Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

279. Bölüm Göklere Karşı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

‘’Patron…’’

  Jiangshi’nin anı saldırısından sebep Matcha birkaç adım geri çekilmiş ve elindeki kalkanı kaldırarak bana bakmıştı: ‘’Kaplanını çağır, yoksa bunlara karşı koyamayacağız!’’

 ‘’Tamamdır!’’

  Vücudumu hafifçe eğdikten sonra birkaç metre ileriye atıldım ve elimi kaldırdığım gibi [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif ettim. Alevli Kaplan Tanrısı’na arkadan saldırması için talimat vermeyi unutmamıştım. Alevli dalgalara adımlayan kaplan bir grup zombiyi kenara savurmuştu. Her ne kadar yaratıkların saldırı puanları yüksek olsa da, canları ve defansları bize kıyasla daha düşüktü. Tabii kaplanım ve bizzat benim saldırı puanlarımız akılalmaz seviyelere fırladığı için bu zombileri öldürmek bizler için karpuz kesmekten farksızdı.

 ‘’Ta…’’

 Yere düşen kartı gördüğümde bölgede ilk düşen Jiangshi Kartı’nın da bu olduğunu anlamıştım. Kartı incelediğimde, aletin oyuncuya hedefi %5 zehirleme şansı verdiğini gördüm. Kesinkes talep görecek bir karttı. Direkt olarak Fox’a verdikten sonra meseleye devam ettim; zira silahşörlerin saldırı hızları yüksek olduğu için durum onun için daha avantajlıydı.

……….

 Basitçe söylemek gerekirse ön saflar ben, Li Mu, Wang Jian, Matcha ve diğerlerinden oluşuyordu. Bütün gücümüzle 3-5 metre menzile giren yaratıkların işini bitiriyorduk. [Zhan Long]’un şifacıları sağ olsun ön saflardaki ağır zırh oyuncuları sağlam durabiliyorlardı; lakin mesafede, [Uçan Ejderhalar]’ın bizim kadar sağlam durmadıklarını hemen görmüştüm. Sarhoş Mızrak ve Vahşi Kaplan ön saflarda bir sağa bir sola koşuyorlardı; ancak buna rağmen Jiangshiler’in istilasını durdurmayı başaramıyorlardı. Kaç kişinin öldüğünü saymaya matematiğim yeter miydi, bilmiyordum!

  Tam tersi yöne baktığımda, tek başına ya da ufak gruplar halinde takılan oyuncuların sayısında ciddi bir azalmanın olduğunu fark etmiştim. Kuzey Kapısı’ndaki savunmanın %3’ü aşılmıştı.

 40 dakika geçtikten sonra Li Mu’nun grubu çimlerde ilerleyerek Jiangshiler’i katletmeye başlamış ve ben de Zhan Long grubuyla arkada kalarak, etrafa saçılan yaratıkları temizleme koyulmuştum. [Eskilerin Şehri]’nden çıkan yaratıkların haddi hesabı yoktu ve biz de oracıkta boş boş duruyor değildik!

 “Hong!”

 [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği] aktif olduğunda TP barım resmen uzaya fırlamıştı. Profilime bir bakış attım: Sv – 66 - %47. Altıncı yaratık dalgasında muhtemelen 67’ye ulaşabilecektim. [Eskilerin Şehri]’nden aldığımız bonkör Tpler gerçekten beklentilerimi aşmıştı. Tabii ki İmparator Qin’in Kılıcı’ndaki bonus yetenek, [Kan Emen]sağ olsun kılıcın saldırı puanını %87 artırdığı için bölgede benden çılgını kalmamıştı.

………

 10 dakikadan sonra Wang Jian kılıcıyla koşarak kükredi. ‘’Xiao Yao, bizden 500 metre uzakta, batı kısmında boss çıktı. Gidiyor muyuz?’’

 ‘’Herhalde yani!’’

 Kılıcımı kınına soktum ve söylendim: ‘’Boss doğrama ekibi, batı bölgesine doğru gidip, bossu katledeceğiz. Li Mu, milleti hazırla da her an bize yardım edecek bir duruma gelsinler. [Uçan Ejderhalar]’a ayık olun arkadan bize saldırmasınlar. Yükselen Ejderha’nın nasıl bir adam olduğunu biliyorsun, herif kaşla göz arasında bize saldırabilir.’’

 Li Mu onayladı: ‘’Anlaşıldı!’’

 Bir grup oyuncu silahlarını kaldırarak koşmaya başladı. En önde koşuyor, Alevli Kaplan Tanrısı’yla muazzam bir ikili oluşturuyorduk. Grubumuz surlardaki NPC okçularının tam menzil sınırında ilerliyordu. Bütün yolculuk boyunca Ba Huang Şehri’nden etkinliğe katılan çok sayıda insan bizleri izlemiş; lakin tek bir kişi bile önümüze geçmeye cesaret edememişti. Zhan Long üyelerinin omuzlarında yer alan vahşi ejderha amblemi Zhan Long’un heybetini sergiliyordu. Bizler [Öncü]’yü alt etmiş ve [Kahramanın Heybeti]’ni karşılamayı başarmış kişilerdir; kim bizim önümüze çıkmaya cesaret edebilirdi ki?

  Birkaç dakika sonra yüz kişilik grubumuz batı duvarına ulaşmıştı. Mesafede, etrafa ışık hüzmeleri saçan noktadan bir bossun fırladığını gözlerimle görebiliyordum. Bahsi geçen bossun 3 metrelik boyu, çelimsiz bir vücudu vardı. Keskin bir bakışla yaratığın ‘Donmuş Ceset Kralı’ olarak adlandırılan dev bir Jiangshi olduğunu görmüştüm. Zırhalara bürünen zombi iki elinde de birer kılıç tutuyordu. Etrafından yağan kar taneleri manzaraya garip bir ambians katmıştı. 70.seviye BOSS gerçekten uğraşılması kolay bir yaratık olmayacaktı.

 Boss şehrin tam altında, yakşalık surlardan 70 metre uzakta duruyordu. Belki de surlarda süzülen okçulardan dolayı, kimse yaratığa yaklaşmaya cesaret edemiyordu.

  Elimdeki İmparator Qin’in Kılıcı titre titremez ileriye atıldım: ‘’Ben önden gidiyorum, arkadan destekleyin!’’

  Bossa yaklaştığım an sol parmaklarımı açmış ve etrafa yayılan ışık hüzmesinden üç kılıç fırlamıştı. [Virane Diyar]’ın saldırısı herkesi şaşkına vermişti!

 3217!

  Böylesine güçlü bir saldırıya maruz kalan yaratık İmparator Boss olsa bile hasara karşı koyamamıştı. Donmuş Ceset Kralı öfke dolu bir kükreme savurduktan sonra direkt olarak bana doğru koşmaya başlamış ve hatta söylenmeye bile koyulmuştu: ‘’Aşağılık velet, gel de alayım aklını senin. Korkudan ölmek neymiş göstereceğim sana…’’

 
  Tabii ki oracıkta dikilip, bossu bekleyecek halim yoktu. Sonuçta 70.seviye İmparator Bossu tek başıma karşılayacak değildim! Hemen arkaya koşmaya başladım.

 ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, buraya!’’

 Mesafede Yue Qing Qian ellerini sallayarak bana seslendi. Bizimkiler bossu bekliyordu.

  Lakin aniden kalabalığın içinden bir grup fırladı!

 Peng!

 Sert bir çarpışmanın ardından Zhan Long okçularından biri geri çekilmek zorunda kalmıştı. Ön saflardan biri atılarak, okçuya doğru baltasını savurdu. Suratındaki yara izleriyle herif resmen bir savaş manyağını andırıyordu: ‘’[Toplu Cenaze]’den boss çalmaya mı çalışıyorsunuz? Zhan Long biraz boyunu aşmıyor mu? Bu kadar ölmek istiyorsanız tam yerine geldiniz. KARDEŞLERİM, İLERİ!’’

   Bizim okçuya saldıran bu herif öyle isimsiz dingillerden biri değildi; adam [Toplu Cenaze]’nin Klan Başkanı, Sıradan Değil’in ta kendisiydi! Zhan Long ortaya çıkar çıkmaz herif nefretine yenik düşmüştü; sonuçta [Toplu Cenaze] dediğimiz klan [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu’nun ittifakıydı. Ayrıca adamın Wang Ze Cheng’le tam olarak anlayamadığım bir ilişkisi de vardı.

………

 ‘’Savunun!’’ Wang Jian kılıcını kaldırıp, kükredi: ‘’[Toplu Cenaze]’nin iki sağlam yeteneği var: [Çatlak Katliam] ve [Gazap]. Dikkatli olun millet!’’

 Kılıcımı yan çevirip, koşmaya başladım: ‘’Dans Eden Orman, uzaktan bossa asıl da bize doğru gelsin. Qing Qian, Wang Jian, defansı boş verin ve benimle gelin. Direkt olarak [Toplu Cenaze]’nin içinden geçip, o şerefsizlere burada kimin lafı geçiyormuş göstereceğiz!’’

  İleri atılır atılmaz bileğimi bükmüş ve [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’yle [Toplu Cenaze] grubuna saldırmıştım. Ortaya çıkan hasarı söylemeye gerek bile yoktu---

4193!
4427!
4717!

……

 Kaşla göz arasında heriflerin Şövalye-Kılıç Ustası grubundan bir kısmı yerle bir olmuştu. [Toplu Cenaze]’de ağır zırh sınıfından başka bir oyuncu bulmak zordu ve herifler aslen geçilmesi zor bir defansa sahip olduklarıyla övünüp duran tiplerdi; lakin o esnada, kolayca adamları yarıp geçeceğimi hiçbiri düşünmemişti. Wang Ze Cheng bile bu saldırı puanıma karşı koyamıyorken, bu herifler ne yapabilirdi ki?

 ‘’Siktir…’’

 Sıradan Değil’in suratı yemyeşil kesildi: ‘’Siktiğim saldırı puanı da ne öyle? Kaygısız Xiao Yao insan mısın lan? Kardeşlerim, yürüyün! Geberteceğiz şu şerefsizi!’’

  İleriye atılıp, bir sağa bir sola saldırmaya koyuldum. Arada sırada eğilip, bana doğru gelen [Alev Baltaları]’nı ve [Alev Kılıçları]’nı savuşturuyordum. Aynı esnada, elimi havaya sauvrduğum gibi iki Tanrı’nın Ordu Kartı’nı aktif etmiş ve Ruh Ordusu’nu çağırmıştım. Gökyüzünü kaplayan kan kırmızısı bulut hüzmesinden kılıçlar fırlıyor ve 4000 civarı hasarlar resmen havada uçuyordu. Beş Mohist Parşomeni’ndeki yeteneklerin saldırı puanları direkt olarak karakterime bağlıydı; İmparator Qin’in Kılıcı ne kadar heybetli olursa, bu yeteneklerin saldırıları da o kadar güçlü olacaktı!

 ‘’RAAARGH!’’

 Alevli Kaplan Tanrısı alevlerle açtığı yola atılan herkesi resmen kesip doğruyordu. Hemen yan tarafımda ilerleyen Wang Jian, Yue Qing Qian, Kurt, Matcha ve diğerleri muazzam birlikleriyle tek bir vücut gibi dövüşmeye başlamışlardı. Karşı taraf göz açıp kapayıncaya dek 200 oyuncu kaybedince, durumun ne kadar ciddi olduğunu da anlamışlardı!

 Başımı çevirip, Dans Eden Orman’ın Zhan Long’a doğru kotuğunu gördüm. Li Mu çoktan geniş bir destek grubuyla mekana gelmişti; eğer herhangi bir sıkıntı çıkmazsa, bu boss bizim olacaktı!

 ‘’Sıradan Değil’i öldürürsek meseleyi bitiririz!’’ Yue Qing Qian grup kanalından söylendi.

 Başımı öne salladım: ‘’Qing Qian sersemlet şunu, iki saniyede öldüreyim!’’

 ‘’Tamam!’’

  [Tanrı Dansı]’nı aktif eden Yue Qing Qian ileriye atıldı. Hançerleri havada geniş yaylar çizerek Sıradan Değil’in göğsüne saplanmış ve herifi sersemletmişlerdi!

 Geniş bir kahkaha savurduğum gibi parmaklarımı açtım. Uzaktan [Virane Diyar]’ı aktif etmiştim!

 Peng!

  5257!

 Herif ne olduğunu bile anlayamadan öteki dünyaya göç etmişti!

…….

 Keskin kılıcı bir kez daha salladığımda [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif etmiştim. [Toplu Cenaze]’nin tırsak tiplerini gördüğümde hemen kanaldan seslendim. ‘’Geri çeklini, daha fazla şunlarla uğraşmayalım!’’

 Zhan Long oyuncuları teker teker savaş alanını terk etmeye başladı. Karşı taraf bizi kovalamaya bile çalışmamıştı. Klan Başkanları’nı kaybettikleri için durum onlar adına iyiden iyice zorlaşacaktı.

 İmparator Qin’in Kılıcı’na baktığımda…[Kan Emen] çoktan %127’ye fırlamıştı!

……

Zhan Long grubunun önünde duran Donmuş Ceset Kralı durmaksızın kükrüyordu. Yaratığın her hamlesi beraberinde [Buz Saçakları]’nı taşıyordu. Şövalyelerimiz ve Rahiplerimiz yaratığın karşısında resmen eriyip gidecek raddeye gelmişlerdi. Çoktan 10 kişiyi kaybetmiştik.

 Li Mu döndüğümü görür görmez kükredi: ‘’Öndekiler, bırakın Klan Başkanı ve Matcha tanklasın. Kenaralara dağılın, gereksiz yere canınızdan olmayın. Yaşlı K, üçüncü gruptaki oyuncuları alıp mekanı süzmeye başla. Arkadan saldırıya uğramayalım!’’

 Shua!

  Çoktan ileriye atılıp, henüz hayatını kaybeden bir şövalyenin yerini almıştım. [Tek Kişilik Ordu]’yu kullandığımda bossun odağı direkt bana kaymıştı. Üstelik, her hamlem bossun canını gözle görülür derecede indirdiğinden bizimkiler heyecanlanmıştı.

 Sevgili Duck ve diğer şifacılar çoktan bana odaklanmıştı. Dans Eden Orman ve Binlerce Güneş uzun mesafeli oyuncularla saldırmaya koyulmuştu. Aşağı yukarı 40+ Şifacı sadece bana odaklıydı. Oracıkta 2000 defans ve 4000 canla ölmek istesem bile bunu yapabilecekmişim gibi görünmüyordu.

  Zaman yavaşça akıp gitmiş ve bossu öldürürken bütün detaylara dikkat etmeyi ihmal etmemiştim. Prag, Öncü ve Kahramanın Öfkesi çoktan meseleyi gözlemlemek için oyuncularını yollamıştı; lakin hiçbiri bize karşı harekete geçmiyordu. Sonuçta Zhan Long’un 1000+ adamı çoktan bossun etrafını kapladığından şimdilik bossu kaptıracakmışız gibi görünmüyordu. Özellikle de son zamanlarda yükselişe geçen Zhan Long insanların bulaşmak isteyeceği bir klan değildi!

……………….

 9 dakikanın ardından bossun canı yerlere inmiş ve kılıcımı kaldırarak son hamleyi yapmıştım.

 Ding!

 Sistem Duyurusu: Tebrikler! Oyuncu Kaygısız Xiao Yao başarıyla [Eskilerin Şehri:Ba Huang Şehri]’ndeki beşinci bossu öldürerek +5 karizma, %50 TP ve S-seviye yetenek kitabı [Göklere Karşı]’yı kazanmıştır!