Ya ters köşelere bak ya.. İlk önce bölümün adını görünce yine üniversitede saldırıya filan uğrayacaklar sandım sonra sonlara doğru dörtgöz "tang bana benziyor" filan dedi. dedim aha bu dingil içimizdeki irlandalı baaam meğersem kapıdaki düşman klan adıymış. Dingiller öyle klan adı mı olur. O kadar adam toplanıp buldukları isme bak. Olmadı [Dört başlı dingiller] filan yapsaydınız
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
364. Bölüm Kapıdaki Düşman
‘’Siktir…’’
Karanlık Bulutlar beni görür görmez suratındaki gülümsemeyi yitirmişti, ‘’Xiao Yao, burada ne işin var? Görmemiştim seni…’’
Gülümsedim, ‘’E yani…Cang Tong gece bir şeyler yiyelim demişti, ben de gitmeden senden birkaç şey öğreneyim dedim. Isınalım biraz…’’
Karanlık Bulutlar kılıcını sımsıkı kavradı, ‘’Che. Eğer gideceksen gitsene arkadaş. Niye yemekten önce dövüşmek istiyorsun…Hem bu sağlığına zararlı. Bak beni dinle ve git Cang Tong’la yemek ye. Geç kalırsan seni pataklamasın sonra…’’
Arenaya zıpladıktan sonra gülümsedim, ‘’Yok canım, olmaz bir şey. Hadi bakalım, göster bana yeteneklerini!’’
‘’İyi madem, bu kadar ısrar ediyorsan!’’
Arenada kızıl bir bayrak belirmiş ve 5 saniyelik geri sayım başlamıştı. Derin bir nefes çekerek İmparator Qin’in Kılıcı’nı sımsıkı kavradım. Karanlık Bulutlar sınıfını yeni değiştirdiği için aslen ona karşı en azından %80 kazanma oranımın olduğunu biliyordum. Lakin, Dört İlahi Sembolün Koruyucusu adlı sınıf acayip yeteneklere sahip olduğundan, kaybetmemek için elimden geleni yapmam lazımdı…’’
“3!”
“2!”
“1!”
Mücadele başlar!
Karanlık Bulutlar ileriye atıldı, yumruklarını sıkmıştı. Mavi enerjiyle kaplı yumruklarına, omuz seviyesinde, havada süzülen Kanayan Yıldız Kılıcı eşlik ediyordu. İlahi güce bürünmüş aurası insana soğuk bir hissiyat yaşarıyordu. Herifin yeni sınıfı acayip fiyakalıydı!
Önce tepki hızına bakalım!
Aniden ileriye atılıp, yere sağlam bir yumruk geçirdim. [Bağlayan Zincirler]!
“ShaSha…..”
Karanlık Bulutlar hemen geriye çekildiği için saldırım ıskalamıştı. Yine de fırsattan istifade hemen ileriye atılarak, herifin göğsüne normal bir saldırı yaptım.
2432!
‘’Saldırıya bak!’’
Karanlık Bulutlar şoke olmuştu. Hızla [Gök Sallayan Kesik]’i aktif etti!
“Keng!”
“2211!”
Birkaç adım geriye çekilmek zorunda kalmıştım. İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırdığım gibi [Kombo]’yu kullanmaya başladım.
Karanlık Bulutlar sol elini savurarak [Mavi Ejderha’nın Kolları]’nı aktif etti. ‘Bang!’ [Kombo]’mu yerle bir etmişti. 8.seviye [Kombo]’m oracıkta, tak diye ipta olmuştu. [Mavi Ejderha’nın Kolları] cidden acayip bir yetenekti!
Lakin, İmparator Qin’in Kılıcı hala daha havada olduğundan, normal bir saldırı yapmayı bilmiştim!
“1727!”
Karanlık Bulutlar’ın %20 canı kalmıştı. Herif kükreyerek, kaplumbağa zırhını aktif etti! Ardından bana doğru [Kombo Kesiği]’yle atılmıştı!
Gülümsemeden edememiştim; vücudumu eğerek [Atik Kılıç]’ı kullandım!
‘’Huacha!’’
‘’ISKA!’’
Saldırımın hasarı [Siyah Kaplumbağa’nın Kutsal Kalkanı] tarafından emilmişti ve [Kombo Kesiği]’nin ilk saldırısını atlatmıştım!
‘’O kadar kolay kaçamayacaksın!’’
Karanlık Bulutlar aniden başını çevirerek, [Kombo Kesiği]’nin ikinci saldırısını savurdu. Saldırı İmparator Qin’in Kılıcı’yla karşılaşınca birkaç adım geriye çekilmek zorunda kalmıştım. Vücuduma garip bir ağırlık çökmüştü ve sanırım bu saldırının rakibi uyuşturan garip bir etkisi de vardı!
“1833!”
“1737!”
İki saldırıya maruz kaldıktan sonra arenanın köşesine sıkışmıştım. Eğer daha fazla saldırıya maruz kalırsam ölecektim!
Elimi kaldırarak diğer kılıcımı, Derin Denizin Soğuk Demir Kılıcı’nı çekerek dördüncü saldırıyı karşıladım ve iki kılıcımı da göğsümde çaprazladım. Peng! Ayaklarımın altında beliren garip aurayla beşinci saldırı yerle bir olmuştu. Derin bir nefes çektiğimde bütün vücudumu garip bir enerji kaplamıştı.
‘’Oh olamaz!’’
Karanlık Bulutlar, vücudumdan fırlayan enerjiyi hisseder hissetmez geri çekilmeye başlamıştı; lakin ne yazık ki her şey için çok geçti. Kaşla göz arasında İmparator Qin’in Kılıcı ve Derin Denizin Soğuk Demir Kılıcı iki farklı yönden saldırıya geçti. ‘’kakaka.’’ Saldırılar Karanlık Bulutlar’ın [Siyah Kaplumbağa’nın Kutsal Kalkanı]’na inmiş ve havaya çok sayıda ISKA yazısı fırlamıştı. Nihayetinde, yaptığım son saldırıyla kalkanın etkisini yerle bir etmeyi başarmıştım.
“Hum……”
Akılalmaz bir kıvılcım dalgasıyla Soğuk Demir Kılıcı Karanlık Bulutlar’ın boğazına doğru ilerlemeye koyuldu. Hamle o kadar hızlıydı ki, izleyen çoğu insan ne olduğunu bile anlamamıştı. Hemen kılıcı geriye çektim ve botlarıma Karanlık Bulutlar’ın Kanayan Yıldız Kılıcı’nı tekmeledim!
Peng!
Tekmenin momentumunu kullanarak arenanın dışına fırlamıştım. ‘Pa!’ Yere indikten sonra on emtre kaydım. Aynı esnada düello bayrağını da iptal ederek, kılıçlarımı kınlarına sokmuştum. Başımı kaldırarak gülümsedim, ‘’Karanlık Bulutlar cidden güçlenmişsin. Pes ediyorum, hahaha….’’
Karanlık Bulutlar arenanın orta yerinde, bana boş boş bakıyordu. Onu öldürme şansına sahip olduğumu biliyordu; lakin bunu yapmamıştım. Aslında bu hareketimin sebebi gayet açıktı. Karanlık Bulutlar’ın yeni klanı için itibar kazanmaya ihtiyacı vardı ve bu mücadelede onu alt etseydim, bunun bana yararı olmayacak ve tam aksine, Karanlık Bulutlar’ın itibarı zedelenecekti. Yani, bilerek kaybetmiştim.
‘’Di!’’
Karanlık Bulutlar’dan mesaj geldi, ‘’Haha, teşekkür ederim. Kardeşim, çok düşüncelisin!’’
Gülümseyerek cevapladım, ‘’Baya güçlenmişsin; ancak sanırım bütün yeteneklerin 1.seviye, değil mi? Haha, belli oluyor. O yeteneklerle biraz daha çalışman lazım.’’
‘’Evet, yetenekler 1.seviye. Hadi çabuk git; yoksa…Cang Tong seni cidden pataklayacak…’’
‘’Tamam…’’
………..
Başımı çevirip, Li Mu, Wang Jian, Yavru Kurt ve Dans Eden Orman’la birlikte mekanı terk etim.
Yavru Kurt sordu, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, Karanlık Bulutlar’ı öldürmek için o kadar fırsatın olmuştu, niye öldürmedin?’’
Gülümsedim, ‘’Şu anda onu ‘öldüremem’. Ayrıca, öyle yeteneklerini deneyeyim diye çıkmıştım…’’
Dans Eden Orman gülümsedi, ‘’Yavru Kurt, cidden aptalsın…Patronun ne yaptığını anlayamadın mı? Eğer yükselmeye çalışan ittifaklarımıza yardım etmezsek, o zaman ne diye onları dost olarak görüyoruz ki?’’
Kurt alnına şaplak attıktan sonra gülümsedi, ‘’Ahh! Demek sebebi oymuş…Büyük Kardeş Xiao Yao, peki ya Karanlık Bulutlar hakkında ne düşünüyorsun?’’
Biraz düşündükten sonra söylendim, ‘’Varsayımlarıma göre, şu anda bizim klanda Karanlık Bulutlar’ı yenebilecek toplam 3-4 kişi var. Herifin yetenekleri çok OP. [Siyah Kaplumbağa’nın Kutsal Kalkanı] yeteneği manyak bir şey; o kadar saldırmama rağmen zar zor parçalayabildim. Hmph, normal koşullarda, Karanlık Bulutlar [Siyah Kaplumbağa’nın Kutsal Kalkanı]’nı aktif edip, sürekli [Kombo Kesiği]’ni kullanırsa, üst seviye üstatları yenebilecek güce ulaşacaktır. Tabii Q-kılıcı, Ye Lai ve Jian Feng Han gibi gerçek üst seviye insanlara karşı ne yapacağını tam bilemiyorum.’’
……….
Oyundan çıktım. Wan Er aşağıda bekliyordu.
Hemen yanında Dong Cheng’i de görmüştüm.
‘’Neden bana öyle bakıyorsun?’’ Dong Cheng bana baktı.
Gülümsedim, ‘’Niye olacak canım…Uzun zamandır bizimle takılıp, beleş yemek yemiyorsun. Buna alışamadım…’’
‘’Hmph, salak…’’
Wan Er’e baktım, ‘’Hey, nereye gideceğiz?’’
‘’Congee yiyelim mi?’’
‘’Uh. Tamam!’’
Kongee dükkanında, ay ışığının eşliğinde oturuyorduk. Kızların giydiği elbiseler dikkat çekiyordu. Pencereye yaslanarak sordum, ‘’Fan Shu’da hareket var mı?’’
‘’Pek yok; ancak Ba Huang yine kaynıyor gibi…’’ Wan Er gülümsedi.
Dudaklarımı büktüm, ‘’Yok canım, abartmaya gerek yok. Wang Ze Cheng ve Sıradan Değil’i patakladık o kadar.’’
Wan Er onayladı, ‘’Duyduğuma göre Karanlık Bulutlar sınıf değiştirmiş? Ayrıca Valkyrie seviye kılıç da almış. Şu anda o kılıçtan daha güçlüsü yok sanırım, yanlış mıyım? İmparator Qin’in Kıcılı bile…’’
‘’Tam olarak öyle diyemeyiz. İmparator Qin’in Kılıcı’ndaki [Kan Emen] özelliği olayı bitirdiği için, Kanayan Yıldız Kılıcı’ndan daha iyi.’’
‘’Ohh tamam.’’
Söylenmeye devam ettim, ‘’Aslında, gelmeden önce Karanlık Bulutlar’la ufak bir düello yaptım. Baya güçlenmiş; ancak öyle çok da abartılacak derecede değil. Korkarım ki Q-Kılıcı, Jian Feng Han, ve Bai Li Ruofeng gibi tipler, bu gece Ba Huang’a gelmiş olsalardı, Karanlık Bulutlar birkaç kez kaybetmek zorunda kalacaktı….’’
‘’Evet…’’ Lin Wan Er gülümsedi, ‘’Ba Huang çok canlı, ben de oraya gitmek istiyorum. Madem Karanlık Bulutlar bu kadar güçlenmiş…bu gece oraya gelip, onu bir kere öldürebilir miyim?’’
‘’Olmaz, kendisi bizim dostumuz…’’
‘’Tamam o zaman, şehre gelince konuşuruz!’’
‘’Peki!’’
……..
Yemeği bitirdikten sonra kızları yurtlarına götürüp, kendi odama geçtim. Yatakta uzandığım esnada Dört göz başlığını çıkararak, biraz su içmek için kalktığında bana bakmıştı, ‘’Li Xiao Yao, Ba Huang Şehri’nde ortalık karmakarışık diyorlar ve herkesin odağı da sendeymiş. Ne düşünüyorsun? Duyduğuma göre…şu üst seviyeli adam, Yedinci Tang [Kahramanın Heybeti]’ne katılmış. Hehehe, söylediklerine göre bana benziyormuş…’’
Ona bir bakış attım, ‘’Oğlum dalga mı geçiyorsun…Yedinci Tang dediğin adam acayip yakışıklı, senin tipinse…Hadi oyunda %25 tipini değiştirme şansına sahip olsan bile, yüz hatlarının Yedinci Tang kadar yakışıklı olması mümkün değil…’’
Tang Gu acı acı gülümseyerek cevapladı, ‘’Alçak herif…’’
………
Gece sessiz geçmişti. Ertesi günün sabahına kadar rahatça uyumuştum. Daha tam uyanamadan Matcha’dan mesaj geldi: ‘’Patron, yeni haberler var! Karanlık Bulutlar dün gece arka arkaya 100+ oyuncuyu yendi. Lakin, gecenin ortasında Jian Feng Han şehre dönünce Karanlık Bulutlar’ı yendi…Ardından, Karanlık Bulutlar geri kalan mücadelelerini kazanmayı başardı. Bu sabah, saat 07:00 sularında, Karanlık Bulutlar yeni kklanını [Kapıdaki Düşman]’ı kurdu! [Karanlık Saray], [Savaş Rüzgarları] ve [Parçalanan Kemikler] bu klanın yan grupları olarak göreve başlamış durumdalar!’’
……….
Magnec