Saray ruhu cok da guzel deil galiba ondan bahsetmedi xiao yao :C dndnxnxbj
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
253. Bölüm Onarmak
30 dakika geçtikten sonra Saray Fermanı bir sürü Kan Altını çıkarmış ve gözlerini kısarak söylenmişti: ‘’Yeterli değil, eğer Ruh Sarayı’nı 10.seviyeye çıkarmak istiyorsak 400 taşa daha ihtiyacım olacak.’’
Başımı öne salladım: ‘’Tamamdır, devam et o zaman.’’
‘’Mana hapım yok, maden için mana gerekiyor…’’
‘’Al bakalım…’’
Ona yeterince mana hapı verdikten sonra grubumuz Saray Fermanı’nı korumaya devam etmişti.
………
Sha…
Titreşim seslerinin ardından Savaşçı Yan Zhao ve Jian Feng Han yan yana [Prag] ve [Öncü] oyuncularıyla mekana gelmişlerdi. Ba Huang’ın en güçlü iki klanının liderleri madeni kontrole çıkmışlardı.
Savaşçı Yan Zhao söylendi, ‘’Oh? Kan Altını’nı çıkarabilen birileri varmış demek? Burada 9.seviye madenden bahsediyoruz…eh, Saray Fermanı, isim tanıdık geliyor…’’
Jian Feng Han keskin bir bakış attı. ‘’Saray Fermanı? Kan Altını demek…hmph…’’
Günahkar Kurt baltasını kaldırdı: ‘’Bu hiç adil değil, 9.seviye madenciliğe sahip bir tek Saray Fermanı var; yani herif Arktik Tilki Ormanı’ndaki bütün kan altınlarına sahip olacak gibi görünüyor!’’
Fushen Bin Kılıç başıyla onayladı: ‘’Sebebi buymuş…’’
‘’Has…’’
Günahkar Kurt sakinliğini koruyamamıştı: ‘’Arktik Tilki Ormanı’nı ilk keşfeden biz değil miyiz yahu? Neden Kan Altınları [Zhan Long]’a ait oluyor?’’
……
Birkaç kişinin konuşma sesleri mekanda yankılanıyor, kılıcımı kavrayarak yürüyordum: ‘’Çoktan anlaşma yaptık, yeterince yüksek seviyeye sahip olan ve madeni ilk bulan kişi istediği gibi takılabilecekti. Ne yani, [Öncü] sözünden dönmeye mi karar verdi? Ayrıca Kan Altınları en fazla bir haftada tekrar ortaya çıkacaktır. O zaman kadar sizinkiler 9.seviyeye ulaşmış olur…’’
Jian Feng Han başıyla onayladı: ‘’Sözümüzü tutacağız; Arktik Tilki Ormanı herkese açıldığına göre bu meselenin de adil olmayan bir yanı yok; yine de şunu sormadan edemeyeceğim, Kaygısız Xiao Yao Kan Altını’na bu kadar ihtiyaç duyduğuna göre, elinde 9.seviye bir plan falan mı var?’’
Başımı iki yana salladım: ‘’Yok canım; Kan Altını’nı bir silah yapmak için çıkarmıyoruz. Asıl ihtiyacımız olan şey 10.seviye madencilik yeteneği.’’
‘’Ne, 10.seviye madencilik mi?’’
Savaşçı Yan Zhao telaşlanmıştı: ‘’Zhan Long’da 10.seviye madenci mi var yoksa?’’
Yue Qing Qian gülümsedi: ‘’Amca, durum öyle değil! Kendisi yalnızca arkadaşımız, şimdilik Zhan Long’a katılmış değil; ancak tabii er ya da geç katılacak..’’
Savaşçı Yan Zhao kollarını birleştirip, ikizlere bakmıştı: ‘’Ufak prenseslerimiz keyfi yerinde mi? Eğer sıkıntı yaşıyorsanız…istediğiniz zaman Prag’a dönebilirsiniz…’’
Yue Qing Qian bir kez daha gülümsedi, ‘’Amca, Zhan Long’ta keyfimiz gayet yerinde. Seni endişelendirdiğimiz için üzgünüm; ancak yanında bir sürü madenci getirmişsin. Sanki madendeki bütün seviye 6-7 madenleri toplayıp, Ba Huang’ın demircilerine satmak istiyor gibisin. Doğru muyum?’’
Savaşçı Yan Zhao elini havaya savurdu: ‘’Yok canım, Ba Huang Şehri düşündüğün kadar küçük bir yer değil. Yeni yeni ortaya çıkan bir sürü insan olduğunu düşünürsek madenleri tekelime almam mümkün değil. Ayrıca…getirdiğim madencilerin çoğunu zamanında sen almıştım. Neden şimdi sorguya tutulan ben oluyorum…’’
Yue Qing Qian gülümseyerke söylendi: ‘’Öyle miydi? Eğer onları istemiyorsan, Zhan Long’a çağırabilirim…’’
Savaşçı Yan Zhao’nun suratı yemyeşil kesilmişti: ‘’Yok yok, sadece dalga geçiyordum..’’
Yue Qing Qian cevap vermedi.
……
‘’Böyle olmayacak, bu kadar Kan Altını’yla ayrılmalarına izin veremeyiz!’’
Jian Feng Han’ın yanında duran Sakin Centilmen kılıcını çektiği gibi Saray Fermanı’na doğru atılmıştı: ‘’İstiyorsan gidebilirsin; ancak gitmeden önce topladığın Kan Altınları’nı geride bıracaksın. Bu madenleri hayatımız pahasına korumuştuk!’’
‘’Sha…’’
Wang Jian hemen yana kayarak herifin kılıcına doğru bir hamle yapmış ve Sakin Centilmen birkaç adım geri çekilmek zorunda kalmıştı. Wang Jian suratındaki soğuk ifadeyle söylendi: ‘’Eğer Zhan Long’un dostlarından birini öldürmek istiyorsan, önce cesedimi çiğnemen gerekecek…’’
Sakin Centilmen birkaç adım daha çekildiğinde adeta öfkeden deliye döncekmiş gibi bir hali vardı; lakin herifn Wang Jian’ın Ba Huang’daki en güçlü kılıç ustalarından biri olduğunu biliyordu ve ona rakip olamayacağının da farkındaydı!
Jian Feng Han ileriye atılıp, Sakin Centilmene söylendi: ‘’Kardeşim, ne yapmak istediğini anlıyorum; ancak bir kez söz verdik. Tükürdüğümüzü yalayacka değiliz. Bırak Zhan Long Kan Altınları’nı toplasın. [Öncü] bu seferlik yenilgiyi kabullenecek.’’
‘’Klan Başkanı…’’ Klan Başkanı dişlerini sıkarak cevapladı: ‘’Madem öyle diyorsun…’’
……
Sakin Celtilmen’in geri çekildiğini görür görmez ileriye atıldım: ‘’Bu kadar izlemek yeter…zaten madenciliğin neresini keyifli buluyorsunuz ki. Fox, Yaşlı K şu madenleri çabucak şehre götürün. Sağlam bir yere depoladığınıza emin olun!’’
‘’Tamamdır!’’
İki ışık hüzmesiyle birlitke Fox-Yaşlı K ikilisi Kan Altınları’yla şehre dönmüştü. Jian Feng Han ve Savaşçı Yan Zhao meseleyi görür görmez hafiften telaşlanmışlardı; zira bizimkilerin şehre gidişiyle, artık şehrin bir numaralı demircisine sahip olmayacaklarını anlamışlardı.
Birkaç dakika geçtikten sonra Savaşçı Yan Zhao ve Jian Feng Han [Zhan Long]’un koruduğu bölgeden uzaklaştı.
……
‘’Patron…’’ Matcha bana baktı: ‘’Bugün Zhan Long’daki çoğu insan hayatını kaybetti, onların zararlarını nasıl karşılayacağız? Bu sorunu bir an önce çözmemiz lazım.’’
Başımı öne salladım: ‘’Savaş alanındaki ekipmanları aldık mı?’’
‘’Evet, [Öncü] aşağı yukarı ekipmanlarının %20’sini geri almış durumda; ancak %80’lik kısmı hala bizde bulunuyor.’’
‘’Dağıtabildiğiniz eşyaları dağıtın, dağıtamadıklarınızı da satın gitsin. Ardından elde ettiğiniz parayı ölenlere verin.’’
‘’Tamamdır!’’
Bir saatin ardından Arktik Tilki Ormanı’ndaki bütün Kan Altını madeni temizlenmiştik. Saray Fermanı elleriyle saydıktan sonra gülümsedi: ‘’Tamamdır, muhtemelen işimiz bitti. Saray Ruhu’nun seviyesi 10’a çok yaklaşmıştı zaten. Klan Başkanı Xiao Yao, önce şehre dönüp, kan altınını güneydeki demirci dükkanına götürelim. Ruh orada bizi bekliyor olacak; muhtemelen en fazla bir saate seviye atlar.’’
Heyecanlanmıştm: ‘’Tamamdır, hadi gidelim!’’
……
“Shua!”
Hep beraber ışık hüzmeleriyle kaybolmuştuk. Wang Jian-Li Mu ikilisi seviye kasmaya gittikten sonra Yuen Qing Qian ve Matcha’yla birlikte güneydeki demircinin yolunu tuttuk. Altınları taşıyan Yaşlı K ve Fox ikilisiyle karşılaşmıştık.
Ding Ding Ding…
Demirci ocağından saçılan kıvıcımların arkasında uzun bir kadın duruyordu. Kadın zarif; lakin sade bir zırha kuşanmıştı. Her ne kadar vücudu sağlıklı görünüyor olsa da, güzeller güzeli suratında bir sürü ter damlası seçilebiliyordu.
Ruh Sarayı SV -57 Beyaz Şövalye
Ana Şehir: Ba Huang Şehri
Klan: Epik
Pozisyon: Normal Üye
……
Beklendiği gibi ikili kardeşti!
Saray Fermanı gülümseyerke öne atıldı: ‘’Ruh, müşterimiz geldi!’’
Saray Ruhu başını kaldırıp, bana baktığına şaşkına dönmüştü: ‘’Ah? Tanıdık bir yüz! Sen… sürekli [Öncü]’yle karşılaşan ve bir numaralı Şifacı Kılıç Ustası olan Kaygısız Xiao Yao değil misin? Aha, senin büyük fanlarından biriyim!’’
Başımı öne sallayıp, gülümsedim: ‘’Saray Ruhu, sana bu kan altınlarını vereceğim. Hangi yöntemi kullanarak seviye atlayacaksın?’’
‘Hm…’’ Saray Ruhu uzun, mavi kılıcını kavrayıp gülümsedi: ‘’9.seviye demirci olduğum için uzun kılıç yapabiliyorum. 60.seviye gümüş ekipmanlar para etmemelerine rağmen NPC’ye satarak TP kazanabiliyorsn. Eğer yakışıklı mı yakşılıklı Kaygısız kardeşime yardım etmeseydi, muhtemelen 10.seviyeye ulaşmak 1 ayımı alacaktı.’’
Saray Fermanı bacağına bir şaplak attı: ‘’Ruh, haberin yok. Arktik Tilki Ormanı’na girebilmek için [Zhan Long], [Parçalanan Kemikler], [Savaş Rüzgarları], [Karanlık Saray] ve [Kan Kontratı] güçlerini birleştirdi. [Öncü] 10,000 oyuncuyla saldırmaya çalışsa da nihayetinde kaybettiler; bu 1000 Kan Altını kolay kolay ortaya çıkmadı yani…’’
Saray Ruhu gülümsedi: ‘’Haberim var tabii! Forumlar çoktan çılgına dönmüş durumda. Beş klan birleşerek [Öncü]’ye meyden okuyor; herkes Ba Huang’da bir sürü usta oyuncu olduğunu söylüyordu. Yine de, [Öncü] daha önce Kader’de böyle bir yenilgi almamıştı.’’
Lafını bitiren Saray Ruhu gülümsedi: ‘’Ve burada duran yakışıklı Xiao Yao da çok iyi bir insan. [Öncü]’ye meydan okuyabilen ilk insansın!’’
Cevap vermedim.
Yue Qing Qian yanımda duruyordu: ‘’Kardeş Saray Ruhu, çabuk ol da seviye atı. Büyük Kardeş Xiao Yao hala daha İmparator Qin’in Kılıcı’nı onarmanı bekliyor.’’
Matcha gülümsedi: ‘’Ayne öyle, kılıcı tamir etmek için 10.seviye demircilik ve 100 Qilin Demir Taşı gerekiyor. Onlara sahip misin?’’
Saray Fermanı başını salladı: ‘’Evet, Qilin Demir taşları sorun değil. Daha önce onları Qilin Vadisi’nde görmüştüm. O esnada madenciliğim 10.seviyede olmadığından toplayamamıştım; ancak şimdi hemen gidip 100 taşı toplayacağım.’’
Matcha söylendi: ‘’Qilin Vadisi şu an için bizim bölgemiz; oraya gittiğinde bizimkilere söylerim, sana yardımcı olurlar.’’
‘’Tamamdır, o zaman ben yola koyulayım!’’
……
“Ding!”
Saray Ruhu birbiri ardına kılıçları yapmaya devam ediyordu.
‘’Kılıçların hepsi de gümüş ekipman, ne yazık ama…’’ Fox gülümsedi: ‘’Saldırı puanları fena değil; lakin…60.seviyeye ulaşan kişilerin çoğu usta sayıldıkları için düşük seviyeli kılıçlar kullanmak istemeyecektir.’’
Kurt söylendi: ‘’On beş gün bekle sen…Bu gümüş kılıçlar patlamaya yaşayacak…’’
……
Saray Ruhu’nun durmaksızın kılıç döven figürünü izlerken gergin bir vaziyette oturuyordum. İmparator Qin’in Kılıcı ortaya çıkmak üzereydi. Kıcılın puanlarını henüz bilmiyordum; ancak acayip gergindim!
Shua!
Bir saat geçtikten sonra gökyüzünden inen mor bir ışık hüzmesi Saray Ruhu’nu kaplamıştı. Genç kadın hemen gülümsedi: ‘’Wow! 10.seviyeye ulaştıktan sonra 7 karimz kazandım…’’
Matca söylendi: ‘’Oh, kıskandım…’’
Yue Qing Qian sabırsızlanmıştı: ‘’Saray Fermanı daha geri dönmedi mi?’’
Saray Ruhu gülümsedi: ‘’Sakin ol, kardeşim 97 tane Qilin taşı toplamış, yakında buraya gelir…’’
İleriye atılıp, tamamlanmamış İmparator Qin’in Kılıcı’nı ona verdim. Genç kadın kılıcı alır almaz söylenmişti: ‘’Wow, bu kılıç….Kaygısız Xiao Yao’nun kılıcı olmayı hakediyor…’’
‘’Onarabileceğine güveniyor musun?’’
Saray Ruhu başıyla onaylayıp, güzel gözleriyle bana bakmıştı: ‘’Sorun yok. Çok geçmeden Kader’in şu anda kadar gördüğü en güçlü silaha sahip olacaksın!’’
Magnec