Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

18. Bölüm Başsız Kız

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

Şanslı!

Daha ilk odada bir sandık vardı.

Sandık eski görünmesine rağmen, içindeki şeyler zamanın geçmesiyle işlevlerini nadiren kaybederlerdi.

Maven öne doğru eğildi ve nazikçe tahta sandığı sarstı.

[Tuzak Etkisizleştirme] ve [Kilit Kırma] gibi konuyla alakalı iki beceride hiç puanı yoktu, bu yüzden her şeyi deneyimlerine dayanarak yapmak zorundaydı.

Tuzak Etkisizleştirme bir Korucu becerisiydi. Takım savaşlarında çok işe yarıyordu, özellikle de zindanlarda. Ama Maven o yolda yürümeyi planlamıyordu, çünkü o alan değerli beceri puanlarının israf olmasına neden olacaktı ve o kadar da faydalı değildi. Korucular ve Hırsızlar birbirleriyle bağlantılı sınıflardı, yine de Hırsız’ın Kilit Kırma becerisi bir Korucu için çapraz beceri sayılıyordu ve yeteneği öğrenmek için bir Hırsız’ın harcadığının iki katı beceri puanı harcamak gerekiyordu. Maven buna değmeyeceğini düşünüyordu.

Hazine sandıklarındaki kilitleri açmak için düşük seviye kilit açma parşömenlerini kullanabilirdi. Eğer bu sıkıntıyı para harcayarak çözebiliyorsa neden beceri puanı harcasın ki?

Tahta sandığın içinden hafif bir ses geldi. Maven kulağını sandığa iyice dayadı ve dinledi.

‘Bir tuzak olmamalı. Sadece basit bir kilit.’

Bakır kilidi açmak için sıradan kilit açma parşömenini yırttı.

Yine de bir önlem olarak, yanında taşıdığı sopa yardımıyla tahta sandığın kapağını kaldırdı.

Wooosh!

Bir dart kapak açılır açılmaz içinden fırladı ve karşısındaki duvara saplandı.

Maven kaşlarını çattı.

Kendi yargısı şaşırtıcı bir şekilde onu yanıltmıştı. [Dinleme] olmadan sadece kendi doğal işitme duyusuna güvenebilirdi, bu da küçük kurnaz tuzakları bulmasını oldukça zorlaştırıyordu.

Şanslıydı ki, sandığın kapağını açmadan önce yeterince tedbirli davranmıştı.

Duvara saplanmış halde duran darta bakmak için ona doğru ilerledi.

Dartın ucu koyu yeşildi, apaçık bir şekilde zehre batırılmıştı. Ne çeşit bir dart olduğunu fark etti. Doğu daki adalardan gelen özel Ninja sınıfı bu türde dartlara sahipti ve bu silahları kişisel imzaları olarak kullanıyorlardı.

‘Görünüşe göre bu hazine sandığı bir Ninja’dan geliyor.’

Maven hazine sandığının içinde olan tek şeyi aldı, ince bir kitap. Kitabın üzerinde ortak dilde yazılmış olan birkaç kelime vardı.

-- Gizli Silahlara Giriş --

‘Bir beceri kitabı! Daha da önemlisi bir Ninja beceri kitabı!’

Maven gözlerini birkaç kere kırptı. Bir beceri kitabı… Bir tanesini bulmak tamamen şans işiydi, özel olarak beceri kitabı bulmaya çalışmak anlamsızdı. Bir önceki hayatında Gecenin Hakimi olarak birkaç Ninja ile savaşmıştı.

O oyuncular onun karşısında mağlup olsalar bile, kullandıkları sayısız gizli silah Maven’in üzerinde derin bir etki bırakmıştı.

Gizli Silahlara Giriş kitabını kullandıktan sonra, kullanıcı 1 ila 3 arası acemi gizli silahları kullanmayı öğreniyordu.

Bu beceri kitabını kullanmak sadece kullanıcının istatistiklerini etkiliyordu, sınıf gerekliliği yoktu.

Örneğin bir Vahşi Savaşçı, [Yanan Eller] beceri kitabını alırsa, büyü yapma temeline ve yeterli zekaya sahip olduğu taktirde, o büyüyü öğrenebilirdi. Tabi ki herkes biliyordu ki bir Vahşi Savaşçı’nın büyü yapabilmesinin ve büyü yapmanın temelini bilmesinin hiç bir yolu yoktu.

Gizli silahları kullanmayı öğrenmek için, yüksek çeviklik gerekliliği vardı. Kişinin vücudunun her bölgesini kontrol edebilme gücü olması gerekliydi. Sıradan bir insan kısa süre içerisinde bu beceride ustalaşmayı oldukça zor bulabilirdi.

Ama bu Maven için bir problem değildi.

Vücudu üzerindeki kontrolü, gizli silahları kullanmayı zaman harcamadan öğrenecek kadar net ve sağlamdı.

Sandığın içinde başka bir şey yoktu ve Maven dikkatlice o değerli beceri kitabını kaldırdı.

Bir kez daha Gizlenme’yi kullandı ve odadan ayrıldı.

Ama aniden, gözünün ucuyla arkasından geçen beyaz zayıf bir gölgeyi bir an için gördü.

Ne oluyor lan!

Maven korkmuştu. Arkasına ve etrafına baktı ama orası tamamen boştu, hiçbir şey yoktu.

‘Sadece benim hayal gücüm mü?’

Maven’in yüzü çok ciddi bir hal aldı.

Savaş kayıtlarına ve istatistik penceresine bir kez daha göz attı ama hiçbir şey yoktu.

Hava çoktan kararmıştı ve ay ışığı o yoğun sisin arasından sızabiliyor gibi hissettirmiyordu.

Karanlıkta görüşe sahip değildi, yani şu an için görme kabiliyeti oldukça kısıtlıydı. Ama aynı şey o kızıl köleler için de geçerliydi. Odalarda bulunan mumlar Maven’in onlara temiz bir şekilde suikastta bulunmasını kolaylaştırıyordu.

Peki ya o beyaz gölge… O da neydi?

Maven biraz gergindi. Böyle bir şey daha önce başına hiç gelmemişti.

Burası garip bir yerdi. İşini bir an önce bitirip buradan ayrılması gerekiyor gibi görünüyordu.

Maven kendine her an tetikte olması gerektiğini hatırlattı ve ikinci odanın kapısına vardı.

İçerisi zifiri karanlıktı, yani içeride kızıl köle olmaması gerekiyordu.

Kapıyı açtı ve içeri girdi.

…

Üç koridorda totalde 18 oda ve 10 kızıl köle vardı.

Maven’in bu odaları temizlemesi yaklaşık olarak 2 saatini almıştı.

Hasat olarak 90 savaş TP ve 6 hazine sandığı topladı. O 6 hazine sandığından sadece bir tanesinde büyülü kilit vardı, diğerleri sıradan kilitlerle korunuyordu.

O gizli kitaptan başka, geri kalan 4 sandığın içinden bir kese altın külçe, bir kolye, bir şişe bilinmeyen bir ilaç ve Kızıl Manastır’ın geçmişi hakkında el yazısıyla yazılmış antik bir kitap çıktı.

Maven daha öncesinde o kitabı bulmuştu. Bu kitap ortalama ve sıkıcı bir kitap gibi görünse de aslında Kızıl Manastır hakkında büyük bir sırrı içinde barındırıyordu.

Ama bu sırrı ve uyuyan liçi keşfetmek için belli seviyede bir güce sahip olmak gerekliydi. Maven dikkatlice kitabı ortadan kaldırdı.

Bulduğu altın külçelerin saflığı baya yüksekti ve şehirde ciddi miktarda paraya çevrilebilirlerdi. İş paraya geldiği zaman, elinde ne kadar çok varsa o kadar iyiydi.

O şişe ilaç ta aynı mavi mücevher gibiydi, ikisinin de değerlendirilmeye ihtiyacı vardı. Maven bir eczacı değildi yani doğal olarak o ilacı değerlendiremezdi.

Hemen ona yarar sağlayarak kullanabileceği tek şey o kolyeydi,

[Ayın İzi (Kolye)]

Kalite : Az Bulunur

Etki : Ay ışığı altında görüş alanı +50

Faniya’nın görüşü yoluna rehber olsun.

Gereklilik : 14 Zeka

…

Faniya ay ilahı’nın* adıydı.

Maven 14 zeka koşulunu yerine getiriyordu bu yüzden tereddüt etmeden direk olarak kolyeyi taktı

[Ayın İzi’ni taktın…]

[Ay ışığı görüşü +50...]

Maven’in gözlerinde iki parlak ay ışığı beneği parladı. Maven artık loş ay ışığı altında her şeyi net bir şekilde görebiliyordu.

Bu, az önce bulup taktığı kolyenin 50 ay ışığı görüşünün ekstra etkisiydi.

Bir çok çeşit görüş tipi vardı. En yaygın olanı, normal tipte olan güneş ışığı görüşüydü. Maven insan ırkına mensup olduğu için oldukça ortalama bir güneş ışığı görüşüne sahipti, güneş ışığı görüşü 100 puandı.

Bu, bölge düz olduğu ve yeterince güneş ışığı aldığı sürece, Maven 1000 metre içindeki yaşayan canlıların aşağı yukarı insan ya da hayvan olup olmadığını ayırabileceği manasına geliyordu.

Korucuların [Uzun Mesafe Görüş] adında daha güçlü bir yetenekleri vardı, bu beceri bir insanın limitlerinin ötesini, çok daha uzak mesafeleri görebilmesini sağlıyordu.

Ama o beceri sadece güneş ışığı altında geçerliydi.

Güneş ışığı görüşünün karşıtları karanlık görüşü ve ay ışığı görüşüydü, ortalama insansı ırkların bu alanda hiç bonusları yoktu. İnsanoğlunun ayışığı altında görüşü 10, karanlıkta görüşü de acınası bir şekilde yaklaşık olarak 1’di. Görüşü bozuk olanlar için bu sayı 0 bile olabiliyordu.

Ay ışığı görüşünün kullanımı oldukça kısıtlıydı ama etrafta ay ışığı olduğu taktirde etkisini gösteriyordu.

Kısacası Maven, bulmuş olduğu bu az bulunur kolyenin ona kattıklarından memnundu.

En azından şu anda ay ışığı altında ilerlemek öncesine göre çok daha kolaydı.

…

Maven’in önünde büyülü kilide sahip olan son hazine sandığı vardı.

Bu sandık biraz problemliydi. Çoktan 2 tane büyülü kilit açma parşömeni kullanmıştı ama ikisi de başarısız olmuşlardı.

Bir kilit açma parşömenini kullanarak kilit açmaya çalışmanın belli bir başarısız olma şansı vardı. Böyle durumlar genelde kilidin üzerinde efsunun gücünü gösteriyordu.

Elinde hala 2 tane daha büyülü kilit açma parşömeni vardı ama esas sıkıntı bir büyülü kilide en fazla 3 kere parşömen kullanılabiliyordu.

Eğer üçüncü deneme de başarısız olursa, kilit parşömenin etkilerine karşı bağışıklı hale geliyordu.

Maven’i bir baş ağrısı sardı.

Şansına bahis oynamalı mıydı? Ya da sandığı yanına alıp geri döndüğünde ileri büyülü kilit açma parşömeniyle mi denemeliydi?

‘Unut gitsin, üzgün olmaktansa dikkatli olmakta fayda var. Sandığı yanıma alsam iyi olacak.’

Bu sandık çok büyük değildi, ucu ucuna Boşluk Kabuğu’na sığdırabilirdi.

Boşluk Kabuğu’na koymayı denediğinde, şaşırtıcı bir şekilde içine koyamadığını fark etti.

‘Depolama kabul edilmedi mi?’

‘Ne tür bir şey var ki içinde depolamanın reddine neden oldu?

Bu işleri değiştiriyordu, Maven sandığı yanında geri götüremeyecekti bu yüzden sadece şansının yaver gitmesi üzerine bahis oynayabilirdi.

Son büyülü kilit açma parşömenini yırttı ve sakince sonucu beklemeye başladı.

Açık mavi büyülü anahtar, ansızın anahtar deliğine girdi ve onu bir ‘Kacha!’ sesi takip etti.

‘İşe yaradı mı?’

Maven biraz mutlu hissetti.

Ama anahtar aniden parçalandı!

Büyülü kilit normale dönmeden önce bir an titredi.

Hala açamıyor muyum?

Maven biraz kasvetli bir hale büründü. Bu sandığın içinde apaçık iyi bir şeyler vardı ama ona ulaşamıyor olmak gerçekten can sıkıcıydı.

Arkasında soğuk bir rüzgar esti.

Maven’in içi bir anda buz kesti.

‘Yine o beyaz gölge!’

‘Beni takip etmeye devam ediyor!’

Maven aniden arkasını döndü, hançeri sessizce elinde belirmişti.

Ama bu sefer bölge boş değildi, karşısında güçlü kör edici bir ışık vardı!

[Güçlü Işık]!

“Adi bir hile!”

Maven, ışık huzmesi ortaya çıktığı gibi gözlerini kapattı, savaşma içgüdüleri ona en iyi kararı vermesinde yardımcı oluyorlardı!

Geri çekilmedi, aksine elinde ikiz hançerleriyle öne doğru atıldı.

Hançerleri çoktan kutsal suyla işlem görmüşlerdi. Hangi iblis ya da hayalet olursa olsun, bir şekilde ona zarar verebilecekti.

“Bekle, bekle…”

“Sana zarar vermek istemedim.”

Ürkek bir ses konuştu, “Gözlerini kapalı tutabilir misin? Şu anki halime bakmanı istemiyorum. Şu anda göründüğüm şekilde kimsenin beni görmesini istemiyorum.”

Maven hareketlerini yavaşlattı.

Bu açıkça bir kızın sesiydi.

“Gözlerini açma!”

Maven gözlerini açtığı gibi, beyaz gölge direk olarak arkasına geçti.

“Bana bakamazsın yoksa lanetlenirsin!”

Kızın sesi endişeli bir hal aldı.

Maven ikiz hançerlerinin saplarını sıkıca tutarken sordu, “Kimsin sen?”

Avuçları terlemeye başlamıştı.

Bu onun böyle garip bir şeyle ilk kez karşılaşmasıydı. Bir önceki hayatında Kızıl Manastır’a geldiğinde böyle bir olay başına gelmemişti.

Acaba bu olay Kızıl Manastır’a giren ilk kişi olduğu için mi gerçekleşiyordu?

“Ben Vanessa.”

Maven’in arkasındaki ses konuştu, “Bana Başsız Kız diye sesleniyorlar.”

Başsız Kız… Vanessa?!

Maven görünüşe göre bir şeyler hatırlıyordu.

 

Çevirmen notu
İlah (Deity) : Daha bir doğal, evrensel bir kavram.

Tanrı (God) : Üst insan, nihai insan, çok güçlü insansı varlık.

DnD evreninde istisnalar hariç genelde bu iki kavram bu şekilde işleniyor.