Bölüm için teşekkürler
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
4. Bölüm Katliam Gecesi
O Hırsız, Maven’in arkasından baka kalmıştı. Aciz bir soylunun böyle bir durum karşısında soğuk kanlı kalarak doğru hamleyi yapmasını beklemediği için yüzünde şaşkın bir ifade vardı.
Çam Fıstığı Nehri’nin etrafı açık geniş bir araziydi. Maven nehir yatağında kalarak Akron Çetesi’nin takibini atlatamazdı, tek şansı ormana girmekti.
“Şu işe bak.” Hırsız mırıldandı, hiç endişelenmemişti bile. Diğer gangsterleri selamladıktan sonra hızlı bir şekilde takibe başladılar.
Herhangi bir savaş sınıfına sahip bile olmayan bir soylunun icabına bakamayacaklarına inanmıyordu. Özellikle de o orman denen korunun çok geniş ve sık olmaması dolayısıyla o soylu kaçamayacaktı.
Maven ormana girdiğinde, karanlığın avantajından faydalanarak direk olarak uzun ve sık bir ağaca doğru ilerledi.
‘Sessiz olmaya bile çalışmıyorlar. Görünüşe göre kendilerine çok güveniyorlar.’
Maven arkasındaki ağaca yaslanarak, dikkatini gelişigüzel bir şekilde hançerini tutan Hırsıza odakladı. İçinden alay edercesine gülümsedi. Hala avantaj onun elindeydi.
Akron Çetesi üyelerini gördükten sonra Maven, sarsılmış ve tedirgin olmuştu ama asla sakinliğini kaybetmemişti. Eğer kaybetseydi bu kesinlikle tam bir komedi olurdu. Eski bir Gecenin Hakimi olarak, savaş tecrübesi çok fazlaydı. Şu karşısındaki çöp parçaları ucu ucuna maceracı olarak adlandırılabilecek düzeydeydiler. Her ne kadar oradaki Hırsızların gücü, Maven’in kendi sahip olduğu güçten fazla olsa da, bazen tecrübe, sahip olunan güçten çok daha önemli bir hale geliyordu.
Özellikle böyle bir arazide!
Maven, Korucu sınıfına sahip olduktan sonra, Korucu rozetini gözlerden gizlemek için özel çaba harcamıştı. Böylelikle o çete üyeleri onun bir savaş sınıfına sahip olduğunu bilerek ona göre davranamayacaklardı. Ki nitekim o gangsterler ona basit bir soyluymuş gibi yaklaşmışlardı, onlar gibi bir maceracı sınıfına sahip olduğunu anlamaksızın!
Bu büyük bir avantajdı.
‘Beni öldürmek mi istiyorsun? O zaman başına gelecekler için beni suçlamamalısın.’
Sessiz bir şekilde kemerinden hançerini çıkarttı, bir parça öldürme arzusu yayıldı etrafa. Onun icabına bakmak istiyorlardı, o da buna karşı cevap olarak öldürmeye hazır olmak zorundaydı.
Doğal olarak Akron Çetesi üyeleri görüş alanına girdiğinde o da kaçmaktan vaz geçmişti. Bu saldırının arkasındaki gerçeği öğrenmek istiyordu.
Hiçbiri buradan canlı ayrılamayacaklardı.
Bunu düşünmek bile kanının kaynamasına yetmişti. Bir süredir böyle hislere sahip değildi. En son bu şekilde kanı kaynayıp kendini heyecanlı hissettiğinde muhtemelen Tanrı Unvanı görevini yapıyordu. Onu takip eden 10 yarı tanrı ile savaşmak zorunda kalmıştı.
…
Bu orman aslında baya küçüktü, Maven’in kullanabileceği çok fazla alan yoktu.
Diğerleri gelmeden önce bunun icabına bakmalıydı. Maven gizlenme kullanmayan bu adamın, onu takip eden gruptaki gangsterler arasında ki tek hırsız ve grubun en tehlikelisi olduğuna inanıyordu. Bir Hırsızın algısı ve algılaması yüksek olurdu ve bu da saklanma noktalarını bulmasını kolaylaştırırdı.
Bu hırsızın icabına baktığı taktirde Maven diğerlerini halletmek için bir çok yol yaratabilirdi.
Bütün bunları göz önünde bulundurarak çam ağacına doğru biraz daha sokuldu.
[Saklanma!]
Korucuların simgesel yeteneği doğal olarak muhteşemdi. Doğal ortamın da yardımıyla sanki Maven’in vücudu çam ağacıyla bir olmuş gibiydi. Hırsız, bunun farkında olmayarak ona doğru gelmeye devam ediyordu. Maven kavisli hançerindeki kavrayışını sıkılaştırdı ve nefesini tuttu.
[Saklanma]’daki 41 puan ve +9 puan da geyik rozetinden aldığı ekstrayla, toplam 50 puan [Saklanma] yeteneğinin ek etkisi [Gece Kutsaması]’nı tetiklemeye yetiyordu.
[Gece Kutsaması] : Geceleri kullanılan [Saklanma] yeteneğinin etkisine +%5 etki.
Bu %5 ek etkiler sık sık küçümsenirdi. Ama gel gör ki, birbirine denk geçen mücadelelerde sadece %1 ekstra artışın bile savaşın sonucunu etkilemesi söz konusuydu.
Eski bir PK uzmanı olan Maven, sadece rakibi olmayan bir Hırsız değildi, aynı zamanda da diğer sınıfları da avucunun içi gibi biliyordu. Bunun sayesinde, ek etkisini tetikleyeceğini bildiği için [Saklanma]’yı 50 puana getirmişti.
Tabi ki bu kadar kısa süre içinde işine yaramasını beklemiyordu.
Görünüşe göre karşısındaki Hırsızın algılaması Maven’in beklentilerinin bile altındaydı. O adam muhtemelen çete üyeleriyle yaptıkları işlere yardım ederek yıllar süren bir uğraş sonucu Hırsız olabilmişti. Yeteneği filan olduğundan değil.
Dikkatsiz bir şekilde Maven’in önünden geçti, bu sırada korunun girişinden bir bağırış duyuldu.
“Jack! Hangi cehenneme gittin? Soylu nereye kayboldu?”
Jack arkasını döndü ve sabırsız bir şekilde girişe doğru bağırdı, “Baban burada! Soylu da buralarda bir yerdedir, kaçabileceği bir yer yok!”
Maven, Jack’in konuşması sırasında arkasından aynı bir hayalet gibi sessizce ona doğru yaklaşmıştı ve konuşmasını bitirmesini beklemeye başlamıştı. Jack cümlesini bitirir bitirmez sol eliyle Hırsızın ağzını kapatarak sağ elindeki kavisli hançerle de adamın boğazı boyunca düzgün kırmızı bir çizgi çekti.
Anında adamın boğazındaki kesikten etrafa kanlar fışkırmaya başladı ve Hırsız da bir yandan debeleniyordu.
Ancak Maven, bunun olacağını bildiği için herhangi bir duygu emaresi göstermeden, ölümün eşiğinde olan Hırsızın ağzını eliyle kapatmaya devam etmekteydi. Ölmekte olan Hırsız rastgele bir şekilde mücadele etmeye çalışarak gelişi güzel hamleleriyle Maven’i yaralamaya çalışıyordu.
[Basit Saldırı Başarılı!]
[Kritik Darbe! Basit Saldırı, Kritik Darbe olarak vuruldu.]
[Hedef bertaraf edildi! 18 Savaş TP kazanıldı.]
Savaş raporlarını görmezden gelen Maven, mücadele etmeye çalışan Hırsızın gittikçe zayıfladığını hissediyordu. Adam kısa süre sonra öldü.
“Çok yavaşım.” Maven mutsuz bir şekilde başını sağa sola salladı.
Şu andaki vücudu ve sınıfının kısıtlamaları yüzünden güçlü bir saldırı yapamamıştı. Az önce uygulamış olduğu teknik hareketler [Hayalet Suikastçi] sınıfının alametifarikası olan [Gölge Adımlar] + [Boğaz Kesme] kombosuydu. Eğer düzgün bir şekilde uygulanabilirse çok ciddi miktarda hasar veriyordu. Hızlı bir şekilde düşmanın icabına bakmak için etkili bir yöntemdi.
Maven şu anda bir Hırsız olmamasına rağmen, eski anılarına, tecrübelerine ve içgüdülerine güvenerek bu teknik hareketleri kullanabilmişti ancak aldığı sonuçtan pek memnun değildi. O hareketleri kendisi uygulamıştı, birer yetenek olmadıkları için yüksek saldırı bonusuna da sahip değillerdi, şükür ki rakibi de güçlü biri değildi.
42 YP’na sahip Seviye 2 bir Hırsızdı. Eğer saldırısı kritik darbe olmasaydı, onun işini bitirmek için mücadele etmesi gerekecekti. Ancak Rütbe 1 sınıflar kritik hasarlara karşı herhangi bir dirence sahip değillerdi. Kritik bir darbe aldıklarında kesinlikle ölüyorlardı.
Bu dikkatsiz Hırsız açıkça düşük seviye hırsızlar için kötü bir örnekti. Muhtemelen hedefi olan Maven’in karşılık veremeyecek kadar güçsüz olduğunu düşünmüştü ve kesinlikle uzman bir suikastçiye dönüşmesini beklememişti.
Maven hızlıca adamın ceplerine baktı, bir kese ve birkaç tuzak materyali buldu.
“Ah… Zavallı hayalet…” Kesenin içinde sadece 5 gümüş vardı.
Beklentilerinin aksine, tuzak malzemeleri kullanışlıydı. Diğerlerinin daha onları bulamamış olmasının avantajını kullanarak Maven cesedi bir parça da olsa sakladı ve saklanabileceği başka büyük bir ağaç bakınmaya başladı.
Başını havaya kaldırdığında ayın önünü kapatmakta olan büyük siyah bir bulut kütlesi gördü, kısa süre sonra burnunun ucunu bile görmesi zorlaşacaktı.
Bu gece, bir katliam gecesi olacaktı.
…
Geriye ellerinde meşalelerle korunun içine girmiş olan 4 gangster kalmıştı. Meşalelerin ışığı altında, normalde karanlık olan ortam bir anda aydınlanmıştı.
Bu ışık altında doğal olarak Maven’in Saklanma etkisi azalacaktı. Daha da kötüsü onlar Maven’in düzgün bir şekilde saklamaya vakti olmadığı için, öldürmüş olduğu hırsızın cesedini bulabilirlerdi.
Cesedi bulmaları ve Maven’in düşündükleri kadar savunmasız olmadığını anlamaları söz konusu olursa, Maven’in başarı şansı ciddi miktarda azalırdı.
“Lanet olsun, seni lanet herif, genç soylunun koruya kaçmasına izin verdin.” Gangsterlerden biri sert sesiyle sıkılmış bir şekilde lanet okuyordu. “Ve şimdi de bizi duymazdan geliyor, bu herif ne yaptığını zannediyor?”
“Belki de o genç soylu çok hızlı koşuyordur ve Jack’te hala peşindedir.”
“Eğer öyleyse bile onu takip etmemiz için bize herhangi bir iz bırakmadığı sürece bu tamamen bir vakit kaybı olacak. Patronun emirlerini kesinlikle bu gece yerine getirmeliyiz. Şu Maven denen soylu çocuk mutlaka ölmeli!”
Yanan meşaleler yaklaşan gangsterlerin yerini gösterirken, Maven bir ağaca yaslamış sakince gangsterlerin ayak seslerini dinliyordu. Herhangi bir duyma becerisine sahip değildi o yüzden algılaması biraz zayıf kalıyordu ama bu insanlar az önceki Hırsız kadar rahat davranıyorlardı. Yürürken çıkarttıkları sesi azaltmak için hiç bir şey yapmadıkları aşikardı. Bunun sayesinde Maven onların yaklaştığını çıkarttıkları ayak seslerinden anlayabiliyordu.
Dört kişi, iki uzun, bir şişman ve bir kadınsı erkek.
Bu bilgileri gözlerini kullanmadan edinmişti.
Dört adam birbirleriyle tartışırken yaklaşmaya devam ediyorlardı. Maven adamların aralarında tartışmalarından dolayı gayet memnundu hatta verdikleri kararı duyduğunda neredeyse sevinçten havaya sıçrayacaktı: ayrılmak!
Görünüşe göre kendilerine baya güveniyorlardı. Açıkça, herhangi bir saldırı sınıfına sahip olmayan bir soyluyu öldürmek onu yakaladıktan sonra çocuk oyuncağıydı.
Dörtlü ayrıldılar, biri yakın çevreyi aramaya başlarken diğer üçü de farklı yönlere doğru gittiler.
Maven zeki bir şekilde ağaçların gölgesinde kalarak meşalelerin aydınlığının onu ortaya çıkartmasına müsaade etmedi. Böyle alanlarda, karışık mağaralar ya da ormanlar gibi, onun peşinde olan yetenekli insanlardan saklanmak konusunda geçmişinde çok fazla tecrübesi olmuştu. Bu önündeki grup kesinlikle bu konuda eğitim görmemişlerdi yoksa Maven’in [Saklanma] yeteneğini kullanabileceği bu kadar çok kör nokta bırakmazlardı.
Dördüncü adam hala aynı bölgeyi aramaktaydı. Maven’de karşısına iyi bir fırsatın çıkmasını bekliyordu ve bu fırsatı yaklaşık yarım dakika sonra yakaladı.
Bir az önce icabına baktığı Hırsıza yaptığı gibi pürüzsüzce [Gölge Adımlar] ve akabinde [Boğaz Kesme]’yi uyguladı.
[Basit Saldırı Başarılı!]
[Kritik Darbe! Basit Saldırı, Kritik Darbe olarak vuruldu.]
[Hedef bertaraf edildi! 11 Savaş TP kazanıldı.]
Seviye 1 [Gangster]’di bu adam, şehir çetelerinde yaygın bir şekilde bulunan sınıflardan bir tanesi. Bu Gangster sınıfı, sokak dövüşü konusunda bonuslara sahipti ama iş şehir dışına taşındığında çok büyük dezavantajlara sahipti.
İlk öldürmüş olduğu Hırsızdan çok daha zararsızdı bu adam. Maven’i tek mutlu eden şey, bu adamın cebinin daha dolu olmasıydı, adamın ceplerinden çıkan kesenin içinde 12 gümüş vardı.
Zayıf bir kan kokusu koruya yayılıyordu, Maven yoluna devam ederek diğer iki gangsteri de aynı şekilde halletti.
O iki adam da Maven’e toplamda 26 gümüş ve 30 Savaş TP verdiler. Ancak maalesef son gangsterin boyundan dolayı Maven aynı sessizlikle işini bitirememişti. Boğaz kesme işlemini başarıyla sonuçlandırmış olsa bile, uzun boylu gangster bir çığlık atmayı başarmıştı.
Bu durum da geriye kalan son adamın direk olarak alarm durumuna geçmesini sağlamış ve elinde meşalesiyle sesin geldiği yere birkaç saniye içinde ulaşmasına neden olmuştu.
Bu süre Maven’in ortadan kaybolması için yeterli bir süre değildi.
“Seni küçümsemişiz.” Yüzünde bir şok ifadesiyle Maven’in biraz ilerisindeki arkadaşının cesedine bakıyordu son kalan gangster.
Bir elinde meşaleyi tutarken diğer elinde de büyük bir bıçak vardı. Yüz ifadesi sinsi bir hal aldı, “Ama bu gece, sen öldün.”
Maven sakince [İncele]’yi kullandı.
[İncele (35) kullanıldı…]
[Algı Kontrolü…]
[İnceleme Başarısız! Herhangi bir bilgi edinmeyi başaramadın.]
İnceleme başarısız!?
Bu da karşısındaki adamın en az seviye 3 bir maceracı olduğunu gösteriyordu!
Uzun adam dudaklarını yaladıktan sonra Maven’e doğru atıldı, elindeki uzun bıçak havayı yararak ilerliyordu, sanki Maven’i parçalara ayırmak ister gibiydi.
Magnec