Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

81. Bölüm Düşmanları Birer Birer Ortadan Kaldırmak

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

İşletme bölgesi geceleri bile oldukça aktifti.

Bir genç Siyah Ejderha Taverna’sının arka kapısından gizemli bir şekilde ayrıldı.

Yakındaki gölgelerde, Maven sessizce bekliyordu.

“İşte bu aradığın bilgi.” Genç biraz gergin ve korkmuş görünmekteydi ama yine de o kapıdan gizlice çıkmış ve yürüyerek Maven’in yanına kadar gelip ona bir şeyi teslim etmişti.

Maven hızlıca bu işin içinde bir sahtekarlık var mı diye kontrol etti. Sonrasında direk olarak gence bir büyücü altını fırlattı.

Gencin gözlerinde bir açgözlülük belirdi.

Aceleyle büyücü altınını havada yakaladı ve ısırdı ve sonrasında garip bir şekilde botlarından birinin içine sakladı.

“Eğer bu bilgiyle alakalı bir sıkıntı varsa bu işin nasıl sonuçlanacağını biliyorsun değil mi?” Maven duygusuz bir tonla konuşuyordu.

“Yemin ederim kesinlikle bir problem çıkmayacak! O herifler sık sık bizim yerimizde toplanırlar, patronumuzun onlarla çalıştığını bile düşünüyorum.”

Genç fısıldayarak konuşmaya devam etti, “Her durumda, iki gün içinde istifa edeceğim. Bu bilgi kesinlikle doğru.”

“Ayrıca, sen bunun tek alıcısı değilsin. O heriflerin arkasındaki ödül avcılarının sayısı hiçte az değil.”

“Ama onlar çok kurnazlar. Sana sadece bilginin doğruluğunu garanti edebilirim, başarılı olacağını garanti edemem.”

Maven onayladı. Aniden gence doğru hareket etti.

Acınası barmen zamanında karşılık veremedi ve Maven hançerinin sapıyla gencin ensesine vurdu.

Genç bayıldı.

“Çok üzgünüm. Sana güvenmediğimden değil ama bu bilginin doğruluğunu teyit etmeliyim. Bu süre zarfında uyumak zorundasın, üzgünüm.” Maven hafifçe konuştu.

Gecenin örtüsünün altında, Maven barmenin bedenini gölgelerin arasına taşıdı.

…

Durum her ne olursa olsun, bilgi işin anahtarıydı.

Özellikle de iş suikaste gelince.

Markus’un Hırsızlar Cemiyeti’nin karargahı Vahşi Tepe’deydi. Maven onların gizli karargahına giden yolu bulamayabilirdi.

İnsanların her türlü ihtiyacı vardı ve Markus’un Hırsızlar Cemiyeti’nin üyeleri de buna istisna değillerdi. Kılık değiştirerek Meşe Kasabası’na sık sık geliyorlardı. Buradaki güvenlik ve disiplin oldukça gevşekti, rahat bir şekilde kılık değiştirerek kasabaya girseler bile, onların kasabada olduğu haberleri hızlı bir şekilde yayılabiliyordu.

Örneğin, Maven kasabaya yeni gelmiş bir yabancıydı ama o barmenden aradığı ‘bilgi’yi alabilmişti.

Bu tamamen sağduyuya aykırı bir durumdu.

Bilgilendirme işinde olan insanlar genellikle oldukça dikkatli olurlardı.

‘Bu bilgi gerçek olabilir. Eğer sahteyse, onların peşinde olan ödül avcıları o barmeni çoktan öldürmüş olurlardı.’

‘Ama başka bir ihtimal daha var. O ödül avcılarının geri dönmemiş olma ihtimali.’

‘Belki de çoktan ölmüşlerdir.’

Maven hızlıca düşünüyordu.

O barmen bilgiyi iki tarafa da satıyor olabilirdi. Markus’un Hırsızlar Cemiyeti’ne ihanet ediyor gibi görünerek bilgiyi ödül avcılarına veriyordu ama belki de işin aslında o Hırsızlar Cemiyeti için çalışıyor olabilirdi.

Sonuç ne olursa olsun Maven, bu riski göze alarak barmenin onun varlığından diğerlerine haber verme riskini göze alamazdı.

Gece Yürüyenler organizasyonuna ait küçük bir depoya girdikten sonra Maven operasyonunu planlamaya başladı.

Yaşlı demircinin adı Sean’dı. Gece Yürüyenlerin eski lideriydi. Ciddi bir sakatlık geçirmişti ve Meşe Kasabasında inzivaya çekilmiş bir şekilde yaşıyordu.

Yaşlı Sean oldukça cömertti. Maven, Meşe Kasabası’nın içindeki Gece Yürüyenlere ait birçok kaynağı, bu test süreci içerisinde kullanabilecekti.

Örneğin, o yaşlı adamın evi, Maven oradan istediği ya da ihtiyacı olan her şeyi alabilirdi.

Zehir, uyuşturucu, halüsinojenler… Bu tarz bir sürü şey vardı.

Maven kararlı bir kişiydi ve başarıya susamıştı. Aynı zamanda gerçekçiydi de. Neden birini zehirleyebilecekken, saldırmaya kalkışsındı ki?

Yaşlı Sean ona bir hafta vermişti ama Maven o kadar uzun zamana yaymayı düşünmüyordu.

Çünkü hızlı bir şekilde Gece Yürüyen’e ilerleyip Üç Halka Kuleler’e iki hafta içerisinde dönüp Kutsal Kase Savaşı’na katılması gerekiyordu!

Bu yüzden hızlanmalıydı.

...

Markus’un Hırsızlar Cemiyeti beş kişiden oluşuyordu. Dört erkek ve bir kadın, hepsi oldukça vahşiydiler. Patronları Kurt olarak biliniyordu ve diğerlerinin de birer kod adları vardı.

Çoğunlukla geçimlerini çeşitli şehirlerden Batı Çölü’ndeki Altın Ülke’ye giden malları gasp ederek sağlıyorlardı. Meşe Kasabası’da çöl süvarilerini atlatmak için iyi bir yerdi.

Maven’in satın aldığı bilgiye göre, en azından üç tanesi bu gece Meşe Kasabası’ndaydılar.

Ve şans eseri o üçünün de birer zaafı vardı!

‘Muhtemelen yakın zamanda bir voli vurdular ve burada da ele geçirdiklerini ezmek için bulunuyorlar.’

‘Bu oldukça uygun. Onların teker teker icaplarına bakmalıyım.’ Maven durumu analiz etmeye devam ediyordu.

Yüzüne bir maske taktı ve üzerine rastgele birkaç kıyafet geçirdikten sonra depodan ayrıldı.

…

Oriole Caddesini takip ediyordu.

(Yazar Notu: Hikayenin bir sonraki bölümü ‘CleanNet’ ilkeleri dolayısıyla neredeyse tamamen sansüre uğradı. Yaşananların bir özetini okuyacaksınız.)

Maven gizlice bir avluya sızdı ve Siyah Ayı’nın metreslerini buldu. Onlara biraz para verdikten sonra yatağın altına saklandı.

Maven içten içe kıs kıs gülüyordu, yatağın altına girdikten sonra dışarıyı görebileceği küçük bir çatlak açmıştı ve orada bir süre beklemişti. Siyah Ayı’nın yatağa rahatça uzandıktan sonra gevşediğini ve diz çökmüş olan kadının ona enerji yüklemeye çalıştığını görebiliyordu.

Bu karşısına çıkabilecek en iyi fırsattı!

Maven eğimli hançerlerini ellerine aldı ve harekete geçti!

 

Çevirmen notu
Arkadaşlar birkaç farklı kaynaktan bu bölümün orijinalini bulabilir miyim diye kontrol ettim ama maalesef hepsi buradaki gibiydi ve bölümün sansürlenmemiş kısmına ulaşamadım üzgünüm. Olur da denk gelirseniz bana ulaştırın bir şekilde ben de gerekli düzenlemeleri yaparım. Keyifli okumalar.