Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

181. Bölüm Alev Ruhu Yaratığı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  Sakin vadinin orta yerinde, elinde taştan tomak tutan bir dev dikiliyordu. Herifin vücudu uzun ve genişti; yaklaşık üç metre uzunluğundaydı. Vücudundan etrafa metalik bir ışık hüzmesi yayılıyordu. Gözleri taş benzeri başından etrafa keskin bakışlar fırlatıyordu.

 ‘’58.seviye altın boss, Taş Devi Luke!’’

  Matcha kılıcı kavrayıp söylendi: ‘’Patron bu bossa tek başına yeter. Sevgili Duck, patrona dikkat et. İkiniz bu boss için yeterlisiniz.’’

 Sevgili Duck başıyla onayladı: ‘’Tamamdır!’’

 Keng!

 Buz Yağmuru Kılıcı’mı çekmiş ve ileri atılmıştım. Kılıcımın ucunda beliren buz parçacıkları yaratığa ulaşmadan çoktan [Hız]’ı aktif edip, hareket hızımı artırmıştım. Kılıcımı savurduğum gibi yaratığın göğsüne [Keskin Buz Kılıcı]’nı kullanarak saldırdım.

 1829!

……

 ‘’Yok artık…’’ Yaşlı K yumruklarını sıkmış ve şoke olmuştu: ‘’Bizim patronun saldırı puanı ne öyle? Taş Devi’nin 1100 defansı olmasına rağmen tek bir saldırıda o kadar hasar mı aldı yani?’’

 Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Daha önce ekipman puanlarını görmüştüm. Xiao Yao’nun temel saldırı puanı 2164 ve ekipmanları ona %26 artış sağlıyor; bunun yanında [Kılıç Fırtınası] da %10 ekleyince ve Sevgili Duck’un [Cesaret] yeteneği de %6 katınca, asıl saldırısı %42 daha fazla oluyor. Yani genel bağlamda saldırı puanı 3000’in üstüne olması lazım. Sence de 1800 vurması normal değil mi?’’

  Yaşlı K iç çekti. ‘’Vay arkadaş, o nasıl iş öyle… Perili İkiz Savaş Baltası’nı taksam bile ona yetişebileceğimi sanmıyorum…’’

  Yavru Kurt gülümsemeden edememişti. Yaşlı K’nın omzuna dokunarak söylendi: ‘’Yaşlı K, Xiao Yao’yla saldırı konusunda mücadele etmeyi deneme, boşa zamanını harcarsın. Herif SS seviye [Kılıç Fırtınası]’nı yaratmaya gücü yeten biri. Ayrıca, Büyük Kardeş Xiao Yao’nun iki imparator ekipmanı ve birkaç tane de mor ekipmanı var. Ekipman bazında senden en azından iki seviye daha yüksek…’’

 Yaşlı K gülümsedi: ‘’Şans bu ki bizim patronumuz…’’

 “Hahah!”

……

 Taş Devi kükremiş ve taştan yumruğunu bana doğru savurmuştu. Nebula Zırhı’mdan etrafa saçılan kıvılcımlara rağmen boss bana yalnızca 500 vurabilmişti.

  Arkamda duran birkaç büyücü yeteneklerini aktif etmiş ve Taş Devi’nin canı azalmaya başlamıştı. 2 dakika bile geçmeden herif yere yığılıp, öteki dünyayı boylamıştı!

  ‘’Huala…’’

  Şeytan Harekatı’nın ilk altın bossu hayatını yitirmişti, acaba bize neler sunacaktı? Hemen ileri atılıp, bossun cesedini kenara ittim. Ne yazık ki hayal kırıklığına uğraşmıştım; zira %20 olasılığa sahip olan Klan Kurma Tableti düşmemişti. Lakin, yine de bosstan birkaç tane altın ekipman düşmüştü. Partydekiler zar atmış ve ihtiyacım olmadığı için meseleye ben karışmamıştım.

  ‘’Haritayı aramaya devam edin!’’ diye talimat verdim.

 Matcha uzun bacaklarıyla ağaç dallarından birinde otuyurodu. Bir anda havaya fırlamış ve söylenmişti: ‘’Patron, Mor bir boss doğdu!’’

 ‘’Nerede?’’ diye söylendim.

   Matcha’nın gözleri doğuya odaklanmıştı: ‘’Forumda okuduklarıma göre Yeşil Qilin Vadisi’ni sınırında doğmuş. 7 kişilik ufak bir party mücadele etmeye başlamış; lakin neredeyse partynin yarısı öteki dünyayı boylamış. Bir an önce oraya gidip, işi bitirmemiz lazım patron!’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

 Kılıç elimde, ileriye atıldım. Yaşlı K, Dong Cheng Lei, Yavru Kurt ve diğerleri de peşimden geliyordu. Zhan Long’un 20 üyesi Yeşil Qilin Vadisi’nin doğusuna ilerlemeye koyulmuştu ve zaten başından beri bossa çok uzak olmadığızdan, mekana ulaşmamız 3 dakikamızı almıştı!

 Hua!

  Ormandan çıkan devasa yaratık bir anda önümüzdeki boş arazide belirdi. Yaratığın vücudu etrafa kızıl ışık hüzmeleri saçan alevlerle kaplıydı ve her nefes verişinde havaya dumanlar saçılıyordu.

  [Alev Ruhu Yaratığı]  (Mor BOSS)

 Seviye: 58

……

 Bossun yanında her biri %50 cana sahip 5 oyuncu bulunuyordu. Yerde tana iki cesedin 51.seviye bir büyücüye ve 52.seviye bir rahibe ait olduğunu görmüştüm!

 Clang!

  Kılıçlar Alev Ruhu Yaratığı’nın vücuduna iniyor; lakin darbe altında kalan yaratık gitgide sinirlenmey edevam ediyordu. Party başkanı olan 53.seviye kılıç ustasının kaşları çatılmıştı: ‘’Okçu, bossa odaklanıp, [Delen Ok]’u kullanarak sersemlet şunu; yaratığın saldırı puanı çok fazla. Şifacılar canıma odaklansın, ayrı ayrı canımı doldurun yoksa fazla dayanamayacağım!’’

  Lafını bitirir bitirmez Alev Ruhu Yaratığı’ndan iki darbe almıştı!

2198!
1974!

Kılıç ustasının titreyen vücudu yere yığılmış ve herifin gözlerinde çaresiz bir bakış belirmişti.

 ‘’Vay arkadaş, bossun 2 saldırılık kombosu mu var? Patron hayatını kaybetti!’’ Okçu panikleyip, kaçmaya çalışmıştı.

 Clang!

  Alev Ruhu Yaratığı’nın vücudu titremiş ve yaratık ağzını açtığı gibi okçunun kalbine doğru bir alev oku yollamıştı!

 2761!

 ‘’Siktir!’’ 51.seviye savaşçı öfkesini kontrol edemediğinden [Delme] + [Alev Kılıcı]’nı kullanarak bossun başına saldırmış ve yaratığa 1400 hasar vermişti. Saldırısı fena değildi; acnak ne yazık ki sinirlenen boss tarafından çabucak öldürülmüştü.

  İki şifacı da yaşananları şoke olmuş bir vaziyette izliyordu. Ne kaçma şansları vardı, ne de oracıkta dikilmeye devam edebilirlerdi…

……

  İki şifacı da ölünce 7 kişilik partyden ayakta kimse kalmamıştı.

 ‘’Bizim sıramız!’’

 Matcha omuzlarıma vurup, gülümsedi: ‘’Patron, sıkı çalış, tamam mı? Yakında 50.seviyeye ulaşacağım için mor ekipman çıkarsa kuraya katılmak istiyorum…’’

 Başımı öne doğru sallayıp, gülümsedim: ‘’Şifacılar beni takip etsin. Bossun saldırı yöntemlerini inceleyeceğim!’2

 ‘’Tamamdır patron!’’ Sevgili Duck gülümsedi.

  Buz Yağmuru Kılıcı rüzgar edasıyla atılmış ve [Rüzgar Kılıcı]’nı kullanarak yaratığa saldırmıştım; lakin bu esnada kılıcımdan etrafa saçılan kızıl ışık hüzmesi saldırımın ölümcül bir darbe olacağına işaret etmişti!

 3124!

 ‘’Roar!’’

  Alev Ruhu Yaratığı acı dolu bir çığlık atmış ve hemen bana dönüp pençelerini kullanarak 2 saldırılık kombosunu aktif etmişti.

 1071!
 1079!

  Matcha uzaktan bir kahkaha savurdu: ‘’Patronun defansı o ölen kılıç ustasından gerçekten de daha fazla…’’

 Sevgili Duck [Tedavi]’yi kullanarak canımı doldurmuştu: ‘’Patron, devam et!’’

  Şu an için canım 3370’di; bu yüzden yaratıktan fazla çekinmeme gerek yoktu. Elimi savurduğum gibi Buz Yağmuru Kılıcı’mı kullanarak 6.seviye [Kombo]’yu aktif ettim. Çorak Arazi’nin İlahi Kemik Kolyesi’nden gelen ekstra %25 kombo saldırısından sebep, kombom %25 daha fazla vuracaktı!

1128!
1074!
1011!
1035!

……

 Bu saldırıyla birlikte bossun odağı bana dönmüştü. Bu karşımdaki boss benimle aynı seviyede olan mor bir bosstu. Üstelik, üstümde 2 İmparator Ekipman ve 6 Mor Ekipman taşıyordum ki bu ekipmanlar daha önce Ebedi Rüzgar’ın Generali’yle kapışan adamın ekipmanlarıyla uzaktan yakından alakalı değildi! Arkamda yüksek seviyeli şifacılar olduğundan mesele fazla uzamayacaktı.

 4 dakika içinde bossun canı %20’ye düşmüştü. Bir dakikaya kalmadan işi bitirecektik!

 Matcha gülümsedi. ‘’Mor bosslardan Klan Kurma Tableti düime olasığı %40, SS yetenek kitabı düşme olasılığı %2. Heheh, eğer şansız değilsek, bugün klan kurma tableti elde edebiliriz. Merakle bekliyorum, artık başı boş gezen maceraperestler olmak yerine resmi bir klana sahip olabileceğiz!’’

 Yavru Kurt ne diyeceğini bilemiyordu: ‘’Matcha, fazla iyimser olma, işler beklediğimiz gibi gitmeyebilir…’’
 

  Bir anda rahip ayağa kalkmıştı. Hemen geri çekilip, gümüş kalkanıyla bana öfke dolu bir bakış atmıştı: ‘’Siz kimsiniz ve bossumuzu çalma hakkını da nereden buldunuz?’’

  Onun ardından partynin geri kalanı da dirilmişti. Geri çekildikten sonra 20 metreden bize şüpheli bakışlar atmaya koyulmuşlardı.

……

“Peng!”

 Bossu birkaç metre geriye ittikten sonra onlara baktım: ‘’Lütfen yanlış anlamayın, sizin bossunuzu çalıyor falan değiliz. Çaresizce öldüğünüzü gördükten sonra mücadeleye başladık.

  Kılıç ustası söylendi: ‘’Öyle diyorsun da, bu ciddi ciddi bossu çalmış olduğunu anlamına gelmiyor mu?’’

   Ona bir bakış attım---

 İsim: Nazik Dokunuş Sv 52 Gümüş Kılıç Ustası
 Ana Şehir: Ba Huang Şehri
 Klan: Yok

……

 ‘’Nazik Dokunuş!’’ Yaşlı K savaş baltasıyla söylendi: ‘’Party olarak öldüğünüzde bossun %90’dan fazla canı vardı; şimdiyse canı %20’ye düşmüş durumda. Ne istiyorsunuz? Öylece geri çekilip, bossu size mi vereceğiz yani? Zhan Long’un o kadar kolay bir rakip olduğunu mu düşünüyorsunuz?!’

 Nazik Dokunuş bana bir bakış attı: ‘’Hmph, Kaygısız Xiao Yao, Ba Huang’da tanınan bir oyuncusun. Bana bu sorunu nasıl çözeceğini göster bakalım!’’

  Biraz geri çekilip cevapladım: ‘’Yaşlı K, sakin ol! Şuna ne diyorsun Nazik Dokunuş, grubunuzun bu bossu öldürebilecek gücü yok; ancak birer seviye kaybettiniz. Bossu öldürdüğümde, eğer Klan Kurma Tableti düşerse kesinkes biz alacağız. Diğer ekipmanlara gelirsek, ne düşerse düşsün bir tane almanıza izin vereceğim, tamam mı?’’

 Nazik Dokunuş: ‘’Ciddi misin?’’

 ‘’Tabii ki!’’

 ‘’Tamamdır!’’ Nazik Dokunuş gülümsedi: ‘’Daha önce forumlarda gezdiğimde herkes Jian Feng Han’ın ne kadar güvenilmez bir adam olduğunu söylüyordu. Bakalım, bugün en iyi Şifacı Kılıç Ustası Kaygısız Xiao Yao’nun ne kadar güvenili olduğunu göreceğiz!’’

 Gülümsedim: ‘’O zaman gözlerini aç ve iyi izle…’’

……

  Boss mücadelesi sorunsuz devam etmiş ve birkaç saniye içerisinde yaratığın canı oldukça azalmıştı.

 “Swoosh…”

 Diğer partynin büyücü hafifçe öne atılıp, asasını kavramıştı. Dışarıdan, bossun son vuruşunu alıp, TP’yi kazanmak istiyor gibi bir hali vardı.

 Lakin o esnada güzeller güzeli bir gölge büyücünün arkasında belirmişti. Bahsi geçen bu gölge Matcha’dan başkası değildi. Elleriyle kılıcını kavramış ve söylenmişti: ‘’Hareket edeyim deme, yoksa olacaklara karışmam…’’

  Kılıcından etrafa yayılan altın altıgenler kombonun sinyallerinden biriydi!

 Şaşkına dönen Büyücü dişlerini sıkıp, oracıkta dikilmeye devam etmişti.