Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

142. Bölüm Başlangıç Fonları

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  19:00, Ba Huang’ın kuzey kapısı…

 Güzeller güzeli iki kadın Ba Huang Ormanı’ndan çıkmıştı. Lin Wan Er’in elinde kan kan kırmızısı bir şemsiye vardı ve şemsiye arada sırada titriyordu. Güz yaprakları saçlarına düşmüş, çiy taneleri göz pınarlarının yerini almıştı. Sivri uçlu kulakları saç tellerinin arkasına gizlenmişti. Fiyakalı deri zırhıyla birlikte, güzelliğin gerçek hayata bürünmüş halini andırıyordu.

 “Li Xiao Yao!”

 Gülümseyen Lin Wan Er, şemsiyesiyle birlikte yanıma geldi. Omzunda [Kahramanın Heybeti]’nin başkan yardımcısı olduğunu gösteren bir rozet vardı. [Kahramanın Heybeti] kurulduktan sonra, daha önceki anlaşmalarından sebep Lin Wan Er klan başkanı olmuştu.

  İleri atılıp, Lin Wan Er’le Dong Cheng Yue’yi partye davet ettim. Gülümsemiş ve sormuştum: ‘’Lin Wan Er, artık klan başkanı olduğuna göre ne yapman gerekiyormuş, biliyor musun?’

  Lin Wan Er: ‘’Şey, aslında işleri idare etme konusunda pek de iyi sayılmam. Elit oyunculara öneri vermek ve boss stratejilerini tartışmak dışında fazla bir görevim yok aslında.’’

  Dong Cheng Yue asasını kavramış, gülümseyerek söylenmişti: ‘’Aslında durum gayet açık. Q-Kılıcı’nın Lin Wan Er’i klanda tutmak istemesinin sebebi, klanın Fan Shu Şehri’ndeki en güzel kadını kullanarak insanları çekmek istiyor oluşu…’’

  Burnumu kaşıdıktan sonra söylendim: ‘’O zaman, Zhan Long kurulduktan sonra bizim klana gelip, insan toplamaya yardım edersiniz ,tamam mı?’’

  Lin Wan Er gülümsedi: ‘’Oh, tabii… Ancak öyle bir şey yapmamız için günde üç yemek ısmarlaman lazım…’’

  Ne diyeceğimi bilemiyordum: ‘’Klan mı istiyorsun, yoksa uzun zamanlı yemek fişi falan mı?’’

  ‘’Uzun zamanlı yemek fişi hiç fena olmazdı…’’ Diye cevapladı Lin Wan Er. Bir anda aklına bir şey gelmiş olacak ki, başını indirmişti. Kıpkırmızı kesilen suratı gerçekten inanılmaz tatlıydı.

 Yanımızda duran Dong Cheng Yue gülümsedi: ‘’Hey, Xiao Yao sana uzun vadede yemek ısmarlayacak demek… O zaman benim burada işim kalmadı, kaçıyorum…’’

  Lin Wan Er toparlanmış ve söylenmişti: ‘’Tamam tamam, kes şunu. Li Xiao Yao, hadi şu mağaraya gidip [Yansıtma]’yı öğrenelim. Yoksa PK yaparken dezavantajlı bir konumda olacağız.

   Dong Cheng Yue: ‘’Katılıyorum, [Yansıtma] bir kalkan görevi görüyor. Üstelik A-seviyesinde olan bir yetenek olsa bile yalnızca 10 altın gerekiyormuş.’’

  ‘’Tamam madem, hadi gidelim!’’

 Güzellikleri Keder Mağarası’na götürmeye koyuldum.

……

 40 dakikalık yürüyüşün ardından saat 8’e gelmiş ve nihayetinde mağaraya ulaşmıştık. İşin enteresan yanı Keder Mağarası’nın insan kaynıyor olmasıydı. Görünüşe göre ünüm sandığımdan daha çok yayılmıştı. Foruma açtığım konu bir çok insanın dikkatini çekmişti; ancak asıl dikkat çeken şey benim yeteneklerim değil, [Yansıtma]’ydı. Bu yetenek cidden insanı cezbediyordu.

  Kalabalığın içinden geçerken güzellikleri yanımda götürüyordum. Doğma gafletinde bulunan bütün yaratıklar anında ölüyordu.

  Keder Mezarı’na giderken etrafı ışık hüzmeleri sarmalıyordu. Gizli geçidin önü o kadar kalabalıktı ki, ileriye geçmek bile neredeyse imkansız gibi görünüyordu. Yaşlı K, Yavru Kurt ve Fox keyifli keyifli para topluyordu. Yavru Kurt elini kaldırıp, bağırdı: ‘’Kahraman Ran Min’e, Glass Fox’a ya da Sevgili Duck’a 10 altın ödeyerek yeteneği öğrenebilirsiniz. Eğer parayı verip, yeteneği henüz öğrenemediyseniz lütfen sabırlı olsun. Yeteneği çoktan öğrenmiş olan oyuncular lütfen mekanı terk etsin, kalabalık yapıyorsunuz!’’

 “Keng!”

  Buz Yağmuru Kılıcı’nı çektim ve ileriye uzattım. Diğer elimle Lin Wan Er’in elini tutmuş ve onu kalabalığın içine doğru sürüklemiştim. Wan Er süikastçi olduğundan onu çekmem pek de zor olmamıştı. Kız karşı koymaya bile çalışmamıştı. Başımı çevirip ona bakmasam da; elimdeki sıcaklığı hissediyordum. Suratı kıpkırmızı kesilmiş bir şekilde gizli geçide kadar beni takip etti..

“Ding!”

  Geçidin içinde birkaç kişi vardı. Kitaplığı gösterip, söylendim: ‘’Wan Er, [Yansıtma] yeteneği orada. 10 altın verip, öğrenmen lazım!’’

 ‘’Tamam!’’

  İleri adım atıp, hemen yeteneği öğrenmiş ve bana bir bakış atmıştı: ‘’Sıra Dong Cheng Yue’de.’’

  ‘’Aynen.’’

  Lin Wan Er’le odadan çıktık ve ardından Dong Cheng Yue’yi odaya soktum. Yeteneği öğrendikten sonra biraz şaşırmıştı. Bana bakıp, sordu: ‘’Li Xiao Yao, neden 3479/5000 gibi bir öğrenme limiti var?’’

 ‘’Öğrenme limiti mi?’’ Şok olmuştum.

  ‘’Evet!’’

 Suratım ekşimiş, Dong Cheng Yue’yi dışarı çıkardıktan sonra kendi kendime söylenmiştim: ‘’Yeteneğin öğrenme sınırı mı var yani?’

 

  Soruyu sorduğum gibi Yavru Kurt’a bakmıştım. O da bana bakıyordu: ‘’Aynen öyle, yeteneği yalnızca 5000 kişi öğrenebilecek; aksi taktirde parayı kırmıştık.’’

  Lin Wan Er: ‘’Sistem bugu falan mı bu?’’

  ‘’Yani… Eğer sistem buguysa da sorumluluk Kader’i yapanlarda değil mi? Bizi bağlamaz. Hareketlerimiz oyun kuralları dahilinde diye düşünüyorum.’’

 ‘’Doğru diyorsun!’’ Güzeller güzeli hanımefendi başıyla onaylayıp, gülümsemişti: ‘’Bu kesinlikle şirketin sorumluluğunda, eğer size bir şey yapmaya çalışırlarsa direkt dava açacaksın!’’

  ‘’Aynen, Wan Er haklı…’’

……

 Konuştuğumuz sırada uzaktan bir ses duyuldu: ‘’Öndekiler yol verin. Zhan Long Stüdyosu oyun bugundan faydalanıyor, niye onlara bu fırsatı veriyorsunuz ki? Ne oluyor burada?’’

  Kalabalık ayrılmış ve ortaya yüksek seviyeli oyuncular çıkmıştı. Bahsi geçen insanların en önünde Mu Tian adlı bir oyuncu vardı. Dur bir saniye, bu herifi tanıyorum, daha önce onu Alev Taşı Kanyonu’nda öldürmüştüm. Lakin bu sefer herifin yanında [Uçan Ejderhalar]’ın klan başkanı Yükselen Ejderha vardı. Onu geçtim, Yükselen Ejderha’nın arkasında da seviyeleri 45-50’yi geçen [Uçan Ejderhalar]’ın elit oyuncuları yürüyordu.

  Görünüşe göre Mu Tian [Uçan Ejderhalar]’a katılmıştı.

  Elinde balta, Mu Tian ileri atılıp söylendi: ‘’Kardeşlerim, Zhan Long Stüdyosu’ndaki tipleri öldürmeye hazır olun! Şunları gebertip, Locus yüzüklerini alalım!’’

  Yükselen Ejderha hafifçe asasını savurdu ve söylendi: ‘’Li Xiao Yao, geçen sefer [Cesur Yürek]’e yardım edip [Uçan Ejderhalar]’daki kardeşlerimi öldürmüştün; ancak şimdi intikamımızı alacağız!’’

  Hançerini çıkaran Yavru Kurt öfkeyle ileri atıldı: ‘’Yükselen Ejderha, Mu Tian, Vahşi Kaplan ve Siyah Kaplumbağa. Daha demin [Yansıtma] yeteneğini öğrenmediniz mi lan siz? Ne biçim heriflersiniz oğlum, hiç mi utanma yok sizde?’’

  Yükselen Ejderha: ‘’Kes. Kardeşlerim, hadi gebertelim şunları!’’

……

“DUR!”

  Tatlı ama bir o kadar da keskin bir ses duyulmuştu. Lin Wan Er şemsiyesiyle ileri atıldı ve hançerini Yükselen Ejderha’ya doğrulttu: ‘’[Uçan Ejderhalar]’ın bu kadar utanmaz olduğunu bilmiyordum. Diğer insanların [Yansıtma]’yı öğrenmesine engel olmak için binlerce oyuncunun önünde Zhan Long’a mı saldıracaksınız? Oyundaki kaynaklar herkesindir. Zhan Long’un yanlış bir şey yaptığını düşünmüyorum; ancak [Uçan Ejderhalar] olarak hiç mi utanmanız yok sizin? Daha demin [Yansıtma]’yı öğrenmişsiniz! Şimdiyse diğerlerinin öğrenmesine engel olmak istiyorsunuz!’’

  Lin Wan Er gururla dikiliyordu. Omzundaki Fan Shu Şehri amblemi insanların dikkatini çekmişti. Başının üstünde Fan Shu Şehri’nin 4.oyuncusu olduğuna işaret eden yazıları görmek mümkündü. Gerek suratı gerekse sahip olduğu güç sayesinde insanların aklını başından almıştı.

   ‘’O, Fan Shu Şehri’nin en güzel ve en güçlü süikastçisi Cang Tong değil mi?’’

  ‘’Evet, gerçekten oymuş. Ne kadın ama!’’

  ‘’Ayrıca yanındaki büyücü de Cang Yue! Bu iki güzellik [Kahramanın Heybeti]’nin üst seviye oyuncularıydı yanlış hatırlamıyorsam. Hahahah, [Uçan Ejderhalar] sonunda boku yedi! [Kahramanın Heybeti]’nin elit oyuncularına laf etmek ha! Bakalım Yükselen Ejderha’ya ne olacak.’’

……

  Yükselen Ejderha’nın ağzı büzülmüş, Vahşi Kaplan baltasını kavrayıp, ona fısıldamıştı: ‘’Patron ne yapacağız? Ben hazırım.’’

  Arkasında duran Siyah Kaplumbağa ileri atılmış, silahını kaldırıp söylenmişti: ‘’Patron, biraz mantıklı düşün. Eğer durum kontrolümüzden çıkarsa hem [Kahramanın Heybetini] hem de Fan Shu Şehri’ni karşımıza almış olacağız. Üstelik Ba Huang oyuncularının da durumdan hiç hoşnut olacağını sanmıyorum. Burada savaşmaya yeltenirsek millet bizden nefret edecek. Klanı resmen kurmadığımız için bu tarz durumlara dikkat etmemiz lazım.’’

  Yükselen Ejderha başıyla onayladı: ‘’İyi dedin Siyah Kaplumbağa.’’

  Başını kaldıran Yükselen Ejderha bize bakmaya başladı: ‘’Hmm, birçok insanın öğrenmediğini göz önünde bulundurursak, şimdilik bir şey yapmayacağız. Ancak Li Xiao Yao, şunu sakın unutayım deme, bir gün intikamımızı alacağız. Er ya da geç [Cesur Yürek]’e yardım ettiğin için cezanı çekeceksin.’’

  İleri atıldım ve kılıcımı havaya savurdum: ‘’Ben deniz Li Xiao Yao, [Uçan Ejderhalar]’ın intikamını bekleyeceğim; ancak intikam almak istiyorsanız bu işe benden başkasını karıştırmayın. [Uçan Ejderhalar]’ın o kadar da aşağılık bir klan olduğunu düşünmüyorum. Bu iş biter bitmez Ba Huang Ormanı’nda kasmaya devam edeceğim. [Uçan Ejderhalar], istediğiniz zaman bana meydan okuyabilirsiniz, ancak sakın benim kolay bir lokma olacağımı düşünmeyin!’’

  Yükselen Ejderha dudağını ısrdıktan sonra ışınlanma kağıdını çıkarıp, mekanı terk etmişti.

……

  Rahatlamıştım: ‘’Teşekkürler Lin Wan Er. Sen olmasaydın başımız belaya girecekti.’’

  Lin Wan Er gülümsedi: ‘’[Uçan Ejderhalar]’dan korkuyor musun?’’

  Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Hayır, onlardan korkuyor falan değilim. Tek korktuğum şey o aptal heriflerin Zhan Long Stüdyosu’nun işlerine bulaşması. Böyle tek bir seferde zengin olma fırsatı herkesin ayağına gelen bir şey değil sonuçta…’’

……

  Yanımda duran Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Xiao Yao, artık stüdyomuz acayip zengin oldu. Sadece yetenekten elde ettiğimiz gelir 50.000 altın olacak. 1:8 oranındaki değişimi düşünürsek bu 400.000 RMB yapıyor. Ayrıca, burada öldürdüğümüz elit yaratıklardan düşen sembolleri kullanarak da biraz para kazanabiliriz.

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Aynen, ilk önce stüdyo için fon oluşturalım diyorduk; artık Zhan Long’u kurmak için yeterince paramız var!’’

  ‘’EVET!’’