Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

244. Bölüm Beş’e Karşı Bir

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

‘’Vay arkadaş!’’

 Yaşlı K baltasını kavrayıp kükredi: ‘’Jian Feng Han kime yapıyorsun lan bu havaları? Yoksa Ba Huang’dakileri insan olarak görmemeye mi başladın!?’’

 Jian Feng Han hafifçe gülümsedi: ‘’Kahraman Ran Min…ekipman ve yeteneklerden oluşan bir çöp…’’

 Yaşlı K daha fazla dayanabilecekmiş gibi görünmüyordu.

 Hemen elimi kaldırıp, Yaşlı K’yı durdurdum: ‘’Acele etme, bırak biraz daha konuşsunlar!’’

 Lafımı bitirdikten sonra Jian Feng Han’a soğuk bir bakış attım: ‘’Çoktan Zhan Long’un, Parçalanan Kemikler’in, Savaş Rüzgarları’nın, Karanlık Saray’ın ve Kan Kontratı’nın oyuncularını çağırdım; bir saate burada toplanacaklar. Jian Feng Han, şu an için [Öncü] Çin genelinde üçüncü sırada yer alıyor ve bugün Çin’in en iyi üçüncü klanı nasıl kemiklere sahipmiş göreceğiz.’’

 Günahkar Kurt baltasını kavrayarak gülümsedi: ‘’Korkarım ki bu kemikleri ısırmaya kalkarsanız dişleriniz de paramparça olacaktır!’’

  Cevapladım: ‘’Zhan Long’un bütün dişleri paramparça olsa da, bugün kesinkes o kemiği ısıracağız. Göreceksiniz!’’

 Arkamı döndükten sonra yüz kişilik grubumla geri çekilmiştim.

……..

 ‘’Neden direkt saldırmıyoruz?’’ diye sordu Yaşlı K.

 Yue Qing Qian gülümsedi: ‘’Yaşlı K, görmüyor musun? Sadece dağ eteklerinde bile en azından 300+ [Öncü] oyuncusu var ve madenin içinde de en azından 200 kişi vardır. Ayrıca yanlarında Jian Feng Han ve Günahkar Kurt da olduğundan, yüz kişiyle onlara saldırmak intihardan farksız olur…’’

 Başımı öne salladım: ‘’Aynen öyle, ayrıca yeterince şifacımız da yok. Mücadeleye başlarsak canımızı dolduramayacağımızdan fazla dayanamayız.’’

 Binlerce Güneş söylendi: ‘’Üstelik…dün gece yapılan bakımda [Diriltme]’yi değiştirmişler. 30 dakika içinde oyuncu yalnızca iki kez dirilebiliyor artık…şifacılara sahip olsak bile dirilemeyecek duruma gelebiliriz…’’

 Buz Yağmuru Kılıcı’mı kaldırıp, ön tarafa yürüdükten sonra mesafeye baktım: ‘’Biraz bekleyelim, çok geçmeden destek güçlerimiz gelecek ve işte o zaman hamlemizi yapacağız!’’

 Kenarda duran Saray Fermanı gülümsedi: ‘’Kaygısız Xiao Yao’nun bu madenlere odaklanacağını düşünmemiştim, kazanmaya kararlı görünüyor….Hehe, görünüşe göre Saray Ruhu’nun demircilikte 10.seviyeye ulaşabilmesi için gerekli Kan Altınları’nı halledebileceğiz…’’

 ‘’Saray Ruhu mu?’’ diye sordum.

  Saray Fermanı gülümsemeden edememişti: ‘’Kız kardeşimden bahsetmeyi unuttum sanırım, kendisi 23 yaşındadır ve ismi de Saray Ruhu’dur. İşleri bölüştüğümüzden genelde ben [Madencilik] işleriyle uğraşırken o da [Demircilik] meselelerini hallediyor. Bu şekilde 9.seviye madenciliğe sahip olduğum için onun da 9.seviye demirciliğe çıkmasına yardım edebilmiştim. Yoksa o kadar yüksek seviyeye nasıl çıkabilecekti ki?’’

   Gözlerim sonuna kadar açılmıştı: ‘’Saray Fermanı, neden Zhan Long’a gelmiyorsun? Demircilik seviyelerini artırmanız için en iyi koşulları sağlayabiliriz.’’

 Saray Fermanı hafifçe gülümsedi: ‘’Ne yazık ki şu an için bu mümkün değil. [Efsanevi Mitler]’e yeni katıldım ve Klan Başkanı da kız kardeşimle bana çok iyi davranıyor. Yani hemen çıkmaz istemiyorum. Ayrıca…Klan Başkanı [Demircilik] ve [Madencilik] konularında bir numara olmamız için elinden geleni yaptığından ona borçlu kalmak istemiyorum. Klan Başkanı Xiao Yao’dan sabırla beklemesini isteyeceğim. Zhan Long’dan kaçıyor değilim, yalnızca hemen klan değiştirmek istemiyorum.’’

 Başımı öne salladım: ‘’Tamam tamam, sorun değil; ancak İmparator Qin’in Kılıcı’nı yapmama yardım edeceksin, değil mi?’’

 Saray Fermanı gülümsedi: ‘’Adam dediğin sözünü tutar Klan Başkanı! Ayrıca, kız kardeşim Saray Ruhu da senin fanlarından biri. Yeşil Qilin Vadisi’nde [Kahramanın Öfkesi]’ne karşı yaptığın efsanevi mücadeleyi izledikten sonra her gün bana senin ne kadar yetenekli olduğunu söylemeye başlamıştı…’’

 Gülümsedim ve bir şey söylemedim.

 Yue Qing Qian gizliden bana bir mesaj atmıştı: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, sabırsız olma. Saray Ruhu senin fanın olduğundan hala daha şansım var. İlk olarak Saray Ruhu’yla başlayıp bu iki kardeşi [Efsanevi Mitler]’den çalacağım. Sorun olmayacaktır.’’

 Gülümsedikten sonra cevapladım: ‘’Tamamdır o zaman, senin gibi birine sahip olduğumuz izin çok şanslıyız…’’

 Yue Qing Qian’ın suratı kızarmıştı: ‘’Zaten [Prag]’ta oyuncu alımlarıyla ilgilendiğim için bir sürü klandan oyuncu çalmışlığım var… Wuwu, yoksa Büyük Kardeş Xiao Yao benim kötü biri olduğumu mu düşünüyor?’’

  Gülümsemeden edememiştim: ‘’Klan için yapıyorsun, karakterinle ne alakası var ki?’’

 ‘’Doğru gerçi, tamam…’’

……

 Yarım saatin ardından ilk destek ekibi mekana ulaşmıştı. Gökyüzünden bir grup ulaşmış ve en önlerindeki güzeller güzeli Rüzgar Elfi Şövalyesi dikkatleri üzerine toplamıştı. Tabii bahsi geçen bu şövalye, Ejder Ruhu’nun Cam Mızrağı’nı kavrayan Matcha’dan başkası değildi. Onun arkasındaysa Zhan Long’un Rüzgar Elfleri bulunuyordu. Okçular, silahşörler, büyücüler ve şifacılar…

 ‘’Sha sha…’’

 Matcha yere inip gülümsedi: ‘’Geç kalmadım, değil mi?’’

 ‘’Yok!’’

 ‘’Haberleri alır alırmaz 127 Rüzgar Elfi’ni topladığım gibi buraya koştum…’’ Matcha bana bir bakış attım: ‘’Patronun başı belada dediğim gibi hepsi depara kalktı resmen. Patron, seni ne kadar seviyorlar baksana; Zhan Long maaşları ne zaman artırıyor?’’

 ‘’Artırmıyor…’’

 ‘’Hmph…’’

……

 Çok geçmeden Karanlık Bulutlar’ın önderlik ettiği bir grup daha ormandan gelmişti. Adamın hemen arkasında Dirilen Kılıç ve Kanlar İçinde bulunuyordu. [Parçalanan Kemikler], [Savaş Rüzgarları] ve [Karanlık Saray] oyuncularını toparlamayı bitirmişti.

 Karanlık Bulutlar yanıma gelip, gülümsedi. ‘’Klan Başkanı Kaygısız, son görüşmemizin üstünden fazla geçmemiş olmasına rağmen, seninle burada, [Öncü]’ye karşı savaşmak için toplanacağımızı hiç düşünmemiştim!’’

 Başımı öne salladım: ‘’Aynen öyle, aslında ben de işlerin bu kadar hızlı gelişeceğini düşünmemiştim. Yetenek seviyeleri için 9.seviye madenlere ihtiyacım var diye buraya geldim ancak herifler bizi içeri almamakta ısrar edince, biz de meseleye dayanamadık. Aslında bunu adalet için yapıyor değiliz, kişisel çıkarlarımızı göz ederek bu hamleye kalkışmaya karar verdik.’’

 Karanlık Bulutlar bir kahkaha attı: ‘’Doğru diyorsun; eğer Arktik Tilki Ormanı gelecekte [Öncü]’nün kontrolünde kalmaya devam ederse, çok geçmeden bütün demirciler [Öncü]’ye katılmak zorunda kalacaktır. Bu kimsenin razı geldiği bir gelecek değil!’’

 Dirilen Kılıç söylendi. ‘’KlanBaşkanı Kaygısız, Zhan Long’un elitleri bizden daha fazla, şu an için kaç adamınız var?’’

 Matcha cevapladı: ‘’Daha 2 dakika var. Li Mu ve Yavru Kurt 500 oyuncuyla buraya geliyor!’’

 Dirilen Kılıç yumruklarını sıkmış ve gülümsemişti: ‘’Güzel…O zaman Zhan Long’un da gücüyle, kazanmak konusunda en azından %30 şansımız var demektir!’’

 Mathca dona kalmıştı: ‘’[Parçalanan Kemikler]’in Klan Başkanı, niye kendinize hiç güvenmiyorsunuz? Dört klan birleşerek nasıl olur da [Öncü]’yü alt edemeyiz? [Öncü] güçlü bir klan olsa da, yenilmez değil…’’

 ‘’Matcha, anlamıyorsun…’’ Dirilen Kılıç cevapladı: ‘’Ba Huang’ın dışındaki arkadaşlarımdan Jian Feng Han’ın bütün oyuncularını mekana çağırdığını duydum. Arktik Tilki Ormanı’nı elinde tutmak istediği için bütün gücüyle bizleri karşılayacaktır. Şu anda…[Öncü]’nün oyunda olan, Ba Huang’daki oyuncu sayısını biliyor musun?’’

 Matcha başını iki yana salladı: ‘’Emin değilim…’’

 Dirilen Kılıç acı acı gülümsedi: ‘’[Öncü] Ba Huang’da 4.seviyeye ulaşan ilk klandır; şu anda sürekli oyunda olan 3000 kişilik kapasitelerini doldurmuş durumdalar. Ayrıca, en azından 10 ufak gruba sahip olduklarını da biliyorum; [Öncü]’nün kayıtlı oyuncu sayısı 70,000’e yakın bir sayıda. Bunların 50,000’i oyuna yeni başladığı için şu anda en fazla 15,000 oyuncu çağırabilirler. Dört klanımız toplamda 3,000 oyuncu ediyorken, numara bazında…kesinkes [Öncü]’den kat be kat zayıfız…’’

 Şaşırmıştım: ‘’Bu sayılar ne kadar güvenilir?’’

 Dirilen Kılıç başını öne salladı: ‘’Sağlam kaynaklardan aldığım için güvenilirliğini sorgulamaya gerek yok. Daha önce Arktik Tilki Ormanı’nda Jian Feng Han’la karşılaştığımızda, herif gizli kozlarını kullanmayıp, gücünün yalnızca %40’lık kısmıyla bizi ezmişti. Bu sefer, hmph, Jian Feng Han işleri ciddiye alacağından ne olacağını söylemek zor!’’

  Yavru Kurt hançerini çekip çabucak ileri atıldı: ‘’Sıkıntı yok, bizler, Zhan Long olarak işleri ciddiye aldığımızda zaferi her zaman elde etmeyi hedefleyen bir klanız. Üstelik, yanımızda [Kan Kontratı] da olacak!’’

 Karanlık Bulutlar dişlerini çıktı: ‘’[Prag]’ı da yanımıza çekebilseydik keşke. Sonuçta Prag bizlerle olsaydı, oyundaki 20,000’e yakın oyuncularının yanına bir de Zhan Long’un elitlerini eklediğimizde, [Öncü]’yü kolayca ezebilirdik.’’

 

 Bu esnada ormanın derinliklerinden bir grup daha çıkagelmişti. Grubun önünde zırhlara kuşanmış, alevlerle kaplı bir kılıç tutan Han Bei Song yürüyordu. Herif anında gülümsemişti: ‘’Yapacak bir şey yok. Zaten az adamla kapışmak daha keyifli; az insanla çok rakibi yenmek tam da kahramanlara layık bir olaydır. Sadece sayılara güvenerek savaş kazanmanın neresi iyi ki zaten?’’

 Başımı öne salladım: ‘’Han Bei Song doğru diyor; hepimiz de [Öncü]’den çekmiş insanlarız. Bu sefer, 5 ufak klan toplanıp, [Öncü] devini yenebilecek mi göreceğiz!’’

 Kenarda duran Matcha elini havaya savurup, Arktik Tilki Ormanı’ndaki dağın haritasını çıkardı: ‘’Normalde, dağın etrafı sık ormanlarla kaplı olduğundan oyuncular bölgeden kolaya geçemiyor. Gereğinden fazla engel var; öyle açık bir arazi değil. Yani [Öncü]’nün oyuncu sayısı burada tam potansiyelini sergileyemeyecektir. Bu zayıflıklarını kullanarak mücadeleyi kazanabiliriz. Bildiğim kadarıyla [Öncü]’nün 10,000’e yakın desteğinin buraya ulaşmasına daha 20 dakika var. Bölgeyi çevreleyerek önceden bir pusu kuralım ve Jian Feng Han’a da içeriden saldıralım. Ardından Jian Feng Han’ın şu anki 500 oyuncusuna karşı üstünlüğümüzü kullanarak mücadeleyi kazanabiliriz.’’

 ‘’Doğru ya!’’ Karanlık Bulutlar söylendi: ‘’[Öncü] sayı bakımından avantajlı olabilir; ancak heriflerin o kadar insanı organize edip, ayarlaması kolay olmayacaktır. Buna karşılık bizim az sayıda oyuncumuz rahatça hareket edebilme şansına sahip. Direkt olarak Arktik Tilki Ormanı’nda pusu kuralım derim; bu savaşı kazanmamız mümkün.’’

 Li Mu gülümseyerek söylendi: ‘’En azından adamları 1-2 kez öldürmemiz lazım. Öyle ki, dirilmek istemeyene kadar pataklayalım gitsin. Sayı bakımından az olsak da taktiksel bağlamda rakibin üstesinden gelmemiz lazım. Bu mücadelenin ardından, dört klanın da adı tarihe kazınacaktır!’’

 ‘’Kim komutan olacak?’’ Karanlık Bulutlar söylendi.

 Wang Jian hafifçe gülümsedi: ‘’Zhan Long’umuzun Klan Başkanı’ndan daha uygun bir aday var mı?’’

 Ben de gülümesmiştim: ‘’Var tabii; Matcha içimizdeki en iyi stratejist olduğu için kumandayı ona devredelim. İtirazı olan?’’

 Karanlık Bulutlar: ‘’Fark etmez. Güzeller güzeli Matcha’yı dinleyeceğiz o zaman.’’