Açığa çıkmış olabilir miyiz? Ya da başkası bizim işimize burnunu mu sokuyor?
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
82. Bölüm Suikast
Siyah Ayı yatağın üzerine oturmuş halde önünde diz çökmüş olan kadının ona sunduğu keyfin tadını çıkartıyordu.
Oturduğu yatağın altından yüksek bir ‘Bamm’ sesinin geleceğini nasıl tahmin edebilirdi ki?
Siyah Ayı sesi umursamadı ve bir yorumda bulundu, “Yataklarınız hiç sağlam değil.”
Daha sözlerini tam olarak bitirmemişti ki Maven bir anda yatağın latalarından birini kırdı!
Lata daha önceden Maven tarafından çatlatılmıştı. Nazikçe vurduktan sonra yatak bir anda çöktü!
Siyah ayı buna hazırlıksız yakalandığı için geriye doğru devrildi ve kıçının üstüne garip bir şekilde düştü.
Aynı anda Maven yatağın altından yuvarlanarak çıktı ve kendini Siyah Ayı’ya doğru fırlattı.
Şoke olmuş kadının bakışları arasında Maven’in elindeki eğimli hançer çoktan Siyah Ayı’nın boğazına doğru harekete geçmişti bile!
Boğaz Kesme!
“Pff!” Kan her tarafa sıçradı!
Siyah Ayı daha tepki vermeye bile fırsatı olmadan hayatı Maven tarafından sona erdirilmişti!
Büyük miktarda kan kadının suratına da sıçradı.
“Ah!”
Çığlığı boğazında takılı kaldı. Maven Siyah Ayı’nın vücudunu aradıktan sonra, ağır para kesesini arakladı. İçinden bir büyücü altını çıkartarak kadına verdi.
Bütün bunlar yaşanırken yüzünde siyah bir maske vardı.
Kadının tüm vücudu titrerken zorlukla ona uzatılan büyücü altınını aldı.
Maven sonrasında hiçbir şey olmamış gibi yatağın yanında duran havluya rahatça uzandı. Kadına doğru fırlattı.
“Yüzünü sil,” Maven yumuşak kalpli bir şekilde konuştu, “Seni şaşırttığım için üzgünüm.”
Sonra direk olarak 2. katın penceresinden atladı. Tüm vücudu korkudan titreyen kadın, Maven’in arkasından bir an bakakaldıktan sonra direk pencereye koştu.
Maalesef Maven çoktan karanlığın içinde kaybolmuştu bile!
Elindeki büyücü altınını sıkıca kavradı, ne düşünmesi gerektiğini bilmiyordu.
Bir süre sonra, kadının çığlığı yankılanmaya başladı.
…
Maven karanlığın içinde hızla ilerliyordu.
Siyah Ayı sadece ilk hedefti. Diğer ikisini de bu gece halletmeyi planlıyordu.
Şehir merkezinde, küçük bir gölge kalabalığın içerisinde ilerliyordu, gözleri sürekli etrafındaydı.
Oldukça gözü açık bir adam gibi görünüyordu.
Sanki sıkılmışta, biraz yürüyüşe çıkmış gibi görünüyordu ama kesesi sürekli hareket halindeydi, içine paralar eklenmeye devam ediyordu.
Bu herif kesinlikle becerikli bir hırsızdı.
‘Maymun.’
Maven ona hızlıca kaçamak bir bakış attı.
Yaşlı demirci ona hedeflerinin portrelerini de göstermişti, en azından birkaçının, portresi olanlar Siyah Ayı, Maymun ve Geyik adında bir herifti.
Maven bu üçünü, basit bir şekilde kılık değiştirseler bile tanıyabilirdi.
Siyah Ayı’nın zaafı kadınlarsa, Maymun’un zaafı da kaşınan elleriydi.
Bu herif üstün gizlenme yetenekleri olan oldukça sıra dışı bir Hırsız’dı.
Eğer Maven onunla karışık bir alanda savaşırsa ve Gizlenme’sine izin verirse, o zaman Maymun ona birkaç numara çekebilirdi.
‘Ama şu anda, düşmanım açıkta ve ben gölgelerdeyim.’
Bu büyük bir fırsattı.
Maven üzerindekileri değiştirdi ve kemerine birkaç ağır kese astı.
‘Şimdi zengin biri gibi davranma zamanı. Dur bir dakika… Bir soylu olarak, şu etrafımdaki alt tabakadan insanlara göre, ben zaten zengin biriyim!’
Kılık değiştirmesine gerek yoktu, o zaten bu profile tam olarak uyuyordu.
Maven kalabalığın arasına karıştı.
Şehir Merkezi’ndeki tezgahların önleri oldukça kalabalıktı.
Bin Yaprak Ormanı ile alakalı özel şeyler ve her türlü ilginç oyuncak bu tezgahlarda sergilenerek satılıyordu.
Maven küçük bir dükkanın önünde uzun süre oyalandı.
Orada bir sürü insan vardı, Maymun’un harekete geçmesi için rahat bir ortam oluşturuyordu.
Maven gözünün ucuyla o artık aşina olduğu herifin yaklaşmasını izledi.
‘Onu yemlemek çok kolay oldu,’ Maven içinden kıs kıs güldü.
Maymun ona doğru yaklaşıyordu, görünüşte tezgahlardaki aksesuarlara bakar gibiydi.
Maven tereddüt etmedi ve bir anda hızlı bir tempoyla yürümeye başladı.
Uzun adımlar atıyordu, özellikle belindeki kemere asılı iki kesenin göze çarpar bir şekilde sallanmasına olanak sağlamaktaydı.
Maymun anında takibe başladı.
Bu tarz serserilerden hoşlanıyordu. Sadece ufakça çarpıp geçmesi, o keselerle birlikte yoluna devam etmesi için yeterliydi.
Hırsızlar Cemiyeti’nin bir parçası olduğundan beri para sıkıntısı çekmiyordu ama hala pazarda çalıştığı günlerin ona yaşattığı hissi arzulamadan edemiyordu.
Başkalarından bu şekilde çalmanın verdiği hazzı, başka kimse anlayamazdı.
Bu yüzden, beyni onu bu işi bırakması için sayısız defa uyarmasına rağmen, içgüdülerine engel olamıyordu.
Elleri kaşınmaya başladığı zaman, bir şeyler çalmak ona kendini iyi hissettiriyordu.
Bunları düşünürken, ağır para keselerine sahip gençle arasındaki mesafeyi azaltmaktaydı.
Maymun’un gözlerinde Maven, standart bir genç soyluydu. Cebinde biraz parası olan asi bir gençti, koruması yoktu. Muhtemelen evinden gizlice ayrılmıştı.
‘Bu velet ailesinin bakımsız kalesine dönse iyi olacak.’
‘Parasını çaldığım zaman, oğlunu eve erken gönderdiğim için babası bana teşekkür etmeli.’
O sırada, Maymun öne doğru atıldı, Maven’e arkadan hafifçe çarpmak niyetindeydi.
Maven’in aniden başka bir caddeden gelen sesle ilgisinin dağılıp, aniden döneceğini nasıl tahmin edebilirdi ki? Küçük bir sokağa girdi ve yürümeye devam etti.
‘Lanet olsun!’
Maymun’un zihninde bir şimşek çaktı. Bu velet oldukça şanslı, değil mi?
Pek istemese de onu takip etmeye başladı.
O küçük sokakta loş bir ışık yanıyordu karanlık sayılırdı. Maymun aniden bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti.
‘Peki ya ayak sesleri?’
Onun algılaması oldukça iyiydi. Diğer tarafın ayak seslerini mutlaka duyuyor olmalıydı!
O gencin ayak seslerinin değil, silüetinin de ortadan kaybolduğunu fark ettiğinde gözleri genişledi
‘Ne cehenneme gitti bu şimdi?’ Diye düşünürken, ürperdi.
Bir el, gölgelerden çıkarak atıldı ve ağzını kapattı.
‘S*ktir!’ Maymun’un bedeni öne doğru eğildi. Bir hırsız olarak bu elin ne manaya geldiğini doğal olarak biliyordu!
Bir sonraki hamle Boğaz Kesme’ydi!
Verdiği tepki oldukça hızlıydı. Eliyle boğazını kapattı, o soğuk çeliğin boğazını kesmesini engellemek için hazırdı.
Avucunda yakan acıyı hissettiğinde bütün vücudu buz kesti, yine de hala şanslı olduğunu düşünüyordu.
‘İyi ki hızlı tepki gösterdim!’
‘Yoksa çoktan ölmüş olacaktım.’
‘Lanet olası herif bir suikastçı olmalı!’
Ama neyse ki o da katillerin icabına bakmak konusunda tecrübeliydi. Direk olarak gücünü sağ ayağında topladı, saldırganın ivmesini vahşi bir karşı saldırı yaparak kullanmaya hazırdı!
Ne yazık ki Maven, ona bunu yapması için bir şans tanımadı.
Eğer Maven’in elinde daha önceden kullandığı eğimli hançerler olsaydı bu saldırı başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkumdu!
Ama şu anda elinde son derecek keskin olan [Kurt Dişi] vardı!
Gerçek bir Az Bulunur silah!
Maven biraz güç uygulamaya başladığında silahın delici gücü net bir şekilde kendini göstermeye başladı. Eğimli hançer Maymun’un avucunu anında ikiye kesti.
Maymun bu sefer tepki veremeden, hançer çoktan boğazını kesmişti bile!
Vücudundaki güç çekilene kadar sağ ayağıyla Maven’in ayağına basmaya devam etti.
Sadece birazcık daha… Ufacık daha fırsatı olsaydı Maven’in ölümcül saldırısından kurtulabilirdi.
Ama hayatla ölüm arasındaki mücadelede, ufacık bir hız farkı, zamanlama hatası ya da gecikme, yaşamaya devam etmekle ölmek arasındaki farkı belirleyebilirdi.
Maven bir kez daha zaferle ayrılan taraftı.
Ama bu tehlikeli bir zafer olmuştu.
Aslında, soğuk terler döküyordu şu anda.
Maymun’un tepki hızı Siyah Ayı’nınkinden oldukça hızlıydı ve herifin karşı saldırısı oldukça keskindi. Eğer Kurt Dişi o kadar ölümcül bir silah olmasaydı, o suikast girişimi gerçek bir mücadeleye dönüşebilirdi.
Maven onu öldürmek konusunda büyük bir sıkıntı yaşayabilirdi.
Maymun’un ölü bedenini kuytuya sakladıktan sonra Maven kendini yorgun hissediyordu.
‘Hala bir tane daha var.’
Derin bir nefes alıp verdi ve tekrar harekete geçti.
Meşe Kasabası’nın karanlık sokağında, kan kokusu etrafa yayılmaya başlamıştı.
Üçüncü hedefi Geyik’ti.
Markus Hırsızlar Cemiyeti’nin beş üyesinin de birer hayvan kod adı vardı. Patronları Kurt’tu. Diğer üç adam Siyah Ayı, Maymun ve Geyik. O gizemli kadının kod adı ise ‘Kedicik’ti.
Maven satın aldığı bilgide, Siyah Ayı, Maymun ve Geyik hakkındaki şeyler doğru çıkmıştı, yani harcadığı büyücü altını boşa gitmemişti.
O bilgi olmasaydı, Siyah Ayı’yı ve Maymun’u başarıyla öldürmesi çok zor olabilirdi. O ikisi de rütbe 1 sınıf sahibi olarak güçlerinin zirvesindeydiler, sırasıyla seviyeleri Sv 5 Dövüşçü ve Sv 5 Hırsız’dı.
Bunun aynısı Geyik için de geçerliydi. O herifte Sv 5 Dövüşçü’ydü ve alkole çok düşkündü.
Maven bir cüce dövüşçüsüne neden Geyik kod adının verilmiş olabileceği üzerine kafa yormuştu ama düşünerek bir yere varamadı ve boşuna düşündüğünü fark ederek etkili bir şekilde görevini tamamladı.
Maven için bir barmenin kılığına girmek zor değildi. Gece Yürüyenler’in kasasında bir şişe renksiz bir zehir bulmuştu.
Bu şeyin ederi o kadar fazlaydı ki, sadece bir kişiyi öldürecek zehir bile yaklaşık 2 büyücü altını ediyordu.
Maven oldukça kararlı biri olsa da, suikast düzenlemekle zehirlemek arasında karar veremeden uzun süre tereddüt etmek zorunda kaldı.
Sonunda Geyik’in şarabına zehir koymaya karar verdi. Bir cüce dövüşçünün yaşam gücü oldukça fazlaydı sonuçta. Boğaz Kesme’si o cüceyi direk olarak öldürmeyebilirdi. Eğer bir hata yaparsa, iki tarafta bir karmaşanın içine sürüklenirdi ve Maven’in sınıfı Geyik’in sınıfına karşı biraz dezavantajlı kalıyordu. Cüce Dövüşçülerin savunması çok güçlüydü, bu yüzden korucular onlara yaklaşmak konusunda çok zorluk yaşayabiliyorlardı.
Geyik’i öldürdükten sonra Maven rahat bir nefes aldı.
Çetenin geri kalan iki üyesinin peşine düşmeden önce dinlenmeye niyetliydi.
Diğer ikisi çok gizemli kişilerdi ve Sean’da bile portreleri yoktu. Bu kısım görevin en zor kısmıydı.
Ama tavernadan ayrılıp, boş bir caddeye vardığında, aniden tüyleri diken diken oldu, bir öldürme arzusu patlaması hissetti!
“Woosh!” Bir ok arkasından ona doğru uçuyordu!
Maven aniden şaşkına döndü ve oktan ucu ucuna kaçındı.
Birisi onu öldürmeye çalışıyordu!
Kim?
Eğimli ikiz hançerler kınlarından çıkmışlardı ve Maven düşmanıyla yüzleşmek için hızlıca arkasını döndü.
Magnec