Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

372. Bölüm Şehir Savaşları

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

(Bölümler sonra düzenlenecektir…)

‘’Şehir Savaşları mı?’’ Telefonu yere koyduğumda, aldığım haberlerden sebep aklım karışmıştı.

 Wan Er telefonunu çıkararak [Kader]’in resmi sitesine girdi. Ardından sırıtarak söylendi, ‘’Evet, oyuna Şehir Savaşları eklenmiş. Aslında…iki ana şehrin, ortaya çıkacak bir kaleye saldırarak, ödül için savaşacağı bir sistem. Ayrıca, kalenin ele geçirilmesine yardımcı olan oyuncular da epeyi ödül alacakmış. Muhtemelen [Eskilerin Şehri] etkinliğine benzeyecek…’’

  Başlangıç zamanına baktım; şehir savaşları yarın öğlen başlıyordu. Etkinliğin her detayı sitede açıklanmıştı.

[Şehir Savaşları]:

1-) İki ana şehrin ortasında bir kale belirecek. Kalenin içinde tarafsız NPCler olacak. İki ana şehir %50’den fazla güçlerini çağırarak, bu kaleye saldıracak.

2-) Oyuncular bu saldırıya destek verdiği taktirde, öldürdükleri rakip oyunculardan veya kale NPCleri’nden belirli sayıda Savaş Puanları kazanacaklar. Etkinlik bittiğinde, bu Savaş Puanları TP karşılığında değiştirilebilecek. En yüksek puan toplayan 1000 kişi ekstra ödüller alacak.

3-) Şehir Savaşları bittiğinde, savaşta öldürülen NPCler’in %80’i tekrar doğacak; ancak Boss seviye NPCler öldükleri taktirde tekrar dirilemeyecekler.

4-) Kalenin menziline girildiğinde ölen oyuncu, tekrar dirilemeyecek. Şehir Savaşları 48 saat sürecek ve nihayetinde Kale’nin Koruyucusu Fermanı’nı ele geçirmeyi başaran kişi kalenin kontrolünü ve kalenin ekstra bonusunu ele geçirecek.

5-) Çin sunucusunda iki kale ortaya çıkacak, ‘Zi Feng Kalesi’ ve ‘Yuan Ling Kalesi’. İki ana şehir, Ba Huang Şehri ve Jiu Li Şehri, Zi Feng Kalesi için mücadele edecekler. Öte yandan diğer iki güç, Fan Shu Şehri ve Dev Kabilesi, Yuan Ling Kalesi için savaşacaklar.

…………..

 Açıklamayı okuduktan sonra derin bir nefes çektim, ‘’Görünüşe göre Çin Sunucusu’nun ana şehir savaşları başlayacak. Ba Huang’la, Jiu Li arasında kıyasıya bir mücadele yaşanacağına şüphem yok!’’

 Wan Er gülümsedi, ‘’Ne yazık ki Dong Cheng’le hala Fan Shu Şehri’ndeyiz, bu yüzden yanınıza gelip, Zhan Long’a yardım edemeyeceğiz. Elinizden geleni yapın! Rakibiniz, Jiu Li Şehri’nde, [Efsane], [Prestij Evi] ve [Yargı] gibi çok sayıda klan var. Yani Ba Huang’ın işi hiç kolay olmayacak. Ayrıca, savaşı kaybeden taraf resmen rakip tarafa akılalmaz bir ödülü kaptıracağı için sıkıntı büyük…’’

 Kahkaha attım, ‘’Merak etme, elimden geleni yapacağız. Ayrıca Ba Huang da zayıf sayılmaz, [Öncü], [Prag] ve bizim Zhan Long’umuz var. Tabii bunların yanında, yeni kurulan [Kapıdaki Düşman] da Jiu Li Şehri’ne karşı iyi bir mücadele çıkarabilecek seviyededir.’’

 Dong Cheng telefonunu kurcaladığı esnada aniden söylendi, ‘’Xiao Yao…Jiu Li Şehri, o aşağılık heriflerin ne kadar kibirli olduklarına bir bak! Çoktan Zhan Long’a savaş açmışlar!?!’’

 Şaşırmıştım, ‘’Ne oldu?’’

 Dong Cheng telefonunu önüme uzattıktan sonra, ekrandaki forum sekmesini incelemeye başladım----

 [Savaş İlanı]: Ba Huang Şehri’nin Zhan Long’u, ölmeye hazır mısınız?! (Konuyu Açan: Bai Li Ruofeng)

 [İçerik]: Daha bugün, sen, Kaygısız Xiao Yao, [Prestij Evi]’nin Başkan Yardımcısı ve bir düzine kardeşimizi öldürdün. Bununla da kalmamış ve bir de Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’ın düşürdüğü İlahi Ejder Katleden Bileklikler’i almışsın. [Prestij Evi] bunu unutmayacaktır. İntikamımızı bu kadar çabuk almayı düşünmüyorduk; ancak Şehir Savaşları bize büyük bir fırsat sağlayacak. Mesele bu şekilde, daha fazla söylenecek bir şey yok; savaşa hazır ol, Kaygısız Xiao Yao. Bu savaşta, [Prestij Evi] [Zhan Long]’u yerle bir edecek, bak göreceksin!’’

……….

 Wan Er kaşlarını çattı, ‘’Bai Li Ruofeng…biraz agresif davranmıyor mu yahu? Şu [Prestij Evi] kendini ne sanıyor acaba? En iyi klan olduklarını falan mı düşünüyorlar?’’

 Dong Cheng dudaklarını büktü, ‘’Hm, savaş ilanı yaptıklarına göre Zhan Long’a karşı kazanacaklarına inanıyor olmalılar. Hatta daha fazla söyleyecek bir şey yok bile demişler…Pei…’’

 Yumruklarımı sıkarak gülümsedim, ‘’Ben de açıklama yapmaya yeltenmeyecektim. Bai Li Ruofeng’in iyi veya kötü olmasını, [Prestij Evi]’nin en iyi klan olup olmamasını umursamıyorum. Gerizekalı herifler. Gidip dışarıda masum insanları öldürüyorlar, ardından mesele ters tepince gelip bana iftira atıyorlar…Böyle tipleri öldürmeyeceksin de kimi öldüreceksin yahu?!’’

 ‘’Zhan Long’da kaç kişi var? Duyduğuma göre….[Prestij Evi]’nde genelde 20,000 kişi oyunda oluyormuş…’’ Wan Er endişeliydi.

 ‘’6000 oyuncumuz var, ve %90’ı klan etkinliklerinde oyuna girebilecek durumda; yani en azından 5000+ oyuncumuz olacaktır.’’ Biraz düşünerek, iyimser bir gülümseme takındım, ‘’Bu kadarı kazanmak için yeterli olur, yanlış mıyım?’’

 Wan Er düşünceli figürüyle dudaklarını büktü, ‘’Biraz desteğe ihtiyacınız var…’’

 Dong Cheng telefona bakarak gülümsedi, ‘’Cevaplara baksana. Zhan Long’un bu mücadeleyi kazanabileceğini düşünüyorum. Kaygısız Xiao Yao’muz Ba Huang’da epeyi meşhur; evet, çok sayıda düşmanı var; ancak çok sayıda dostu da var! Bunun yanında, dostlarının çoğu ikinci-sınıf kafadan kontak tipler, sen söylemesen bile direkt gaza gelip savaşa atılacaklar yani…’’

 Cevaplara baktığımızda, cidden beni destekleyen epeyi kişinin olduğunu görmüştük.

 [İkinci Cevap/Yorum (Oyuncu Han Bei Song)]: Heh Heh, Bai Li Ruofeng, cidden ağzından çıkanı kulağın duymuyor. Şehir Savaşları’nda [Zhan Long]’u yerle bir edeceksin demek? Şunu merak ediyorum, acaba [Prestij Evi] ne arada [Zhan Long]’u katledebilecek güce sahip olduğunu düşünmeye başladı? Hani onları geçtim, Ba Huang’da Zhan Long’dan başka kimse yok mu sanıyorsunuz? Zhan Long’un dostlarını ne olarak düşünüyorsunuz? Biz buradayken Zhan Long’u katletmekten bahsediyorsunuz da, oradan size dekorasyon gibi kenarda duracağımız izlenimini veren şey nedir?!’’

 [Üçüncü Cevap/Yorum (Oyuncu Ayışığı Sevdalısı)]: Humph! Kaygısız Xiao Yao ciddi ciddi Başkan Yardımcımız Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’ı, Fan Shu’daki haritalardan birinde öldürmeye cüret etmiş demek! Senin gibi aşağılık birini her yerde göremeyiz!

 [Dördüncü Cevap/Yorum (Oyuncu Dürüst Tüy)]: Evet, evet. Büyük Kardeş Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar her zaman, gece geç saatlere kadar bizi seviye kasmaya götüren çok iyi bir insandır. Kaygısız Xiao Yao, bu aşağılık herifin kötü bir niyeti olduğuna şüphem yok. Öldürmekle kalmamış, bir de İlah Ejder Katleden Bileklikler’i de almış. Utanmaz!

 [Beşinci Cevap/Yorum (Oyuncu Yue Qing Qian)]: Şunu cidden sormak istiyorum, acaba üçüncü ve dördüncü yorumları yazan arkadaşların beyinleri kıçlarına mı girmiş durumda? Büyük Kardeş Xiao Yao’nun art niyetli PK yaptığını sizlere düşündüren şey nedir?! Hadi Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’ı savunmanızı anlıyorum; ancak sakın ola Büyük Kardeşim Xiao Yao’ya laf atatyım demeyin!

 [Altın Cevap/Yorum (Oyuncu Savaşçı Yan Zhao)]: Ben sadece buraya gelip, gençlerin savaşını izleyeyim ve birkaç kelime edeyim diye düşündüm. Kaygısız Xiao Yao, Hızlı Yıldırım Çevik Rüzgar’a saldırdıysa, bunun elbet bir sebebi vardır. Bana kalırsa, Kaygısız Xiao Yao sebepsiz yere insanlara saldıracak biri değildir. Ayrıca, şunu sormak istiyorum, Ba Huang Şehri’mizin Zhan Long’una savaş açarken, [Prag]’tan izin aldınız mı?!

 [Yedinci Cevap/Yorum (Oyuncu Karanlık Bulutlar)]: [Zhan Long]’u yerle bir edeceksiniz, öyle mi?! Lan daha önce bu kadar iyi bir espri duymamıştım! Siz, [Prestij Evi], Zhan Long’u yerle bir etmek isterken, [Kapıdaki Düşman]’ın 15,000 oyuncusundan izin aldınız mı?!

 [Sekizinci Cevap/Yorum (Oyuncu Elveda Gözyaşları)]: Woahh, yorum yapan insanların hepsi de ünlü olur mu arkadaş! Ben öyle geçerken uğrayayım dedim. Bu arada, her ne kadar [Öncü], [Zhan Long]’la dost bir klan olmasa da, nihayetinde iki klan da Ba Huang’a aittir. Eğer [Prestij Evi] [Zhan Long]’u yerle bir etmek istiyorsa, bu uğurda [Öncü]’yle de karşılaşmayı göze almaları lazım!

 [Dokuzuncu Cevap/Yorum (Oyuncu Ye Lai)]: Her ne kadar meseleyi tam olarak anlamasam da, bu konuyu açanın baya taşaklı olduğunu düşünüyorum. Bendeniz, Ye Lai, burada, hepinizin önünde, Jiu Li Şehri’ndeki oyunculardan biri olsam dahi, [Yargı]’nın kesinkes [Prestij Evi]’ne yardım etmeyeceğini bildirmek isterim. [Zhan Long] Zi Feng Kalesi’ni ele geçirmediği sürece, [Yargı] kendi dostuna saldırmayacaktır!

[Onuncu Cevap/Yorum (Oyuncu Aptal Olma)]: Yürü be Şişko Ye!

[On Birinci Cevap/Yorum (Oyuncu Ye Lai)]: Yukarıdaki, siktir git bakayım! Jiu Li Şehri’ne gelirsen kıçını ikiye ayıracağım ona göre!

……

‘’Bak…’’ Dong Cheng tatlı tatlı gülümsedi, ‘’Ba Huang’da seni destekleyen bir sürü insan var. Ne olursa olsun, benim tek endişelendiğim kısım…[Efsane]. Çok sayıda oyuncuya sahip olmalarını geçtim, çok sayıda yetenekli oyuncuya sahip olmaları büyük sıkıntı! Fang Ge Que böyle geniş çaplı mücadelelerde resmen atom bombası gibidir. Elini savurduğu gibi rakibin elit oyuncularını yerle bir edebilir…’’

 Wan Er istemsizce hafiften gülümsedi, ‘’Dong Cheng, cidden Xiao Yao’muzu küçümsüyorsun. Eğer Fang Ge Que atom bombasıysa, o zaman Li Xiao Yao da bombasavardır. Fang Ge Que’yi üç kez [Boyut Zıplaması] kullanmaya zorlayabildiği taktirde onu öldürecektir. Ayrıca, Şifacılar varken Fang Ge Que Xiao Yao’yu tek vuruşta öldüremez; öte yandan, [Mana Kalkanı]’nı kaybeden Fang Ge Que’nin Xiao Yao’dan tek yiyeceğine şüphe yok! Aradaki sınıf farkını unutmayalım.’’

 ‘’Evet, evet.’’ Dong Cheng omzuma dokundu, ‘’Neyse, eliden geleni yapıp, yarın Jiu Li’ye karşı ölümüne savaşman lazım. Biz de…Hmm, Wan Er’le birlikte Yuan Ling Kalesi’ne giderek, devlere karşı kapışacağız. Tabii ölür müyüz, sağ mı çıkarız bilmiyorum…’’

 Ne diyeceğimi bilemiyordum, ‘’Dong Cheng, 34C’lerin bana değiyor…’’

 Dong Cheng kıpkırmızı kesilmiş ve hemen geri çekilmişti. Sırıtarak sylendi, ‘’Nasıl hissettirdi?’’

 ‘’Cevap vermesem?’’ Diye çaresizce söylendim.

 Lin Wan Er de benden farklı değildi, ‘’İkiniz, yeter bu kadar…’’

 Tang Qi sordu, ‘’Wan Er, hep böyle mi davranıyorlar…’’

 ‘’Evet…’’ Wan Er hafifçe gülümsedi.

 Tang Qi’nin suratı solmuştu, ‘’Neden burada gereksiz olduğumu hissediyorum? Çoktan yedek plan olmuşum gibi…aniden…evimi özledim…’’

 Wan Er ona baktı, ‘’Bunu anca mı anladın? Çok geç…Sichuan’dakiler seni özlemeyecekler…’’

 Tang Qi ne diyeceğini bilemiyordu, neredeyse ağlayacaktı, ‘’Sanki bütün dünya beni terk etmiş gibi…Ben göz yaşlarımı silmeye gidiyorum, siz önden başlayın yemeye…’’

………

 Yemekleri bitirdiğimizde saat gece yarısına yaklaşmıştı. İki kadını yurtlarına yolladıktan sonra Tang Qi’yle erkekler yurduna döndük. Kampüsteki ufak yolda yürüdüğümüz esnada herifin bana bir şeyler söyleyecekmiş gibi bir hali vardı; ancak bir türlü konuşmak bilmiyordu…

Sormadan edemedim, ‘’Ne sormak istiyorsan sor hadi…’’

 Tang Qi öksürdü, ‘’Xiao Yao, acaba…Wan Er’i kendine bu kadar aşık edip, Dong Cheng’i kıskanmamasını nasıl sağladığını merak ediyorum? Sonuçta Dong Cheng de senden hoşlanıyor…’’

 Bir an için duraksadım ve cevapladım, ‘’Öyle isteyerek bir şey yapmadım. Aslında Wan Er kıskanmıyor değil, bir şey söylemiyor desek daha doğru olur. Bu yüzden, ben de düzgün davranmaya çalışıyorum. Kalbimde yalnızca Wan Er olduğundan, Dong Cheng’e yanıt veremeyeceğim. Bendeniz, Li Xiao Yao, kalbinde yalnızca tek bir kadını tutabilecek biriyim.’’

 ‘’O zaman…’’ Tang Qi sordu, ‘’Dong Cheng’i tavlamaya çalışsam?’’

 Ona yandan bir akış attım, ‘’Dong Cheng mutlu olduğu sürece ne istiyorsan yapabilirsin. Lakin, eğer onu mutsuz edersen, ağzını burnunu dağıtırım!’’

 ‘’Tamam, peki…’’

 Odaya dönüp, ertesi günün sabahına kadar uyudum. Uyandıktan sonra yemek yemiş ve Şehir Savaşları’na hazırlanmak için oyuna girmiştim!

…………..