Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

185. Bölüm Sınıf Değiştirme Sertifikası

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

“Kurt!”

 Party chatinde söylendim: ‘’Yükselen Ejderha’nın arkasından dolaşıp, kalkanını kırmaya hazırlanın. Yaşlı K, [Rüzgar Kesiği]’ni kullanarak bana bir yol açacaksın. Yükselen Ejderha kaçmaya başladığında [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullanarak peşinden gideceksin. Unutma, eğer Yükselen Ejderha’yı öldürebilirsek [Uçan Ejderhalar]’ın moralini yerle bir edebiliriz!’’

 Kurt başıyla onayladı: ‘’Silahşörleri atlatmak için 12 saniyeye ihtiyacım var!’’

  ‘’Tamam, hazırlanın!’’

……

  Nefesimi tuttuğum gibi Buz Yağmuru Kılıcı’nı kavrayıp, ileri atıldım. Rakip klanın Kılıç ustaları ve savaşçıları durmaksızın bana saldırıyordu. Lakin 1645 defansım sayesinde defansımı aşmayı başaran fazla insan yoktu; defansımı aşmayı başarsalar da Sevgili Duck’un [Tedavi]’si sağ olsun canım düşmüyordu.

  9 saniye geçtikten sonra Yükselen Ejderha’ya 7 metre uzaklıktaydım ve başımı eğdiğim gibi iki kılıç ustasına karşı savaşmaya başladım. İstediğim taktirde [Hız]’ı aktif edip, herife saldırabilirdim!

  ‘’Şimdi!’’ Kurt söylenmiş ve üç saniye sonra saldırısını aktif etmişti; mor ekipman olan hançeri direkt olarak Yükselen Ejderhar’nın [Mana Kalkanı]’na ilerliyordu!

 ‘’Pu…’’

  Hafifçe havaya yankılanan sesin ardından herifin [Mana Kalkanı] zarar görmüş; ancak parçalanmamıştı. Buna rağmen Kurt vazgeçmeden herife üç saldırı daha yapmıştı ve üstelik bu saldırıların hepsi de kritik darbeydi!

  ‘’Pa…’’

  Nihayetinde, Yükselen Ejderha savaş alanındaki en güçlü büyücü olsa bile kalkanını kaybetmişti; lakin herif hemen tepki vermiş ve vücudunu çevirerek asasıyla Kurt’un son saldırısını karşılamıştı! Geri çekilmeye başladığında çoktan [Buz Saçağı]’nı hazırlamış ve kükremişti: ‘’Süikastçiyi öldürün!’’

   [Delen Ok], [Üçlü Ok], [Keskin Rüzgar] ve [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nun yanında neredeyse bütün uzun mesafe saldırıları birleşmişti. Kurt’un bu kadar saldırıyı atlatmasına imkan yoktu ve herif çok geçmeden dizlerinin üstüne çökmüştü: ‘’Bensiz devam edeceksiniz!’’ Anında ölmüştü! Zhan Long’un bir numaralı süikastçisi olsa bile bu kadar saldırıdan sağ çıkabilmesine imkan yoktu.

 

……

Hong….

  Beliren hortumun hemen ortasında Yaşlı K’nın figürü görülebiliyordu. [Rüzgar Kesiği]’ni aktif eden Yaşlı K Yükselen Ejderha’ya bir darbe geçirmeyi başarmıştı.

 1304!

  Ne yazık ki bu saldırı herifi öldürmemişti. Yükselen Ejderha kükredi: ‘’Yaşlı K’yı hemen öldürün! Beni koruyun! Süikastçilerimiz nereye kayboldu? Arka tarafa saldırıp, Sevgili Duck ve Fox’u öldürün!’’

 ‘’Sha sha…’’

 Sağanak yağışın altında Mor Şafak Botları’m yere dokunur dokunmaz zıplamıştım. Buz Yağmuru Kılıcı’m sessiz ve gizlice Yükselen Ejderha’nın sırtına doğru ilerliyordu. Herife dokunabildiğim taktirde onu öldürebilecektim!

 ‘’Ne?’’

  Yükselen Ejderha başını çevirip, korku dolu gözlerle bana baktı: ‘’Kaygısız Xiao Yao!?’’

  Beni fark eder etmez kendi özel yeteneği olan [Kaçış]’ı aktif etmişti!
 

 “Whoosh!”

  58.seviye büyücüyü görünmez bir güç 20 metre boyunca itmişti. Bu cidden kaçmak için kullanılabilecek en muazzam yeteneklerden biriydi.

  Kılımı kaldırıp kükredim: ‘’Yaşlı K, [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullan!’’

 Beklediğim gibi Yaşlı K bacaklarını bükmüş ve bütün enerjiyi ayaklarına odaklamıştı.

  Bang!

  Herifin havaya sıçrayan figürü ileri atılmış ve akıalmaz bir mermi edasıyla Yükselen Ejderha’ya doğru uçmaya koyulmuştu. Beraberinde olağanüstü bir güç getiren savaş baltasını [Uçan Ejderhalar]’ın liderinin omzuna saplamıştı!

  1429!

  Nihayetinde bu hamle işe yaramış ve Yükselen Ejderha diz çöktüğü gibi öteki dünyayı boylamıştı.

……

  İleri koşarken kükredim: ‘’İlerlemeye devam edin! General Li Mu’nun grubunu görene kadar durmayacağız!’’

  Savaşlarda kesinlik yoktu; bu yüzden rakibin yarısı kadar adama sahip olduğumuz bu mücadelede bulduğumuz her fırsatı kullanmamız gerekiyordu. [Uçan Ejderhalar] klanı gerçekte güçlü bir klandı; ortalama güçleri bizden daha kötü sayılmazdı. Bu yüzden kazanmamız için vahşi stratejilere güvenmek zorundaydık.

  Elimi havaya kaldırıp Yaşlı K’nın canını doldurduktan sonra önümdeki okçunun icabına baktım. Matcha, Fox, Sevgili Duck arkamdan geliyor ve ayrılmaktan korkuyorlardı. 500 kişilik takımızı [Uçan Ejderhalar]’ın defans hatlarını yarıp geçmişti; lakin kayıplarımız da hafif sayılmazdı; 500 kişiden yalnızca 70’i ayakta kalmayı başarmıştı ve Zhan Long’dan da 9 kişiyi kaybetmiştik.

  Şans bu ki dağ tepesinde tanıdık bir figür belirmişti; elini havaya sallayarak kükreyen General Wang Jian’ın sesi kulaklarıma ulaştı: ‘’Zafer bizimdir! İlerlemeye devam edip, Xiao Yao’nun grubuyla buluşalım!’’

  [Cesur Yürek] oyuncularının oluşturduğu dalga cenk etmiş ve [Uçan Ejderhalar]’a ait oyuncuların icabına bakmıştı. İşlerin bu kadar düzgün gideceğini düşünmemiştim; 20 dakika bile geçmeden savaş neredeyse sonlanmıştı. [Uçan Ejderhalar]’ın 3000 oyuncusundan geriye %30’u kalmış ve bu herifler de hızla ölmeye başlamıştı. Artık [Cesur Yürek]’e karşı savaşabilecek durumda değillerdi.

 ‘’Kaç kişi kaldı?’’ Li Mu söylendi.

  Grubuma bakıp, geriye kalan 50 kişiyi görür görmez söylendim: ‘’Grubun %90’ını kaybettik. Li Mu, cidden bana kolay bir iş vermiyorsun.’’

  Li Mu gülümsemeden edememişti: ‘’Kardeşim, sinirlenme, şimdi ne yapıyoruz?’’

  ‘’Toplanıp bossu öldürelim. 10 dakika içerisinde halletmzsek herifler dirilecek!’’

 ‘’Tamam!’’

……

  Defansif bir çizgi oluşturan General Wang Jian 500 kişilik bir gruba önderlik ediyordu ve diğer 500+ oyuncuysa Li Mu’nun önderliğinde, bossu öldürmek için ileriye atılan Zhan Long’u takip ediyordu. Taktiğimiz basitti, ben tanklayarak bossun odağını üstüme toplayacaktım ve yüksek seviye büyücüler de [Mana Kalkanları]’nı aktif ederek uzaktan saldırmaya koyulacaktı. Şifacılar da arkada durup, onların canını dolduracaktı. Tek çaremiz buydu.

  Sha sha…

  Toprağın Koruyucusu, 60.seviye İmparator Boss yavaş yavaş hareket ediyordu. Vücudu sarmaşık ve dallarla kaplanmıştı. Yaratık yanına yaklaşanlara istediği taktirde çam iğneleri fırlatabiliyordu. Tabii bu çam iğnelerinin ulaştığı nokta bossun saldırı menzilinin sınırınuı işaret ediyordu; lakin bu saldırı öyle normal oyuncuların başa çıkabileceği bir olay değildi ve normal uzun mesafe saldırılarından bile daha uzun menzile sahipti. Büyücüler hayatta kalabilmek ve saldırıya devam edebilmek için [Mana Kalkanı]’na ihtiyaç duyuyorlardı; bu yüzden kalkanlarının durumunu yakından incelemeleri gerekiyordu; zira kalkan parçalandığı taktirde öteki dünyayı boylayacaklarına şüphe yok.

  Buz Yağmuru Kılıcı elimde ileri atıldım. Hareket eden dallardan fırlayan çam iğneleri vücuduma saplanmıştı.

217!
198!
201!

……

Şans bu ki saldırılara karşı koyabilecek seviyedeydim. Yaratığın yanına ulaşır ulaşmaz gövdesindeki insan gözlerine benzeyen şeyleri görmüştüm. ‘Şeyler’ dememin sebebi yaratığın gövdesinde 100’den fazla göz olmasıydı. Ayrıca kol görevi gören iki uzun dala da sahipti.

 [Keskin Buz Kılıcı]!

  Bu yetenekle yaratığın hareketini yavaşlatmış ve aynı sırada [Tek Kişilik Ordu]’yu da aktif etmiştim. Fiyakalı hareketler yapmak yerine bossu öldürmeye odaklanmıştım; zira fazla oyalanırsak [Uçan Ejderhalar]’ın oyuncuları dirilecekti.

  ‘’Woosh!’’

 
 Yanımdan bir gölge geçmiş ve kolum uyuşmuştu. Saldırıya uğradığımdan 1700 canımı kaybetmiştim; ancak şans bu ki arkamda yeterince şifacı vardı.

 Swoosh! Swoosh!

 Işık hüzmelerinin ardından canım fullenmişti. Bu esnada General Li Mu büyücülere talimat veriyordu.

 ‘’Büyücüler, ateş tipi saldırılarınızı kullanın. Yaratık odun tipi olduğundan ateşe karşı zayıf olacaktır. Elinizden geleni ardınıza koymayın!’’ General Li Mu kılıcını çektiği gibi bossa saldırmaya koyulmuştu. Herifin puanları bu yaratıkla başa çıkabilmek için az-çok yeterliydi; gerçekten Ba Huang’ın ilk üç ağır zırh oyuncusundan biri olmayı hakediyordu. Her ne kadar Jian Feng Han ve Savaşçı Yan Zhao’ya denk olmasa da, onlardan fazla uzakta sayılmazdı.

 Clan clang clang.

  Kaos devam ederken bossun canı da gitgide üdşüyordu. Kalbim dört nala koşmaya başlamış ve bossun %20 canının kaldığını görünce kendi kendime söylenmiştim: ‘’Klan Kurma Tableti düşsün….Klan Kurma Tableti düşsün…’’

  Eğer bir Klan Kurma Tableti elde edebilirsek, Zhan Long’un ciddi bir umudu olabilirdi! Sonuçta sürekli [Cesur Yürek]’e yardım etmek bizim için bir amaç olamazdı!

……

 ‘’%7 kaldı! Devam!’’ diye kükredi General Li Mu.

 Buz Yağmuru Kılıcı’ma tam gaz saldırmaya devam ediyordum. Bu esnada party chatinde Yavru Kurt’un ruh formu söylenmeye başlamıştı: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, dikkatli olun, Sarhoş Mızrak ve yüze yakın diğer ruhu havzanın orada gördüm, her an dirilebilirler. Şu ana kadar dirilmemiş olmalarının tek sebebi bossun son anlarını bekliyor olmalarıdır muhtemelen!’’

  Dişlerimi sıktım: ‘’Evet, Li Mu’ya söyle Sarhoş Mızrak ve ekibini oyalamak için elinden geleni yapsın. Bu bossu biz alacağız ve kimsenin de elimizden çalmasına izin vermeyeceğiz!’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

5%!
4%!
3%!
2%!

……

  Bossun canının %1’e indiğini görünce kalbim ağzımda atmaya başlamıştım. Tabii bu esnada şansımın sonuna gelmiştim; zira uzakta yatan [Uçan Ejderhalar]’a ait oyuncular bir bir dirilmeye başlamıştı. Sarhoş Mızrak mızrağını kaldırıp direkt olarak bana atıldı. Anında [Yeraltı Gayzerleri] saldırısını aktif etmiş ve [Mana Kalkanları]’nı yitirmiş olan büyücülerin işin ibitirmişti. Bu esnada mızrağını bana uzatarak kükredi. ‘’Kaygısız Xiao Yao, cehenneme kadar yolun var!’’

 Hemen kılıcımı kaldırıp, [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif ettim.

  Bang!

  Sarhoş Mızrak’ı ittiğim gibi kükredim: ‘’Li Mu, bossu öldürün, çabuk!’’

……

 5 saniyede General Li Mu nihayet yaratığı öldürmüş ve Toprağın Koruyucusu yere yığılmıştı. Yaratıktan düşen eşyaların haddi hesabı yoktu!

 Ding!

 Sistem Notu: Oyuncuların dikkatine, oyuncu General Li Mu İmparator Boss [Toprağın Koruyucusu]’nu öldürdüğü için +3 karizma puanı kazanmıştır!

  Bu da demek oluyor ki, Şeytan Harekatı’nın ilk İmparator Bossu öldürülmüştü!

…..

“Ding!”

 Sarhoş Mzırak’ın Nihai Ruh Mızrağı Buz Yağmuru Kılıcı’ma inmişti. İkimizde birkaç adım geri çekilmek durumunda kaldık. Sarhoş Mızrak’ın suratında bir gülümseme belirmişİ: ‘’Kaygısız Xiao Yao, gerçekten güçlü bir rakipsin. Arkadaşım olmamana üzülüyorum resmen!’’

  Hafifçe gülümsedim: ‘’[Uçan Ejderhalar]’ı bıraktığın sürece arkadaş olabiliriz!’’

  Sarhoş Mızrak duraksamış ve ardından gülümsemişti: ‘’Olur mu öyle şey canım? HA! Hadi görüşürüz!’’

 Geri çekilirken yanında [Uçan Ejderhalar]’ın yüzlerce oyuncusunu da götürmüştü. Boss öldüğüne göre, artık bizimle mücadele etmelerine gerek kalmamıştı.

…..

 ‘’Li Mu, ne düştü?’’ diye sordum.

  General Li Mu’nun suratı ekşimişti: ‘’Şansımız pek iyi sayılmazd; İmparator Ekipman çıkmamış; ancak iki mor ekipman ve bir de altın ekipman var. Xiao Yao, ayrıca bir tane Sınıf Değiştirme Sertifikası çıkmış, istiyor musun? Onun dışında sana vermeye değer bir şeyin olduğunu sanmıyorum…’’

 ‘’Oh, Sınıf Değiştirme Sertifikası mı? Bakayım…’’

  ‘’Tamamdır!’’

 Kızıl bir mektubu elime almıştım.

  [Gölge Şövalyesi] (SS): Bu kadim mektup herhangi bir ağır zırh oyuncusunun Şehrin Şövalye Ustası’na giderek, sınıf değiştirebilmesine imkan sağlar. Sınıf değiştirdiğiniz taktirde, efsanevi Gölge Şövalyesi’ne dönüşeceksiniz!