Pa Pa……”

 Elveda Gözyaşları lafını bitiremeden, parlak başına çok sayıda ok saplanmıştı. Mesafedeki iki [Efsane] Okçusu şaşkındı, ‘’Şu kel dingilin defansı ne kadar yüksekmiş arkadaş!’’

 Aptal Olma kızarmış ve söylenmişti, ‘’Kardeşim, öleyim deme sakın! Eğer ölürsen, karına ne diyeceğim…’’

 Elveda Gözyaşları’nın gözleri sonuna kadar açılmıştı, ‘’Hay sikeyim sizi! Sırf sizinle uğraşmak için ölümsüz bir karakter kasacağım!’’

Aptal Olma ne diyeceğini bilemiyordu.

……..

 Elinde kılıç, Jian Feng Han [Efsane] oyuncularını katletmeye devam ediyordu. Elini kaldırarak aktif ettiği [Çürümüş Kurt Başı], şanssız okçulardan birini öteki dünyaya postalamıştı. Ardından kaşlarını çatan adam kükredi, ‘’Kuzey Kutbu, Aptal Olma ve Elveda Gözyaşları, şu aptal ayağına yatmayı bırakıp, saldırıya geçin! [Efsane]’nin saldırılarına zar zor dayanıyoruz zaten! [Prag]’ın yanında durun. Aksi taktirde, [Efsane]’ye karşı koyamayacağız. Üstelik, Rüzgar Elfi Büyücülerimizi, Silahşörlerimizi ve Okçularımızı da gökyüzünden saldırmaları için uyarın! Yaralananları hedef alacaksınız! [Efsane] keskin bir kılıçtan farksız! Sürekli savunma yaparsak daha fazla hayatta kalamayız!’’

 Kuzey Kutbu başıyla onayladı, ‘’Anlaşıldı. Klan Başkanı, bana bırakın. İki kardeşimi de alarak, [Öncü]’nün geleceğini sağlamlaştıracağız. Sıkıntı yok!’’

 Jian Feng Han ne diyeceği bilemiyordu, ‘’Sıkıntı yokmuş, aptal…Öhöm öhöm, pardon, heh, elinizden geleni yapın!’’

 Öte yandan, Günahkar Kurt baltasıyla kükredi, ‘’[Öncü] oyuncuları, saldırıya geçin! [Efsane]’nin formasyonunu parçalayacak ve sanal dünyanın efsanesini yerin dibine sokacağız! [Öncü] kaybetmeyecek, hele ki Fang Ge Que’ye hiç yenilmeyeceğiz!’’

  Günahkar Kurt lafını bitiremeden, ayağının altında beliren buz kütlesi herifi iki saniyeliğine toprağa çivilemişti. Tabii bu buz kütlesinin, Fang Ge Que’nin aktif ettiği [Sarmal Buz Dansı]’ndan kaynaklandığına şüphe yoktu. Farkına varamasak da Fang Ge Que çoktan ön saflara ulaşmış ve ardından kükremişti, ‘’Öldürün şunu!’’

 Whoosh…

  Havaya fırlayan buz okları ‘Pu Pu Pu’ sesleri çıkararak ilerliyordu. Dört bir yana saçılan kan miktarını söylemeye gerek bile yoktu. Günahkar Kurt resmen saniyeler içersinde hedef tahtasına dönüşmüştü. Titreyen vücuduyla yere yığıldı. Ölmeden önce birkaç kelime söylemeyi başarmıştı, ‘’Fang Ge Que, alçak herif…’’

 Ölen Günahkar Kurt’un yerini Fushen Bin Kılıç aldı. Elinde mızrak, önündeki üç [Efsane] oyuncusunu öldüren adam öfkeliydi, ‘’Canımı doldurun, burayı bırakmayacağız. Kılıç ustaları benimle gelin! Fang Ge Que [Efsane]’nin geri çekilmesine izin vermeyecektir, gebertelim şunları!’’

 Fang Ge Que’nin gözlerinde soğuk bakışlar belirmişti ve alevlerle kaplı vücuduyla talimatını verdi, ‘’Üçlü saldırı yapacağım, onu kimse kurtaramayacak. Emirlerime kulak verin!’’

 Fang Ge Que’nin emirleriyle, en azından 20 [Delen Ok] Fushen Bin Kılıç’a saplanmıştı. Fang Ge Que kolunu kaldırdığında, vücudu akılalmaz bir alev dalgasına kapılmıştı. [Ateşin ve Buzun Fırtınası], [Buzlu Taş Patlaması] ve [Alevrüzgar Kilidi]’ni aktif ettiğinde, Fushen Bin Kılıç’ın başından çıkan hasar sayılarını görebilmiştim.

 “3717!”

“4102!”

“3882!”

 Akılalmaz hasar sayılarına rağmen canı 10,000’den fazla olan Fushen Bin Kılıç ölmemişti. Yine de, geriye kalan %10 canıyla kritik bir durumdaydı.

 ‘’Çekilin önümden!’’

 Kenardan vahşi bir kükreme yankılanmış, ve coşkuyla ileriye atılan savaşçının baltası gökleri sarsmıştı. Omzundaki rozet [Yargı]’nın Klan Başkanı olduğunu söylüyordu. [Gururun Sonuçları]’nın etkisi sayesinde baltasıyla yatay bir kesik atmış ve hemen ardından [Kutsal Ateş Kesiği]+[İlahi Silah Parçalayan] yeteneklerini Fushen Bin Kılıç’ın omzuna saplamıştı!

 “6468!”

“8984!”

 İki ölümcül darbe…Ye Lai’nin saldırıları gerçekten akıl alacak gibi değildi. Bu iki saldırının arasında 0.1 saniye bile yoktu. Şifacılar yeteneklerini kullanma şansını bile bulamamışlardı ve yere yığılan Fushen Bin Kılıç şaşkınlık içerisindeydi, ‘’Bu…Nasıl olabilir…arkadaş…’’

 Ye Lai Fushen Bin Kılıç’ı öldürdükten sonra geri çekilmek yerine, formasyona saldırmaya devam ediyordu. Elleriyle bir düzine [Öncü] oyuncusunu yerle bir etmişti. Hemen arkasından gelen [Yargı] oyuncuları da vahşi saldırılara katılıyorlardı. [Öncü] defansa çekilmek zorunda kalmıştı.
……

“Hong!”

 Jian Feng Han [Bulutlara Uzanan Kesik] adlı yeteneği [Efsane] oyunculardan birkaçını öldürdükten sonra herif kükredi, ‘’Gel! Ye Lai’yi geberteceğiz!’’

 Ye Lai geniş bir kahkaha savurdu, ‘’Senden korkacağımı mı sanıyorsun?!’’

 Savaş baltasıyla havaya muazzam bir kesik attı. ‘’Keng!’’ Jian Feng Han ve Ye Lai aynı anda geriye savrulmuştu! Güçleri neredeyse eşitti! Jian Feng Han [Çürümüş Kurt Başı]’yla Ye Lai’in 3000+ canını almış, ve Ye Lai de [Kutsal Ateş Kesiği]’yle rakibini zorlamıştı. Artık bu karmaşık savaşta tekniklere yer yoktu, insanlar ellerinden geldiğince mücadele ediyorlardı!

 ‘’Klan Başkanı!’’ [Yargı]’nın takım kaptanlarından biri dişlerini sıkarak kükredi, ‘’Geri çekilelim! Önümüzde [Öncü]’den çok oyuncu var! Bu kadar oka kimse dayanamaz!’’

 Ye Lai’nin göğsüne saplanan ok sayısı akılalmazdı. Herif kaşlarını çatarak söylendi, ‘’Evet, geri çekilelim! Akıllı bir adam öyle körü körüne saldırmaz. [Efsane]’ye yardım etmek için elimizden geleni yaptık! Gidelim, [Kan Kontratı]’nın oyuncularını gebertelim, önce Han Bei Song’u öldüreceğiz!’’

 ‘’Tamam!’’
……

“Keng!”

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekerek kükredim, ‘’Kardeşim, zaman geldi!’’

 Li Mu heyecanlıydı, ‘’Kime saldırıyoruz? [Efsane]’ye mi [Görünüş Topluluğu]’na mı?’’

 Başımı iki yana sallayarak kalabalığın arasından geriye çekilen Ye Lai’ye baktım, ‘’İlk önce Ye Lai’yi öldüreceğiz. Eğer onu öldürmezsek, Ba Huang’ın elit oyuncuları yerle bir olmaya devam edecek. Dans Eden Orman ve Qing Qian, benimle birlikte gelin. Ye Lai’yi direkt öldürmemiz lazım!’’

 ‘’Nasıl yapacağız peki? Ye Lai’nin oyun kontrolü ve farkındalığı çok yüksek. Uzun mesafeli yeteneklerimizi öyle körü körüne karşılamayacaktır….Eğer ona yaklaşırsak, ölen biz olabiliriz…’’ Dans Eden Orman endişeliydi.

 Başımı öne salladım, ‘’Evet, biliyorum. Ye Lai’yle savaşırken biraz geri çekileceğim, ve bu esnada ortaya siz çıkacaksınız. 75.seviyedeyim ve herif de 74.seviyede olduğu için [İlahi Silah Parçalayan]’ı kullandığı taktirde 1 saniye sersemleyecek. Bu şansı kullanacağız!’’

 ‘’Tamam!’’

……….

  1200 [Zhan Long] oyuncusuyla Ye Lai’ye doğru koşuyordum. Mesafedeki Ye Lai beni görünce kahkaha atmıştı, ‘’Klan Başkanı Kaygısız, nihayet geldin demek?’’

 Kılıcımı kaldırıp, bağırdım, ‘’Ye Lai! Ölümüne kapışıyor muyuz?!’’

 Ye Lai cevapladı, ‘’E herhalde yani!’’
……

 Ye Lai yüzlerce [Yargı] oyuncusuyla bize doğru geliyordu. Her ne kadar rakip dengesiz görünüyor olsa da, bu heriflerin akılalmaz birer güce sahip olduklarını biliyordum. Ayrıca, Ye Lai’nin amacı da basitti; herif beni direkt öldürmek istiyordu. Böylece Jiu Li Şehri’nin en ciddi rakiplerinden birini öldürerek, Şehir Koruma Fermanı’nı elde etme şansını artıracaktı. Tabii benim de aynı şeyi düşündüğüm ortadaydı. Her ne kadar arkadaş olsak da, bu savaşta dost ve düşman bambaşkaydı!

 Hong!

 [Yangın]’ın ekstralarıyla kaplı Ye Lai’nin başında ilüzyon vari bir savaş baltası belirmişti. Kükreyen herif zıplayarak bana doğru [Kutsal Ateş Kesiği]’ni savurdu. Herifin saldırısı basit ve etkiliydi.

 Soğuk Demir Kılıcı’nı çektiğim gibi saldırıyı karşıladım!!

 ‘’Keng!’’

  Saldırıları karşılamış olsam da, hasarın %20’sini almaktan kaçamamıştım. İki adım geriye çekilerek hızla [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif ettim. ‘’Pa Pa!’’ Göğsüme saplanan [Delen Ok]’tan sebep sersemlemiştim. Ye Lai [Kutsal Silah Parçalayan] ve [Gök Sallayan Kesik]’le bana saldırdı. Ardından elini açtığında [Ateş Feneri] saldırısını kullanacağını anlamıştım. Bu heybetli saldırıların yanında, bana doğru gelen iki Kılıç Ustası da [Kombo]’yu aktif etmek üzereydi!

 Kükredim, ‘’Canımı doldurun! Çabuk!’’

 Sevgili Duck ve diğerleri canımı doldurmaya çalışıyor olsalar da, canım hemen %20’ye geri düşmüştü. Bu kritik anımda Kılıç Ustaları’nın komboları bana doğru geliyordu. Pişmandım, kendi kendime sordum, ‘’Sonum böyle mi olacaktı?’

 O esnada, hemen arkamdan güzeller güzeli bir figür fırladı. Matcha’nın koruma yeteneği aktif olmuştu!

 “Pa Pa Pa……”

 [Kombo]’nun hasarı direkt Matcha’ya aktarılmıştı!!

…….