Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

5. Bölüm Mastermind

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

Seviye 3!

Bu biraz sıkıntı yaratacaktı.

Ama sıkıntı yaşayacak olan kişinin Maven olduğu göz önüne alındığında bu sadece küçük bir sıkıntı yaşaması muhtemel demekti. Geriye sadece tek bir adam kaldığı için kendini baskı altında bile hissetmemişti Maven.

Elinde büyük bıçak bulunan gangsterin, gücü ve çevikliği kötü olmadığına göre, bu adam muhtemelen bir [Çete Dövüşçüsü]’ydü. Bu rütbe 1 sınıf, Dövüşçü sınıfının bir alt sınıfıydı ve ortalama bir bünyeye sahip saldırı gücü odaklı bir sınıftı.

Maven hızlıca bilgi penceresine göz gezdirdi. Akron Çetesi üyelerini öldürdükten sonra 59 TP kazanmıştı. Seviye 2 Korucu olabilmesi için 50 TP’ye ihtiyacı vardı.

Hızlıca 50 TP’yi Korucu sınıfına verdi ve sıcak bir his tüm vücuduna yayıldı. Seviye 2 Korucu olmuştu.

Seviye atlamasını takiben, YP’si 13 arttı ve total olarak 50 YP’ye sahip oldu. Yetenek puanları 24’e yükseldi, bu arada özellik puanlarında bir değişiklik olmadı. O değerli özellik puanlarına sadece iki seviyede bir tane olmak üzere sahip olunabiliyordu.

24 yetenek puanının 4 tanesini [Gizlenme]’ye harcadıktan sonra diğerlerini daha sonra kullanmak üzere saklamaya karar verdi.

Çete Dövüşçüsü ağır yarma darbesini kullanırken ona doğru atılmıştı!

Maven’i ikiye bölmek istiyordu! 

Maven sakin bir şekilde beklemeye devam ederek, yumuşak bir şekilde yana doğru adım attı ve kendini ağacın arkasına geçirdi.

Bam!

Kafasını çevirmesiyle birlikte, gangster tekrardan Maven’i hedef aldı! Maven geriye doğru sıçradı ve gangsterin bıçağı ağaca vurdu. Darbenin etkisiyle ağaç kabukları etrafa saçıldı.

“Benim için öl!” Adam yüzünde sinsi bir bakışla bağırdı. Zorla da olsa büyük bıçağını ağacın kabuğundan kurtardı. Kim tahmin ederdi ki, adam bıçağını saplandığı yerden kurtarmak için geriye doğru çekerken tam kurtardığı sırada Maven’in ona doğru atılıp adamın göğsüne omuzuyla bindireceğini?

Çete Dövüşçüsü tamamen hazırlıksız yakalanmıştı ve bu da geriye doğru sendelemesine neden oldu, geriye doğru dengesini sağlamak için birkaç adım atarken adam neredeyse elindeki büyük bıçağı düşürecekti.

‘Şimdi!’

Bu şekilde hızla gelişen ve hızlı bir şekilde yaşanan olaylarda bile Maven, bütün savaşla ilgili gidişatı okuyabiliyor ve ona göre karar verebiliyordu. Bu onun tecrübelerinin sonucu geliştirdiği savaş içgüdüleri sayesinde mümkün oluyordu.

Soğuk bir parlamayla birlikte kavisli hançer adamın beline doğru savruldu.

Bir an sonra Maven’in sağ eline keskin bir acı yayıldı. Adamın yüzünde şeytani bir gülümseme vardı ve Maven’in bileğini iki eliyle yakalamıştı.

“Beni incitebileceğini mi düşündün, s*kik?”

Maven sessiz kaldı, acıyı ve sürekli güncellenen savaş raporlarını görmezden geldi.

[Basit Saldırı başarısız, sağ bilek ele geçirildi. Direnç Kontrolü…]

[Gücün baskılandı. Elini kurtaramıyorsun.]

Çete Dövüşçüsü kendi ile gurur duyarken Maven’in sol eli aynı soğuk kanlı bir kobra gibi adamın boğazına kenetlendi.

Sol elinde de bir hançer vardı. Bu hançer ilk öldürdüğü Hırsızın artık ihtiyacı olmayacak olan silahıydı.

“Eh?”

Maven adamın boğazını acımasızca keserken adamın acınası çığlığı bölgeyi kapladı. Çete Dövüşçüsünün Maven’in sağ bileğindeki kavrayışı gevşedi ve hemen sonra adam yere düştü. Adamın kesik boğazından akan sıcak kan toprağı suluyordu, kısa süre kıvranan adam sonunda can verdi.

Maven düşünürken acıyan bileğini ovdu, “Bu dövüşçü en azından 16 güç puanına sahip olmalı. Dövüş tecrübesinin kısıtlı olması yazık olmuş. Eski ‘Gecenin Hakimi’nin elinde ölmesi kesinlikle adaletsiz bir durum.”

Adamın üzerini aradığında, onun biraz varlıklı olduğunu gördü. Üzerinden 29 gümüş çıkmıştı. Diğer başka şeyler de vardı ama pek değerli değillerdi.

Maven’in bu Akron Çetesi üyelerinin onu neden öldürmek istediklerini öğrenememesi tamamen bir kayıptı.

Bu meteliksiz soylunun hayatını zorlaştırmayı bir çete neden isterdi ki?

Pek mantıklı değildi.

Bir soyluyu öldürmek ciddi bir suçtu ve eğer ortaya çıkarsa Akron Çetesinin sonu kesinlikle gelirdi.

Ve durum böyleyken, bir kazancı olmadan onu öldürmeye çalışmak kesinlikle alınan riske değmiyordu.

Beş cesedin icabına hızlıca baktıktan sonra, Maven kendini yengeç avlayacak modda hissetmiyordu. Onun icabına bakılmasını kimin istediğini öğrenmek için Nehir Kıyısı Şehri’ne dönmek üzere hazırlanmaya başladı.

O arada, ruhuna bağlı olan görevde bazı değişiklikler olduğunu fark etti.

[Çam Fıstığı Nehri’nde olan kovalamaca senin bir şeylerin garip olduğunu anlamanı sağladı. Birisi seni öldürmek istiyor ve muhtemelen yine garip bir şekilde senin bölgende ortaya çıkan gnolllerle alakası var. Nehir Kıyısı Şehri hem iyi hem kötü insanlarla dolu, bu işin arkasındaki beyin her kimse, bölgeni kaybetmiş olsan bile seni ortadan kaldırmak istiyor, ortaya çıkacağı günü bekle.]

Bu sırada ana görevin yanında bir de yan görev ortaya çıkmıştı [Mastermind], bu görev Maven’e bu işin arkasındaki beyin olan kişiyi bulmasını söylüyordu. 

Bu yan görevin ödülleri de fena sayılmazdı, 100 Genel TP. Maven bu görev olmasaydı da bu işin arkasında ne ya da kim olduğunu bulmak isterdi, 100 TP kesinlikle tatlı bir bonus olmuştu onun için.

…

Şehre dönerken dolambaçlı bir yol izledi, Akron Çetesinin başka üyelerinin de peşinde olabileceği ihtimaline karşı güvenli ve ıssız bir yol seçmeye dikkat etti.

Yürüyüşü sırasında savaş raporlarına göz atmıştı. Geçmişe dönük raporları kontrol etmek iyi bir alışkanlıktı, kazandıklarını ve kaybettiklerini inceleyerek herhangi bir problem olup olmadığını görebiliyordu. Bunu yaparak, kişinin savaş güdülerini geliştirmesi kesinlikle mümkündü.

Ama savaş raporlarında beklemediği bir şeyle karşılaştı,

[Hayalet Suikastçi’nin sınıf yeteneği olan [Gölge Adımlar]’ı, standart bir teknik hareket olarak %98 benzerlik ile tekrar tekrar kullanman sonucu, bu teknik hareket 500 Savaş TP karşılığında kendi kişisel yeteneğine dönüşebilir.]

[Hayalet Suikastçi’nin sınıf yeteneği olan [Boğaz Kesme]’yi, standart bir teknik hareket olarak %95 benzerlik ile tekrar tekrar kullanman sonucu, bu teknik hareket 1000 Savaş TP karşılığında kendi kişisel yeteneğine dönüşebilir.]

[Başka bir sınıfın teknik hareketlerini tekrar tekrar kullanman sonucu, o alana olan yatkınlığın arttı. [Uzmanlık: 9/100]]

…

‘Başka bir sınıfın teknik hareketlerini kullanarak onları kendi kişisel yeteneklerime dönüştürebilir miyim?’

Maven’in yüzünde şaşkın bir ifade vardı, kesinlikle bundan hiç haberi yoktu.

Ama kısa sürede fark etti ki bu hiç kolay bir iş değildi. O savaş raporunun da belirttiği gibi belli bir benzerlik oranını yakalamak şartıyla o hareketi ‘standart bir hareket’ olarak tekrar tekrar kullanması gerekiyordu. Üstüne üstük Savaş TP’lerini de kişisel yeteneğe çevirmek için kullanmalıydı. Kişisel yetenekler, yetenek puanlarıyla seviye atlatılamıyordu, sadece onları tekrar tekrar kullanarak yavaş yavaş geliştirmek mümkündü. 

Maven ayrıca, bir sınıfın yeteneğini orijinaline ne kadar yakın bir benzerlikle uygularsa, dönüşüm için gereken TP’nin o kadar az olacağını da fark etmişti. [Boğaz Kesme] ve [Gölge Adımlar], [Hayalet Suikastçi]’nin alametifarika yetenekleriydi, ama dönüştürmek için gereken TP gece ve gündüz kadar farklıydı.

“500 Savaş TP…”

Açıkça söylemek gerekirse, Maven bu durumdan ötürü heyecanlanmıştı ama içinde bir parça da burukluk vardı. Savaş TP kazanmak çok zordu ve en üst düzeydeki TP türüydü. Eğer Savaş TP’lerini bu şekilde kullanırsa kesinlikle seviye atlama süresi uzayacaktı.

Şu anda problem çözülebilmekten çok uzaktı, Maven’in elinde kullanabileceği 39 Savaş TP vardı, gereken TP olan 500e ulaşması için uzun bir yolu vardı.

Savaş kaydının son satırını düşünüyordu, diğer sınıfların yeteneklerini tekrar tekrar kullanması sonucu ortaya çıkan bir uzmanlık hakkında hiç bir şey duymamıştı.

Kişisel uzmanlıklar üç çeşide ayrılıyordu; Doğal, Eğitimle Kazanılan, Yetenek Uyanışıyla Kazanılan. Maven’in şu andaki bedeninin bir çöp olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Doğal bir şekilde uzmanlığa sahip olmak mümkün değildi, sadece Eğitimle Kazanılabilirdi.

Son tür olarak Yetenek Uyanışıyla Kazanılan beceriler çok nadirdi. Maven buna neredeyse hiç güvenmiyordu, örneğin ırkı olarak İnsan/? olarak belirtilmişti, başka bir ırka ait kan bağı olduğunu gösteriyordu ama çok zayıftı.

Her durumda bir uzmanlığa sahip olmak iyi bir şeydi. Uzmanlıklar, maceracılara özellik puanlarından ve yeteneklerden ayrı olarak ekstra faydalar sağlıyorlardı.

Şu anda saat gece yarısını geçmişti. Nehir Kıyısı Şehri’nde sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu. Şehir kapılarının kapanması gece yarısını buluyordu ve gece yarısından sonra ise sokakta bulunmak yasaktı. Kapı kapandıktan sonra şehirde dolanmanın farklı manalara geldiği kabul ediliyordu.

Maven, Gecenin Hakimi olduğu zamanlarda, şehir duvarlarını aşmak için [Duvar Tırmanışı] ve bazı büyülü eşyaları kullanarak bu işi kolaylıkla halledebiliyordu. Ama şu anda sadece duvarlardaki çatlakları kullanarak tırmanabilirdi.

Nehir Kıyısı Şehri gibi şehirlerin etraflarında can sıkacak düzeyde güçlü yaratıklar bulunmazlardı. Böyle şehirlerin duvarlarında zemin kayması sonucu ya da zaman içerisinde diğer doğal yollarla oluşmuş çatlaklar bulunurdu ve Maven şu anda öyle bir alan bulmak için dikkatlice şehir duvarlarını inceliyordu. Sonunda aradığı yeri bulduğundaysa bu çelimsiz yapısıyla zorlukla tırmanabildi.

Şehre girdikten sonra şehir muhafızlarına karşı dikkatli olmalıydı, o heriflerin dikkatini çekmek onun için hiçte iyi olmazdı. Gece yarısı devriyesinde oldukları için mağrur bir edayla dolaşırlardı ve onlara yakalanmasının sonuçları korkunç olabilirdi. Yakalanması halinde iş direnmeye varırsa, bu muhafızlar en azından seviye 2 olmalıydılar, liderleri ise seviye 3. Sınıfını daha yeni elde etmiş yeni yetme Maven’in başa çıkabileceğinden çok daha güçlüydüler.

Ana caddeden uzak durup, arka sokakların karanlığında ilerlemeye devam ederek, hem devriye gezen muhafızları hem de şehrin içindeki bilinmeyen tehlikelerden kendini sakınmayı başardı. Ancak Güçlü Aygır Han’ının arka kapısından içeri süzülmek üzereyken etrafta gezinen gölgeyi fark etti.

‘Orada biri mi var?’ Maven meraklanmıştı ve bu çok sık olan bir şey değildi. Güçlü Aygır Hanı’nın patronunun arkasında ciddi manada güçlü biri vardı ve bu hanın etrafında kimse kötü davranmaya cesaret edemezdi.

Sakin bir şekilde gölgelerde kalmaya dikkat ederek ön kapının olduğu yerden geçtiğinde beklediği gibi iki tane nöbetçinin gizlenmiş olduğunu gördü. Ama bu nöbetçilere pek yetenekli sayılmazlardı, ikisinin de Hırsız olmasına rağmen, sadece bazı yaygın gizlenme teknikleri kullanıyorlardı. Maven’in gözleri için kullandıkları tekniklerin bir çok açığı vardı.

Son bir kontrolden sonra hanın içinde sadece üç tane Hırsızın olduğunu kesinleştirdi. İki tanesi ön kapıda, bir tanesi de arka kapıda.

Hepsinin manşetlerinde kanlı hançer işareti vardı. İşlemeler her ne kadar göze çarpacak kadar büyük olmasa da, Maven o işlemeleri görebilmişti.  

Daha bir saat önce o işlemelere sahip başkalarıyla karşılaşmıştı.

‘Akron Nehir Çetesi.’

‘S*ktir, beni öldürmeye çalışıyorsunuz, bir de üstüne kız kardeş Anna’nın mı peşindesiniz?’

Maven’in kalbi yanıyordu. Kavisli hançerini sıkıca kavradı ve [Gizlenme]’yi kullandı, yavaşça arka kapıyı gözleyen Hırsıza doğru yaklaşmaya başladı.

 

Çevirmen notu
Arkadaşlar ilk bölümün girişinde de bahsettiğim üzere, Gece Korucusu, PTO bittikten sonra devam edecek bir seri, benim bir sonraki çeviri projem. Ufak bir teaser olarak düşünün bu 5 bölümü (:

Şimdiden yerinizi ayırtın buralarda, daha sonra çok değerlenecek buralar (: