çok güzellll
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
11. Bölüm Dünyam Zindan Oldu (3)
[Ödülünü seç.]
[1. İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı ]
"Ah, başım dönüyor."
"Mesajlar daha yavaş gelemiyor mu?" diye ablaya sordum. Mesaj günlüğünü kontrol ettiğimde alışık olduğum mesajı aldım.
Bakalım... Hmm, muhteşem başarı. Tam da düşündüğüm gibi, kulağa hoş gelse de sonuçta bir ödül değil, bir unvan aldığımı görmüştüm. Bir de tüm istatistiklerim 1 artmış. İstatistiklerimin tekrar artacağını düşünmüyordum.
Ayrıca özel ödül: Ork Lideri'nin Omuzluğu... Anladım, omuzlarım için. Şimdi düşününce, daha önce Ork Lideri'nin Omuzluğu'nu hiç görmemiştim. Demek ki sadece Ork Lideri'ni tek başına yendiğinde düşme şansı vardı. Bir diğer deyişle, Ork Lideri'nin ekipmanlarını tek başına yenene kadar toplayabilmek imkansızdı.
…Oynadığım hemen hiçbir oyunda elde etmesi bu kadar zor bir ekipman yoktu.
"İşte burada. Vay, harika görünüyor."
Envanterimi açtım ve Ork Lideri'nin Omuzluğu'nu üzerime giydim. Vücudum artık tamamen Ork Lideri'nin deri zırhıyla kaplıydı. Daha önce 5. kata kadar sadece eğitim kıyafetlerimi kullanmıştım, şimdi düşününce çıplak olarak gelsem bile daha iyiymiş. O zamanlar zindana böyle gitmeyi nasıl düşündüğümü hala anlayamıyorum. Ölünce zindana bir hafta boyunca giremesem bile, sadece o şekilde hareket etmenin daha kolay olduğunu sanmıştım. Kullandığım tahta mızraktan bahsetmiyorum bile... O günler aklıma gelince utanmadan edemiyorum.
Orada durup eski günleri hatırlarken, başka bir mesaj duyuldu.
[Ork Lideri Seti'ni tamamladın. Kuvvetin ve yaşam gücün 5 arttı. Ork Lideri Seti üzerindeyken, Ork Lideri'nin Savaş Çığlığı günde bir kez kullanılabilir.]
"Ah!!"
Yok artık, yine arttı! Tüm set ekipmanlarını toplayabilmenin ne kadar zor olduğunu düşünürsek, verdiği artılar küçük görünse de aslında tüm seti giydiğimde 2 seviye değerinde bir istatistik puanı elde ediyordum. Zaten 5. katta bundan daha iyi bir şey olması garip olurdu.
Ork Lideri Seti'ni tamamlamak ya da sıkıştırma iksirlerini toplamak en başından beri planladığım bir şey olmasa da artık bunları tecrübe etmiştim ve belki de bunlar kaşifleri zindana yönlendiren kişinin planlamış olduğu bir şeydi.
Ork Lideri Seti'yle nasıl göründüğümü kontrol ederken başımı memnuniyetle salladım ve mesaj günlüğündeki bir sonraki satırı okudum. 1.000 altın. Bu normaldi. Ork Lideri her yenildiğinde 1.000 altın veriyordu. Sırada ödülümü seçmek vardı... Fakat Ork Lideri'ni tek başıma yendiğim için listede sadece tek bir ödül vardı.
“Burada başka seçenek yok! Görünüşe göre mesaj ablasının seviye atlayıp zekasını yükseltmesi lazım!” İçimden bunu düşünürken, ödüle yine de göz atmaya karar verdim.
[1. İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı]
"..."
Bu... Bu da ne? Bir büyünün benim adımı kullanmasını hiç beklemiyordum.* Yeni mi oluşturuldu? Ne için kullanılıyor? Benim kullanabileceğim bir şey mi?
Çok sayıda sorum olmasına rağmen kendimi kontrol etmeye çalıştım. Manam olmadığından, büyüyü zaten kullanamıyordum. Tam bu şekilde düşünürken...
[İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı'nı elde ettiniz. Kökeninize derinden bağlı bir ruhu çağırmak için tüm MP'nizi ve YP'nizin yarısını kullanabilirsiniz. Vücut bulma süresi, kullandığınız MP ve YP'nin miktarına bağlı olacaktır. Sadece efsane rütbesinden birini veya daha üstünü vücut bulma için kullanabilirsiniz ve başarısız olursanız, bu yeteneği tekrar kullanamazsınız. Başarı durumunda, becerinin bir aylık bekleme süresi vardır. Bu büyünün beceri seviyesi yoktur.]
"..."
Sanki birileri benimle dalga geçiyor gibiydi. Düşününce, küçükken çok fazla insan benimle dalga geçerdi, tabi anormal derecede büyüyünce bu da bitti...
Bu İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı. Bana fiziği anımsatıyor gibiydi…
Tabii ki bu büyü benim bir işime yaramıyordu. Sonuçta hiç MP'm yoktu. Bu beceriyi kullanmanın bir yolu yoktu. Derin bir iç çektim. Elde etmek için o kadar uğraştığım bir şeyin böylesine işe yaramaz çıkması...
"Ah! İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı, İlahi Vücut Bulma Büyü Kitabı!" Sesim kısılana dek bağırdım. Hiçbir şey olmayacağımı bilmeme rağmen, bir şey olmasını umarak tüm kalbimle haykırmaya devam ettim.
İtiraf edeceğim, kendi ismimi haykırırken bir çılgınmış gibi görüneceğimden endişe ediyordum. Ancak...
[Tüm MP'niz tükendi.]
[YP'nizin yarısı kullanıldı.]
[20 MP ve 1.020 YP kullandınız. 1 dakika 40 saniye boyunca Efsanevi Kahraman Ruhu, Peruta Rello Vatifoa'yı çağıracaksınız.]
"...Eh?"
“Ne? Doğru mu gördüm? 20? Tek bir zerre MP'm yok diye biliyorum?” Şaşkın bir şekilde bakınırken, aniden vücudumun artık benim olmadığını hissetmeye başladım.Yüzlerce elbise giymiş gibiydim ve vücudumu istediğim gibi hareket ettiremiyordum.
Ardından, bir ses derinliklerimde yankılandı.
[Oh, bu da nedir evlat? Böylesine bir yeteneğe sahipken, hiç manan yok. Garip, çok garip.]
"S-Sen de kimsin?"
Bir aptal gibi görünmemeye çalıştım. Bunu zaten zindana girdiğim ilk seferde başarıyla gerçekleştirmiştim.
[Beni çağıran sensin. Adım Peruta Rello Vatifoa, uzun yıllar önce unutulmuş bir mızrakçıyım.]
"Bir mızrakçı mı? Sen mızrakçı mısın? Hadi be! Ben de mızrak kullanıyorum!"
[Hmm? Hahaha! Ben de öyle düşünmüştüm! Beni çağıran kişinin mızrak kullanabilmesine şaşmamalı! Fakat bir sorun var. Manan çok az olduğu için, çok uzun süre kalamam.]
"Ama benim hiç manam yok ki..."
[Ben de öyle düşünmüştüm, lakin buraya geldiğime göre azıcık da olsa manan varmış! Görünüşe bakılırsa, bir mana gelişim yöntemin olmadığını tahmin ediyorum, yanlış mıyım?]
"Evet malesef yok, üzgünüm."
[Üzülecek bir şey yok. Kader bizi birbirimize bağladığına göre sana yardım edeceğim... Hah, gitmem gerekiyor. Bir dahaki sefere, sana mana gelişim yöntemi öğreteceğim!]
"T-tamam, görüşürüz!"
Tam olarak nereye gittiğini bilmeden bağırdım. O vücudumdaki ağır his kaybolduğunda sesler de kesilmişti. Aynı zamanda vücudumun gevşediğini ve enerjimin tükendiğini hissettim. Peruta'nın kaybolduğunu fark ettikten sonra bile, hareket etmeden öylece durmuştum. Tam olarak neler olduğuna anlam veremiyordum.
"Manam olmadığını sanıyordum? Neler oluyor?.. İstatistikler!"
[ İsim: Kang Shin
Irk: İnsan
Cinsiyet: Erkek
Sınıf: Yok
Unvan: Ork Lideri Katili
Kademe: Bronz 6
Seviye: 6
YP – 1,010/2,240
MP – 1/20
Kuvvet – 34(+8)
Beceri – 30(+1)
Yaşam Gücü – 39(+6)
Zeka – 20(1)
Büyü – 0(+1)
Karizma – 16(+1)
Şans – 10(+1)
Beceri – Düşük seviyeli dövüş sanatları (Usta), Düşük seviyeli mızrak tekniği (Usta), Orta dereceli mızrak tekniği (Usta), İlahi Vücut Bulma ]
"...Ha... Haha..."
Neler olduğunu anladım! Aslında sebebi çok basit. 20 mana. Bu ufacık mananın nereden geldiğini sonunda çözmüştüm.
Ork Lideri Katili unvanını kazandığımda, tüm istatistiklerim 1 artmıştı. Doğal olarak büyü de 1 artmıştı!
Seviye atlarken kazandığım puanlar 0 olduğu için büyüye veremesem de, bu şekilde bir sorun olmadığını gösteriyordu. Bu bir açık olmalı!
Tabii, çevrimiçi oyunlardaki gibi gidip oyun yaratıcısına bildirecek halim yoktu. Zaten bunun nasıl yapılacağı hakkında da en ufak bir fikrim yoktu. Aslında bunun bir hata olup olmadığını bile bilmiyordum. Önemli olan şey, sonunda artık manam vardı!
Heyecanımdan kendimi tutamayıp dans etmeye başladım.
“EVET! Sonunda manam var! Peruta'dan mana gelişim yöntemi de öğrenebilirim! Artık Ki'm var. Artık yüksek dereceli mızrak tekniği de öğrenebilirim!”
İşte bu şekilde lisenin son yılının kış tatilinde, Ki'yi elde etme hedefime bir çözüm bulmuştum.
Elbette, tekrar Peruta ile karşılaşmama daha tam bir ay vardı. Onu çağırdığımda hemen yaptığı ilk şey, mana geliştirme yöntemini vücuduma damgalamaktı.
Bu damgalama işlemi sanki vücudumun içine sıvı demir dökülmesi gibi hissettirdiği için, acı yüzünden gözyaşlarımın akmasını engelleyemedim. Ancak her şeyi bana aktarmaya hevesli olan Peruta, çektiğim acıyı pek umursamadı. Bu işlem tam 1 dakika 7 saniye sürdükten sonra Peruta ortadan kaybolurken şöyle dedi:
[Vücudunda bıraktığım yollar sayesinde mananı yönlendirir ve dolaştırırsan, mana doğal bir şekilde içinde büyüyecektir.]
Ayağa kalkarken kendimi, sevdiği erkek tarafından zorla tecavüze uğramış bir kadın gibi hissediyordum. Daha rahatsız edici olanı ise, Peruta'nın haklı olduğuydu. İlk başta, vücudumdaki manayı kontrol etmek zordu ama onun bıraktığı yol boyunca hareket ettirdiğimde daha da rahatladım ve artık vücudumun mana toplamaya başladığını hissedebiliyordum.
Tek garip kısmı ise, manayı zindanın dışında geliştirmeye çalışınca gözle görülür bir biçimde yavaşlamasıydı. Bu nedenle, zindanın içinde geçirdiğim zamanı arttırmak zorunda kaldım. Her şeyimi manamı arttırmaya adamıştım. Peruta bir ay içinde bana mızrak sanatını öğreteceğini söylemişti. Ailemin Ki'yi kullanan patlayıcı bir mızrak tekniği olduğunu duysam da bu çok uzun zaman önceydi. Tam yüksek dereceli mızrak tekniğini kendi başıma öğrenmem gerektiğini düşünürken, yolum mükemmel öğretmen Peruta'yla kesişmişti.
Yüksek dereceli mızrak tekniğini belli bir seviyeye ulaştırabildiğimde, sonunda lanetlenmiş hayaletlerle dolu olan 6. katını fethedebilirim. Bu geçen 3 yıl 2 ay'ın her saniyesi buna değecekti!
Ellos ile konuşmamın üzerinden uzun süre geçmişti ve neler olduğunu ona anlattığımda, Ellos şaşkınlıkla bağırmaya başladı.
[S-Sen Peruta Rello Vatifoa mı dedin!?]
"Aynen. Mızrakçı olduğunu söyledi. Onu tanıyor musun?"
Tam 3 yıldır birbirimizle mesajlaştığımız için, uzun zamandır yakın arkadaş haline gelmiştik.
[Tanımaktan daha fazlası. O benim kıtamdan. Şey, böyle desem bile, o... Kıtamızın efsanelerinden.]
"Efsane mi?"
Şimdi bahsedince, onu ilk çağırdığımda mesaj ablasının onun hakkında konuşurken efsaneli bir şeyler dediğini hatırlıyorum.
[Evet, hatta bir yaratılış efsanesi. Bir kılıç, bir mızrak, bir kalkan ve bir ışık... Karanlıkların içinden bir temel oluşturarak, dünyamıza ışık yaydılar. Peruta Rello Vatifoa bu hikayedeki mızraktır. Sadece bir efsane olduğunu düşünüyordum ama sen onu çağırdığını mı söyledin!?]
"...Sen böyle deyince aynı kişi olmadıklarını düşünmeye başladım. Belki de isim benzerliğidir."
[İsimlerin arkasında güçler vardır. Efsanedeki kişi olmasa bile, Peruta Rello Vatifoa isminde biri sıradan biri olamaz. Şu an kaç manam oldu demiştin?]
"Ah, şu an 700'den biraz daha fazla."
[Sen… Bir ay önce mana gelişimine başladığını söylemedin mi? Bu büyüme hızı normal değil. Sıradan bir mana gelişim metodu olamaz.]
"G-gerçekten mi?"
[Haha. Beklentilerimi nasıl aşacağını çok iyi biliyorsun. Tamamdır, o halde 25. kat ustasını birlikte geçelim.]
"Fakat o biraz fazla."
[Hahahaha.]
"Haha."
Palludia ile iletişime geçmeyi de denedim ama açmadı. Düşündüm de, benimle iletişime geç demesinin üzerinden tam olarak bir buçuk yıl geçmişti. Tam sıkıştırma iksiri dönemleriydi. Ah...
Ellos her zaman iletişime geçen taraf olduğundan, doğal olarak onunla daha çok zaman geçirmiştim. Ama Palludia o zamandan beri benimle hiç iletişime geçmedi. Bu benim hatamdı. Kızgın olsa bile, bu konuda ne yapacağımı bilemiyordum. Sonuç olarak ona bir mesaj atıp beklemeye karar verdim. Gerçekte, hiç pişmanlık duymuyordum!
Magnec