Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

336. Bölüm Şerefsizin Teki

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Maç bittikten sonra A Grubu’nun final karşılaşması belli olmuştu:

Kaygısız Xiao Yao [Sv 71 Ejderha Şehri’nin Gece Gözcüsü] vs Q-Kılıcı [Sv72 Kılıç Zaanatkarı]

……

 Nihayet Q-Kılıcı’nın gizli sınıfı, Kılıç Zaanatkarı’nı gözlerimle görebilmiştim. [Parçalayan Kurt Formasyonu] ve [Kıvılcım Zırhı] bu sınıfın özel yetenekleri arasındaydı. Lakin, sınıfın adı Kılıç Zaanatkarı’ydı. Acaba Q-Kılıcı gerçek hayatta da Kılıç Zaanatkarı mıydı? Hmm, pek sanmıyorum. Sonuçta Kuzey Yılzısı ailesinde Kılıç Zaanatkarı olduğunu daha önce duymamıştım.

 Fei Er sahneye çıktıktan sonra B Grubu karşılaşmalarını açıkladı. İlk maç, Fang Ge Que vs Yue Qing Qian…

  Küçük Qing Qian’ımız gergince hançerlerini kavrayarak arenaya baktı. Ardından bana doğru söylenmşti, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, 2:0 kaybedersem ne olur?’’

 Gülümsemeden edememiştim, ‘’2:0 kaybetsen de, elinden geleni yaptığın sürece sıkıntı yok. Bu yenilgi, Zhan Long’un en güçlü süikastçisi ve Başkan Yardımcısı olduğun gerçeğini değiştirmeyecek.’’

 ‘’Mhm, tamam!’’

 Yue Qing Qian ve evcil hayvanı Buz Faresi arenaya adım atmışlardı ‘Shua!’. Aynı şekilde, Fang Ge Que de mücadele için arenaya ışınlanmıştı. Demirden Kemik Yelpazesi’yle gülümsüyordu, ‘’Yue Qing Qian, biliyor muydun? Koca Çin Sunucusu’nda, Cang Tong’dan başka hayranlık duyduğum tek süikastçi sensin. Hedefini kontrol etmen gerçekten insanı keyiflendiriyor; ayrıca, yeteneklerin ve reflekslerin sayesinde sunucudaki en iyi üç süikastçiden biri olduğunu da düşünüyorum. Daha önce seninle tanışma fırsatı yakalayamamış olmam beni üzüyor.’’

 Fang Ge Que gibi kibirli bir adamın, başka oyuncularla böyle konuştuğunu her zaman göremiyordunuz. Ağzını açarak, rakibiyle konuşma zahmetine girmesi bile seyircileri şaşkına çevirmişti. Tabii bu konuşmanın ardından insanlar Yue Qing Qian’ın gerçek bir yetenek olduğunu da fark etmişlerdi.

  Yue Qing Qian hafifçe eğildi, pelerini güçlü bir aurayı beraberinde taşıyordu. Fang Ge Que’ye hızlı bir bakış attıktan sonra söylendi, ‘’Ben Büyük Kardeş Xiao Yao’nun Başkan Yardımcısı’yım ve ona asla ihanet etmeyeceğim. Eğer beni yanına çekmek istiyorsan, boşa nefesini harcama…’’

 Fang Ge Que bakakalmış, ardından gülümsemişti, ‘’Tamam tamam. Seni zorlamayacağım. Ama olur da Ba Huang’da durmak istemezsen, her zaman Jiu Li Şehri’mize gelebilirsin. [Efsane] seni karşılayabilir.’’

 ‘’Tamamdır, teşekkürler!’’ Yue Qing Qian cevapladıktan sonra dudaklarını büktü.

 Fang Ge Que yelpazesini salladıktan sonra gülümsedi, ‘’Mm, o zaman hazırlanmaya başlayalım. Senin gibi bir ustaya karşı, bütün gücümü kullanmam gerekecek.’’

 ‘’Tamam!’’

 Geri sayım başladı--

 “3!”

“2!”

“1!”

 Mücadele başlamadan Yue Qing Qian [Görünmezlik] yeteneğini akfit etmişti. Güzeller güzeli kızımızın omzundaki Buz Faresi de sahibiyle birlikte ortadan kaybolmuştu. Yapraklar düşüyor; lakin Fang Ge Que oracıkta hareket etmeksizin duruyordu. Adeta Yue Qing Qian’ın pozisyonunu belirlemeye niyeti yokmuş gibi görünüyordu.

 ‘’Fang Ge Que mücadele etmek istemiyor gibi…’’ Li Mu söylendi.

 ‘’Hayır…’’ Lin Wan Er kaşlarını kaldırdı, ‘’Gua Gua’nın saldırmasını bekliyor sanırım…’’

 ‘’Yok canım?’’

 Dong Cheng Yue asasını kaldırdı, ‘’Gua Gua çevik ve sersemletme etkisini sürdürebilen bir oyuncu. [Gizli Saldırı] + [Delme] ikilisiyle rakibinin [Mana Kalkanı]’nı parçalayabilir. Yoksa Fang Ge Que bu saldırıları karşılayabileceğini mi düşünüyor? Öyle, oracıkta 5 saniye boyunca mana kalkanıyla saldırılara maruz mu kalacak yani?’’

 ‘’Sanmıyorum…’’ Wan Er başını iki yana salladı, ‘’Hiçbir büyücü öyle bir şeye cüret edemez. Süikastçilerin saldırıları, kalkanları aşmak konusunda rakipsizdir. Fang Ge Que öyle oyunca yeni başlamış bir çaylak değil ya, bu meseleyi biliyordur…’’

 ‘’O zaman neden Fang Ge Que’nin düşüncelerini incelemiyorsun?’’

 ‘’Olmaz…’’

 Lin Wan Er dudaklarını bükerek söylendi, ‘’[Zihin Okuma] sadece bir nevi ruh gücüdür. Zihnini okumak için ona yakın olmam gerekiyor. Üstelik, oyunda bütün düşünceleri okuyamıyorum, sadece oyunla alakalı meseleleri görebiliyorum. Tabii olur da Fang Ge Que de bu yeteneğe sahipse, benim bu çabamı kesinkes boşa çıkarabilecektir…’’

 Başımı kaldırıp, arenaya baktım, ‘’Hush, bir şeyler olacak gibi…’’

……

  Arenada, statik elektiriğin sesleri geliyordu. Fang Ge Que’nin omzundaki elektrik topluluğuna yakından baktığınızda, bunun aslen tırmık kavrayan ufak bir iblis olduğunu görebiliyordunuz.

 ‘’Yıldırım Yaratığı!’’

 Dong Cheng Yue şaşırmıştı, ‘’İmparator Boss seviye evcil hayvan, Yıldırım Yaratığı!’’

 Aniden, Yıldırım Yaratığı’ndan fırlayan yıldırımlar arenayı titretmeye başlamıştı. [Yıldırım Boşluğu] adlı saldırı Fang Ge Que’nin arkasında geniş bir çukur açmıştı.

 BOOM!

2172!

 [Yıldırım Boşluğu]’nun etkisi altında kalan Qing Qian’ın figürü ortaya çıktı. Elinde hançer, genç kız [Mutlak Adımlar]’ı kullanarak kaşla göz arasında Fang Ge Que’yi sersemletmeyi başarmıştı. Ardından değiştirdiği Alev Kurdu da tereddüt etmeden Fang Ge Qu’ye saldırıyordu. Qing Qian görünmezken evcil hayvanını değiştirmişti…

 “Shua!”

 Büyük bir ISKA yazısı havaya fırladı. Fang Ge Que aniden farklı bir noktada belirmiş ve yelpazesini havaya savurarak [Ateş ve Buz Fırtınası]’nı aktif etmişti!

 

+3000!
2717!

 Son anda can iksiri içmeyi başarmış olsa da, Yue Qing Qian’ın canı hala daha kritik sevideydi. Fang Ge Que heybetli figürüyle elini havaya savurdu, [Sarmal Buz Dansı]! Bang! [Sarmal Buz Dansı] Yue Qing Qian’ın ayaklarına yapışmış ve genç kız oracıkta kaldığı yerde, şaşkınlığını üstünden atamadan ilk mücadeleyi kaybetmiş ve geri ışınlanmıştı!

 Shua!

 Yanımıza gelen Qing Qian öfkeliydi, ‘’O nasıl savaştı öyle? Saldıracak frısat bile bulamadım. Büyük Kardeş Xiao Yao’nun Kara Büyü Zırhı gibi bir şeye sahip olmadığım sürece bu herife nasıl karşı koyabilirim ki…’’

 Wan Er gülümsedi, ‘’Merak etme Qing Qian, bir sonraki sefer [Görünmezlik]’i aktif ettikten sonra nereye gideceğine dikkat edersin. Unutma, rakibini sersemletmeyi başardığın taktirde onu öldürebilme şansına da erişeceksin. Kendine güvenmen lazım.’’

‘’Tamam!’’

 Qing Qian tekrardan arenaya girdi. Ne yazık ki, sonuç değişmemiş ve Fang Ge Que’nin tanrı vari kontrolü olayı tamamiyle domine etmişti.

 2:0 !

………..

 Qing Qian’ı teselli ettiğim esnada Dong Cheng Yue’nin maçı başlamak üzereydi--

Cang Yue [Sv 70 Altın Büyücü] VS Ölüm Kontratı [Sv 70 Altın Şövalye]---

………..

 Dong Cheng Yue asasını kaldırarak arenaya ışınlanmış ve Ölüm Kontratı’na bakarak gülümsemişti, ‘’Hey, Büyük Kardeş Yuzi Chengshuo’nun kocasını nasıl öldüreceğim ben. Tsk tsk, Şövalyeler’in buraya kadar gelmeleri zor cidden. Seni eleyeceğim diye üzülüyorum…’’

……

 Dogn Cheng gerçekten üst seviye bir büyücüydü; karşısında herhangi bir şövalyenin şansı yoktu. Ölüm Kontratı’ysa fena sayılmazdı. Her ne kadar Wang Ze Cheng’e denk bir defansa ve hatta ondan daha fazla bir saldırıya sahip olduğunu söylüyor olsalar da, karşısındaki rakip güzeller güzeli şeytani kadın, Dong Cheng Yue’ydi. [Yıldırım Parmağı] + [Magma Mızrağı]’nın ortalığı resmen cehenneme çevirmesiyle mücadele 2:0 bitmişti. Dong Cheng Yue ilk 8’deydi!

 “Shua!”

 Yanımıza dönen Dong Cheng göğsünü kabartarak hava atmaya koyuldu, ‘’Nasıldı? Tek mi attım bana mı öyle geldi??’’

 Biraz düşündükten sonra söylendim, ‘’Bir sonraki maçta, Fang Ge Que’yle karşılaşacaksın, biliyorsun değil mi…’’

 Dong Cheng’in suratı solmuştu, ‘’Lütfen şu heriften bahsetme. Düşüncesi bile başımı ağrıtıyor…’’

……………

 C-Grubu’nun maçları başlamıştı. İlk mücadelede Cang Tong, Simple’a karşıydı.

 Shua!

 Jian Feng Han’ın söylediklerini dinleyen genç kadın arenaya adım attı. Wan Er de arenada dikiliyordu. Sistem geri sayımı başlar başlamaz Wan Er çoktan [Mutlak Adımlar]ı aktif etmiş ve 12 saniye boynca hızını %150 artırmıştı. Mücadele hızlı geçecekti!

  [Mutlak Adımlar]’ı kullanan Wan Er hemen ardından görünmezliğii aktif etmişti.

 Öte yandan, Simple da öyle oyuna henüz başlamış biri değildi. Keskni hissiyatı sayesinde Wan Er’in olduğu yere doğru [Magma Mızrağı]’nı aktif etmişti. Wan Er’in görünmezliği bozulsa da, genç kadın acayip hızlıydı. Adeta düşen yaprakların arkasına saklanmıştı.

  Simpe dişlerini sıkarak [Boyut Zıplaması]’nı kullandı. Lakin, yeteneğini kullanır kullanmaz yolunda gitmeyen bir şeyin olduğunu anlamıştı; zira Wan Er çabucak kadının arkasına geçerek ona üç saldırı yapmıştı.

 Pa Pa Pa!

  [Delme]’nin etkisiyle sersemleyen Simple, [İkiz Hançer Harmonisi]’yle karşı karşıya kalınca öleceğini anlamıştı!

 Kalkan parçalanmıştı! Wan Er rakibini kaşla göz arasında öldürmüştü!

……

 Simple mücadeleyi 2:0 kaybetti. Sadece ekipman bakımından değil, savaş taktikleri konusunda da Wan Er’e yenilmişti. Yine de, Wan Er’in taktiği gerçekten insanı şaşırtıyordu. [Mutlak Adımlar]’la başlayarak direkt ilk hamlede rakibini yere sermek, özellikle de Simple gibi üst seviye büyücülere karşı her zaman işe yarayacak bir şey değildi. Lakin bu sefer, Wan Er kibirli figürüyle rakibini yere sermişti.

 C Grubu İkinci Mücadele, Ye Lai vs Cang Cheng

 “Shua!

 Wang Ze Cheng arenaya girdi. Elinde altından kalkan, [Yargı]’nın Klan Başkanı Ye Lai’ye doğru gülümsemişti, ‘’Ah, nasılsınız?’’

 “Keng!”

 Ye Lai savaş baltasını çektiği gibi söylendi, ‘’Duyduğuma göre [Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’la Ba Huang’ı karıştırmaya çalışıyormuşsun. Klanın kemik kadrosuna sızıp, [Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’un kontrolünü eline geçirmişsin. Senin gibi şerefsizin tekiyle konuşacak hiçbir şeyim yok. Yine de, tabii öldürmeden gitmeyeceğim seni!’’

 [] [] []