Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

254. Bölüm İmparator Qin'in Kılıcı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 ‘’Kardeşim geri döndü!’’

 Saray Ruhu tamamlanmamış kılıcı kavradığı esnada başını çevirip, yaklaşmakta olan adama baktı. Tabii adam mızrağını tutarak keyifli keyifli koşan Saray Fermanı’ndan başkası değildi, ‘’Görev tamamlandı; 100 Qilin Taşı’nı topladım! Qilin Vadisi geçenlerde 69.seviye elit yaratıklarla dolup taştığı için Zhan Long’daki arkadaşlarımızın yardımları olmasaydı muhtemelen taşları toplamak için en az 2 saat harcamam gerekecekti!’’

 Saray Ruhu ileri atılıp, kardeşini karşıladıktan sonra gülümseyerek Qilin Taşları’nı aldı: ‘’Teşekkürler kardeşim!’’

……….

 Kenarda duran Kurt kaşlarını çatarak bana doğru fısıldadı, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, ciddi ciddi kılıcı öylece Saray Ruhu’na teslim edecek misin? O kadar güveniyor musunyani? Peki ya kılıcı alıp, oyundan çıkarlarsa ne yapacağız?’’

 Hafiften gülümseyip fısıldadım: ‘’Öyle bir şey olacağını sanmıyorum; şunlara bakasana bir, gözlerinde ufacık bile olsun güvensizlik göremiyorum; gözler kalbin aynısıdır Yavru Kurt. Ayrıca, bu meseleyle ilgili oldukça heyecanlılar; güçlü bir silah yaratmak istiyorlar. Yakından neyden bahsettiğimi anlarsın!’’

 “Oh?”

 ‘’Al bakalım…’’ Saray Ruhu’na doğru yürüdüm; ‘’Daha önce yaptığın kılıçları gördükten sonra meselede daha önce tecrübeli olduğunu anladım. Demirciliğe nasıl bu kadar yatkınsın? Yoksa…gerçek dünyada da bu meslekle ilgili bir bilgin mi var?’’

 ‘’Haha, demek fark ettin…’’ Saray Ruhu dilini çıkarıp, söylendi: ‘’Kardeşim, neden Zhan Long’un Klan Başkanı’na meseleyi açıklamıyorsun?’’

 Saray Fermanı Yeşil Qilin Taşları’nı tutarak söylendi: ‘’Sizden saklayacak değiliz; lakin atalarımız Zhejiang eyaletindeki Long Quan Şehri’nde yaşıyorlardı. Zamanında atalarımız demircilik yapıyorlardı; ancak yaşanan savaşlardan sonra mesleklerini devam ettirmemeye karar vemrişlerdi. Yine de, bütün bunlara rağmen içimizdeki silah aşkına engel olamadık. Ayrıca şu sıralarda bir sürü insan kılıç topluyor. Bu yüzden kardeşim ve ben demircilik yaparak kılıçlardan yaşamımızı sağlıyoruz.’’

 ‘’Demek öyleydi…’’ gülümsedim, ‘’O zaman bir kez daha sizlerden istekte bulunacağım, İmparator Qin’in Kılıcı; Ba Huang Şehri’nde bir etki yapabilmek için bu kılıca ihtiyacım olacak…’’

 Saray Fermanı gülümsedi: ‘’Merak etme, Saray Ruhu’nun 10.seviye demirciliği kesinkes seni hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Ayrıca, meseleyi kavrama adına [Kılıç Tanrısı Demircisi] adlı bir yeteneği de var; yani ortaya çıkacka silahın puanlarını %50 artırabilen bir yeteneğe sahip. Onun ürettiği kılıçlar diğer oyuncuların yapacağı kılıçlardan daha iyi olacaktır…’’

 Şaşırmıştım: ‘’Wow…’’

 Sayar Fermanı telaşlandı: ‘’Hey, öyle bakmasana ona…sanki onu yiyecekmiş gibi bakıyorsun…burada kardeşimden bahsediyoruz. Eğer ona dokunmaya cesaret edersen, Kaygısız Xiao Yao olsan bile seninle ölümüne dövüşürüm…’’

 Gülümsemeden edememiştim: ‘’Merak etme, sadece düşünüyordum da…neden onun gibi sağlam bir demirci [Epik] gibi bir klanda takılıyor? Saray Fermanı, Saray Ruhu, sizleri bir kez daha [Zhan Long]’a davet etmek istiyorum…Saray Ruhu sadece Zhan Long’un değil, Ba Huang’ın hatta çin sunucusunun bile en iyi demircisi olacaktır!’’

 Saray Fermanı biraz utanmıştı: ‘’Ama, [Epik] bize gayet iyi bakıyordu…’’

 Saray Ruhu da onayladı: ‘’Evet…Klan Başkanı Long Qian Şehri’ne gelip bize yemek bile ısmarlamıştı…’’

 Wolf kaşlarını çattı, ‘’Saray Ruhu cidden safsın, bir yemekle aklını çelmişler hemen…’’

 Saray Ruhu gülümsedi; ‘’Öyle değil, Epik’in Klan Başkanı bize karşı çok dürüst davranıyor…’’

  ‘’Tamam o zaman…’’ nefes verdim, ‘’Zhan Long istediği insanları zorla alan bir klan değildir; yine de kapımızın sizlere sürekli açık olacağını unutmayın. Eğer gün gelir de Epik’ten ayrılmak isterseniz, Zhan Long’a gelmeyi sakın unutmayın!’’

 ‘’Tamamdır!’’ Saray Ruhu onayladıktan sonra kılıcı yapmaya koyuldu.

………

  Demirci ocağında, İmparator Qin’in Kılıcı kıpkırmızı bir şekilde parlıyordu; zira Saray Ruhu’nun ocağı beslediği Yeşil Qilin Taşları ısıyı epeyi artırmıştı. Demirden bir sıvı dökerek kılıcın Qilin Taşı’nın özünü emerek, ateşte kavrulmasını sağlıyordu. Yarım saate kalmadan 100 Qilin Taşı kılıç tarafından emilmişti. Tabii durum böyle olunca, kılıcın hafiften titremeye başladığını da söylemeden geçmeyeyim. Adeta kılıcın içindeki ruh kükrüyor ve kılıçtan dışarıya çıkmak istiyordu.

 Saray Ruhu’nun kaşları çatılmış ve genç kadın söylenmişti: ‘’Wow, daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamıştım. Kılıç ruhu dışarıya çıkmaya çalışıyor…belki de heyecanlanmıştır?’’

 Saray Fermanı söylendi: ‘’Dikkatli ol, kritik noktaya geldin!’’

 ‘’Tamamdır!’’

 Aniden, Saray Ruhu yanan kılıç kabzasını tutarak aleti ocaktan çıkardı. Kaçan hava seslerine ellerinde yanan kabza eşlik ediyordu. Demirden çekici havaya kalkar kalkmaz vahşice kılıca inip, kılıcın dış yapısını düzeltmeye başladı. Ardından kılıcı suya soktuğunda ikinci kez aleti ocağa atmış ve bu döngüyü tam olarak 7 kez tekrar etmişti!

 Saray Fermanı kardeşinin alnındaki terleri silmesini bekledikten sonra sordu: ‘’Tamamlandı mı?’’

 ‘’%98, neredeyse tamam!’’

 ‘’Tamamdır, devam et!’’

 Çekiç işleminin yarısında kılıç etrafa keskin bir ses yaymış ve adeta mekanı ışık hüzmeleriyle kaplamıştı. Saray Ruhu durumu görür görmez şaşkına döndü; zira elindeki demir çekiç kılıcın gücünden sebep yerle bir olmuştu. Ayrıca kılıçtan o kadar güç sızıyordu ki altındaki ocak bile kırılmaya, çatlamaya başlamıştı; ancak enteresan bir şekilde kılıç kendi kendini onarmaya koyulmuştu!

 Ocağın üstünde, mor bir ışık hüzmesiyle birlikte havada süzülen uzun kılıcın üstünde bir mühür belirmişti. Kılıç Qi’si kılıcın içine girer girmez kılıçtan etrafa yayılan ışık hüzmesi adeta insanın aklını başından alıyordu. Artık kılıca dokunduğunuzda silahtaki akılalmaz öldürme isteğini hissedebiliyordunuz. Bu kılıcın normal olmadığını herkes anlayabilirdi!

  ‘’Büyük Kardeş Kaygısız…’’ Saray Ruhu ocağın üstünde süzülen kılıcı gösterip, söylendi: ‘’Silahını…alabilirsin…’’

 Hemen ileri atılıp, kılıcın kabzasını kavradım. Kılıç adeta efendisini tanımışcasına hafifçe kollarıma süzülmüş ve titremeyi kesmişti. Vücuduma giren akılalmaz güç tanelerini anlatmaya kelimeler bulamıyordum. İşaret parmağımla kılıcın gövdesini okşadım. Anında önüme kılıcın özellikleri gelmişti ve adeta bir ağız dolusu kan tükürmemek için kendimi zor tutmuştum---

【İmparator Qin’in Kılıcı】 (Valkyrie Ekipman – Elit)
Saldırı: 1400-1850
Güç: +70
Dayanıklılık: +68
Büyü: +65
Ekstra: Saldırı puanını %17 artırır.
Ekstra: Rakip defansın %25’ini görmezden gelir.
Bonus: Sonsuz ve sınırsız dayanıklılık. Kılıç kırılmayacaktır
Bonus: %10 üstün darbe şansı.
Özel Etki: Bu kılıç her oyuncu öldürdüğünde, sahip olduğu saldırı %1 artar. Limit yoktur. Üst üste binen etkiler oyundan çıkıldığı taktirde kaybolacaktır.

Açıklama:  Eski zamanlarda hem iyi kalpli, hem de dört bir yana namını salmış bir imparator yaşardı. Sabresi Long Quan’ın şehrinde dövülmüştü; ancak kıyasıya geçen mücadelede ikiye ayrılmıştı. Kılıcın parçaları toprağa gömülmüş, nesillerce bu parçalar yerlerini korumuştur. Nihayet açığa çıkan kılıç hala daha imparatorun gücünü barındırır. Bu kılıç gelecek nesiller için kılıçların kralı olarak bilinen bir silahtır ve son kullananın ardından bu adı almıştır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 65

……

Kılıcı kavradığımda bu sefer gerçekten de tanrı vari bir silaha kavuştuğumu anlamıştım. O esnada kulaklarımda bir sistem notu belirdi----

Ding!

 Sistem Notu: Oyuncu Kaygısız Xiao Yao sunucunun ilk Valkyrie Ekipmanı’nı elde etmiştir. Sistem ödülleri: +1 Sv, +10 Karizma, +10 Ruh Taşı!

………

 ‘’Haha, tebrikler Büyük Kardeş Xiao Yao. On puan karizma!’’ diye söylendi Kurt gülümseyerek.

 Yue Qing Qian da kıkırdıyordu: ‘’Bu Valkyrie Ekipman olan İmparator Qin’in Kılıcı gerçekten bambaşka bir silah. Büyük Kardeş Xiao Yao, kılıcı aldıktan sonra kaç saldırın oldu?’’

 Cevapladım: ‘’Daha sonra söylerim. Saray Ruhu, Valkyrie Ekipman yaptığına göre sana da bir ödül verilmiş olsa gerek, değil mi?’’

 ‘’Evet!’’ Saray Ruhu başını öne doğru sallayarak gülümsedi: ‘’7 karizma, gerçi sistem notu çıkmadı. Şu an için 54 karizma puanım var. Karizma puanım ne kadar artarsa, daha iyi silah yapma şansım da o kadar artacak. Büyük Kardeş Xiao Yao sayesinde 14 karizma kazandım!’’

 Gülümsedim, ardından ekipman sentezi bölümü açarak bütün ruh taşlarını çıkardım. Sistemin verdiği 10 taşla birlikte İmparator Qin’in Kılıcı’nı yükseltebildiğim kadar yükseltecektim ---

 “Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı】başarıyla yükseltilmiştir.. Saldırı %5 artmıştır!

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +1】başarıyla yükseltilmiştir.. Saldırı %5 artmıştır!

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +2】yükseltmede başarısız olmuştur…

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +2】yükseltmede başarısız olmuştur…

……

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +5】başarıyla yükseltilmiştir.. Saldırı %5 artmıştır!

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +6】yükseltmede başarısız olmuştur…

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +6】yükseltmede başarısız olmuştur…

“Ding!”
Sistem Notu: Silahınız【İmparator Qin’in Kılıcı +6】başarıyla yükseltilmiştir.. Saldırı %5 artmıştır!

……

 Sahip olduğum son ruh taşını da kullandıktan sonra İmparator Qin’in Kılıcı’nı 7 kez yükseltmeyi başarmıştım. Silahın saldırı puanına baktığımda, yerimde durmakta güçlük çekiyordum---

【İmparator Qin’in Kılıcı +7】(Valkyrie Ekipman - Elit)
Saldırı: 1400-1850 (+490-648)

……

 Silahın saldırı puanı direkt olarak %35 artmıştı. Buz Yağmuru Kılıcı’mı değiştirdiğimde puanlarım resmen başkalaşım geçirmişti---

【Kaygısız Xiao Yao】(Ejderha Şehri’nin Gece Gözcüsü)
Seviye: 65
Saldırı: 2820-3749
Defans: 2035
Can: 3925
Mana: 2286
Karizma: 75
ÇMB Sıralaması: 27

..…

 Temel puanlara baktığımda ağzımdan tek bir kelime bile çıkmıyordu. Üst saldırı limitim 3749’du…yani sadece bununla bile Jian Feng Han’ın saldırı puanını geçmiyor muydum?

 ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, saldırı puanın kaç?’’ diye merakla sordu Yue Qing Qian.

 Başımı çevirip, ona baktım: ‘’Qing Qian, Jian Feng Han’ın temel saldırı puanı kaç, bilior musun?’’

 “Mm……”

Birkaç dakika geçtikten sonra Yue Qing Qian başını çevirip, bana baktı: ‘’Araştırdım. Alevli Bulut Kılıcı, kolyesi ve botları İmparator Ekipman, geri kalanları da Mor Ekipman’mış. Alevli Bulut Kılıcı altı kez geliştirilmiş ve temel saldırı puanı 2447-2970…’’

 Şaşırmıştım: ‘’2947 temel saldırısı mı varmış yani? Karanlık Bulutlar’ın niye o kadar çabuk öldüğünü şimdi anlıyorum…’’

 Yaşlı K Perili İkiz Savaş Baltası’nı kaldırıp, bir kahkaha attı: ‘’Şu an için muhtemelen Jian Feng Han’a tek falan atabilirsin. Arktik Tilki Ormanı’nda zaten onu [Kombo]’yla öldürmüştün. Artık İmparator Qin’in Kılıcı’nı taktığına göre, Jian Feng Han yanında çocuk gibi kalacaktır!’’

 Başımı iki yana salladım: ‘’Hayır. Arktik Tilki Ormanı’nda herif üç kişiyle uğraştığı için ve yetenekleri dolma sürelerinde olduğu için öldürebilmiştim. Eğer öyle olmasaydı, Jian Feng Han gibi bir oyuncuyu öyle kolay kolay öldürmeme imkan olmazdı.’’

 Kurt hafiften gülümsedi: ‘’Her neyse, Büyük Kardeş Xiao Yao’nun İmparator Qin’in Kılıcı’nı elde etmesi Zhan Long için büyük bir gelişme olacak. Şimdi ne yapıyoruz?’’

 Saate bir bakış attım: ‘’Siz kasmay adevam edin, ben Wan Er’i yemeye götüreceğim…’’

 ‘’Tamam!’’

…..

‘’Di!’

Wan Er’in tam zamanında gelen mesajını okuyordum: ‘’Li Xiao Yao, çabuk oyundan çık, sana güzel haberlerim var…’’

 ‘’Neymiş?’’

 ‘’Birazdan öğrenirsin, burada seni bekleyen güzel bir kadın var…’’

 “Eh…”