Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

274. Bölüm Bulutlara Süzülen Kesik

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 İmparator Qin’in Kılıcı omzumda, gülümsedim, ‘’Ne yazık ki burada fazla PK dönmüyor, yoksa kılıcın özelliğini kasabilirdim. Dün, Büyülü İz Ormanı’nda yaptığımız mücadelede silah %221 saldırı puanımı artırmıştı. Aah ah, ne manyaktı ama!!’’

 Not: Silahın her oyuncuyu öldürdüğünde %1 saldırı puanını artıran özelliği vardı arkadaşlar, unutmayalım. Özelliğin adına [Kan Emen] diyoruz.

……..

 Li Mu bizden pek de uzakta durmayan [Uçan Ejderhalar]’a bakarak, şeytani bir gülümseme savurdu, ‘’Aslında şuraya gidip [Uçan Ejderhalar]’dan birkaç kişi öldürebilirsin. Böylece silahın gücü artar ve son Bossu öldürme ihtimalimiz de zirve yapar. Tsk tsk, gerçekten de şu İmparator Qin’in Kılıcı saçma sapan bir silah yahu. Eğer 1000 oyuncu öldürürsen, %1000 saldırı puanın mı artacak yani? O zaman saldırı puanın kaç olacak, 20,000 mi? Muhtemelen öyle bir şey olsaydı 2900 defansı olan Cang Cheng bile senden tek yerdi…’’

  Kılıç hala daha omzumdaydı, cevapladım, ‘’Yok canım. O kadar da acımasız bir insan değilim. Sonuçta millet seviye kasmak için canını dişine takıyorken, öylece gidip heriflerin emeklerini tek bir çırpıda silip atamam ya…’’

 Arkamda duran okçu çaresizce araya girdi, ‘’Klan Başkanı, kılıcın bana dokunuyor…’’

 ‘’Oh, kusura bakma kardeşim…’’

 ‘’Yok canım, ne kusuru. Beni takım kaptanı yaparsan meseleyi direkt unuturum.’’

 ‘’Hadi oradan, beni tehdit mi ediyorsun? Kovarım bak…’’

 ‘’Heybetli liderimiz, gökyüzünü sallayan şahane klan başkanımız lütfen beni kovmayın. Bu pozisyonu kız tavlamak için istiyordum. 34 yaşında olmama rağmen hala daha evlenmemiş olmamdan sebep böyle kelimeler sarf ediyorum. Gerçekten de Zhan Long’a her şeyimi vermeye hazırım…’’

‘’….’’

…..

 Matcha’nın güzeller güzeli dudakları büküldü. Genç kadın çoktan klandaki bu garip konuşmalara alışmıştı. Mesafeye bakarken söylenmeye başladı, ‘’Her yaratık dalgasında bir boss çıkacakmış. İlk dalgada hangi bossun çıkacağını bilmiyoruz. Wuwuwu…Umarım boss Zhan Long’un önünde çıkar…’’

 

 ‘’Korkarım ki durum öyle değil…’’ Li Mu yumruklarını sıkarak cevapladı. ‘’Yeni haberler geldi. Eskilerin Şehri’nin güneyinde mor bir boss çıkmış. [Öncü]’nün 17,000 resmi oyuncusunun orada olduğunu düşünürsek, muhtemelen boss beş dakika içinde Jian Feng Han’ın ellerinde can verecek…’’

 Savaş baltasını kavrayan Yaşlı K geniş bir kahkaha savurdu, ‘’Li dingili, birkaç adam toplayıp bossu çalmaya gidelim mi?’’

 ‘’Gerek yok…’’

 Sakince cevapladım, ‘’Zaten Mor Boss’tan bahsediyoruz, çalsak ne olacka ki? Üstelik [Öncü]’nün 17,000 oyuncuna karşı elimizden pek de bir şey geleceğini düşünmüyorum. Sakin sakin burada dikilip, yaratıkları avlamaya devam edelim. Çoktan meseleyi kavradım; tek bir yaratık dalgası klanın seviyesini %5 artırıyor. Yani 9 dalga temizlersek klan 4.seviyeye ulaşacak. Şu an için bu bizim önceliğimiz.’’

 Yaşlı K başını öne salladı, ‘’Tamamdır, dediğin gibi olsun!’’

  Üç dakikalık dinlenmenin ardından sistem notu fırlamış ve Jian Feng Han bossu kesmişti---

 Ding!

 Sistem Notu: Tebrikler! Jian Feng Han [Eskilerin Şehri]’nin Ba Huang’daki ilk bossunu kestiği için +1 Karizma, %5 TP ve S-seviye yetenek kitabı [Bulutlara Süzülen Kesik]’i elde etmiştir!

 …….

 ‘’Aah ah…’’ Matcha acı acı gülümseyerek söylendi, ‘’Mor boss olduğu için meselenin basitçe sonlanacağını düşünmüştüm; ancak herif +1 karizma ve bir de S-seviye yetenek kitabı aldı. Err, dur bir bakayım…[Bulutlara Süzülen Kesik] alana saldıran bir yetenekmiş. Kılıç ustaları ve Şövalyeler için biçilmiş kaftan yani…20 metrelik saldırı menzili olduğundan Jian Feng Han iyice başımıza bela olacak gibi…’’

 Li Mu da kıskançlıktan ölüyordu, ‘’Alan yeteneği olan bir kılıç ustasından daha iyi ne olabilir ki arkadaş? Şu ana kadar [Zhan Long]’da böylesine bir saldırıya sahip tek kişi Klan Başkanımız…Şu işe bak…’’

 Gülümsedim, ‘’Yaygarayı kesin. Alt tarafı bir Boss’u kaçırdık. Daha şehirden 9 boss çıkacak. Sıkı çalışmaya devam. Kesinkes bir bossla karşılaşacak ve hemen yaratığı avlayacağız…’’

  ‘’Ve tabii [Uçan Ejderhalar]’a karşı savaşmamış gerekecek, değil mi?’ Li Mu gülümseyerek söylendi.

 Geniş bir kahkaha atıp kılıcımı savurdum, ‘’Aynen öyle. Şu anki Zhan Long’un [Uçan Ejderhalar]’dan korkacak hali yok ya? Düşmanlarımızın yetenek kitabı elde etmesini istemiyorum ayrıca…’’

 ‘’Güzel!’’

……

 Yaklaşık 10 dakikanın ardından Eskilerin Şehri’nin kapıları yavaşça açılmış ve içeriden kan kırmızısı yaratıklar fırlamıştı. Bu sefer karşılaşacağımız herifler kızıl zırhlara bürünmüş cüce savaşçılarıydı. Burada 67.seviye Cüce Savaşçıları’ndan bahsediyorduk. Tabii iskelet halinde olan bu yaratıklar öleli kim bilir ne kadar yıl geçmişti… Madem bize doğru geliyorlardı, o zaman TP fırsatını kaçırmayacaktık!

 ‘’Savunun! Bu sefer karşımıza çıkan yaratıkların hem seviyeleri hem de saldırıları daha yüksek!’’

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı savurup kükredim, ‘’Grubun önündeki yaratıklara saldırmayın. Bize yaklaştıkları taktirde saldıracağız. Ayrıca yaratıkların ön tarafta fazla toplanmasına izin verirsek işimiz biter, ona göre!’’

 Kalabalık onayladı. [Ateşin ve Buzun Sütunları] havaya fırlamış ve Zhan Long yüksek saldırı gücüyle avantajını korumaya devam etmişti. Zhan Long’a kıyasla yan tarafta duran [Uçan Ejderhalar] daha gergindi. Her ne kadar sayı konusunda mutlak bir üstünlüğe sahip olsalar da, beş savunma çizgisi kurmadan saldırmaya cesaret edememişlerdi.

 “Kengkengkeng……”

 Cüce Savaşçılar savaş baltalarıyla Şövalyeleri’n kalkanlarına atıldı. Kaşla göz arasında [Uçan Ejderhalar]’ın ön saflarında yer alan on kişilik bir grupöteki dünyayı boylamıştı. Şifacılar durumu kontrol altına alamıyorlardı. Yükselen Ejderha’nın suratı solmuş ve herif kükremişti, ‘’Dayanın! Üçüncü resmileştirmesini alan şövalyeler [Gökyüzü’nün Kalkan Duvarı]’nı aktif etsin!’’

 Siyah Kaplumbağa söylendi, ‘’Kaptan, üçüncü resmileştirmesini alan yalnızca 7 şövalyemiz var. Öyle genel emir vermeene gerek yoktu yani…’’

 Yükselen Ejderha’nın suratı yemyeşil kesildi, ‘’Hassiktir. Niye daha önce söylemedin….’’

……………..

 Hemen yakınlarında duran Zhan Long grubu kahkahalara boğulmuştu. Her ne kadar sayı konusunda üstün olan taraf [Uçan Ejderhalar] olsa da, yetenek bakımından Zhan Long’la aşık atabilecek seviyede değillerdi.

  Li Mu [Gök Sallayan Kesik]’i aktif ederek söylendi, ‘’Eh, bizim istatistikleri tutan oyuncumuz kim? Bakalım kaç tane üçüncü resmileştirmesini alan oyuncumuz var…’’

 ‘’Benim…’’

 Matcha elini havaya savurduğu gibi [Gölge Kesiği]’ni aktif etmiş ve söylenmişti, ‘’Zhan Long’un seviye ortalaması geçtiğimiz günlerde adeta zirve yapmış durumda. Klanımızda toplam 117 üçüncü resmileştirme oyuncusu var. Bu oyuncuların arasından 19’u kılıç ustası, 14’ü şövalye, 21’i büyücü ve 11’i de savaşçı. Geriye kalanlar da farklı sınıflara ait.’’

 Gülümseyerek söylendim, ‘’Peki ya bizim [Gökyüzü’nün Kalkan Duvarı]’mız nasıl?’’

 ‘’Görmek istiyor musun?’’

 ‘’Tabii canım…’’

 ‘’Anlaşıldı!’’

  Matcha aniden kalkanını kavrayıp, kükredi, ‘’Kalkan Duvarı’nı oluşturun!!!’’

 Çok geçmeden ön saflardaki 14 şövalye kalkanlarını kaldırmıştı. Kalkanlardan yayılan sesler insanı şaşkına döndürüyor ve devasa bir kalkan formasyonu ön saflarımızı kaplıyordu. [Zhan Long]’un öne saflarında oluşan metalik duvar gerçekten de görülmeye değer bir manzaraydı. Zaten bu yetenek üçüncü resmileştirmesini alan Şövalyelerin gurur kaynağıydı. Böylesine bir kalkanı kolayca yok edebilmek gerçekten de kolay değildi. Tabii bir grup Kılıçustası [Atik Kılıç]’ı kullanıp direkt kalkanı aşabilirlerdi, orası ayrı….

  Cüce Savaşçıları’nın baltaları kalkan duvarına iniyordu. Yine de adamlarımız fazla hasar almadıklarından durum gayet iyi sayılabilirdi. Üçüncü resmileştirmesini alan bir şövalyeyle almayan bir şövalyenin arasındaki farkı hemen görebiliyordunuz.

 ‘’Arrghhhh!’’

  Alevli Kaplan Tanrısı kükreyerek ileriye atıldı. 1800+ defansa sahip olduğu ve [Kan Emici Darbe]’yle canını doldurabildiği için hayatta kalma konusunda sıkıntısı yoktu. Ayrıca diğer üç yeteneği, [Alev Pençesi], [Keskin Kükreme] ve [Ateş Gücü Hücumu] da rakipleri öldürmeye odaklı olduklarından, yaratık kolayca mekanı temizlemeye başlamıştı. Bir grup Cüce Savaşçısı arka taraftan Alevli Kaplan Tanrısı’na atılınca hemen yaratığın kontrolünü ele alarak, [Ateş Zırhı]’nı aktif ettim!

  Ateş parçalarıyla çevrelenmeye başlayan yaratığın vücdu gerçekten de insanı şaşkına deviriyordu. O kadar güçlü görünen cüce savaşçıların saldırıları en fazla 200 civarı vurmaya başlamıştı. [Ateş Zırhı]’nın etkisi sahip olduğum [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nın etkisinden bile daha iyiydi. Zaten bu yüzen kaplan kafasına estiği gibi rakiplerini doğrayabiliyordu……

  Aldığımız TP’nin haddi hesabı yoktu. Çok geçmeden gruptan birine Şeytan Sembolü düşmüş ve herif resmen keyiften dört köşe olmuştu.

 Yarım saatin ardından dalga dalga cüce cesetleri surun önüne yığılmıştı. Mücadele sonlanmaya başlıyordu. İkinci dalgadaki yaratıkları başarıyla karşılamış ve Zhan Long olarak pek de fazla kayıp vermemiştik.

  ‘’Bu sefer Boss bize geliyor, değil mi?’’ Asasını tutan Binlerce Güneş havaya fırlayıp, mekanı süzdü. Aniden gözleri sonuna kadar açılan kadın gülmeye başlamıştı, ‘’Patron, boss ciddi ciddi kuzey kapısına geliyor. 67.seviye mor bir boss hem de…’’

 Mesafeye baktığımda gerçekten de Cüce Savaşçıları’nın arka tarafta duran bir cücenin etrafında toplandığını görmüştüm. Zırhlarla çevrili iskelet vücuduna, kan çanağına dönen gözleri eşlik ediyordu. Bos bize bakıp, kükredi, ‘’Çekiç Kabilesi’nin onurunu korumak için asla insanlara boyun eğmeyeceğiz. Tekrar köle olmayacağız! Öldürün! Bütün insanları öldürün!’’

 Nihayetinde, boss yanına aldığı 100+ yaratıkla birlikte bize koşmaya başladı. Zhan Long kapının hemen önünde durduğundan, bossla ilk karşılacak klan da biz olacaktık.

……..

 Lakin tam o esnada, yan tarafta duran Yükselen Ejderha kükreyerek söylendi, ‘’Vahşi Kaplan, ilk takımı alıp bossu çalmaya gidin. Savaşçıların Kralı’nı biz öldüreceğiz! Başka kimse değil!’’

 ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao!’’ Kurt paniklemiş ve bana bakmıştı.

 Kılıcımı kaldırıp, sakince küredim, ‘’Şehrin altına gidip, bossun odağını çekeceğim. Li Mu ve Matcha, bana destek olacak adamlar hazırlayın!’’

  Neredeyse benim yola koyulduğum aynı anda Vahşi Kaplan da 100 kişiyle şehrin altına atılmıştı. Şehrin 100 metre altı NPC okçularının menzilinde olsa da, kimse bu meseleyi düşünüyormuş gibi görünmüyordu!

……

‘’Çabuk, Bossun dikkatini çekin! Rüzgar Elfi Okçuları, uzaktan saldırın!’’ Vahşi Kaplan koşarken kükrüyordu.

 İki Rüzgar Elfi aynı anda havaya fırladı. Ne yazık ki, daha gökyüzüne bile ulaşamadan surlarda duran NPC okçulara yem olmuşlardı!