Diger iki kizi satti n hemen wan er nsksnsjsks arkadas satilirmi hic :D hjcjvh
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
121. Bölüm SSS-Seviye Özel Yetenek
Vhoosh!
10 dakika geçtikten sonra Günahkar Kurt dirilmiş ve etrafı incelemişti. Yüzüğünün Yaşlı K’da olduğunu görünce öfkeden deliye dönmüştü: ‘’Güzel! Çok iyi!’’
Buz Yağmuru Kılıcı’nı önüme çektim ve gülümsedim. Oracıkta bir duvar edasıyla dikiliyordum ve kılıcı yere sapladım. Ateş ve Buz Pelerini’m rüzgarın etkisiyle dalgalanırken söylendim: ‘’Bugün burada, takımıma el sürmek isteyen herkesin ilk önce cesedimi çiğnemesi lazım! [Öncü]’ymüş, [Efsaneler]’miş umrumda değil!’’
……
Bir 10 dakika daha geçti.
‘’Hani birisi geliyordu…’’ Song Han party chatinden yazdı.
Yüzüm ekşimişti: ‘’Hmm, cidden niye hareket yok?’’
‘’Kim gelecek?’’
‘’Muhtemelen Jian Feng Han bizzat gelecek! Vay arkadaş, bu [Öncü] oldukça entersan bir grupmuş. Ba Huang’ın en tepesinde yer almak istedikleri için bizi mi haritadan silecekler?!’’
Fox gülümsedi: ‘’Durum gayet açık, [Öncü]’ye karşı çıktığımız için bize ceza vermek istiyorlar!’’
Ran Min: ‘’Söylesene bana, Jian Feng Han gelmediğine göre bir şey mi oldu acaba?’’
‘’Bilmiyorum!’’
……
Bir anda [Öncü]’ye ait oyunculardan biri Günahkar Kurt’un kulaklarına bir şeyler fısıldadı. Kaşları çatılan Günahkar Kurt baltasını kaldırmış ve söylenmişti: ‘’Gidip bir göz atalım!’’
100’e yakın oyuncunun bulunduğu [Öncü] grubu tepenin aşağısına inmeye koyuldu; görünüşe göre enteresan bir gelişme yaşanmıştı.
‘’Ne oldu?’’ Yaşlı K şaşırmışa benziyordu.
Bir şeylerin yanlış gittiğini anlayınca kılıcımı kavradım: ‘’Siz kasmaya devam edin, ben gidip bir bakayım. Bir şeyler olmuş gibi hissediyorum…’’
Song Han hançerini kaldırdı: ‘’Xiao Yao, biz de seninle geleceğiz. Eğer sen gidiyorsan, biz de gideceğiz! En azından arkanda birkaç kişi olmuş olur!’’
‘’İyi o zaman!’’
Tepeden inmeye koyulmuşken, 4 Zhan Long üyesi de Günahkar Kurt’un peşinden Ba Huang Ormanı’na girmişti.
2 dakika geçtikten sonra çarpışan silahların sesleri kulağıma ulaştı!
Clang!
Çalıları geçtikten sonra elinde kılıç tutan ve yanında da siyah bir ayı bulunduran 50.seviye kılıç ustası, Jian Feng Han’la karşılaştık. Herifin üstünde parıltılı zırhlar vardı ve yanındaki siyah ayı da boss tipi bir evcil hayvan, Ayı Kralı’ydı. Söylentilere göre bu yaratık Jian Feng Han’ın bulduğu bir yumurtadan çıkmıştı. Forumda okuduğum kadarıyla Jian Feng Han bu yaratığı 24 saat önce bulmuştu.
Bang…
Yapraklar titredi ve ortaya bir gölge fırladı. Gölge, elinde çelik bir şemsiye tutan kadın figurine aitti. Güzeller güzeli bir vücut, bembeyaz tişler ve bir çift geniş, öfke dolu göz. Hançerini kaldırdıktan sonra Jian Feng Han’ın sırtına doğru hamle yaptı!
‘’Hay böyle işin ben!’’
Feng Han hançeri karşıladıktan sonra karşı saldırıya geçti!
Güzel kadın diğer elinde tuttuğu şemsiyeyi savurduktan sonra Feng Han’ın kılıcını savuşturmuş ve diğer elindeki hançerle Feng Han’ın suratına bir çizik atmıştı!
318!
Feng Han öfkeyle söylendi: ‘’Bu kadar agresif olma Cang Tong, [Kahramanın Heybeti]’yle kapışmak istemiyorum!’’
Duyduğunuz gibi, Feng Han’la mücadele eden 50.seviye genç Ay Elfi güzeller güzeli Lin Wan Er’den başkası değildi. Muhtemelen yalnızca onun seviyesindeki Süikastçiler Jian Feng’le başa baş mücadele edebilirdi.
……
Bang!
Feng Han iki eliyle kılıcını kavramış ve ayaklarının altında garip bir aura belirmeye başlamıştı. S-seviye özel kombo----[Çekilen Kılıç]!
Kombo sıralamasında 3 adet S-seviye kombo yer alıyordu: Benim [Tek Kişilik Ordu]’m, Q-Kılıcı’nın [Yıldırım Evreni] ve Feng Han’ın [Çekilen Kılıç]’ı. Bahsi geçen [Çekilen Kılıç], ‘’Düz Darbe+ Düz Darbe+ Kesk+Kesik+Yakalama+Delme’’’den oluşuyordu. Odaklı ve hızlı bir performansa sahip olan kombo boxun 24 stilini de iyi yansıtıyordu.
Ardından, kimsenin tahmin etmediği biro lay yaşandı. Feng Han kombosunu aktif ettiği gibi Wan Er kenara çekilmiş ve ilk iki darbeyi rahatça savuşturmuştu! Fırsatı geri tepmeyen Wan Er Feng Han’ın göğsüne saldırdı!
223!
Başarılı bir sersemletme! Jian Feng Han’ın etrafında çevik bir şekilde hareket eden hançerler [Kanama]’nın etkisiyle ışıldamaya başlamıştı!
771!
S-seviye kombosunun kesildiğini fark eden Feng Han’ın suratı mosmor kesilmiş ve canı da %50’nin altına düşmüştü. Başka çaresi kalmayan herif Cennet Düzeni’nin Kılıcı’nı savurarak [Kombo] + Kesik ikilisini uygulamaya koyuldu.
Clang!
Wan Er iki hançerini de öne sürmüş ve darbeleri savuşturmaya çalışmıştı. Buna rağmen 300 can kaybetse de çevik bir hareketle geriye çekilmişti. Elini salladıktan sonra tekrar çelik şemsiyesini aldı ve bir kez daha Feng Han’a bakmaya başladı. Saldırı ve defans kombinasyonunu kullanıyordu!
……
Tırırırırım…
Yere düşen yapraklara basan Jian Feng Han kılıcını çektiği gibi ileri atılmıştı. O esnada bağırmadan edemedim: ‘’Jian Feng Han!’’
Arkamda duran Günahkar Kurt da bağırmıştı: ‘’Ah Han dikkatli ol! Kaygısız Xiao Yao sana doğru geliyor!’’
Bang!
Yerdeki kayalardan birine basıp zıpladım. Havadayken kılıcım titremeye başlamış ve 0.2 saniye geçtikten sonra hazırlığım tamamlanmıştı.
[Rüzgar Kılıcı]!
Feng Han dönüp kılıcımı karşılamaya koyuldu!
Clang!
Kıvılcımlar fırlamış ve ormandaki kuşlar tehlikeyi hisseder hissetmez havaya fırlamıştı. Güç odaklı iki oyuncunun arasındaki mücadele gerçekten kıyasıya geçiyordu.
‘’Nasıl…’’
Şaşıran Feng Han birkaç adım geri çekilmek zorunda kalmıştı. Kılıcını indirip, boş gözlerle bana bakmaya koyuldu: ‘’Ben… geri çekilmek zorunda kaldım, geri çekilmek zorunda kaldım…’’
Elimdeki uzun kılıca baktıktan sonra paniklemeye başladı: ‘’Kaygısız Xiao Yao… Sen… Senin kılıcın… 1 numaralı silah, Buz Yağmuru Kılıcı, değil mi? Yoksa beni geri çekilmeye zorlaman imkansız!!’’
Kılıcımı kaldırıp saldırdım: ‘’Seninle ilgisi yok, elimdeki kılıç Buz Yağmuru Kılıcı olsa da, olmasa da seni geberteceğim!’’
Öldürme isteği bütün vücudumu kaplamıştı ve bu oyunda, en çok öldürmek istediğim adam Jian Feng Han’ın ta kendisiydi!
[Hız]’ı aktif eden Jian Feng Han ilk saldırımı savuştursa da hemen eğilmiş ve bir tekme savurmuştum!
Bang!
Feng Han dengesini kaybettikten sonra birkaç metre geriye yuvarlanmıştı. Wan Er’le yaptığı mücadeleden dolayı yorgun ve bezgin düşmüştü; açıkça görüldüğü üzere benimle kapışacak gücü yoktu!
Bu esnada Günahkar Kurt ve grubu olay yerine gelmişti. Grup Feng Han’ın etrafını çevreledikten sonra Günahkar Kurt sordu: ‘’Klan Başkanı, iyi misin? Sen… Neden Cang Tong’la kapıştın ki? O kadın [Kahramanın Heybeti]’nin başkan yardımcısı değil mi?’’
Feng Han doğrulduktan sonra başını iki yana doğru salladı: ‘’B… bilmiyorum. Cang Tong bir anda bana saldırdı…’’
Daha fazla saldıramayacağımı anladıktan sonra kılıcımı kınına sokmuş, Wan Er’in yanına yürümüştüm. Suratı kıpkırmızı kesilmişti, her yeri ter içindeydi ve göğüsleri bir yukarı çıkıyor, bir aşağı iniyordu. Giydiği zırh ona özeldi ve kızıl kırmızısı pelerine de omuzlarından dökülüyordu. Bana bakıp, sordu: ‘’Niye öyle bakıyorsun?’’
‘’Wan Er, Jian Feng Han’a niye saldırdın?’’
Wan Er yaramazlık yapmış küçük bir kız edasıyla başını indirdi: ‘’Eh… Ormanda yürürken ona rastladım. Ne yaptığını sordum ve bana biriyle mücadele etmeye gittiğini söyledi. Kimle mücadele edeksin dediğinde kendisi: ‘’Şu aptal Kaygısız Xiao Yao’yla!’’ diye cevap verince kendimi tutamadım ve saldırdım…’’
Ne diyeceğimi bilemiyordum…
Song Han, Ran Min ve Fox yanımıza gelmiş, Song Han başıyla onayladıktan sonra gülümsemişti: ‘’Bayan Wan Er, görüşmeyeli uzun zaman oldu. Sizin Cang Tong olduğunuzu hiç düşünmemiştim. Etkileyici, gerçekten etkileyici…’’
Wan Er de gülümsemişti: ‘’Abartıyorsun, siz de hiç fena sayılmazsınız. Çoktan 30 olmuş, [Öncü]’yle kapışmaya başlamışsınız…’’
Ran Min Wan Er’e baktıktan sonra gözleri sonuna kadar açılmıştı: ‘’Eh, bu hanımefendinin vücudu gerçek gibi değil…’’
Fox: ‘’Aptal, öyle bir şey söyleyeceksen, bunu party chatinden söylesene…’’
Wan Er yanımda sessizce duruyordu ve suratı iyice kızarmaya başlamıştı.
……
Tabii asıl şaşıran isim Jian Feng Han’dan başkası değildi. Yaşadığı şoktan kurtulması 20 saniyeyi bulmuş ve kalabalığın arasından çıkarak bize bakmaya koyulmuştu: ‘’Görünüşe göre bugün bir yanlış anlaşılma yaşanmış. Donmuş Akça Ağaç Tepesi’nde Zhan Long Stüdyosu para kastığına göre, bizimkiler için başka bir yer bulacağım…’’
Gülümsedim: ‘’Teşekkürler, madem öyle diyorsun, teklifin geri çevirmeyeceğim… Klan Başkanı Jian Feng Han’ın sözlerini aldıysak, bu saatten sonra Donmuş Akça Ağaç Tepesi’nde bir sorun yaşayacağımızı sanmıyorum.’’
Feng Han garip bir şekilde gülümsedi: ‘’Ne demek…’’
Lafını bitirdikten sonra Wan Er’e döndü: ‘’Cang Tong, sana sormak istediğim bir şey var…’’
‘’Hmm, neymiş o?’’
Feng Han kılıcını yere soktuktan sonra suratını ekşitmiş ve sorusunu sormuştu: ‘’Sana saldırdığımda, kombomun yönlerini nasıl çözdüğünü anlayamadım. Bu komboyu binlerce kez tekrar ettim ve saldırılarım kolayca savuşturulabileceğini hiç düşünmüyorum. Nereden saldıracağımı nasıl anladın? Ayrıca, saldırı hızın ve yönlerin benden çok daha üstün, bunun sebebi nedir?’’
Wan Er gülümsedi: ‘’Şey, öngörü diyelim…’’
Günahkar Kurt söylendi: ‘’Bu… Bu ne? Yetenek mi, özel yetenek mi?’’
Kenarda duran 46.seviye büyücü Günahkar Kurt’un omzuna dokunup, söylendi: ‘’Günahkar Kurt, özel yetenek sıralamasına bak. Birinci sırada SSS-seviye bir yetenek var.’’
‘’Ah?!’’
Feng Han ve Günahkar Kurt aynı anda bağırmış ve hemen sıralamaya bakmıştı---
[Zihin Okuma (SSS-seviye)]:Her şeyi öngören yetenek, rakibin saldırı açısını gören ve en uygun karşı saldırıyı yapmaya vakıf olan bir yetenek. Pasif bir yetenektir, eşya gerektirmez. Sahibi: ????
……
“Zihin Okuma…”
Feng Han ağzındaki salyaları yuttuktan sonra Wan Er’e baktı: ‘’Sahibi:???, Sahibi: Cang Tong?! Bu… fazla abartılı değil mi? Rakibin düşüncelerini ve hareketlerini bildiğin için önceden hazırlık yapabiliyorsun! Buna nasıl meydan okuyabilirsin ki?!’’
Wan Er şemsiyesini kaldırıp söylendi: ‘’O yeteneğin bana ait olduğunu söylemedim ki!’’
Ona bir bakış fırlattım.
Wan Er yine yanlış bir şey yapmış ufak bir çocuğa benziyordu. Gülümsedikten sonra başını indirdi ve bana bir mesaj attı: ‘’İyi tamam, bu cidden benim yeteneğim. Aksi taktirde, Q-Kılıcı’nın beni öylece başkan yardımcısı yapacağını sanmıyordun ya? Hadi Ba Huang’a gidelim, daha yüzüğü alacağım senden…’’
Cevap vermedim, oyunda Zihin Okuma yeteneğine sahip olması, gerçek hayatta da bu yeteneğe sahip olduğu anlamına geliyordu. Bugünden sonra Wan Er’in yanında düşündüğüm şeylere ciddi ciddi dikkat etmem gerekecekti; zira aksi taktirde durum iyice çirkinleşebilirdi.
Wan Er başını kaldırıp bana baktı: ‘’Cidden sorun yok. Cheng Yue ve Yue Qin Qian’la ilgili istediğin şeyi düşünebilirsin. Ancak sakın benimle ilgili öyle şeyler düşüneyim deme… Düşüneceksen de bunu benim yanımdayken yapma…’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Wan Er, hadi Ba Huang’a gidelim!’’
‘’Tamam…’’
…….
Magnec