Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

147. Bölüm İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 “Kelebekten ziyade daha çok devasa bir şahine benziyor…”

 Matcha endişeli görünüyordu.

  Buz Yağmuru Kılıcı elimde, etrafı süzmeye koyuldum. Vadinin derinlerinde, akça ağacın altnda uçan devasa bir kelebek seçilebiliyordu. Muazzam kanatlarını sonuna kadar açmış, fiyakalı desenleriyle güzel bir resmi andırmayı başarmıştı. Yaratığın dış görünüşü ilk başlarda devasa bir şahini andırıyor olsa da, pembe gövdesine bakıldığında bunun bir kelebek olduğu kolayca anlaşılabiliyordu.

  Gülümsedim: ‘’Şansa bak! Matcha, çabuk! Uzakta olduğumuzdan tam olarak yaratığı göremiyorum; bu sebeple onun bir boss olup olmadığını anlayamıyorum!’’

  ‘’Tamam!’’

  Elimde kılıç, yanımda uçan Matcha’yla birlikte vadidin derinlerine doğru ilerlemeye koyulduk.

  Bu bahsi geçen özel kelebeğin dikkatini çekmemek için ondan 70 metre uzakta durmuş ve puanlarını incelemeye koyulmuştum. Gerçekten de düşündüğümüz gibi yaratık büyü odaklı bir bosstu---

【İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi】(Mor Boss)

Seviye: 57

Büyü Saldırısı: 1400-1850

Defans: 740

Can: 220000

Yetenekler:【Keskin Alev Rüzgarı】【Boşluğun Alevleri】【Muazzam Dansın Sarmaşıkları】

Açıklama: İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi, İlüzyon Vari Kelebek Kralı tarafından bu ormana terk edildiğinde, büyü gücü de akılalmaz bir gelişme yaşamıştır. Doğa güçlerine karşı inanılmaz bir hassasiyete sahip olan bu canlıyla karşılaşırken canlı canlı yakılabilir ve sarmaşıklarla dolu bir kabusa adım atabilirsiniz.

……

 ‘’Cidden bir bossmuş, hem de 57.seviye mor bir boss!’’ Yumruklarımı sıktıktan sonra gülümsedim.

 Matcha biraz endişelenmişti: ‘’Patron, iki kişiyle bu yaratığı nasıl öldüreceğiz? Her ne kadar… her ne kadar [Tedavi] yeteneğin olsa da bu yeteneğin 6 saniyelik dolma süresi yok mu? Bu İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin büyü saldırısı 1850’ye kadar ulaşıyor, yani başa çıkılması pek de kolay bir yaratık değil, öleceksin diye korkuyorum…’’

  Kılıcımı havaya savurup gülümsedim: ‘’Denemeden bilemeyiz, yanlış mıyım?’’

  Dudaklarını büken matcha yavaşça onayladı: ‘’Madem öyle diyorsun, tamam. Daha önce karşılaştığımız kelebeklerden öğrendiğim kadarıyla, [Muazzam Dansın Sarmaşıkları]’nın 50 saniyelik dolma süresi var ve senin [Tek Kişilik Ordu]’nun da dolma süresi 60 saniye. Eğer [Muazzam Dansın Sarmaşıkları]’na yakalanırsan, [Boşluğun Alevleri] tarafından öteki dünyaya yollanacağına şüphem yok. Bu yüzden sarmaşıkları savuşturduğuna emin olman lazım ve ayrıca, [Keskin Alev Rüzgarı]’nın hazırlık süresi de 0.5 saniye. Patron, [Keskin Alev Rüzgarı]’nı savuşturmak için fazla zamanın olmayacak; ancak olur da savuşturmayı başarırsan kazanma şansın da yükselir. Bu arada ben ne yapacağım?’’

    Seviyesine bir bakış attım: ‘’Yani, uzakta durup izlemekten başka çaren yok gibi görünüyor.’’

  ‘’Tamam o zaman, iyi şanslar patron!’’

  ‘’Heh!’’

  Matcha uzaklaştıktan sonra Buz Yağmuru Kılıcı’mı kavradım ve Ufak Bobo’yu yanıma çağırdım. Bu bossun yalnızca 220.000 canı olduğundan kazanacağıma emindim!

 “Shua!”

  Mor Şafağın Botları kayaları adımlamış ve aşağıya doğru uçmaya başlamıştım.

  Pa!

 Tepenin yanına atıldıktan sonra kılıcımı başımın üstüne kaldırdım ve kılıçtan etrafa [Keskin Buz Kılıcı]’nı işaret eden ışık hüzmeleri yayılmaya başladı!

1521!

Kılıç kolayca yaratığın vücuduna saplanmış ve aynı zamanda rakibimi yavaşlatmıştı.

   ‘’Patron, süpersin…’’ Arkamda duran Matcha ellerini birleştirmişti. Bu küçük kadın cidden korku nedir bilmiyordu.

  [Keskin Buz Kılıcı]’nın kuvvetine şahit olan İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi kanatlarını çırparak havalanmaya çalışmıştı.

  Jiji!

  Bir anda vücudu vahşi alevlerle kaplanmış ve yaratık anında [Keskin Alev Rüzgarı]’nı aktif etmişti!

   Yana atılmaya çalışsam da ayaklarım yeterince hızlı davranamamıştı; ayrıca yeteneğin 0.5 saniye gibi saçma sapan bir hazırlık süresi olduğundan, vücudumun alevlerle kaplanmasına engel olamamıştım!

1014!

Beklendiği gibi büyü saldırılarından aldığım hasar bir hayli fazlaydı. Bu tarz saldırılara fazla maruz kalma şansım yoktu!

   Başımı çevirip, bossun yanına atıldım ve ayak hareketlerimi kullanarak yaratığı sersemletmeye uğraştım. Bu esnada Buz Yağmuru Kılıcı’nda 4 adet altın altıgen belirmiş ve 6.seviye [Kombo]’yu kullanarak yaratığın 2200 canını indirmiştim!

 “Shua!”

  Alelacele birkaç adım geriye attım ve [Keskin Alev Rüzgarı]’nı kıl payı da olsa savuşturmayı başardım.

  ISKA!

  Havada süzülen Matcha alkışlamadan edememişti: ‘’Güzel savuşturdun patron! Yardım etmek istediğimden zamanlamayı hesaplamaya karar verdim! Bossun durumuna bakılırsa, [Keskin Alev Rüzgarı]’nın dolmasına daha 1.5 saniye var. Yani aktif etme süresini de eklersek toplamda 2 saniye yapıyor! Patron, görünüşe göre sahip olduğun çeviklikle bossun hareketlerini kolayca anlayabiliyorsun. Böyle giderse [Keskin Alev Rüzgarı]’larının %50’sini atlatabileceksin. Yani mücadele senin için pek de zorlu geçmeyecek gibi görünüyor!’’

  Kenara çekildim, [Rüzgar Kılıcı]’nı kullanmış ve ardından bir de normal saldırı yaparak İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin 2500 canını indirmiştim. Bir sonraki hamlemi düşünürken Ufak Bobo yerimi almış ve yaratığa saldırmaya koyulmuştu. Eğer boss [Keskin Alev Rüzgarı]’nı aktif ederse hem benim hem de Ufak Bobo’nun saldırıyı savuşturması gerekecekti. Eğer olur da ikimiz de saldırıya maruz kalırsak, canımızı toparlamak için birkaç kez [Tedavi]’yi kullanmak zorunda kalacaktım.

 

“Pop!”

 Buz Yağmuru Kılıcı’nı bossa doğru savuştururken bir anda ortaya çıkan kızıl ışık hüzmesi bu saldırımın ölümcül bir darbe olacağını haber vermişti! Bu ölümcül darbeyle birlikte İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin 2000 canını indirmiş ve duruma bir hayli şaşırmıştım. Sahip olduğum bu güçle herhangi bir canavarı ve herhangi bir oyuncuyu öldürmekte sorun çekecekmişim gibi görünmüyordu.

 Ciyak…

  İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi acı dolu bir çığlık attıktan sonra öfkeyle dört kanadını da açmış ve [Boşluğun Alevleri]’ni kullanmaya koyulmuştu!

 “Hong!”

  Yeteneğin 4x4’lük bir alana etki ettiğini bildiğimden boşu boşuna savuşturmaya çalışmamıştım. Çok geçmeden ayaklarım alev almış ve 900’den fazla canımı kaybetmiştim. Şans bu ki saldırı o kadar da ölümcül sayılmazdı ve sahip olduğum yksek seviye sayesinde böyle bir saldırıyı kaldırabilecek bir durumdaydım. Çok geçmeden [Muazzam Dansın Sarmaşıkları] bana doğru gelmeye başlamıştı; lakin bu duruma hazırlıklıydım. [Tek Kişilik Ordu]’yu kullanarak bütün sarmaşıkları temizledim. Böyle bir durumda komboya sahip olduğum için gerçekten şanslı sayılırdım!

  Bir dakika içinde boss çoktan %15 canını yitirmişti!

  Uzakta duran Matcha oracıkta süzülüyor ve mücadeleyi izliyordu: ‘’Ne acayip bir saldırı puanın var senin öyle patron. Bir dakika içinde 57.542 hasar verdin; lakin bossun yenilenme özellikleri fena olmadığından yalnızca 33.000 canını kaybetti. Böyle devam patron, eğer bu hızı korursan, 7 dakika içinde bossu öldürüp, devasa bir TP alabilirsin!’’

 ISKA!

  [Keskin Alev Rüzgarı]’nı savuşturduktan sonra söylendim: ‘’Ah, konuşmaya çalışmayacağım; zira üstümde çok baskı var. Yine de dikkatli olmayı unutma Matcha, etrafta bizden başka oyuncular olabilir. Bossun son vuruşunu kaptırmadığımıza emin olmamız lazım!’’

  ‘’Tamamdır!’’

……

  Bossu öldürmeye odaklanmış ve rakibimin üstümde yarattığı baskıdan keyif almaya başlamıştım. Ekipmanlarım sürekli yenilendiği için bu bossa meydan okuma güvenini kendime bulabilmiştim. Her ne kadar bu yaratık 57.seviye mor bir boss olsa da, İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin yavaş yavaş saldırılarımın altında ezildiğini fark etmiyor değildim. Sonuçta yaratığın bana tek atma şansı da yoktu.

  Elinde kılıç, havada süzülen Matcha dikkatle etrafı izliyordu.

  İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’nin puanları sahip olduğum 5 puan türünde de beni geçemediğinden yaratığı öldürmek benim için çok zor olmayacaktı. Normal oyuncular için düşünürsek, bu bossu öldürmeleri için en azından yapılan [Keskin Alev Rüzgarı] saldırılarının %65’ni savuşturmak ve [Tedavi]’yle arasındaki uyumu korumak gerekiyordu. Durum bana geldiğindeyse boss başlarda Ufak Bobo’yu unutup, yalnızca bana odaklanmış; lakin ne yazık ki Ufak Bobo [Boşluğun Alevleri] ve [Keskin Alev Rüzgarı] kombosuna yakalanarak can vermişti.

  6 dakika içinde bossun yalnızca %10 canı kalmıştı ve artık olay gayet rahat bir durum haline gelmişti.  Nihayetinde sakinleşen kalbimle birlikte bossun etrafında geniş halkalar çiziyordum. Matcha’ya seslendim: ‘’Sıkıntı var mı?’’

  Matca ağaç dallarından birinde oturuyor ve yeşil saçları meltemin usul esintileriyle dalgalanıyordu. Gülümseyerek cevapladı: ‘’Hayır, herhangi bir oyuncu görünmüyor, vadinin derinlerindeyiz patron. Lakin yine de sen yüksek seviyeli olduğundan, etrafa bakıp süikastçi var mı diye ontrol edebilirsin. Sonuçta bu raddeye geldikten sonra bossun son vuruşunu başkasına kaptırırsak sinirden deliye dönmeden edebileceğimi sanmıyorum!’’

  ‘’Tamamdır!’’

 Hua!

  Matcha aşağıya atlamış ve kılıcını kaldırmıştı. Vücudu toprağın üstünde süzülüyor ve sivri kulakları yaşanan gelişmeleri dikkatle dinliyordu. Güzeller güzeli bir çift göz etrafımızdaki durumu kontrol ediyordu; çoktan etrafta süikastçi var mı diye bakmaya başlamıştı.

  İçten içe mutlu olmuştum, her ne kadar Matcha oyun konusunda fazla başarılı olmasa da, Kader’deki sistemler pek zor olmadığı için ufak bir antrenmanla onu Zhan Long’un güçlü oyuncularından biri haline getirebilirdim. Ah, ne yetenek ama!

……

 Nihayet beklenen an gelmişti!

 Ciyak!

  [Tek Kişilik Ordu]’yu kullanarak İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’ne son darbemi indirmiş ve yaratık acı dolu bir çığlık atarak yere yığılmıştı. Arkamda duran Matcha anında iki seviye atlamıştı ve ben de 52.seviyenin %47’sine fırlamıştım. Mor Bossların verdiği TP’ler cidden hafife alınacak şeyler değildi. Yine de beni asıl heyecanlandıran şey yaratığın ne tür ekipmanlar düşüreceğiydi!

  İleri atıldıktan sonra bossun düşürdüğü eşyaları envanterime attım ve tek tek incelemeye başladım. Toplamda üç adet ekipman düşmüştü. Yeşil bir asa, etrafa parıltılar saçan bir kolye ve kızıl bir bileklik. Hepsi de gayet iyi görünüyordu.

 

【Yeşim İksir Asası】(Mor Ekipman)

Büyü Saldırısı: 440-720

Dayanıklılık: +39

Büyü: +37

Ekstra: Şifa yeteneklerinin etkisini %10 artırır.

Ekstra: 300 can artırır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 47

……

  Asayı envanterime koyduktan sonra söylendim: ‘’Bu asayı Zhan Long’un şifacısı olan Sevgili Duck’a verelim, tamam mı?’’

  Matcha onayladı: ‘’Tamamdır, patron ne derse o!’’

  Eşyalara bakmaya devam ettim. Sıradaki bahsi geçen kolyeydi.

【Kızıl Yağmur Zinciri】(Altın Ekipman)

Çeviklik: +40

Dayanıklılık: +32

Ekstra: Silahşör yeteneklerinin etkisini %7 artırır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 48

……

  Gülümsemeden edememiştim. Bu kolye silahşörlerin tipik eşyalarından biriydi: ‘’Matcha, bu kolyeyi de Fox’a vereceğiz. Hadi dönelim…’’

  Matcha: ‘’Patron, Fox hangisiydi?’’

  ‘’Şu yaşlı görünen…’’

  ‘’Hani şu 45 yaşındaki amcalara benzeyeni mi diyorsun?’’

  Neredeyse kan tükürecektim: ‘’Vay arkadaş! Matcha, sakın ona böyle şeyler söyleyeyim deme yoksa ortalık karışır! Aslında herif sadece 27 yaşında, sadece zor zamanlar yaşadığı için öyle görünüyor…’’

  Matcha dilini çıkardı: ‘’Biliyoruz herhalde patron!’’