Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

395. Bölüm Asıl Rakip

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Savaşın odağı Zi Feng Kalesi’nden, kalenin ön kısmındaki düzlüğe kaymıştı. Ba Huang elitleri de mücadeleye başlayınca, yedi ordu rakibe baskı kurmaya başladı. Tabii Jiu Li Şehri de en büyük ordusunu, Hou Li Ordusu’nu yollamıştı. Kızıl zırhlara bürünmüş süvarilerin oluşturduğu manzara dehşet vericiydi. Gökyüzünde dans eden rüzgar büyücüleri bile mevcuttu.

  Muhtemelen bu savaşta can veren insan sayısı milyonları geçmişti. Süvariler, mızrakçılar, sayısız NPC mücadele ediyordu. Saniye başına ölen insan sayısını hesaplamak mümkün değildi. Lin Qiong, Angela, Luo Hai, Mor Yıldız ve Lachlan, yüksek seviye Bosslar da savaşa katılmıştı.

  Keskin kan kokusu gökyüzünü kaplıyordu, suratıma saçılan kan parçalarını sildim. Düzlükteki rüzgar eski sakinliğini yitirmişti ve Hükümdarın Pelerini durmaksızın dalgalanıyordu. Beyaz pelerin kızıla döneli epeyi olmuştu, ve keskin kılıç darbelerinden sebep Kara Büyü Zırhım’da çok sayıda iz oluşmuştu.

  [Zhan Long]’un ön saflarında, Li Mu, Yaşlı K, Qing Qian ve Matcha da benden daha iyi durumda sayılmazlardı. Elimizden geldiğince NPC öldürmeye çalışıyorduk.

 ‘’Kacha!’’

 Qing Qian hançeriyle, düşük canlı NPC Şövalyesi’ni öldürdü. Hançeri yavaşça çekerek bana bakmıştı, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, klan TP’si çoktan 4.seviyenin %91’ine dayanmış durumda. Sanırım 2 saate kalmadan 5.seviyeye ulaşacağız.’’

 Başımı öne salladım, ‘’Evet! 5.seviye klanlar 10,000 oyuncu alabiliyorlar. Savaştan sonra Zhan Long’un ana klanı 10,000 oyunculuk bir klan olacak; lakin alacağımız oyuncuları iyi seçmemiz lazım. Güvenilir olmayan kişileri alamayız!’’

 Qing Qian sırıttı, ‘’Biliyorum!’’

 Yaşlı K keyifliydi, ‘’Task, tsk. 10,000 kişilik klandan bahsediyoruz yani! 10 tane takım kaptanımız olacak ve takım kaptanları 1,000 kişiye önderlik edecek…’’

 Qing Qian sırıttı, ‘’Aslında, Başkan Yardımcısı pozisyonlarımızdan biri hala boş..’’

 

“Shh……”

 Kurt gülümsedi, ‘’Kardeş Xiao Yao o pozisyonu hanımefendiye ayırmıştı…’’

 Söylendim, ‘’Boş yapmayı bırakın da savaşa odaklanın!’’

…….

 İki saatin ardından kulaklarımda bir çan sesi yankılanmıştı---

 “Ding!”

Sistem Notu: Tebrikler. Klanınız, [Zhan Long] 5.seviyeye ulaşmıştır. 5.seviyeye ulaşan ikinci klan olduğunuz için, her klan oyuncusu sahip olduğu seviyenin %10’u kadar TP alacaktır.

 %10 TP! Fena değildi!

 Klanın seviye atlaması herkesi sevindirmişti; ancak buna rağmen, o esnada mesafeden kılıç sesleri yükselmeye devam ediyordu. Li Mu soğuk gözleriyle kükredi, ‘’Oh olamaz! Jiu Li Şehri saldırmaya mı başladı?’’

 ‘’Kaç adamları var ki? Hala saldırıyorlar mı?’’ Yaşlı K sordu.

 ‘’Hiçbir fikrim yok…’’

  Lakin, Gökyüzü Ordusu’nun NPC sayısı azalmaya başlıyordu ve aniden dumanların içinden bir grup oyuncu fırladı. Oyuncuların omuzlarındaki Jiu Li rozetleri gözümden kaçmamıştı; hay sikeyim, herifler bize saldırıyordu! Kafayı mı yemişlerdi? Ba Huang’ın olduğu yere direkt saldırdıklarına göre, ölmek istiyorlardı!

 İmparator Qin’in Kılıcı elimde, kükredim, ‘’Savaşa hazırlanın! Onlara, buraya kimin hükmettiğini göstereceğiz!’’

‘’Tamam!’’

 Wang Jian, Li Mu, Bai Qi, Yaşlı K ve Kurt en önde, rakipleri karşılamak için bekliyordu. Aynı esnada, ileriye atılan Jiu Li oyuncularından hiçbirinin, büyük klanlara ait olmadığını anlamıştım. Bu işte bir bit yeniği vardı.

 “Hua!”

 İmparator Qin’in Kılıcı’yla [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif ettim ve rakip oyunculardan birkaç düzinesi anında can vermişti. Sıradan güce sahip oyuncuların saldırılarıma karşı koymalarına imkan yoktu. Gökyüzündeki oklar ve büyücüler Jiu Li Şehri’nin oyuncularını sürüler halinde katlediyordu. Kaşla göz arasında Zhan Long’un önünde binlerce ceset birikmişti.

 ‘’Bu…’’ Katliama devam eden Yaşlı K söylendi, ‘’Ne oluyor burada? Herifler resmen intihar etmeye gelmiş gibiler.’’

 ‘’Hayır!’’ Li Mu gözlerini kısarak cevapladı, ‘’Varsayımlarım doğruysa, bunlar bizi yormak için gönderilmiş ekipler. Ne yazık ki yanlış orduyu seçtiler; zira [Zhan Long]’un yorulması söz konusu bile değildir.’’

 Ba Huang Oyuncuları’nın sağ ve sol tarafına baktım. Bizim klanlar rakibi katletmeye başlamıştı; lakin [Binlerce Mezar], [Kahramanın Heybeti: İlk Grup] ve [Kahramanın Öfkesi] gibi bazı zayıf klanların oyuncu kayıpları yaşadıkları açıktı.

 ‘’Patron, durumun biraz garip olduğunu düşünmüyor musun?’’ Matcha güzeller güzeli gözleriyle bana baktı.

 Başımı öne salladım, ‘’Evet, gerçekten de öyle. Bu ezikleri buraya yollamışlar; ancak [Efsane] gibi klanlar nerede?’’

 Matcha cevapladı, ‘’[Efsane] 15 dakika önce ön safları terk etmiş. Gece yaklaştığı için ortaya çıkan kum fırtınası görüşü kapatıyor. Patron…’’

 ‘’Şimdi anladım…’’ Titredim ve dişlerimi sıkarak söylendim, ‘’[Efsane] arkaya dolaşıyor! İki taraftan da bizi çevirecekler1’’

 ‘’O zaman ne yapacağız?’’ Li Mu şoke olmuştu.

 Aniden başımı çevirip kükredim, ‘’Zhan Long, arkaya dönün! Düşman arkadan geliyor olabilir. Ba Huang klanlarına haber verin! Arka tarafı kolaçan etsinler!’’

 ‘’Tamam!’’

Çok geçmeden üç büyük klan, [Zhan Long], [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı] arka tarafa dönmüştü. Zhan Long’un 2500+ oyuncusu, [Kapıdaki Düşman]’ın 5000+ oyuncusu ve [Kan Kontratı]’nın 1700+ oyuncusu yaklaşık 10,000 kişilik bir formasyon oluşturmuştu. Kum fırtınasında gözlerimizi bile zar zor açıyorduk. Hay arkadaşım! Rüzgarı karşımıza aldığımız için endişeliydim. Jiu Li hem mekan hem de pozisyon bakımından daha avantajlıydı. Fang Ge Que gerçekten akıllı bir adamdı ve bu savaşta acı çekeceğimiz kesindi!

 ‘’Geldiler!’’

 Li Mu kükredi ve mesafedeki kum fırtınasının orta yerinden bize doğru kalabalık bir oyuncu grubu koşmaya başladı. Aniden kuma saklanan bir figür havaya fırladı. [Yargı]’nın Klan Başkanı Ye Lai, elindeki baltayla bize doğru gülümsüyordu, ‘’Hahahah, bu Şehir Savaşı’nda Kaygısız Xiao Yao gibi akıllı ve güçlü bir rakibe sahip olduğum için çok şanslıyım! Gel! Dostum! [Yargı]’yla savaş!’’

 Ye Lai’nin arkasından 3000+ [Yargı] oyuncusu fırladı. Aniden alevlerle kaplı baltasıyla [Kutsal Ateş Kesiği]’ni aktif eden adam, [Kan Kontratı]’nın takım kaptanlarından birine saldırmışt!

 7128!

 Tek attığı rakibini kenara iten Ye Lai kalabalığa saldırdı. Savaş baltasıyla [Gök Sallayan Kesik]’i aktif etmiş ve hemen ardından [Alevli Fırtına]’yı kullanmaya koyulmuştu!

 Vahşi rüzgara eşlik eden alev parçaları [Kan Kontratı] üyelerine atılıyordu. Han Bei Song öfkeliydi, ‘’Hay sikeyim. Bu nedir arkadaş? Yoksa Ye Lai bizleri, [Kan Kontratı]’nı kolay lokma mı sanıyor?’’

 Hemen havaya zıplayan Han Bei Song, yere inmeden önce [Gök Sallayan Kesik]’i aktif etti!

 Bunu gören Ye Lai hafiften eğilmiş ve [Kutsal Silah Parçalayan] saldırısıyla Han Bei Song’un yeteneğini paramparça etmişti. Ardından yumruğuyla Han Bei Song’un göğsüne vurdu!

 Peng!

 Birkaç metre geriye savrulan Han Bei Song’un ayaklarından etrafa toz parçaları saçılıyordu. Korku dolu sözleriyle etrafa birkaç küfür savurdu, ‘’Hay sikeyim. Şerefsiz herif!’’ Han Bei Song’un arkasındaki Mavili söylendi, ‘’Klan Başkanı, güç bakımından onunla mücadele etmen imkansız. Öleceksin. Bırak bu işi Okçular halletsin. Onların yardımıyla bir Savaşçı’yı öldürmek zor olmasa gerek!’’

 ‘’Tamam. Büyücülere de söyle, [Deniz Yosunu Oku]’nu kullanmaya başlasınlar!’’

 Ye Lai akıllı bir adamdı. 30 kişiyi öldürdükten sonra hemen geriye dönmüştü. Ardından 3000+ [Yargı] oyuncusuyla ileriye atılmış ve kahkahalar içinde kükremişti, ‘’İşe yaramaz. [Zhan Long] ve [Kapıdaki Düşman]’dan yardım istemeniz mümkün değil; zira onların kendilerine bile yardım edebilecek halleri yok!’’
……

“Shua Shua Shua!”

 Havaya savrulan kum tanelerinin arasından birbiri ardına figürler fırlıyordu. Lu Chuan Yang ve Xuan Yuan Feng, [Efsane]’nin iki merkez oyuncusu hızla koşuyordu. Hemen arkalarındaysa Fang Ge Que belirmişti. Gülümseyerek söylendi, ‘’Nihayet Zhan Long’la savaşabileceğiz. [Efsane] oyuncuları, bütün gücünüzle saldırın! Daha fazla mucizeye yer yok!’’

 İmparator Qin’in Kılıcı elimde, yavaşça diğer elimi uzatarak Soğuk Demir Kılıcı’nı çektim. Ön tarafa bakarak kükrüyordum, ‘’Kardeşlerim, en güçlü rakibimiz geldi. [Efsane] karşımızda duruyor. Ölmeyen, bitmek bilmeyen bir efsaneyle karşı karşıyayız. Lakin şunu unutmayın, bu olayın başında ne onlar ne bizler vardık. Birlikte çalışırsak, zaferi elde edebiliriz. Emirlerime kulak verin ve saldırmaya başlayın! [Efsane]’den kimi görürseniz öldüreceksiniz!’’

 Metal mızrağı elinde, Bir Saniyeliğine Kahraman hafiften titredi; heyecandan mı yoksa korkudan mı bilmiyordum. Ardından gülümseyen adam kükredi, ‘’Ucunda ölüm varsa ne olmuş arkadaş! Yürüyün, birlikte, saldırın!’’

 Li Mu, Wang Jian, Yaşlı K ve diğerleri saldırıya geçti. Rakibin kaç kişi olduğun bile bilmiyorduk; ancak geri çekilmek söz konusu değildi. [Efsane]’nin Büyücü ekibi yenilmez olarak görülüyordu. Eğer bu mücadelede olduğumuz yerde savunma yapmaya çalışırsak, yenileceğimize şüphe yoktu.

………

  Lu Chun Yang kılıcını kaldırarak, geniş bir kahkaha attı, ‘’Zhan Long geliyor! Cidden ölümden korkmuyorlar! Siktir edin gitsin! Kaygısız Xiao Yao’nun önderliğindeki ekip cidden [Öncü] ve [Prag] gibilerinden çok daha cesur!’’

 Xuan Yuan Feng ön tarafı göstererek kükredi, ‘’[Efsane], saldırın! Rakipleri yok edeceğiz!’’

……