Yine be oldu ya :( bi rahat birakmadiniz kardesim xiao yao nun da isleri var yani
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
186. Bölüm Gölge Şövalyesi
“Shua!”
Vakit kaybetmeden Sınıf Değiştirme Sertifikası’nı envanterime atıp, Li Mu’ya baktım: ‘’Adam dediğin sözünü tutar, beni çağırdığın gibi yanına geldim. Bu sertifikayı da hak ediyorum, değil mi?’’
Li Mu gülümsemeden edememişti: ‘’Tanrım, ne düşünüyorsun ki? Zhan Long olmasaydı bu mücadeleyi kazanamayacaktık. Sana Gölge Şövalyesi gibi bir şeyi vermek bile yaptıkların karşısında az kalır.’’
Kurt ve Matcha’ya baktıktan sonra gülümsemiştim: ‘’Ah, o zaman teşekkür ediyorum sana Li Mu. Mücadele bittiğine göre biz Ba Huang’a geri dönüyoruz; meydanı sen temizlersin!’’
‘’Tamamdır!’’
Li Mu söylendi: ‘’Bendeniz, Li Mu’nun bu hayatta fazla arkadaşı yoktur; ancak Li Xiao Yao şahsımın en değerli arkadaşlarından biridir! General Ailesi’nden dolayı Zhan Long grubu [Uçan Ejderhalar]’la mücadeleye girişmiştir. Zhan Long’dan daha iyi bir dostu ömrümüz boyunca bulabileceğimizi sanmıyorum. Bunu söylemenin başka bir yolu yok; lakin olur da Zhan Long yardımıma ihtiyaç duyarsa, kendimi feda etmem gerekse bile onlara yardım etmekten çekinmeyeceğim!’’
……
Yavru Kurt ve diğerlerine bakarak konuşmaya başladım: ‘’Zhan Long, görevimizi tamamladık, şehre geri döneceğiz. Bugün, hepiniz sıkı çalıştınız…’’
Matcha: ‘’Patron, mor bossların hepsi öldürülmüş; ancak hala daha hayatta olan iki İmparator Boss var, öylece oyundan çıcak mıyız yani?’’
‘’Hayır, herkes şehre dönüp, demircinin dükkanında toplasın, sizlere söylemem gereken bir şey var.’’
‘’Anlaşıldı…’’
……
Işınlanma kağıdını kullandığım gibi şehre dönmüştüm. Vakit kaybetmeden demirci dükkanına gitmiş ve toplanan grup üyelerini görür görmez başımı öne doğru sallamıştım.
‘’Bugün Toprağın Koruyucusu’nu öldürme görevimiz fena gitmemiş olsa da Sarhoş Mızrak başımıza biraz bela açtı. Eğer beraber saldırmamış olsaydık, korkarım ki o herifi öldürmemiz de mümkün olmayacaktı.’’
Yaşlı K yumruklarını sıktı: ‘’Herifin yetenekleri acayip güçlü. Sınıfa özel yetenekler olduğu için öyle her yerde karşılaşabileceğimiz şeyler değiler.’’
Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Merak ediyorum da, gelecekte oyuna gizli sınıflar mı hükmedecek acaba?’’
Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Sanmıyorum, Q-Kılıcı, Jian Feng Han ve Fan Ge Que baist sınıflarda ustalaşan nadir insanlar arasında. Güç kişiye bağlıdır, sınıfa değil. Her neyse, gelecekte daha çok gizli sınıfa sahip olacağımıza şüphe yok. Ejder Mezarı’nın Koruyucusu olarak gizli bir sınıf sayılsam da, bugün grubumuza bir gizli sınıf daha katılacak!’’
‘’Oh?’’ Fox söylendi, ‘’Patron, neyden bahsediyorsun?’’
Hemen envanterimden Sınıf Değiştirme Sertifikası’nı çıkardım ve gruba gösterdim. Hepsi bana şoke olmuş ifadelerle bakmaya başlamıştı.
Kurt söylendi: ‘’Hassiktir, Gölge Şövalyesi, güçlü bir sınıf gibi duruyor…’’
Yaşlı K ne diyeceğini bilemiyordu: ‘’Nereden buldun bunu?’’
Cevapladım: ‘’Toprağın Koruyucusu’ndan çıktığında [Cesur Yürek] yardımlarına koştuğumuz için bizlere böyle bir karşılık vermeye karar verdi. Kılıç Ustası olmak istediğimden şimdilik sınıf değiştirmeyi düşünmüyorum; bakalım aranızdan kim istiyor.’’
Yavru Kurt dudaklarını yaladı: ‘’30 yıldır süikastçi oynmuyorum; bu yüzden bir anda ağır zırh tipi sınıf oynayabileceğimi düşünmüyorum. Yaşlı K, sadece sen ve Matcha kaldı, ne diyorsun?’’
Yaşlı K biraz düşündükten sonra söylendi: ‘’Eğer sınıf değiştirirsem, yeteneklerimi kaybedecek miyim?’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, yeni sınıf seçtiğinde eski yeteneklerinden rastgele birini koruyabiliyorsun. Örneğin, [Alev Baltası]’nı alırsan bir köşede oturup ağlayacağına şüphem yok.’’
Yaşlı K derin bir nefes çekti: ‘’Salla gitsin o zaman, [Rüzgar Kesiği] ve [Vahşi Hava Kesiği]’ni kaybetmek istemiyorum. Bu iki yetenek sayesinde hayatım kolaylaştı resmen. Şu aralar sınıfımda ustalaşmış gibi istiyorum ve sınıf değiştirip yeni baştan bir ezik olmaya niyetim yok.’’
Gülümseyerek sertifikayı Matcha’ya verdim: ‘’O zaman sertifika senindir Matcha. İki kılıç ustasına ihtiyacımız olmadığından Gölge Şövalyesi olabilirsin. Teknik bakımdan ayaklı bir kale olacağını düşünüyorum. Eğer Gölge Şövalyesi olursan, bossları kolayca kesip, PKlar’da kolay kolay ölmeyiz.’’
Matcha sertifikayı ellerinde tutarken yaşlı gözleriyle bana bakıyordu. ‘’Patron, sen…gerçekten bu SS-seviyesindeki sertifikayı bana mı vermek istiyorsun? Ama bu…bu paha biçilemeyen bir hazine olmalı, değil mi?’’
‘’Aynen öyle…’’ gülümsedim, ‘’Zaten paha biçilemeyen bir hazine olduğu için sana veriyorum. Böyle bir şeyi grubumuzdan birine vermeyeceğim de kime vereceğim? Ayrıca Matcha sen de bizler için vazgeçilmez bir kişisin. Bulaşık, çamaşır, yemek…elinden her şey geliyor…’’
‘’Ama, ama..’’ Matcha’nın dudakları titremiş ve güzel gözleriyle bana bakmaya devam etmişti: ‘’Doğru düzgün oynayamadığım için bu SS-seviye sertifikayı boşa harcayacağım diye korkuyorum… Bu yüzden Yaşlı K’ya versen daha iyi olur…’’
Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Yaşlı K’yı önereyim deme bana, herif sadece üç hareket biliyor. Onu yakından tanıyorum, merak etme. Matcha, oyun mekanikleri ve stratejileri konusunda akılalmaz bir bilgi dağarcığına sahipsin. Eğer Gölge Şövalyesi olursan, bu şekilde Zhan Long’un güzeller güzeli bir şövalyesi olduğunu insanlara söyleyebiliriz. Zhan Long’un sembollerinden biri olacağın için bu adımı atman gerekiyor…’’
Yavru Kurt Matcha’nın omzuna dokunarak söylendi: ‘’Sınıf değişimi için hazırlan Matcha! Gelecekte, Zhan Long’un 1 numaralı tankı olacaksın ve senin sayende o ufak karıncaların hepsini ezip geçeceğiz…’’
Fox gülümsedi: ‘’Aynen öyle, ağızlarına sıçacağız!’’
Matcha yavaşça sertifikayı kabul etmiş, gözlerindeki yaşları zar zor tutmayı başarmıştı. Hemen söylendim: ‘’Ağlama bakayım, niye ağlıyorsun ki? Burada Sınıf Değiştirme Sertifikası’ndan bahsediyoruz, o kadar da abartılacak bir şey değil. Gel hadi, beraber sınıf değiştireceğin yere gidelim. Bahsettiğimiz sınıf SS seviye olduğundan, koşullar ağır olabilir.’’
Matcha başını yavaşça öne doğru salladı: ‘’Ah, tamam! Patron gerçekten bir numarasın…’’
……
Demircinin kapısını açtığımız gibi dışarı çıkıp, büyük salonun yolunu tuttuk. Salonda bir grup profesyonel öğretmenler durup, pratik yapan askerleri izliyordu. Bu nokta muhtemelen Ba Huang’ın en güvenli noktasıydı; zira NPCler’in seviyeleri yüksekti ve yanlış bir hareket yapıldığında askerler hemen gerekeni yapacaktı.
Hemen yakınlarımızda uzun sakallı, geniş kaslı bir adam dikiliyordu: ‘’Hayat’ın Kanunları’nı Korumak isteyenler, şövalyeliği seçin! Muazzam silahlar tutacak ve demirden bile daha sert vücutlara sahip olarak kadınları koruyabileceksiniz. Bütün bunların yanında, belki de kadınlar arasından en büyük göğüslere sahip olanı eşiniz olarak seçebilirsiniz! Haha! Kutsal İttifak Birliği’ndeki şövalyeler arasına katılın!’’
Matcha’nın suratı kararmıştı, başını çevirip söylendi: ‘’Kararımı değiştirdim…’’
Hemen kolunu tuttum: ‘’Hey hey, sakin ol bakalım, şövalye hocası dingilin teki olabilir ama bu konunun seninle bir alakası yok. Gidip sertifikayı göster de bakalım sana ne tür bir görev verecek…’’
‘’Tamam…’’
Tir tir titreyen Matcha ileri atılıp, sertifikayı vermişti. Şövalye hocası kadına şoke olmuş bir şekilde bakıyordu: ‘’Küçük kız, böylesine kadim bir kağıdı ele geçirmeyi başarmışsın; bu sertifika sınıf değiştirmek için kullanılır. Özellikle de bu sertifikayla gücün yoluna adım atabilirsin. Sen…gerçekten de Gölge Şövalyesi olmak istiyor musun? İnsanların, Ay Elfleri’nin, Barbarlar’ın ve Rüzgar Elfleri’nin onurları için mücadele etmek adına ellerine mızrak almayı arzuluyor musun?’’
Matcha başıyla onayladı: ‘’Evet!’’
‘’Tamam öyleyse!’’
Herif yumruklarını sıkıp söylendi: ‘’Tamamdır, silahını alıp Ba Huang’ın güney ormanlarına ilerle. Orada Gölge Tavşanı’nı bulacaksın; hayvanı öldür ve 10,000 altınla birlikte bana getir. Bunun sonunda Gölge Şövalyesi olabilirsin!’’
‘’Ney ney? 10,000 altın mı?!’’ Matcha şoke olmuştu: ‘’Yok artık, o kadar fazla mı yani…’’
Şövalye hocası çoktan görevi verdiği için bir şey söylememişti.
Dudaklarımı büktüm: ‘’İtiraz etmeye kalkma, madem 10,000 diyorlar, 10,000 olsun o zaman! Millet, çıkarın paraları, toplamda kaç paramız var?’’
Kurt: ‘’1100 altın çıkar benden.’’
Yaşlı : ‘’700…’’
Fox elini havaya savurdu: ‘’Stüdyo kayıtlarını tuttuğum için Zhan Long’un bu meseleye 5900 altın verebileceğini biliyorum.’’
Biraz düşündükten sonra söylendim: ‘’Ah, yeter o kadar, ben de 3400 var zaten. Hepsini Matcha’ya verelim. Bu gizli bir sınıf olduğundan gelecekte bu parayı hatırlamayacağız bile!’’
‘’Tamam!’’
……
Paraları birleştirdik ve 10,000 altını Matcha’ya verdik. Şimdiyse şehir dışına çıkıp, Gölge Tavşanı’nı bulma zamanı gelmişti.
Shua!
Gri bir gölge fırlamış ve Matcha’nın gözleri sonuna kadar açılmıştı: ‘’Orada!’’
Lakin tavşan bir kez daha çalılara girerek gözden kaybolmuştu. Yavru Kurt hançerlerini tutarken söylenmeden edemedi: ‘’Wow, ne hız arkadaş böyle! Cidden gölgeye benziyor!’’
Yaşlı K: ‘’Önceden hesaplayayım da, ortaya çıkınca ikiye ayırırım keratayı!’’
‘’Fox, çalılara bir mermi sık. Sonuçta yaratığın fazla saklanacak yeri yok, hadi bakalım!’’
‘’Tamamdır!’’
……
“Bang!”
Patlama sesiyle gri bir gölge havaya fırladı. Hemen ileri atılıp kılıcımı savurdum ve Kurt da hançerini savurmuştu; ancak ikimiz de ıskalamıştık. Yaşlı K’nın baltayı savuracak zamanı bile olmamıştı!
‘’Bir daha!’’
Yedi-sekiz denemenin sonunda Yaşlı K sinirlenmiş ve [Rüzgar Kesiği]’ni kullanarak tavşana saldırmayı başarmıştı!
Jijijiji!
Tavşan yere yığılmıştı. Matcha gülümseyerek söylendi: ‘’Görünüşe göre sınıfımı değiştirebileceğim…’’
‘’Evet…’’
……
Ba Huang’a döndükten sonra Matcha görevi ve 10,000 altını verip başarıyla sınıfını değiştirmişti. Artık kendisi Zhan Long’un Gölge Şövalyesi’ydi!
‘’Ding!’’
Bu esnada General Li Mu’dan bir mesaj geldi: ‘’Xiao Yao, kötü haberlerim var…’’
Magnec