Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

265. Bölüm Yüksek Defans

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

.........

“Ah….”

 Wang Ze Cheng omzumdaki amblemi görünce şaşkına dönmüştü, ‘’Görünüşe göre… Zhan Long’un efsanevi Klan Başkanı’ymışsın! Tanrım, hiç haberim yoktu…Li Xiao Yao, ciddi ciddi oyundaki ustalardan biriymişsin sen yahu! Zhan Long’un Klan Başkanı…Duyduğuma göre birkaç gün önce Ba Huang Şehri’nin bir numaralı klanını, [Öncü]’yü yenmişsin. Muazzam…’’

 Sakin bir ses tonuyla cevapladım, ‘’Şans eseri kazandık.’’

 Arkamda duran General Li Mu gözlerini kısarak gülümsedi, ‘’Cang Cheng, yanında [Kahramanın Heybeti]’nin ilk grubunu da getirmişsin; yani buradan anladığımız kadarıyla, [Kahramanın Heybeti] üç şehri fethetmek için ilk girişimlerine başlıyor mu?’’

 ‘’Yok canım, öyle bir amacımız yok. Yanlış anlamışsınız…’’ Wang Ze Cheng gülümseyerek açıkladı, ‘’Aslında, ilk grubun buraya geliş amacı şehri fethetmek falan değl. Basitçe söylemek gerekirse biz bir grup maceraperestiz; amacımız şehirlerin gizemlerini ve haritalarını keşfetmek. Sonuçta [Kader]’in akılalmaz büyüklükte bir haritası var ve hala daha [Kahramanın Heybeti]’nin bilmediği bir sürü bölge bulunuyor. Bu yüzden, Ba Huang Şehri’ne gelerek burada bir iz bırakmak istedik. Böylece pişmanlığımız olmayacak ileride…’’

 Li Mu gülümsemeden edememişti, ‘’Aslına arkada birkaç ceset bıraksanız da fena olmazdı…’’

 Li Mu bu sözleri söyler söylemez etraftaki Ba Huang oyuncuları derin nefesler çekmişti; sonuçta bu sözler açıkça karşı tarafa meydan okuyordu! Lakin Li Mu’nun sözlerine katılıyordum; savaş kaçınılmazdı. Wang Ze Cheng’in buraya savaşmak için geldiğini çoktan anlamıştım. Zaten zamanından beri sözlerle aram iyi değildi; kılıcımı konuşturmayı tercih ediyordum.

 ‘’Bu…ne dediğimizi anlamadınız sanırım…’’ Wang Ze Cheng şehrin iç kısmına baktıktan sonra arkasında duran klan üyelerine söylendi, ‘’Hadi bakalım, şehrin lorduna uğrayalım..’’

  O esnada, Wang Ze Cheng’in arkasında duran bir Savaşçı baltasını kaldırarak öfkeyle bağırmaya başlamıştı, ‘’Peh, bu Zhan Long kendini ne sanıyor böyle? Vay arkadaş, burada sizinle güzel güzel konuşmaya çalışıyoruz; ciddi ciddi soruyorum, götünüz ne ara bu kadar kalktı?’’

  Konuşan herifin omzunda Başkan Yardımcısı amblemi vardı. Rüzgar Yürüyen, eskiden ilk grubun Klan Başkanı olan isim…Herif üçüncü resmileştirmesini çoktan almıştı ve muhtemelen ekipman konusunda da sıkıntısı yoktu. Aksi taktirde, bu kadar kibirli olmasına imkan yoktu.

 Li Mu hemen kılıcını çekerek, söylenmişti, ‘’Hayırdır, Rüzgar Yürüyen, kılıcımın tadına mı bakmak istiyorsun?’’

   Sonuçta burada konuşan isim Ba Huang’ın üst sıralamarında yer alan Li Mu’dan başkası değildi. Doğal olarak rakip grubun kışkırtıcı sözlerine dikkat etmeyecekti!

  Rüzgar Yürüyen öfke dolu bir kükreme savurduktan sonra baltasını Li Mu’ya doğru savurmuştu!

  Li Mu gülümsedi, hafiften vücudunu eğerek direkt olarak ileriye atılmıştı!

KACHA!

 1877!

 Rüzgar Yürüyen’in vücudu titremiş ve herif canının yarıdan fazlasını kaybetmişti; dehşete düştüğü için hareket etmeye bile cesaret edemiyordu! Li Mu vücudunu öne eğerek Wan Ze Cheng’in boğazına doğru bir hamle yaptı. Herif benden bile daha sabırsızdı; direkt olarak [Kahramanın Öfkesi]’nin ilk grubuna başkanlık yapan ismi öldürmeye çalışıyordu!

 
  O esnada Wang Ze Cheng gülümsemiş ve yıldırım hızında tepki vermişti. İleriye uzattığı kalkanı Li Mu’nun kılıcıyla buşultuğunda, Li Mu geriye savrulmuştu. Sadece bu hamle değiş-tokuşundan bile Wang Ze Cheng’in defansının ne kadar yüksek olduğu anlaşılabiliyordu!

  Sağ eliyle mızrağını ileriye doğrultan Wang Ze Cheng [Alev Mızrağı]’nı aktif etmişti. Li Mu’nun arkaya savrulan vücudu bu hamleyi atlatabilecek durumda değildi!

……

“Sha sha……”

 Mor Şafak Botları’m şehrin taş yollarında kayarak ilerliyordu. Elimi kaldırdığım gibi çoktan İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekmiştim. Bileğimi hafiften savurunca kılıç havada dans ederek Wang Ze Cheng’in mızrağını karşıladı. İki silah karşılaştıktan sonra mızrağı kenara itmiş ve botlarımı kaldırarak herifin beline doğru bir tekme savurmuştum!

 Bang!

 Wang Ze Cheng’in oyun kontrolü gerçekten iyiydi ve herif tekmemi kalkanıyla karşılamıştı. Vücudu hafifçe titreyen adam bir adım geri çekilmek zorunda kaldı. Gerçekten de 2900 defansı göstermelik değildi!

  Oracıkta dikilmeye devam edecek değildim; yani direkt olarak ileri atıldım. Yıldırım vari bir hızla [Rüzgar Kılıcı]’nı herifin kalkanına savurmuştum. Saldırımın herifin defansını aşıp aşamayacağını merak ediyordum!

 Wang Jian, Li Mu ve diğerleri bu karşılaşmanın sonucunu heyecanla bekliyorlardı!

……

“Keng!”

 Wang Ze Cheng hemen kalkanını kaldırmış, göğsüne yapıştırmıştı. Herif savunma pozisyonuna geçerek [Gökyüzü Kalkanı]’nı aktifetti. Bu yetenek Şövalyeler’in, defanslarını artıran ve alacakları büyü hasarlarını da %70 azaltan bir üçüncü resmileştirme yeteneğiydi. Yeteneğin tek sıkıntısı kullanan şövalyenin hızını yarıya düşürmesiydi; lakin zaten başlı başına şövalyeler hıza ihtiyaç duyan bir sınıf değildi!

  Rüzgarlara bezenmiş kılıcımın beraberinde getirdiği 7.seviye [Rüzgar Kılıcı] direkt olarak herifin kalkanına saplandı!

 Keng!

  Etrafı yeşil bir ışık hüzmesi kaplamış ve saldırının üstün bir saldırı olduğunu anlamıştım. Wang Ze Cheng geriye çekilirken başında beliren hasar sayısı herkesi şoke etmişti!

 2447!

……..

 ‘’Hassiktir!’’

 Rüzgar Yürüyen’in surat ifadesine diyecek yoktu: ‘’Bu…herif patrona nasıl o kadar vurabildi öyle? Bu…Kaygısız Xiao Yao insan mı yahu?’’

 İçten içe gülmsedim; bir anlığına da olsa İmparator Qin’in Kılıcı’nın rakip defansı %25 azaltan etkisini unutmuştum. Eğer 2900’un %25’i giderse geriye ne kalıyordu ki? Bunun yanında, 3700+ saldırı puanım da zaten 2900’ün üstündeydi! Herif baştan aşağıya savunma ekipmanlarıyla kuşanmış olsa da, benim üstümdeki ekipmanlar da tam tersine saldırı odaklıydı! Kim kimden korkuyormuş bakayım!?

  Wang Ze Cheng şaşkınlıkla geriye çekilip, bana bakmıştı. ‘’Li Xiao Yao, burada yanlış bir anlaşılma var. Rüzgar Yürüyen, Li Mu, biraz sakinleşseniz iyi olur. Buraya sıkıntı çıkarmak için gelmedik…’’

 Hafifçe gülümseyerek kılıcımı kaldırdım: ‘’Sıkıntı çıkarmak isteyin ya da istemeyin, önce bir şeyi açıklığa kavuşturacağız. [Kahramanın Heybeti] Ba Huang Şehri’nde kalabilir ve bizler de sizi gayet güzel karşılayabiliriz; lakin eğer [Kahramanın Heybeti] üssünü Zhan Long’un yanındai Büyülü İz Ormanı’na konuşlandırmaya kalkarsa, o zaman kusurumuza bakmayacaksınız; zira öyle bir durumda bütün gücümüzle size saldıracağız. Elimden geleni ardıma koymayacağım! [Kahramanın Heybeti]’nin Ba Huang’daki klanlara sıkıntı çıkarmasına izin vermeyeceğim!’’

   Bu ufak konuşma Ba Huang oyuncularını derinden eklemişti. Zaten başlı başına kimse bu yabancılardan hoşlanmış değildi.

 Konuştuğum esnada geriye çekilip, söylendim: ‘’Li Mu, Wang Jian, yol verin. BırakınBa Huang’a girsinler. Biz haydut falan değiliz, diğer insanların ne yapacağına karar veremeyiz!’’

 Li Mu onayladı: ‘’Tamamdır!’’

 ……………….

  O esnada güzeller güzeli bir kadın belirdi. Tabii ki bu kadın Başkan Yardımcımız Yue Qing Qian’dan başkası değildi. Gülümseyerek söylendi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, bunu foruma koyalım mı?’’

 ‘’Tabii!’’

 Başımı öne salladım ve çin forumlarına girip, yeni bir konu açtım---

 [Dövüş (Konuyu Açan: Kaygısız Xiao Yao)] : [Kahramanın Heybeti]’nin liderine, Q-Kılıcı’na!

 ‘’Duyduğuma göre ÇMB’nin iki numaralı klanı, [Kahramanın Heybeti] Ba Huang Şehri’ne girmek istiyormuş. Doğal olarak onları hoş karşılayacağız…şehir sınırları bir hayli büyük olduğundan her klan kendine üs olarak pratik alanlarını belirleyebilir. Olası dövüş ve mücadelelerden kaçınmak için, Zhan Long Yeşil Qilin Vadisi’ne yerleşmiş durumda; lakin [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu hemen Qilin Vadisi’nin yanında olan Büyülü İz Ormanı’na yerleşmek istiyor. Eskilerin dediği gibi: ‘Eğer yabancı biri yanınızda horlarsa, şahıs nazik olsun ya da olmasın, onu öldürme konusunda tereddüt etmemelisiniz.’ Yani uzun lafın kısası Q-Kılıcı’ndan İlk Grubu’n yerini tekrardan ayarlamasını istiyorum. Tabii olur da Büyülü İz Ormanı konusunda ısrar ederseniz, Zhan Long saldırdığında şaşırmayacaksınız. Umarım Klan Başkanı Q-Kılıcı bu meseleyi bir kez daha düşünür.’’

……

 Çok geçmeden konu popüler olmuştu. Yue Qing Qian ve Li Mu ikilisi konuya cevap yazmakta gecikmemişti.

 [1. Cevap (Oyuncu Yue Qing Qian)] : Aynen öyle, Zhan Long kimseye karışmak istemiyor; ancak [Kahramanın Heybeti] savaşmaya niyetlenirse, o zaman geri durmayacağız!

 [2. Cevap (Oyuncu Li Mu)] : Gerçekten Q-Kılıcı’nın bu planı tekrar düşünmesini umuyorum!

 [3. Cevap (Oyuncu Dans Eden Orman)]: Eh, nasıl yani, savaş mı çıkacak?

………

[11. Cevap (Oyuncu Savaşçı Yan Zhao)]: Ha…Zhan Long’u kışkırtmak mı? [Kahramanın Heybeti] yanlış klanı seçmiş, Zhan Long kırılması güç bir kemiktir….

[12. Cevap (Oyuncu Jian Feng Han)] : Oo…Yakında heyecanlı şeyler mi izleyeceğiz yani?

[37. Cevap (Oyuncu Cang Tong)] : Zhan Long ve Kahramanın Heybeti’nin savaşmasını istemiyorum….

[38. Cevap (Oyuncu Cang Yue)] : Ben de istemiyorum….

……..

[101. Cevap (Oyuncu Simple)] : Eğer [Kahramanın Heybeti] Büyülü İz Ormanı’na girmekte diretirse, korkarım ki Zhan Long ve Kan Kontratı bu meseleyi oturup izlemeyecektir. Q-Kılıcı’nın niye böyle bir şey istediğini anlayamıyorum!

[102. Cevap (Oyuncu Kurt Totemi)] : Çoktan 1000 Zhan Long elitini topladım. İstiyorsanız gelin bakalım. Büyülü İz Ormanı tam PK yapmalık bir harita, [Kahramanın Heybeti]’nin çılgın oyuncuları nerede duracaklarını iyi düşünmeli.

[103. Cevap (Oyuncu Kahraman Ran Min)] : Savaşalım gitsin anasını satayım!!

……

[207. Cevap (Oyuncu Sarhoş Mızrak)] : Hehehe, görünüşe göre heyecanlı olaylar yaşanacak. Heybetli ve görkemli Q-Kılıcı’na karşılık heyecan dolu ve boyun eğmeyen Kaygısız Xiao Yao…Aslına bakarsanız bu sefer Kaygısız Xiao Yao’yu tutuyorum. Umarım Klan Başkanı bunu görmez…

[209. Cevap (Oyuncu Yükselen Ejderha)] : ……….

……

 Yarım saat daha beklemiş olsak da Q-Kılıcı’ndan cevap gelmemişti. Görünüşe göre kendini bu tartışmaya alet etmek istemiyordu. O esnada Wan Er, Dong Cheng Yue birkaç yüzlük oyuncu takımlarıyla mekana ulaşmıştı. Takımlarda tanıdığım birkaç oyuncu da vardı. Aslına bakarsanız bahsi geçen bu takımlar iki kızın yakın arkadaşları olduklarından tam olarak [Kahramanın Heybeti]’ne sadık sayılmazlardı. Zamanı geldiğinde bu iki kadın direkt olarak amblemleri söküp, bizim tarafımıza geçeceklerdi.

 ‘’Durum nasıl?’’ Wan Er hançerlerini kaldırıp, sordu.

 Gülümsedim; ‘’Wang Ze Cheng’in ne yapacağını bekliyoruz…’’

 ‘’Tamam, ben de yanında durayım…’’

 ‘’Anlaştık!’’

…………

  Çok geçmeden 1800+ [Kahramanın Heybeti]’nin İlk Grubu oyuncusu şehir kapılarına ulaşmıştı. Wang Ze Cheng mızrağını ve kalkanını kaldırıp, Güney Batı bölgesine işaret etti: ‘’Yola koyulalım! Klan Başkanı’nın emirlerini takip edip, Büyülü İz Ormanı’na ilerleyeceğiz!’’

 Keng!

 Li Mu çoktan kılıcını çekmişti, ‘’Wow, ciddi ciddi bizimle savaşmak mı istiyorlar?’’