Bölüm için teşekkürler
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
3. Bölüm Akron Çetesi
[Yeni Doğmuş Korucu]: Korucu rozetinin etkileri %1 artar.
Bu yeni kazandığı unvanın etkisiydi ve hiç olmamasından iyiydi. Aklınızda olsun, Maven geçmişinde Hırsız Sınıfını seçtiğinde, Sınıf Değiştirme görevini mükemmel bir şekilde tamamladığı için, kazandığı unvan [Dahi Suçlu]’ydu.
[Dahi Suçlu]: Bütün Hırsız Sınıf Yetenekleri +10
Bu korkunç Unvan ve onun Çeviklik Karakteristiği [Duvar Yürüyüşü], Maven’in başlangıç aşamalarında diğer Hırsızlardan çok daha farklı bir boyutta olmasını sağlamış, hayatını ciddi manada kolaylaştırmıştı. Ayrıca bir Hırsızın ilk başlarda yaşadığı saldırı gücü eksiğini de biraz da olsa kapatmış olmuştu.
Hırsızların başlangıçtaki saldırı gücü eksiği, bu sınıfın aslında macera grubundaki bir kaşif olarak tanımlanmış olmasından kaynaklanıyordu, tuzakları etkisiz hale getirmede bir uzman, hazine sandıklarını açma işini üstlenen kişi ve kaotik bir dövüşün ortasında rakibe sürpriz saldırı yapan bir sınıf. Eğer Hırsızın gelişmiş sınıfı olan [Suikastçi] dehşet verici bir hasar gücüne sahip olmasaydı, bir çok Hırsız sınıfı aşığı daha ilk baştan oynamaktan vaz geçerlerdi.
Maven gibi bir başlangıç yapmadıkları taktirde, Hırsız sınıfı oyuncuları, çoğunlukla partilerde iş yapmadan TP çalan kişiler olarak görülüyorlardı. Neredeyse tek yaptıkları iş olan hazine sandıklarını açmak ve tuzakları etkisiz hale getirmek gibi işler, partiye çok fazla yarar sağlamıyorlardı. Başlangıç aşamalarında bir çok sınıf, örneğin Korucu ve Druid, Hırsızın yerini alabilirdi.
Tam da bu nedenlerden ötürü Maven, dişlerini sıkarak ömrü boyunca oynamak için seçtiği sınıf olan Hırsızdan vaz geçmişti. Hırsız Sınıfının, çalma ve kilit açma yetenekleri ona ekstra para kazandırabilecek olsa da, önündeki esas sıkıntı için savaş gücünü yükseltmesi lazımdı, özellikle de ön saflarda mücadele edebilmek için. ‘Çok yönlü’ bir sınıf olan Korucu buna imkan sağlamaktaydı.
Ve Korucunun ileri seviyelere uzanan yolu Hırsızla çok benziyordu, sonunda [Gecenin Hakimi] olabiliyordu Korucularda.
Herkesin sadece bir tane Unvan kullanma hakkı vardı. Maven başka şansı olmadığı için direk olarak [Yeni Doğmuş Korucu] Unvanını seçti.
…..
Korucu Loncası’na ‘Tavsiye mektubu’nu teslim ettikten sonra Maven, Acemi Korucu Rozeti’de almıştı. Acemi Korucu Rozeti üç çeşitti, Kurt Rozeti, Kartal Rozeti, Geyik Rozeti. Üç rozetinde farklı etkileri vardı.
[Kurt Rozeti]: Vahşi hayvanları evcilleştirme +5
[Kartal Rozeti]: Uzak Mesafe Görüşü +3
[Geyik Rozeti]: Saklanma +9
Üç rozetinde etkileri direk olarak Korucuların Sınıf Yeteneklerini arttırıyordu, bu üç yetenek arasında, bu konuda yeterince tecrübeli olan Maven hızlıca seçimini yapmıştı.
Korucunun [Saklanma] yeteneği çok güçlüydü, özellikle de yaban arazide. Eğer Saklanma 100ün üzerindeyse, neredeyse Rütbe 2 Sınıf Suikastçi’nin [Güçlü Görünmezlik] yeteneğine eş bir etki yaratıyordu. Vahşi Hayvanları Evcilleştirme ve Süper Görüşte çok işe yarar yetenekler olmasına rağmen, saklanma kadar önemli değillerdi.
Korucu için Saklanma, Hırsız için Gizlenme ne kadar önemliyse o kadar önemliydi.
Aynı zamanda, Sınıfını Korucu olarak değiştirdikten sonra Maven’ın YP’si 11 puan artmıştı, ayrıca bir nitelik puanı ve 96 Sınıfa Özel Yetenek puanı kazanmıştı. İstatistik Penceresindeki Sınıf kolonu da şu hale gelmişti,
[Maceracı Sınıfı: Seviye 1 Korucu (0/50)]
O çok değerli nitelik puanı, hiç tereddütsüz Çevikliğe harcanmıştı. Korucu için en önemli nitelikler Çeviklik ve Zekaydı. Bu nitelikler hızlı ve çevik parmaklara ve büyü yapma yeteneğine sahip olmayı sağlıyordu. Maven’in yürüyeceği yol için Zekadan ziyade Çevikliğe ihtiyacı vardı.
Bağımsız nitelik puanları çok değerliydi. İlk Sınıf seçildiğinde verilen bir tane hariç, sadece her iki Sınıf Seviyesi artışı karşılığında bir nitelik puanı kazanılabiliyordu.
Ve 96 Sınıfa Özel Yetenek puanları da Maven tarafından hızlı bir şekilde dağıtıldı. Kısa süre sonra, Sınıf Yetenekleri son halini almıştı,
Saklanma 41 (+9), Gizlenme 20, Algılama 35
Korucular yay, kılıç, süvari kılıcı gibi çeşitli silahlar kullanabiliyorlardı, bu Korucu Sınıfının gizli özelliklerinden bir tanesiydi.
Böylelikle Maven’in karakter sayfası biraz değişmişti,
İsim: Maven
Irk: İnsan/?
Nitelikler: Güç 11, Çeviklik 17, Bünye 9, Zeka 14, Algı 14, Karizma 13 (+1)
Sınıf: Soylu 3 (150/200)
Macera Sınıfı: Seviye 1 Korucu (0/50)
Unvan: [Yeni Doğmuş Korucu]
Yaşam Puanı: 37/37
TP: 40 (Soylu) [Dağıtılmamış]
Yetenek Puanı: Yok
Nitelik Puanı: Yok
Sınıf Yetenekleri:
-Soylu (Baron): Görkem 25, İdare 31, Gözlem 31, Müzakere 19, Muhasebe 28, Binicilik 30…
-Korucu: Saklanma 41 (+9), Gizlenme 20, Algılama 35
Ekipmanlar
-Geyik Rozeti
…..
“Sonunda bir savaş Sınıfına sahibim.” Korucu Loncasından ayrıldıktan sonra, vücudunda dolaşan enerjinin farkındaydı.
Kendini enerji dolu hissediyordu. ‘Tavsiye mektubunu’ başarılı bir şekilde alabilmek onun geçmişe dayalı tecrübelerinin şu andaki hayatında işe yarayacak olması içinde bir umut ışığının ortaya çıkmasına neden olmuştu. Bütün Sınıflar arasında sadece Korucular yüksek rütbede bir Korucu tarafından mühürlü bir ‘Tavsiye mektubu’ götürerek Sınıf değiştirme şansına sahiplerdi. Diğer sınıflar için böyle bir kestirme yol yoktu. Maven o evsizin yüksek seviyeli bir Korucu olduğunu, adamın davranışlarını gözlemleyerek anlamıştı, bu gözlemleri sonucu Altın Romu pazarlık aracı olarak kullanıp mektubu kapmıştı. Bu kısa yol, kendi yarattığı bir yol değildi, bir önceki hayatındaki gerçek hayattan da arkadaşı olan bir Korucu ona bu yöntemden bahsetmişti.
O herifte efsanevi bir figürdü. Normal oyuncular hala Rütbe 2 Sınıf geliştirme göreviyle uğraşırlarken, o çoktan o aşamayı geçmiş, Rütbe 3 Sınıf olan [Orman Muhafızı] olmak için uğraşıyordu. Maven’de Korucu Sınıfı için bu açığı o arkadaşından öğrenmişti.
Başarılı bir şekilde Korucu olduktan sonra, kendisinin geçmiş tecrübelerinin işine yarayacağını anlamıştı. Nehir Kıyısı Şehri’ne aşina olmasa da, anılarında hızlıca bir gezinti sonrası seri bir şekilde para kasabileceği ve gücünü arttırabileceği birkaç yol olduğunu ortaya çıkartmıştı. Tabi ki, orijinalde oyuna başladığı nokta olan [Mücevher Koyu]’nda olsaydı, çok daha iyi olurdu.
Cebinde hala 30 gümüşü vardı. Ticaret bölgesinde demirci dükkanından da kör falçata aldıktan sonra, geri kalan parasını da harcamış oldu.
Kör falçata ona sadece 2-5 saldırı gücü sağlıyordu, onu kullanarak savunma yapmak ta ucu ucuna yeterli olacaktı, bir yaratık öldürmek çok fazla efor sarf etmesini gerektirecekti.
Maven acilen gücünü arttırmak zorundaydı ve doğal olarak servetini de. Görevini de unutmamıştı. Kız kardeş Anna onu hala Güçlü Aygır Hanında bekliyordu. O yarı elf kadın, çocukluğundan beri onun yanında olmuştu ve Maven’in kalbinde özel bir yere sahipti.
O kadın, Maven’in hayatını ortaya koyarak koruması gereken biriydi.
İki kişi Nehir Kıyısı Şehri'ne girdi.
Maven bütün parasını kaybettikten sonra, o kötü Amca’nın yanına çalışmaya gidip, para kazanan kişi Anna olmuştu. Eğer Anna olmasaydı Maven, elinde avucunda ne varsa sonuna kadar kaybetmiş ve ölüsü bir deliğe atılarak çürümeye bırakılmış olurdu.
Her zaman Anna’nın Maven’a baktığı söylenebilirdi.
Artık bu konuda bir değişiklik yapma zamanı gelmişti.
Nehir Kıyısı Şehri’nin kapıları kapanmadan önce Maven kemerindeki falçatasını düzelterek hızlıca şehirden ayrıldı.
…..
Faenin Kıtası'nın yaban arazileri çok tehlikeli yerlerdi. Şehirler arasındaki ana yollar dışında, her yerde öldürücü yaratıklarla karşılaşmak mümkündü. Teoride yetkililer tarafından düzenli olarak temizlenen ana yollarda bile, korkutucu insan yiyen yaratıklar insanların karşısına çıkmaya devam ediyordu. Maven’in önemsiz Seviye 1 Korucu hali, bırak insan yiyen yaratıkları, küçük bir grup goblinle bile karşılaşsa zor zamanlar geçirebilirdi.
Ancak özellikle büyük şehirlerin çevreleri, devriye gezen muhafızlar sayesinde, güvenli bölgeler olarak kabul ediliyordu.
Bu arada Maven, şehrin dışına yaratık öldürerek seviye kazanmak için değil, para kazanmak için çıkmıştı.
Nehir Kıyısı Şehri’nin dış kesimlerinde, Çam Fıstığı Nehri vardı. 40 mil boyunca aktıktan sonra bir kıvrım yapıyordu ve o kıvrımla birlikte nehir ikiye ayrılmaktaydı. Orada oluşturduğu delta yatağına [Beyaz Nehir] adı verilmekteydi ve Maven’in bölgesi Beyaz Nehir Vadisi, Beyaz Nehir havzasındaydı.
Çam Fıstığı Nehri binlerce mil boyunca uzanıyordu. Nehir Kıyısı Şehri yakınlarında genişleyip sakinleşiyor ve büyük kum yatakları oluşmasına neden oluyordu.
Gordon platosundan gelen kül rengi toprak o bölgede birikerek, toprakların çok verimli olmasına neden olurdu.
Çam Fıstığı Nehrinin kum yataklarında, küçük bir çeşit yengeç olan [Mavi Parlayan Yengeç] sık sık görülürdü. Mavi Parlayan Yengeç’in mükemmel bir lezzeti vardı. Sihirbazlar için bu yengecin havyarı belli bir miktar zihin gücü arttırmaktaydı. Bu yüzden, Nehir Kıyısı Şehri marketinde Mavi Parlayan Yengeç’in fiyatı her zaman yüksekti. Eğer Maven’in hafızası onu yanıltmıyorsa, bir tane yengeç 20 gümüşten pahalıydı.
Gece vakti şehirden ayrılmasının nedeni o yengeçlerdi.
Tabi ki Mavi Parlayan Yengeç’in yüksek fiyatı dolayısıyla, onu yakalamaya çalışan insanların sayısı her zaman fazla olurdu ama o kişilerin verimlilikleri her zaman çok azdı. O avcılar sadece bütün gün körlemesine arayarak ya da yengeçleri belli bir noktada bekleyerek vakitlerini harcarlardı. Bütün gün boyunca arasalar bile bir tane bile Mavi Parlayan Yengeç bulamayabilirlerdi. O yaratıklar o kadar küçüklerdi. Gün ışığı altında bile kolayca gözden kaçabilirlerdi.
Bu da Çam Fıstığı Nehri’nin kum tepeciklerinin gece vakti boş olmasına neden oluyordu.
Bu durum Maven’in işine geliyordu. Mavi Parlayan Yengeçleri yakalamak için bir teknik biliyordu ve bu mutlaka gece vakti uygulanmalıydı.
Onu rahatsız edecek kişilerin olmaması onun için en iyisiydi.
Çabucak hedeflediği noktaya ulaştı.
Ancak tam o sırada, birkaç ayak sesi geldi arkasından!
“Birisi beni takip mi ediyor?”
Maven’in kalbi tekledi, gerçekten de böyle bir hata yapmıştı.
O artık her şeye kadir bir Gecenin Hakimi değildi. Algısı sadece acınası şekilde 14tü, sadece normal insanlardan biraz daha fazlaydı ve standart keskin kulaklar ve gözlere sahipti.
Başarılı bir şekilde Korucu olmak onu biraz aceleci ve dikkatsiz yapmıştı. Şehirden ayrıldıktan sonra cidden de onu takip eden biri olup olmadığına dikkat etmemişti.
Bir silüet karşısında belirdi. Boyu uzun sayılmazdı, yüzünde dalga geçer bir ifadeyle bakıyordu ve elinde bir hançer vardı.
[Algılama (35) aktif ediliyor...]
[Gerekli test uygulanıyor...]
[Algılama başarılı!]
Maven’in gözlerinin önüne, Hırsızın temel bilgileri döküldü,
Seviye 5 Sivil / Seviye 3 Hırsız, YP 42.
Bu bir Hırsızdı.
“Lord Soylu, şehirden yalnız başına ayrılmak iyi bir huy değildir.” Hırsız yüksek sesle güldükten sonra konuşmaya devam etti, “Bir süvari kılıcı taşıyor olsan bile, onun gerçekten seni koruyacağını mı düşünüyorsun?”
“İşe yaramaz soylu, Akron Çetesinin ellerinde ölmeyi, bir onur olarak sayabilirsin.”
O anda, birkaç kişi daha ortaya çıkmıştı.
Maven dişlerini sıktı, “Lanet olsun, daha fazlası mı!?”
“Akron Çetesi? Bu heriflerle hiç bir işim yok, neden beni öldürmek istiyorlar?”
Maven zihnini çalıştırıyordu, ama doğal olarak şu an, düşünmek için en iyi zaman sayılmazdı. Hiç bir işaret vermeden aniden depara kalktı, hedefindeyse kum tepesinin arkasındaki küçük orman vardı!
Magnec